Muhtemelen bugüne kadar gülümsemenin size iyi geldiğine dair yüzlerce cümle okumuş, duymuşsunuzdur. İletişimdeki olumlu rolü, dış görünüşünüzü nasıl değiştirdiği ve genellikle daha motive hissetmenizi sağladığı hep konuşulur. Peki, bütün bunların bilimsel bir kaynağa dayanıp dayanmadığını hiç merak ettiniz mi?
Yapılan çığır açıcı bir araştırma, gülümseme hareketiyle yalnızca kaslarınızı çalıştırarak zihninizi “oyuna getirebileceğinizi” ve bunun sizi daha pozitif hissettirebileceğini doğruluyor.
Yayımlanan bir çalışmada, gizli bir gülümsemenin yüz ve beden ifadelerini nasıl etkilediği değerlendirildi. Katılımcılar, dişlerinin arasına bir kalem alarak yüz kaslarını gülüyormuş gibi hareket ettirmeye, yani gülümsemeye zorlandılar. Araştırma, yüz kaslarındaki hareketin yalnızca yüz ifadelerini değil, bedensel ifadeleri de pozitif bir his uyandırarak değiştirdiğini ortaya koydu.
Dr. Marmolejo-Ramos, “Kaslarınız size ‘mutlusun’ dediğinde, büyük ihtimalle etrafınızdaki dünyayı daha olumlu şekilde göreceksiniz.” diyor.
Araştırmacı ayrıca şunları ekliyor:
“Çalışmamızda, zorla kendinizi gülümsettiğinizde bunun nörotransmitterlerin salınmasını tetiklediğini ve duygusal olarak olumlu bir duruma geçişi sağlayan amigdalayı — beynin duygusal merkezini — uyardığını gördük. Bunun ruh sağlığı üzerinde ilginç etkileri var. Eğer beynimizi mutluymuş gibi kandırabilirsek, bu mekanizmayı mümkün olduğu sürece ruh sağlığımızı iyileştirmek için kullanabiliriz.”
Çalışma, gizli gülümseme deneyindeki bulgularla birlikte, insanların somurtmaktan gülümsemeye kadar farklı mimikleri nasıl yorumladığını “dişlerde kalem” yöntemiyle tekrar test etti. Ardından üzgün yürüyüş videoları ve mutlu yürüyüş videoları kullanılarak görsel uyarıcılarla genişletildi.
Ramos, tepki ve algı arasında güçlü bir bağ olduğunu; uyarıcıları duygusal olarak içselleştirdiğimizde algı ve motor sistemlerinin de iç içe geçtiğini söylüyor. Sonuç olarak, “Yapana kadar taklit et!” yaklaşımı, beklediğimizden çok daha etkili olabilir.







