İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

03.04.1983 - Sözü Hak Olarak Söylemek, İslamı Bilmek

03.04.1983 - Sözü Hak Olarak Söylemek, İslamı Bilmek
Hadisler Deryası

03.04.1983 - Sözü Hak Olarak Söylemek, İslamı Bilmek

12.12.2025
7 dk 33 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külle hâlin ve fî külle hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Leyse’l-beyânü kesrete’l-kelâm, ve lâkin faslün fîmâ yuhibbu’llâhu ve rasûlühû; ve leyse’l-ayyu ayye’l-lisâni, ve lâkin kılletü’l-ma’rifeti bi’l-hakkı.

Ne buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi vessellem Efendimiz, o gelmişlerin, geleceklerin efendisi. O, konuştuğu zaman inci mercan saçan Rasûlüllah Efendimiz buyuruyor ki:

Leyse’l-beyânü kesretü’l-kelâm “Beyan, içindeki maksadını ifade edebilme kabiliyeti insanın, söz söyleme, meramını anlatma, kesretü’l-kelâm çok sözle değildir. Meramı anlatmak çok sözle değildir. Veyahut güzel konuşmak, çok konuşmak demek değildir.”

Vır vır vır vır... Çok konuşmak değildir güzel konuşmak. Güzel konuşma sahibi olan insan, çok konuşma sahibi olan insan demek değildir. Nedir?

Ve lâkin faslün fîmâ yuhibbu’llâhu ve rasûlühû “Allah-u Teâlâ Hazretleri’nin ve Rasûlüllah’ın sevdiği şeyi tayin edebilmektir. Hak ile batılın arasındaki çizgiyi bilmektir, çizebilmektir. Hakkı batıldan ayırt edebilme kabiliyetidir.”

Burada Rasûlüllah sallallahu aleyhi vessellem Efendimiz, hak sözü söylemek ve doğruyu konuşmayı bize anlatmağa çalışıyor. Niye (kesretü’l-kelâm) demiş oluyor, bu sözün altında ne mânâ yatıyor?

Bırakın kelimeleri süsleyip yaldızlayıp da altında insan aldatmacayı! Mühim olan Allah ve Rasûlüllah’ın sevdiği şeyi ayırt edip de onu ifade edebiliyor musun, ona uyabiliyor musun, onu söyleyebiliyor musun? Kısaca hak dediğimiz şeyi, hakkı söyleyebiliyor musun?

Konuşma odur. Yoksa bir insan çok fasih olmayabilir, çok tatlı dilli olmayabilir, kendisinde şive, lehçe bozuklukları olabilir, telaffuzunda kusur olabilir. Söylediği nasıl, mühim olan o. Söylediği güzel mi? Bir insan çok güzel konuşabilir, canbaz olur, düzenbaz olur, aldatıcı olur, yankesici olur, çok güzel konuşur.

Bu değil demek istiyor Rasûlüllah Efendimiz. Mühim olan konuştuğun zaman hakkı söyleyebiliyor musun? Asıl şey odur.

Sonra devamında buyuruyor ki: Ve leyse’l-ayyu ayye’l-lisân “Meramını iyi anlatamamak, güzel konuşamamak, dili iyi kullanamamak şeklinde olan kusur değildir. O nedir?

Ve lâkin kılletü’l-ma’rifeti bi’l-hakki. Hakkı bilmemektir, hakkı bilmek hususunda bilgisinin, ma’rifetinin az olmasıdır insanın.”

Bak ölçüye, ne kadar sade. Hiç dünya ehli insan kokusu var mı bu kelamda? Biz dünya ehli insanlar, sözleri allayıp pullamaya meraklıyız. Seci yaparız, kafiye yaparız, düzenleriz, tanzim ederiz, iyi kompozisyon olsun, iyi nutuk olsun... Bak Rasûlüllah hepsini bir tarafa şöyle elinin tersiyle adeta itiyor gibi, öyle geliyor bana manasını düşünürken. Diyor ki:

“Hakkı söyle. Güzel konuşmak hakkı söylemektir. Bozuk konuşmak, telaffuzda vs.de bozukluk demek değildir, hakkı bilmemektir.” diyor.

Bak ne güzel ölçü söylüyor. Hadi gör bakalım! Bunun üzerine, mahkemede yalan şahitlik yap bakalım! Hadi gel bakalım, bunun üzerine iki kimse arasında hakem olduğun zaman, ters bir iş yap bakalım! Hadi ağzını açtığın zaman yalan yanlış bir şey söyle bakalım. Nasıl sağlam ölçü veriyor Rasûlüllah Efendimiz. Dış şeklin hiç önemi yok, mühim olan altında hak olup olmaması mânâsına geliyor.

