Diyabet, günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu… Öyle ki, her sekiz kişiden biri yaşamını bu kronik hastalıkla sürdürüyor. Üstelik yetişkinler kadar çocuklarda da görülüyor. Veriler, çocuklarda diyabet görülme sıklığının binde 4 oranında olduğunu gösteriyor.
Vücutta insülin hormonunun yeterince etkili olamaması ya da eksikliği nedeniyle kan şekerinin sürekli yüksek seyretmesine yol açan bu hastalık, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına kapı aralıyor.
Çocuklarda genellikle Tip 1 diyabet görülüyor
İnsülin hormonu bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan hayati hormonlardan bir tanesi… Görevi, besinlerle vücuda alınan şekeri hücrelerin içerisine sokarak enerjiye dönüştürmek. Bunun eksikliğinde ise şeker hücrelerin içerisine giremiyor ve enerjiye dönüşemiyor. Bunun sonucunda da bir dizi sağlık sorunu yaşanıyor.
Çocukluk çağında görülen diyabetlerin çok büyük bir kısmını Tip 1 oluşturuyor. Tip 1 diyabeti hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Heves Kırmızıbekmez,
“Tip 1 diyabet vücudun kendi kendine yaptığı otoimmün hastalıklar dediğimiz genetik yatkınlığı olan bir bireyde, çevresel koşulların etkisiyle bir araya gelerek bağışıklık sisteminde yanlış bir çalışma durumu ortaya çıkıyor. Bu durumda vücut kendi hücrelerine, kendi dokularına karşı antikor dediğimiz bazı maddeler üretiyor. Tip 1 diyabet de bunlardan bir tanesi.” ifadelerinde bulundu.
Kırmızıbekmez, çocuklarda çok su içme, çok idrara gitme ve kilo kaybı olduğu zaman mutlaka diyabetten şüphelenilmesi ve bir kan şekeri kontrolü yapılmasının gerekliliğini vurguluyor.
Diyabet eğitimi tedavi sürecinin önemli bir parçası
Tip 1 diyabet tanısı alan bir çocuğun tedavisine ilk önce hastanede başlanıyor. Prof. Dr. Kırmızıbekmez, tedavi süreci konusunda, “Çocuğumuz tanıyı aldıktan sonra genellikle bir hafta 10 gün kadar hastanede izlemeyi tercih ediyoruz. Bu süreçte bazı tetkikler yapılarak eşlik edebilecek başka otoimmün hastalıklar açısından da çocuklar değerlendiriliyor. Profesyonel bir diyabet hemşiresi, uygulamaları günlük hayatlarını aksatmayacak şekilde nasıl yapacaklarını hem çocuğa hem aileye öğretiyor. Diyetisyenler de yine hangi besinin içeriğinde ne yer aldığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Hastalar diyabeti kendi başına yönetebilecek hale geldikten sonra da taburcu ediliyor.” ifadelerinde bulundu.
Diyabeti olan çocuklar yaşamını normal şekilde sürdürebiliyor
Çocuklarda diyabet söz konusu olduğunda merak edilen bir başka konu ise yaşamlarını akranları gibi sürdürüp sürdüremeyecekleri… Öncelikle Tip 1 diyabeti olan çocukların besinlerinde herhangi bir yasağın söz konusu olmadığının altını çizen Kırmızıbekmez, “Sağlıklı olmak koşuluyla herhangi bir besin kısıtlamamız yok. Bizim yemesin diye önerdiğimiz besinler, tüm çocuklar için geçerli… ” ifadesini kullanıyor. Diyabet günümüz koşullarında artık korkulacak bir hastalık olmaktan çıktı. Bu hastalıktan muzdarip çocuklar, kan şekerini hedeflenen sınırlarda tuttuğu sürece akranları gibi bir yaşam sürebiliyor.
Teknolojik gelişmeler diyabetle yaşamı kolaylaştırıyor
Diyabet ömür boyu tedavi gerektiren bir hastalık olsa da teknolojik imkanlar sayesinde artık hastaların işi daha kolay. “Teknolojinin gelişimiyle birlikte vücudun üretemediği insülini takviye etme yöntemlerimiz değişiyor” diyen Kırmızıbekmez, bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Eskiden iğne yapılıyordu. Şimdi deri altına hemen uygulanan daha pratik kalemler var. Yine sürekli insülin veren pompalar var. Kan şekeri parmak ucu ölçümle tespit edebiliyorlar. Onun dışında sürekli ölçüm yapan ölçüm sistemlerimiz var.”







