İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

08.05.1994 - Sabah Görülen Rüyanın Sahihliği, Rüyayı İyi Yormak

08.05.1994 - Sabah Görülen Rüyanın Sahihliği, Rüyayı İyi Yormak
Hadisler Deryası

08.05.1994 - Sabah Görülen Rüyanın Sahihliği, Rüyayı İyi Yormak

09.12.2019
16 dk 17 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Asdaku'r-ru'yâ bi'l-eshâr. "En doğru rüyalar seher vaktinde görülenlerdir." diyor.

Bunun kaynakları çok: Tirmizî'de var, Hâkim'de var, Ahmed b. Hanbel'de var.

İnsan uyuduğu zaman rüya görüyor. "Düş" diyoruz Türkçe' de "düş görmek." Arapçası rüya.

Rüyanın sebebi nedir? Rüya nasıl bir şey?

Ben gözümü kapatıyorum, bir şey görüyorum. Halbuki uyanıkken gözümü açtığım zaman görüyorum, kapattığım zaman hiçbir şey göremiyorum. Peki, uyuduğum zaman gözüm kapalı iken nasıl bir şeyler görüyorum.

"Hayal görüyorsun hocam!" diyen varsa hepsi hayal değil. Rüyanın nefsanisi var; nefisten geliyor, şeytanisi var; şeytandan geliyor. Şeytan vesvese veriyor. Rahmânîsi var, çeşitleri var. Âşikâresi var, remizlisi var. Bazen bana sorarlar:

"Şöyle bir rüya gördüm, bunun mânası ne? Bu da rüyanın yorumu. Bu rüyanın yorumu var mı?"

Var. Kur'ân-ı Kerîm'de rüya ile ilgili bazı hususlar geçiyor. Mesela Yusuf aleyhisselam'ın rüyası; zindanda ona rüyasını anlatan zindan arkadaşlarının rüyalarına yaptığı yorumlar. Mesela İbrahim aleyhisselam'ın rüyası:

"Ey oğulcuğum! Rüyada ben seni kestiğimi gördüm."

İsmail aleyhisselam'a soruyor:

"Evladım, yavrucuğum! Rüyamda 'Seni kesiyorum.' diye gördüm. Bana bir işaret; seni kesmeme dair bir işaret bu."

Biz olsak ne deriz, bir düşünün. Sonra İsmail aleyhisselam'ın ne dediğini söyleyeyim.

Peygamberlerin rüyası bizim rüyamız gibi değildir, peygamberlerin rüyası vahiy olduğundan;

"Ben rüyamda seni kesiyorum görüyorum." demek,

"Allah rüyada bana seni kesmemi emretti." demek.

O Peygamber. İsmail aleyhisselam da ileride peygamber olacak. Peygamber evladı. Ne cevap veriyor, biliyor musunuz?

Kâle yâ ebeti'f'al mâ tü'mer.

İnsanın tüyleri diken diken oluyor muhterem kardeşlerim!

Erkek ağlar mı? Ağlar ama dayanıyor.

"Babacığım! Allah sana ne emrettiyse yap!" Çocuk ilkokul çağını bitirmiş gibi.

"Allah sana emrettiyse yap."

Ne yapacak? Kesmek. Kurban etmek.

"Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın. Sabretmeye çalışırım Allah nasip ederse." diyor.

Şu hale bak!

"Babacığım! Elimi bağla da sana ters bir şey yapmayayım."

Allah imtihan ediyor.

Kestirdi mi? Kestirmedi Allah. Kurban gönderdi.

Şu hale bak!

Rüyaların çeşitleri var; yalan rüya var, hakiki ve doğru rüya var. En doğru rüyalar;

"Görüldüğü zaman ertesi gün gün gibi çıkanlardır." Seher vakitlerinde görülen rüyalar hakiki ve doğru rüyalardır.

"Seher vakti ne demek, hocam?"

Birçok kimse seher vaktini saat altı yedi gibi sanıyor. Ortalık daha güneş görünmemiş gibi aydınlık sanıyor; değil. Seher vakti, imsaktan önceki vakit. Oruçlunun yemek yemeye kalktığı zamana; "seher vakti" derler. Ortalığın karanlık olduğu zamandır.

Seher vakti çok kıymetli bir vakittir; yatsıdan sonra uyuyan uyur. Gecenin yarısı geçer, üçte biri, üçte ikisi geçer. Sonuna doğru uyku alınmış olur. O zaman kalkıp abdest alınıp teheccüd namazı kılınır. İslâm'da çok kıymetli bir vakit; Göklerin kapılarının açıldığı, Allah'ın duaları kabul ettiği bir zaman.

O zamanda görülen rüyalar en doğru görülen rüyalardır. Artık gecenin yorgunluğu geçmiştir. İnsan ilk yattığı zaman rüya görmez; çok derin bir uykuya dalar. Uyku en derin seviyede cereyan eder, sonra sathîleşir. Şuur uyanır, ama göz uyur.

Seher vakti; o derin uykunun hafiflediği zamandır. Manevi bereketin, göğün kapılarının açıldığı zamandır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem;

"O zaman görülen rüyalar, en doğru rüyalardır." Buyurmuş

Asdaku't-tıyereti'l-fa'lü ve lâ terüddü müslimen izâ raeytüm mine't-tıyereti şey'en tekrahûnehû fe-kûlü'l-lâhümme lâ ye'tî bi'l-hesenâti illâ ente ve lâ yezhebü bi's-seyyiâti illâ ente ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.

Asdaku't-tiyereti "Suizan" demek. "Kötüye yormak veya herhangi bir konuyu yormak." demek.

Aslında "uğursuzluğa yormak" demek de burada genel mânasıyla kullanılmış.

Yormanın en doğrusu, en fa'li hayra yormaktır.

