İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

İyileşme Dayanışma Sevgi

İyileşme Dayanışma Sevgi
Akra Mercek

İyileşme Dayanışma Sevgi

22.02.2023
9 dk 25 sn

Dayanışma, toplumu oluşturan bireylerin birbirine destek olmasını, kardeşlik bağı kurmasını, yardımlaşma içinde olmasını, birbirine sırt sırta vererek güç ve destek sağlamasını ifade eden bir ahlâk terimi.

Aynı ailenin fertlerinden bütün topluma; tüm  evrene kadar halka halka genişleyen, sevgi duygusuyla hepsini kaynaştıran, bir ve zinde kılan bir erdem.

İçinde bulunduğumuz zorlu günlerde, bir felaketin yaralarını sarmak ve iyileşmek üzere en çok ihtiyaç hissettiğimiz sağduyu unsurlarından biri.

Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de müminlerin kardeş olduğu ilkesi benimsenerek (Bakara 2/220; Âl-i İmrân 3/103; Hucurât 49/10) dayanışmanın psikolojik ve ahlâkî zemini hazırlanmakta.

Birçok âyette doğrudan ve dolaylı biçimde dayanışma ve paylaşmanın sosyal ve insanî değeri üzerinde duruluyor. Yardımlaşma içeren çeşitli Kur’ani kavramlar içinde müminlerin birbirine maddî yardımda bulunmasını teşvik eden “infak” kavramı göze çarpıyor.

“Mâûn” kelimesi yardımlaşmanın örnekleri olan “zekât, sadaka, yiyecek içecek; insanların yardım maksadıyla aralarında alıp verdikleri ihtiyaç malzemeleri” ni kapsıyor. (Taberî, XII, 709-715; Fahreddin er-Râzî, XXXII, 108-109; Elmalılı, IX, 6163-6164).

İnsanların değişik yeteneklerle donatılması ve farklı imkânlara kavuşturulması; aralarında iletişim kurmalarını, birbirleriyle kaynaşmalarını, dayanışma ve yardımlaşma içinde bulunmalarını ve bu suretle eksiklerini gidermelerini sağlıyor. (Hûd 11/118; Nahl 16/71)

“Birlikte yaşama eğilimi” anlamında “ülfet” kavramı da (Âl-i İmrân 3/103; Enfâl 8/63) İslam sayesinde birbirine sımsıkı bağlanarak dayanışma, Allah’ın insanlığa bir lutfu olarak görülüyor. (Gazzâlî, II, 157, 158).

Ayet-i kerimeler ışığında din kardeşliği, başkalarına karşı kötü duygular beslemekten ve zararlı davranışlardan sakınmak, birbirine karşı iyi duygular beslemek ve sıkıntılarını paylaşmakla tesis ediliyor.  (En‘âm 6/151-153; İsrâ 17/23-38; Hucurât 49/9-13). 

İnsanın öncelikle yakın çevresiyle ilgilenmesi ve onlarla dayanışma içinde bulunması tabiatının bir gereği. Kur’ân-ı Kerîm’de bu durumun dikkate alındığı ve ilgili âyetlerde bu çevrenin öncelik sırasına göre ana babayı ve diğer akrabayı, yakın ve uzak komşuyu, yakın arkadaşı, yetimleri, yoksulları, yolcuları ve kişinin sorumluluğu altında bulunan başka insanları, halka halka genişleyerek yardıma muhtaç herkesi kuşatacak biçimde genişlediği görülüyor (Bakara 2/83, 177; Nisâ 4/36; İsrâ 17/26). 

Peygamber Efendimiz (SAS)’in günlük hayattaki uygulamalarında ve tavsiyelerinde yardımlaşma ve dayanışmaya sıkça yer veriliyor ki; birçok hadis bulunuyor. Bir kutsî hadiste, “Yalnız benim rızam için birbirine yardım edenler sevgimi hak etmiştir” buyurulmakta (Ahmed b Hanbel, Müsned, IV, 386). Resûlullah’ın (SAS), 

“Müminler topluluğu tuğlaları birbirini tutan binaya benzer” (Buhari, El Camius Sahih, Edeb, 36) buyurduğu ve ardından parmaklarını birbirine kenetlediği ifade edilmekte.

