Son yıllarda çocuk gelişiminde en çok konuşulan başlıkların başında gelen otizm spektrum bozukluğu (OSB), hızla tırmanmaya devam ediyor. 2024-2025 yılı prevalans tahminlerine göre, Türkiye’de artık her 30 ila 36 çocuktan biri otizm teşhisi alıyor. Sadece 20 yıl önce 2 bin 500 çocukta bir görülen bu tablonun bugün geldiği nokta, uzmanlar tarafından “sessiz bir salgın” olarak nitelendiriliyor.
Türkiye’deki veriler incelendiğinde, otizm teşhis oranlarındaki artışın hızının dikkati çekici olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budegova, “2000’li yılların başında her 150 çocuktan birinde görülen otizm, son 20 yıl içerisinde yaklaşık yüzde 316 oranında bir artış gösterdi. Bu yükselişin tek bir sebebi yok. Erken teşhis yöntemlerinin gelişmesi, aile farkındalığının artması ve tanı kriterlerinin genişlemesi bu tabloda büyük rol oynuyor. Ancak bu artışın sadece ‘daha iyi teşhis koymakla’ açıklanamayacak kadar büyük olması, çevresel faktörlerin de etkili olabileceği gerçeğini gösteriyor” dedi.
Sebep genetik mi, çevre mi?
Otizmin kesin sebebi hâlâ tam olarak bilinmemekle birlikte, bilim dünyası “çok faktörlü” bir yapı üzerinde birleşiyor. Güçlü bir genetik bileşenin yanı sıra; ileri ebeveyn yaşı, hamilelik dönemindeki hava kirliliği, ağır metallere maruz kalma ve annenin geçirdiği enfeksiyonlar risk faktörleri arasında sayılıyor. Dr. Budagova, otizmin bir “hastalık” değil, beynin yapısal farklılığından kaynaklanan bir “gelişimsel bozukluk” olduğunun altını çiziyor.
Ekrana maruz kalma ve 'sanal otizm'
Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri olan “ekrana maruz kalma”, bilimsel olarak otizmin doğrudan bir sebebi kabul edilmiyor. Ancak Dr. Günay Budagova, özellikle 0-3 yaş grubunda kontrolsüz televizyon, tablet ve telefon kullanımının “sanal otizm” veya “uyaran eksikliği” denilen bir tabloya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Sosyal etkileşimden mahrum kalan ve sürekli ekrandan gelen yoğun uyarana maruz kalan çocuklarda; göz teması kurmama ve konuşma gecikmesi gibi otizm benzeri belirtiler görülebiliyor. Bu durumun kalıcı otizmden farkı ise, ekranın kesilmesi ve olumlu uyaranların arttırılması ile belirtilerin gerileyebilmesi olarak açıklanıyor.
Türkiye’de 36 çocuktan biri otizmli


Son yıllarda çocuk gelişiminde en çok konuşulan başlıkların başında gelen otizm spektrum bozukluğu (OSB), hızla tırmanmaya devam ediyor.






