İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri

27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
Cuma Sohbetleri

27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri

02.12.2019
20 dk 25 sn

Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun sevgili Akra dinleyicileri! 

Size Peygamber-i Zîşanımız’ın mübarek şehri Menide-i Münevvere’den hitap etmekten çok mutluyum. Akra yöneticilerine gerçekten, içten teşekkür ediyorum ki; beni bu uzaklarda dahi bulup sizinle konuşma yapmama vesile oldular.
Hac münasebetiyle Hicaz’da bulunuyoruz. Allah cümle ibadetlerimizi kabul eylesin.
Hac çok büyük bir ibadet, sosyal-politik yönü de olan muazzam bir hareket. Çok önemli bir ibadet ve İslâm’ın ibadetlerinin ne kadar hikmetli, ne kadar önemli olduğunu, ne kadar yerli yerinde olduğunu gösteren, çok elle tutulan somut, müşahhas bir misal. Hakikaten insan burada dünyanın her yerinden gelen ve nispeten geldiği yeri en güzel temsil eden güçlü, zengin, kültürlü seçkin müslüman kardeşlerini görme imkânını bulabiliyor. İki-üç milyona yakın bir büyük kalabalık ile karşılaşıyorsunuz.
Tabi buranın iklimi, sıcağı çok tatlı, çok yakıcı, çok kavurucu bir sıcak. İşte o sıcağın altında şemsiyelerle muazzam bir ibadet îfâ ediliyor. Allah kabul eylesin. Allah haccetmemiş sevgili dinleyicilerime kısa zamanda haccetmelerini nasip eylesin. Çünkü hac ibadeti, İslâm’ın beş önemli emrinden, şartından, mühim ibadetlerinden birisidir. Hem de onu Allah’ın rızasına uygun çok şuurlu bir şekilde yapmayı nasip eylesin Allah.
Hac Mekke-i Mükerreme’de cereyan eden bir ibadet. Kâbe-i Müşerrefe tavaf ediliyor. Arafat'ta vakfeye duruluyor, Mina’da vazifeler var; kurban kesme durumunda olan kimseler oluyor, şeytan taşlama vazifeleri var.
Ayrıca muhterem, sevgili Akra dinleyicilerim biliyorsunuz kurban bayramı senede bir defa geliyor, Ramazan bayramı senede bir defa geliyor. Ama Allah celle celâlüh lütf u keremiyle bizlere öyle bir imkân bahşetmiş ki haftada bir, cuma günleri bir bayrama sahip oluyoruz. 
Cuma günü mü’minin bayramıdır. Gerçekten mânevî bakımdan çok kârlara da erdiği, mutlu olduğu bir gün. Onun için her cuma da ayrıca bayramdır, sizin bu cumanızı o bakımdan bir bayram olarak da hatırlatırım, o bakımdan da tebrik ederim. Allah cumanın içindeki mü’min kullarına vermeyi vaadettiği feyizlerden, bereketlerden, nimetlerden, ihsanlardan sizleri de hissedar eylesin. Sizleri de nasipdar eylesin, sizler de azamî derecede faydalanmış olun. 
Akra yöneticileri benden cuma konuşması isteyince, bu Hicaz’ın güzel durumunu anlatmam lazım. Mekke’deki vazifeler görüldü. Şimdi biz Medine-i Münevvere’ye geldik, Kâbenin Arafat’ın olduğu şehir Mekke-i Mükerreme’den 430 kilometre kadar daha kuzeyde… Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in vefat ederek kabrinin yer almış olduğu, vefat ettiği, defnedildiği ve ismi Yesrib iken değişip Medinetü’r-Resûl, el-Medinetü’l-Münevvere Resûlullah’ın o mübarek nuruyla pür-nur olmuş, “nurlanmış olan o şehir” mânasına ismi değişmiş.
Arapça el-medine, “şehir” demek. el-Medine ama Peygamber Efendimiz’in şehri olduğu için ve ulemânın ittifakıyla dünyanın en mübarek yeri. Biz Medine’ye gelecekken Mekke-i Mükerreme’de camide imamlar âdetâ bir müjde gibi Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîflerini bize açıp okudular. O hadîs-i şerîf geldi ki; 
“Hani siz ey hac yolcuları! Burayı bırakıp Mekke-i Mükerreme’ye kalkıp gidiyorsunuz ama Medine-i Münevvere’nin de kıymetini bilin…” gibilerden hadîs-i şerîfler çıktı.