Başka bir rivayette bir kişinin ihtiyacını arzetmesi üzerine Resûlullah’ın yanındakilere dönerek, “Ona yardımcı olursanız ecrinizi alırsınız; Allah dilediği şeyi peygamberinin diliyle söyleterek gerçekleştirir”(Buhari, Edeb, 36) dediği bildiriliyor.

Anne-babaya saygı, akrabayı, yetimleri, yoksulları, kimsesizleri himaye, komşu hakları, sadaka, infak ve ihsan, birlik ve kardeşlik, ziyaret, hediyeleşme, dostlara yemek yedirme ve misafirperverlik gibi konulara dair hadisler yardımlaşma ve dayanışmanın unsurlarını içeriyor.

Bununla ilgili bir hadiste, “Müminler birbirini sevmekte, birbirine acımakta ve himaye etmekte bir organı hasta olduğunda diğerleri de acı çekip uykusuz kalan bir bedenin organları gibidir” buyurulmakta. (Müsned, IV, 270; Buhârî, “Edeb”, 27; Müslim, “Birr”, 66).

“Sadaka her müslümanın vazifesidir” ifadesiyle başlayan bir hadiste maddî yardımın yanında hayır amaçlı çalışmanın, bedenle yardım etmenin, iyiliğin yayılması ve kötülüğün önlenmesi çabalarına katılmanın, nihayet kötülükten uzak durmanın bile sadaka olduğu bildiriliyor (Ahmed b Hanbel, Müsned, IV, 395, 411; Buhârî, “Zekât”, 30, “Edeb”, 33; Nesâî, “Zekât”, 56).

Sadaka her türlü meşrû yardımlaşmayı kapsayan derin ve geniş bir kavram. “Güçlü isen gücünü zayıflara yardım için kullan ki bu senin sadakan olsun” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 154).

“Kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin ihtiyacını da Allah giderir” (Müsned, IV, 104; Buhârî, “Meẓâlim”, 3; Müslim, “Birr”, 58);

“Bir kimse kardeşine yardım ettiği müddetçe Allah da ona yardımını sürdürür” (Ahmed b Hanbel, Müsned, II, 274) hadisleri yardımlaşmanın hem dinî değerine hem toplumsal yararına işaret etmekte.

Resûl-i Ekrem’in (SAS) hicretin hemen ardından Medine’de gerçekleştirdiği faaliyetler arasında selâmlaşmanın yaygınlaştırılması, açların doyurulması, yakınların ziyaret edilip gözetilmesi, mescid ve mektep yapılması gibi sosyal konulara dair tavsiyelerin ön plana çıktığı görülüyor.

Hz. Peygamber’in hicretin 5. senesinde (626-27) baş gösteren kıtlık üzerine Mekke halkının yardım isteğine olumlu cevap vermesi, İslâm’da yardımlaşmanın insanî boyutunu göstermekte. 

Gönüllü yardımlaşma ve dayanışma iradesi kişinin akrabasını, din kardeşini kapsadığı gibi dünyanın öbür ucundaki tanımadığı bir mağduru da kapsıyor. 

İnsan sosyal bir varlık. Tek başına üstesinden gelemeyeceği ihtiyaçlarla kuşatılmış ve dayanışma ihtiyacı zorunlu. İlkini bizzat Hz. Peygamber’in gerçekleştirdiği, daha sonraki dönemlerde çok genişleyen vakıflar, İslâm medeniyetinde dayanışma ve yardımlaşma ilkesinin hayata geçirildiği en önemli kurumlar. Kârını halka bağışlayan vakıf eserleri, insanların onurunu zedelemeden ihtiyaçlarının karşılanıp sıkıntılarının giderilmesini, sosyal barışın korunup desteklenmesini de sağlıyor.

