Hafta içi erken saatlerde uyanan, hafta sonu ise geç saatlere kadar uyuyan gençlerin uyku düzenindeki değişimin kaygı düzeyini artırabileceği belirtildi. 235 binden fazla gencin verilerinin incelendiği kapsamlı araştırmada, hafta içi ve hafta sonu arasındaki uyku düzeni farkının “sosyal jet-lag” olarak adlandırılan biyolojik ritim bozukluğuna yol açabileceği ortaya kondu.
Sosyal jet-lag, kişinin biyolojik saati ile okul ve sosyal yaşamın gerektirdiği saatler arasındaki uyumsuzluğu ifade ediyor. Araştırmalar, özellikle gençlerde bu uyumsuzluğun ruh sağlığı sorunları ve kaygıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.
Gece ekran kullanımına dikkat
Uzmanlara göre sorunu derinleştiren etkenlerden biri de gece saatlerinde yoğun telefon ve ekran kullanımı. Ekranlardan yayılan mavi ışığın melatonin salgısını baskılayarak uykuya dalmayı zorlaştırabileceği belirtiliyor. Gece geç saatlere kadar süren sosyal medya kullanımı ve mesajlaşmaların da uyku süresini kısaltarak uyku düzenini bozabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, gençlerin biyolojik ritmini korumak için sabah saatlerinde gün ışığından yararlanılmasını ve hafta içi ile hafta sonu uyku saatleri arasındaki farkın mümkün olduğunca azaltılmasını öneriyor. Dijital cihazların gece yatak odasının dışında tutulması ve bildirimlerin kapatılması da uyku kalitesini destekleyen önlemler arasında gösteriliyor.