Medine-i Münevvere’ye Peygamber Efendimiz özel dua eylemiş. Diyor ki: 
“Yâ Rabbi! Sen İbrahim halîlullâh’a, sevgili kulun Hz. İbrahim’e vaat edip onun oğlu İsmail’e Mekke’yi, o zemzemiyle Kâbe-i Müşerrefe’siyle mübarek, bereketli kıldığın, çeşit çeşit nimetlerini oraya yağdırdığın gibi, Medine’yi de bereketli kıl, iki kat bereketli kıl yâ Rabbi!..” diye dua etmiş. 
Mekke-i Mükerreme’ye nispetle Allah tarafından bereketi kendisi için istemiş, iki misli daha bereketli ve şerefinin aynı şekilde büyük olmasını niyaz eylemiş. Mekke-i Mükerreme’nin haremi olduğu gibi Medine-i Münevvere’nin de bir haremi olmasını duasında isteyince tabiî ki Allah’ın sevgili kulu ve elçisi olması dolayısıyla muhakkak ki Allahu Teâlâ hazretleri de o şeyi ihsan etmiştir.
Onun için bizim Osmanlı şairlerinden bir zarif zât-ı muhterem diyor ki: 
'Bende medfundur deyu, eflâke fahreyler zemîn.'
“Resûlullah bende defnedilmiştir diye yeryüzü göklere övünür. Bende medfun Resûlullah, benim bağrımda diye yeryüzü göklere iftihar eder.” diyor. 
Medine-i Münevvere’de, eski şehirlere iftihar eder. Allah’ın en sevgili eliçisi, en mübarek kulu, en yüce kulu, Makam-ı Mahmûd’un sahibi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bende medfundur diye övünür. Hakikaten de o şerefe sahip. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i ziyaretin çok büyük sevabı var. Hacca gidip de Resûlullah’ı ziyaret etmemek olmaz. Resûlullah, ziyaret etmeyi kendisi temenni eylemiş, işaret buyurmuş. Hacıların hacca geldikleri esnada ya da hacdan dönerken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i, mescidini ziyaret etmesi, mescidinde namaz kılması, onun o yaşadığı yeri görmesi çok güzel bir şey. Peygamber Efendimiz’in türbesini ziyaret etmesi çok çok güzel bir şey. 
Düşünün, Peygamber Efendimiz’in çevresindeki o çok mübarek insanları o, zevcât-ı tâhirât ümmühât-i müminîn -müslümanların anneleri olan validelerimiz-, Peygamber Efendimiz’in mübarek cennetle müjdelenmiş sahabilerinin büyük kısmı bu Medine-i Münevvere’de…
el-Bakîu’l-Garkad veya el-Bakî denilen meşhur Bakî kabristanı var. Peygamber Efendimiz’in hemen türbesinin kapısından şarka doğru bakıldığı zaman görünen muazzam bir kabristan. Orada, o mübarek insanlar medfun. Onları ziyaret etmek, Peygamber Efendimiz’in o mübarek kızı Fâtımatü’z-Zehrâ validemizi ziyaret etmek ne kadar güzel…
İşte böyle bir yerde bulunmanın mutluluğu içindeyiz. Allahu Teâlâ hazretleri sizlere de nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’in rızasını, sevgisini kazanmayı Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize nasip ve müyesser eylesin, aziz ve sevgili dinleyiciler. 
İbadetler çok önemli… Çok önemli ama ilim konusunda Muaz radıyallahu anh’ten rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf. 
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki:

فَضْلُ الْعَالِمِ عَلَى الْعَابِدِ كَفَضْلِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِعَلَى سَائِرِ الْكَوَاكِب
Fazlu’l-âlimi ale’l-âbidi ke-fadli’l-kameri leylete’l-bedri alâ sâiri’l-kevâkib. 