Ne kadar güzel sözler! Edebiyatçıların ilk önce öğretmesi gereken şey bu. Birçok şey öğretiyoruz, kaplana kanat takıyoruz. Öyle demiş eskilerden birisi, o doğu dinlerinden, işte Konfüçyüs dedikleri filozofları var onların, bir tanesi... Demiş ki:

“İyi ki kaplanın kanadı yok.”

“Neden?” demişler.

“E kanadı olsa uçar, daha çok zarar yapar da ondan.”

Konuştuk bir doktor dostumuzla. Çok seviyorum, çok güzel şeyler söylüyor... Diyor ki:

“Müslümanlar İslâm’ı bilmiyor! Bilmeden tecrübelerin nasıl tatbik edileceğini... Şişman, yağlı, Yemesini bilmiyorlar. Fazla kalori alıyorlar, lüzumsuz şey yapıyorlar...”

Rasûlüllah gene bildirmiş. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

“Yemeğe iştahın varken kalk sofradan.”

Tıka basa doldur da, “Allah! Artık bir lokma daha alamayacağım.” tarzında ye demiyor ki.

“Birazını yemeğe, birazını suya ayır, birazı da boş kalsın midenin.” diyor.

Peygamber Efendimiz’in zamanında hiç hastalanmazlarmış.Sonra hareket… Sonra yemekte israf meselesi var.

Hasılı oradan söz açıldı da diyor ki:

“Biz gazetelerde, mecmualarda halka tıbbî öğütler veriyoruz, hiç kıymeti yok. Kızamığı ben yazdım. Kızamık şöyle hastalıktır, 39 derece ateş yapar, insanın derisinde kırmızı kırmızı benekler olur... Kıymeti yok ki bunun. Onu doktor bilsin, sana ne! Ben bilmesem ne olur? Sen bana asıl hastalığa tutulmamam için gerekli tavsiyeleri söyleyebiliyor musun?

Yâni müslümanlık her şeyi söylemiş ve bizim onları içimizde sindirmemiz lâzım, ona göre hareket etmemiz lâzım. O zaman sıhhat kazanırız, saadet de buluruz. Cemiyetimiz de mutlu olur, her şeyimiz güzel olur.

İslâm’ı bilmeyişimizden… Dost da bilmiyor İslâm’ı, düşman da bilmiyor. Eğer siz İslâm’ın dostuysanız İslâm’ı iyi öğrenin, iyi müslüman olun, başkasına iyi nümune olun. Yoksa kötü nümune olduk mu, İslâm’a düşmanlık ediyoruz. Ters anlıyor bizi öyle görünce ötekisi. Bakıyor:

“Müslüman bu mu, ben bunun gittiği yola gitmem.” diyor, “Bu mu müslüman adam? Vaz geçtim ben.” diyor, öbür tarafa gidiyor. Ötekisinin şeyi ilk başta daha cazibeli geliyor.

Onun için, her şeyimizin bu hadis-i şerifte olduğu gibi özüne dikkat edelim! Yâni dış boyamaya değil de, içe dikkat edelim! Sözümüz doğru olsun, özümüz doğru olsun, içimiz temiz olsun, temizlik içimize işlemiş olsun. Her şeyimizi evimizde de, kendimiz de tertemiz yapalım!

Allah-u Teâlâ Hazretleri bize İslâm’ı güzelce öğrenmek nasip etsin... Öğrendiğimiz güzelce tatbik etmek nasip eylesin...

Biz İslâm’dan uzaklaşınca insanlıktan da uzaklaşırız.

Eğer biz eski o çelebiliği, o eski merhametliliği, o eski zerafeti, o eski terbiyeyi, o eski özlediğimiz kitaplarda roman okur gibi, masal dinler gibi okuyup dinlediğimiz şeylerin tekrar olmasını istiyorsak mü’min olacağız. Başka çare yok. Mü’min olacağız bir, ondan sonra İslâm’ı öğreneceğiz.

İslâm’ı nereden öğreneceğiz? Hadis-i şerifler serâ pâ edeb. Edeb kitabı bunlar. Edebiyat kitabı. Yâni her çeşit edeb. Konuşmanın edebi, susmanın edebi, çalışmanın edebi, kazanmanın edebi, çocuk yetiştirmenin edebi... Hayatın edebi var hadis-i şeriflerde.

Aman Rasûlüllah’ın sünnet-i seniyyesine sımsıkı sarılın! Peygamber sallallahu aleyhi vessellem buyurmuş ki:

Ümmetin bozukluğa,bozulmaya yüz tuttuğu dervirde  Peygamber Efendimizin sünnetine sarılana; yüz şehid sevabı var. Müjdeler olsun!

Fâtihâ-i şerîfe mea’l-besmele!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA