Çocuk ve gençlerde kaygı bozuklukları giderek artıyor. Uzmanlara göre sınav stresi, uzun süreli telefon kullanımı ve sosyal medya, yeni nesilde kaygıyı tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum; uyku problemleri, yalnızlık hissi, korku, beden algısı kaygısı ve çeşitli cilt sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor.
Uzman Klinik Psikolog Begüm Madenoğlu Altunel, kaygının aslında hayatın doğal bir parçası olduğunu ve belirli düzeyde işlevsel olduğunu belirtiyor. Altunel’e göre makul düzeyde hissedilen kaygı, bireyin karşılaştığı durumlara hazırlanmasını ve çözüm üretmesini sağlıyor. Ancak kaygının günlük yaşamı etkileyecek seviyeye ulaşması durumunda dikkatli olunması gerekiyor.
Kaygı bozukluklarının farklı türlerde görülebildiğini ifade eden Altunel, özellikle sosyal anksiyetenin son dönemde yaygınlaştığına dikkat çekiyor. Sosyal medyanın artan kullanımıyla birlikte gerçek sosyal ortamlardan uzaklaşmanın, gençlerde sosyal kaygıyı artırdığı belirtiliyor.
Uzmanlar, çocuklarda yoğun kaygı belirtileri gözlemlendiğinde ebeveynlerin de sürece dahil olarak profesyonel destek almasının önemine vurgu yapıyor.