Onun için sevgili dinleyicilerim aman Kur’ân-ı Kerîm’i ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadîs-i şerîflerini, sünnet-i seniyye-i nebeviyyesini çok iyi öğrenin ve çoluk çocuğunuza mutlaka öğretin. Dinde bilgili ve fakih olun. Allah bir insanın dünya ve âhirette hayrını isterse ona, o hayrın anahtarı olan dinde bilgili olmak, görgülü olmak, sevgisinin doğru olması, sağlam olması, kalbinin nurlu olması, anlayışının tam olması nimetini verir. İnsanın zihninin, gönlünün ve kafasının dinî duygularla, bilgilerle dolması lazım. Aman bunu ihmal etmeyin.
Dünya bilgileri önemli, onları önemsememek olmaz. Çünkü onların hepsi insanoğlunun mutluluğu için, ilerlemesini sağlamak için ve hayatının tatlı ve güzel olması için gerekli olduğundan bizim dinimiz ilmin her çeşidine çok büyük önem veriyor. Ama ilimlerin en üstünü mârifetullahtır, Allah’ı bilme ilmidir.
 Allah’a güzel kulluk etmeyi mutlaka çok iyi bilmeliyiz. Ârif, edib, zarif, kâmil, tatlı, itaatli, hoş halli, güzel ahlâklı, çok kaliteli müslümanlar olmalıyız, olmalısınız. Çoluk çocuğunuz öyle olmalı. hanımefendiler öyle olmalı, hanım kızlar öyle olmalı. O bakımdan ilme çok önem vermemiz gerekiyor. 
Büyük bir alimin kitabında çok güzel bir tavsiye var diyor ki: 
“Mutlaka mutlaka günde bir cüz Kur’an-ı Kerîm okuyun.” 
Tabi o hıza erişmek için biraz çalışmak lazım. En aşağı günde bir defa okuyun ki ayda bir hatim indirmek mümkün olsun. Tabi daha fazla da okuyan kimseler olabilir. Yedi günde bitirmek mümkün. 
Kur’ân-ı Kerîm’i Pakistanlı kardeşlerimiz yedi bölüme bölmüşlerdir, “menzil” diyorlar. Yedi günde hatim indiriyorlar. Üç günde de hatim indirmek mümkün, Peygamber Efendimiz daha fazlasını tavsiye etmemiş. Daha sık olduğu, hızlı olduğu zaman mânasını düşünme imkanı azaldığından tavsiye etmemiş. Diyor ki o alim; Bir, “Günde bir kere bir cüz Kur’an-ı Kerîm okuyun.” 
İkincisi, mutlaka her gün birkaç âyet-i kerîme ezberleyin.
İnsan birkaç âyet-i kerîmeyi ezberleyebilir. Allah’ın kelamından bir şeyler ezberlemiş olacak ve uygulamak üzere zihnine yerleştirmiş olacak. Çok güzel bir faaliyet. İşte ilmin yaşı, mesleği, cinsiyeti yoktur; yaşlı olan da genç olan da, hanım olan da bey olan da, çocuk olan da genç olan da herkes günde birkaç âyet-i kerîme ezberlemeli. Kur’ân-ı Kerîm’i bilmeli, sonra ezberlemeli… Hafızamızda olmalı; çünkü namaz Kur’ân-ı Kerîm’le oluyor, o bilgiler bize lazım. 
Üçüncü tavsiyesi de; her gün birkaç âyet-i kerîmenin tefsirini geniş bir şekilde tetebbu edin, araştırın, düşünün, tefekkür edin diyor. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm Allahu Teâlâ hazretlerinin kelamıdır ve orada eskilerin ve yenilerin geçmişin ve geleceğin ilmi vardır. Bütün ilimler oradadır ve bütün ilimlerin kaynağı olan insanın şahsiyetinin en güzel tarzda gelişmesine sebep olan bilgiler oradadır. İman bilgisi oradadır. İslâm’ın ruhu onun içindedir. Kur’an’a sımsıkı yapışan kurtulur.
Görüyorsunuz fitneli devreler, din düşmanları, münafıklar, kâfirler, itirazcılar, şeytan, nefis var, kötü huylar var. Mazlum müslümanları düşünün; onlara zulmeden, hiç yoktan İslâm’a düşman olan insanları düşünün ve bunların karşısında düşmanlar var. Bunların karşısında İslâm’ı, Kur’ân-ı Kerîm’i çok iyi bilmek lazım. Onun için iki-üç âyet ezberleyin; birkaç âyetin de tefsirini geniş bir şekilde öğrenin diyor. 
Hz.Ömer Kur’ân-ı Kerîm üzerinde üç çeşit çalışma yaparmış; bir hızlı Kur’ân-ı Kerîm okurmuş; bir orta hızlı okurmuş; bir de böyle her âyet üzerinde enine boyuna derin derin düşünerek okurmuş. “Daha Kur’ân-ı Kerîm’in başlarında kaldım, henüz daha şu sûreden öteye gidemedim.” buyurmuş. 
Onun için sevgili dinleyicilerim, Kur’ân-ı Kerîm ile ilgili çalışmanızı en öndeki çalışmanız haline getireceksiniz. Biliyorum her birinizin mesleği var, işi var, çalışmaları var, tamam talebesiniz, memursunuz, esnafsınız, tüccarsınız, sanayicisiniz, fabrikatörsünüz amma en başta gelen işiniz Kur’ân-ı Kerîm’i bilmek olacak. 
Kendinizi günde bir cüz okuma seviyesine getirin. Günde birkaç âyet-i kerîme mutlaka okuyun ve birkaç âyetin geniş açıklaması üzerinde derin derin tefekkür ederek bilginizi, görgünüzü yaygınlaştırmaya gayret edin. Bu çok çok önemli bir husus… Alimin kıymeti ilmi olmadan, kuru kuruya ibadet eden bir insandan çok fazla oluyor.
Benim burada gördüğüm hususlardan birisi sevgili dinleyicilerim, biz Türkiye’den gelmiş hacı kardeşlerimize bakıyoruz; çok sevimli, çok uyanık, çok tatlı insanlar, böyle bakarken gözlerimin içi gülüyor, çok hoşuma gidiyor onların bu halleri; ama İslâm’ı çok iyi bilmemiz lazım. Din hususunda, ibadeti yapış tarzımızda davranışlarımızda vesairede İslâm’ı çok iyi bilmeli, onlardan yana kendimizi takviye etmeliyiz. Kimsenin yanında daha geride kalmamalıyız. 
Düşünün ki, mübarek ecdadımız öyle İslâmî eserler yazmışlar ki Araplar bugün o eserleri kaynak eser olarak okuyorlar. İmam Buhârî, Buhara’da yetişmiş; İmam Tirmizî, Buhara’ya yakın aynı memlekette Tirmiz’de yetişmiş; İmam Serahsî büyük fakih... Bizim milletimiz her ilim dalında çok büyük alimler yetiştirmiştir. Onlar da İslâm’ı hem kendileri çok iyi bilmişler hem de başkalarının bilmelerine sebep olacak muazzam eserler yazmışlar. Biz onların torunlarıyız, bize de yakışan Kur’ân-ı Kerîm’i, İslâm dinini çok iyi bilmektir.
Size her zaman olduğu gibi en son bir hadîs-i şerîf daha okuyarak sözümü tamamlamak istiyorum. 
Peygamber Efendimiz Ebu Saîd el-Hudrî hazretlerinden İmam Buhârî ve Müslim’in rivayet ettiklerine göre buyurmuş ki:
الْغُسْلُ يَوْمَ الجُمُعَةِ وَاجِبٌ عَلَى كُلَّ مُحْتَلِمٍ وَأَنْ يَسْتَنَّ وَأَنْ يَمَسَّ طِيباً إِنْ وَجَدَ
el-Ğuslü yevme’l-cumuati vâcibun alâ kulli muhtelimin ve en yestenne ve en yemesse tayyiben in vecede.
“Buluğa ermiş olan her müslümana cuma günü yıkanmak gereklidir, şarttır” 
Yıkanmalı müslüman. 
Neden? 
