İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

Tevhid 01

Tevhid 01
02.04.2020
3 dk 49 sn

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla

 

“Sizin ilâhınız bir ilâh (Allah)tır. Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O Rahmân’dır (dünyada bütün yaratıklara merhamet edendir), Rahîm’dir (âhirette yalnız mü’minlere rahmet edendir).” Bakara/163

 

Allah öyle bir ilâh ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, Hayy ve Kayyûm’dur (daima diri ve yarattıklarını gözetip yönetendir ve her şey varlığını O’nunla devam ettirir). Kendisini ne bir uyuklama (gaflet) ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olanlar(ın hepsi) ancak O’nundur. O’nun izni olmadıkça O’nun katında kim şefâat edebilir? Kullarının önündeki ve arkasındaki (geçmiş ve geleceklerini, yaptıklarını ve yapacaklarını, dünya ve âhirete ait) şeylerini O bilir. Onlar, O’nun ilminden ancak dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü (kudreti, mülk ve hükümrânlığı) gökleri ve yeri kaplamıştır; onları koruyup gözetmek O’na ağır gelmez. O çok yücedir, çok büyüktür”( Âyete’l-kürsî için Peygamberimiz (s.a.v.): “Kur’an’-daki en büyük âyettir” buyurmuştur. Bunu ihlâsla okuyan kimsenin belâlardan emin olduğuna ve çok sevap kazandığına dâir hadîsler vardır.)”

Bakara/255

 

“Din(e girmede/îman etme)de zorlama yoktur. İslâm, îman konusunda zorlamayı değil, tebliği, dâveti ve irşâdı esas almış, îman edip etmemeyi, herkesin hür irâde ve vicdânına bırakmıştır (Ebû Dâvud (Koçaslı), Cihad, Hadîs no: 126).

Doğruluk ile sapıklık (îman ile küfür, hak ile bâtıl) meydana çıkmıştır. Artık kim, tâğûtu (Allah’tan uzaklaştıran ve emirlerini yapmaktan men edenleri) 

tanımayıp da Allah’a îman ederse, işte o, kopması (mümkün) olmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, bilendir”Bakara/256

 

Arapça’da “tâğût” kelimesi sözlük anlamıyla haddi aşan herkes için kullanılır. Kur’an bu kelimeyi Allah’a isyan eden ve O’nun kullarının hâkimi ve mâliki olduğunu inkâr edip onları kendi kulu olmaya zorlayan kimseler için kullanır. Allah’a isyan üç derecede olabilir: 1) Eğer bir kimse Allah’ın kulu olduğunu kabul eder, fakat pratikte O’nun emirlerinin aksini yaparsa buna fâsık denilir. 2) Bir kimse Allah’tan ilgisini keser ve başka birisine bağlanırsa o zaman kâfir olur. 3) Eğer bir kimse Allah’ın hükümlerini beğenmeyerek onu uygulamaya mânî olur ve O’nun kullarını kendi emirlerine ve yoluna boyun eğmeye zorlarsa, o zaman tâğûttur. Böylece, Allah’ın emirlerini engelleyip insanları, kendisinin istek ve emirlerine sevkeden tâğût; nefis, şeytan, herhangi bir şahıs da olabilir ki, Yüce Allah bu tâğût belâsından kaçınmayı emretmiştir. Bu nedenle bir kimse tâğûtu reddetmedikçe gerçekten Allah’a inanmış sayılamaz. Çünkü, tâğûtlar, kendilerini ilâh yerine koyup Allah’ın dînine alternatif bir din koyarlar ve ona inandırmak isterler. Fakat mü’minin kalbinde hak ile bâtıl aslâ uzlaşmaz.)

 

Bir Sonraki

Tevhid

02

Bir Önceki

Tevbe

Edenler

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Zikir 02
02.04.20202 dk 6 sn
Zikir 01
02.04.20201 dk 37 sn
Yardımlaşma
02.04.20201 dk 54 sn
Tevhid 06
02.04.20203 dk 9 sn
Tevhid 05
02.04.20202 dk 40 sn
Tevhid 04
02.04.20202 dk 59 sn
Tevhid 03
02.04.20203 dk 47 sn
Tevhid 02
02.04.20203 dk 30 sn
Tevbe Edenler
02.04.20202 dk 41 sn
Tebliğ ve İrşad
02.04.20204 dk 53 sn
Takva
02.04.20202 dk 28 sn
Takva Sahipleri 02
02.04.20201 dk 50 sn
Takva Sahipleri 01
02.04.20202 dk 6 sn
Şükür
02.04.20202 dk 20 sn
Sıratı Müstakim
02.04.20202 dk 12 sn
Sadaka 02
02.04.20204 dk 7 sn
Sadaka 01
02.04.20202 dk 59 sn
Sabır ve Sebat
02.04.20204 dk 6 sn
Peygamber Efendimiz (sav) 05
02.04.20202 dk 45 sn
Peygamber Efendimiz (sav) 04
02.04.20202 dk 30 sn
AKRA