İslâm’da hayır yapma ve sevap kazanma niyetine dayanan zekât, fitre, kurban, adak, borç, kefâret, vakıflara dair hüküm ve uygulamaların temel hedefinde toplumda yardımlaşmanın kurumsallaşması yer alıyor. Başta vakıflar olmak üzere bütün İslâm beldelerinde erken dönemlerden itibaren muhtaçlara hizmet vermek amacıyla kurulan aşevi, dârülaceze, yetimler evi, imaret, hastahane gibi pek çok kurum Müslümanların dayanışma ve yardımlaşma ruhunu ortaya çıkaran kurumlar. 

Günümüzde de deprem gibi zorlu yaşam olaylarında insan kaybının en aza indirilmesi, etkilenenlerin maddi manevi yaralarının sarılması ve dünyadaki evrensel insana değer verme düşüncesinin gelişmesi için bireylerden toplumlara ve ülkelere halka halka genişleyen gönüllü yardımlaşma ve dayanışma faaliyetleri çok değerli.

Sürecin en başından beri büyük bir yardımseverlik örneğiyle fayda üretebilmek için akın akın bölgeye giden, arama kurtarma ve destek hizmetlerinde bulunan, yardım faaliyetleri organize eden, depremzedelere evini açan, dünyanın dört bir yanından acil ihtiyaç malzemelerini kaynağında tesbit edip bölgeye sevk eden, bireysel ve kitlesel faaliyetlerde bulunan insanların sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Kitleleri etkisi altına alan evrensel bir hareket, yardımseverlik, yardımlaşma ve dayanışma faaliyeti gerçekleşmekte. Tüm bu faaliyetlerin depremzedelere olduğu kadar yakınlarına ve uzaktan-yakından süreci takip eden kimselere de faydası bulunuyor. 

İyilikler sevgi harcıyla işlendiğinde ümitsizlik, çaresizlik, öfke ve hesaplaşma hırsı gibi olumsuz duygular yerini ümide, kaynaşmaya ve dayanışmaya, nihayetinde iyileşmeye bırakıyor. Bu süreçte anahtar sözcüğümüzün, düsturumuzun sevgi olması muazzam önem arz ediyor. Sevgiyle insanlar hüzünlerini yenebiliyor, karamsarlıklarını giderebiliyor. Sevgi ne kadar çok olursa, muhabbet ne kadar fazla olursa o zaman hakikaten acılar azalmaya başlıyor.

İyilikler sevgiyle halka halka büyüyor, hepimize şifa dağıtıyor.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Bir Davetten Fazlası, Ezan
15.10.20269 dk 4 sn
Evliliğin Temelleri ve Aile Olabilmek
15.09.20269 dk 25 sn
Peygamberimizin Kur'an'da Övülen Vasıfları
10.09.202610 dk 6 sn
Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz
11.09.20268 dk
Misafirperverlik
15.09.20267 dk 20 sn
Huzur Nerede Başlar
10.09.20266 dk 45 sn
Ailece Teknoloji Kullanım Dengesi
12.09.20265 dk 38 sn
Salavat Alışkanlığı Kazanma Yöntemleri
20.08.20265 dk 45 sn
İşrak İbadeti
26.07.20269 dk 39 sn
Dil ve Kültürün Düşünmeye Etkileri
29.07.20267 dk 48 sn
Kokarca Böceği ve Mücadele Yöntemleri
22.11.20257 dk 33 sn
Kelimeler ve Karvramların Düşüncemizi Etkilemesii - Podcast
26.03.20269 dk 32 sn
İsrafın Boyutları-Podcast
14.02.20265 dk 17 sn
Gıda Zehirlenmeleri-Podcast
24.12.20255 dk 12 sn
Duanın Kabul Şartları - Podcast
27.03.20266 dk 49 sn
ABDde Müslüman Olmak
30.03.20266 dk 48 sn
Manipülasyon ve Korunma Yöntemleri
31.01.20267 dk 59 sn
Yapay Zeka Okuryazarlığı - Podcast
19.04.20269 dk 56 sn
Çevresel Gürültü - Podcast
16.05.20265 dk 30 sn
Ticarete Bereket Katmanın 7 Yolu
23.09.20258 dk 56 sn
AKRA