Cuma namazı var, camiye tertemiz gidecek. Tepeden tırnağa bir gusül abdesti almak ve en yestenne bir de “dişlerini misvaklayacak”, fırçalayacak, dişleri de pırıl pırıl tertemiz olacak, ağzı kokmayacak, dişleri nur saçacak, tebessüm ettiği zaman etrafı aydınlatacak. Ve en yestenne tîben invecede, Peygamber Efendimiz “bulursa da, bir de güzel koku sürünecek” diyor.
Düşünün bir insan güzelce dişlerini fırçalamış, tertemiz güzelce yıkanmış, tabi Allah’ın evi camiler, oralara gelen insan en güzel tarzda giyinecek, camiye girecek. Herkes yanında bulunduğu insanın temizliğinden, güzel kokusundan memnun olur. Aksine bir şey olsa ondan da üzülür, pis kokusundan pisliğinden kirliliğinden üstü kömür, is, pas, yağ vs. olsa aman üstüme sürünmesin diye sakınır. 
Onun için cuma günü yıkanmanızı da tavsiye ederim. Cuma namazını hiç ihmal etmemenizi tavsiye ederim. Aman sevgili dinleyicilerim! Eğer üzerinize cuma farzsa, hanımlara farz değil de erkeklere farz, ve beni şu an dinliyorsanız hemen abdestinizi alın cumaya gidin. Çünkü üç cumaya mazeretsiz gitmeyen insanın Allah gönlünü mühürler, kapatır. 
Dükkânın zabıta memuru tarafından gelinip kepenklerinin kapatılıp kırmızı mühürle kapatıldığını düşünün. Bir ay ticaret yapamayacak, faaliyeti süremeyecek, o gelsin gözünüzün önüne... Allah insanın kalbini mühürleyince o zaman gönlü çalışmıyor, o zaman gönülsüz, tatsız, tuzsuz bir hayat başlamış oluyor. Onun için aman cumanın bayram olduğunu bilin ve cumaya göre hazırlanın ve cumanın bütün mükâfatlarından Allah sizi istifade ettirsin.
Hacca gelmiş olan kardeşlerimizin haclarının kabul olmasını dilerim. Hacda çeşitli şekillerde hayatını kaybeden, hasta gelip de burada hastalığı dolayısıyla vefat eden kimseler var; onlara da rahmet dilerim. Hacda vefat etmiş insanlar çok büyük makamlara ermiş oluyorlar, onların şefaatlerini dileriz, kalanlara sağlık, âfiyet dileriz.
Siz Türkiye'den Akra'yı dinleyen sevgili Akra dinleyicileri... 
Hepimiz Peygamber Efendimiz’in sevgisine nâil olalım. Allah Peygamber Efendimiz’in sevgisine, teveccühüne, iltifatına, şefaatine cümlemizi nâil eylesin, cennette bizi onlara komşu eylesin.
“Alimin âbid üzerine üstünlüğü dolunayın olduğu gecede öbür yıldızlar görünmez, ne kadar sönük kalırsa alimin kıymeti o kadar daha fazladır, o kadar daha kıymetlidir.” buyurmuş. Onun için ilim fevkalade önemli ve ilim de ilim öğrenmek de cenneti kazanmak için fevkalade gerekli bir çalışma. 

Size de dünyanın ve âhiretin her türlü hayırlarını Allahu Teâlâ hazretlerinden dilerim. Allah gönlünüzce size neler istiyorsanız, dünya ve âhiret için onları ihsan eylesin. Gönlünüz mutlu, içiniz aydın, tatlı, şen olsun. İşlerinizi Allah rast getirsin, kesenize Halil İbrahim aleyhisselam’ın bereketini ihsan eylesin, bereket taşsın. Onun gibi cömert olun, sağa sola hayrınız hasenâtınız olsun. Çoluk çocuğunuzla, sevdiklerinizle Allah sizleri mutlu ve bahtiyar eylesin. Eğer evvelce hacca gelmişseniz tekrar tekrar gelmeyi nasip etsin. Eğer hiç gelmemişseniz, hac biraz da mâlî bir ibadet, o mâlî kudrete sahip olup zengin olmayı ve nice nice defalar böyle hacca gelmeyi nasip eylesin. Bize şu anda nasip olduğu gibi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in Medine-i Münevvere’sini de ziyaret etmek nasip eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
AKRA