İnsan kötü bir şey görüp onu birisine söylediği zaman veya kendisi onun üzerinde düşündüğü zaman iyi bir yorum düşünmesi. Yorumu güzel yapmaya fa'l deniliyor; bu tavsiye edilmiş.

Misalle anlatayım:

Sultanahmet camisini yaptıran mübarek, Sultan Ahmet; Aziz Mahmud-ı Hüdai hazretlerinin dervişi olan padişah. Bir rüya görmüş. Rüyasında Avusturya Kralı ile güreşe tutuşmuşlar; alt alta, üst üste mücadele etmişler. Avusturya Kralı bunun sırtını yere yapıştırmış, tuşa getirmiş. Kötü rüya!

Böyle bir rüya görünce insan ne olur? Allak bullak olur, kötü bir rüya gördü. Bu onun misali. Şeyhi Aziz Mahmud-ı Hüdai hazretlerine gitmiş. Ona rüyasını anlatmış:

"Âcizane, naçizane böyle bir rüya gördüm."

Yüreği titriyor, korkuyor.

Neden korkuyor? Devleti namına korkuyor:

"Avusturya ile harp edeceğiz; Avusturya Osmanlı'yı yenecek mi?" diye korkuyor.

Sultan Ahmet böyle korkuyla rüyasını anlatmış da Aziz Mahmud-ı Hüdai kaddesallahu sırrahu'l-azîz mübarek; -Zamanın kutbu olduğu söyleniyor. Allah; sevgili kullarının şefaatlerine erdirsin.-

"Sultanım!" demiş. "Müjde! Ne iyi!"

"Neresi iyi?"

"Yer kuvvettir sultanım! Rüyanızda sizin sırtınız yere geldi ya, sırtınız kuvvetli tarafta olduğu için bu rüya sizin lehinize. Allah'ın lütfuyla savaşta Avusturya Kralı'nı yeneceksiniz." demiş.

Aman ne sevinmiş Sultan Ahmet! Nasıl memnun olmuş! Hakikaten de yapılan savaşta Osmanlılar yenmiş ve yorum da doğru çıkmış.

En güzel yorum, hayra yormaktır. Hayra yoracak. Sonra büyüklerimiz;

"Rüya herkese anlatılmaz." der.

Abuk sabuk bir yorum yaparsa o da fena! Yorumcunun vaziyeti de çok fenadır! Terse yorması iyi olmaz. Onun için arif, aklı başında bir kimseye yordurmak lazım.

Herkese rüya anlatılmaz; ihtiyatlı olacaksın, söyleyecek adamı seçeceksin, mübarek bir insna söyleyeceksin. En güzel yorum, iyiye yormaktır.

Birisi size bir rüya anlatırsa onu hayra yormaya çare arayın. O aynı zamanda Allah'a dua demek oluyor:

"Yâ Rabbi! Sen bunu bu hâle getir!" demek oluyor.

Allah duaları kabul edicidir; o yorma, o düşünce bereketiyle Allah duayı kabul edebilir. Duaları kabul edici. Peygamber Efendimiz Hudeybiye savaşının olduğu sırada;

"Kureyş tarafından gelen adam kimdir?" diye sordu. Suheyl;

"Birisi." dedi.

Suheyl, sehl kelimesiyle ilgili, kolaylıkla ilgili. Efendimiz;

"İşimizi hayra yordu." buyurdu.

Türkçe' de bir söz vardır:

"Ya ağzını hayra aç ya sus!" derler. Hayra yormak lazım.

"Hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz zaman şu duayı yapın." diyor Peygamber Efendimiz.

Uykudan uyandınız, rüyadan kalktınız. Hay Allah! Kötü bir şeyler gördünüz, canınız sıkıldı, gördüğünüz şeyden hoşlanmadınız, endişelendiniz. O zaman şu duayı okuyacaksınız:

Allâhümme lâ ye'tî bi'l-hasenâti illâ ente ve lâ yüzhebü bi's-seyyiâti illâ ente ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. "Ey benim Allah'ım! Kulların başına iyilikleri senden başkası getirmez. İyiliği de getiren sensin, kötülüğü de senden başkası götürmez. Allah'tan başka güç, kuvvet sahibi yoktur."

Gücün, kuvvetin sahibi Allah'tır. Allah'ın dediği olur. Allah'a dayanan rahat eder. Allah'a dayanan kurtulur. Allah'a tevekkül edenin yaveri Hak olur, işleri rast gider.

Bu inanç çok önemli!

Allah mütevekkil kullarını seviyor. Tevekkül, Allah'ın sevgisini kazanmaya da sebep oluyor.

"Ben Allah'a tevekkül ettim."

Allah kendisine tevekkül edenleri seviyor. Güzel tevekkül edenleri seviyor.

Başımıza çeşitli olaylar geliyor. Çeşitli arzular, istekler oluyor.

En iyisi ne?

"Yâ Rabbi! Her şey senin elinde; hayrı getiren de şerri defeden de sensin. Ben senden isterim." demek.

Gözünü kapayıp elini kaldırıp insanın Allah'tan istemesi lazım; kuldan ummaması lazım, korkmaması da lazım. Ne korkması lazım ne umması lazım. Her şeyi Allah veriyor; dilerse verir dilemezse vermez.

"Nasipse gelir Hint'ten, Yemen'den; nasip değilse düşer gider çenenden." demişler.

Lokmayı ağzına kadar getirirsin, bir şey olur, çenenden aşağıya düşer. Hay Allah! Yiyemezsin işte. Yani nasip değilse insanın çenesinden düşer; nasipse Hint'ten, Yemen'den gelir.

Gelmiyor mu? İstanbul'da Hindistan'ın cevizini yemiyor muyuz?

Parası olan yiyor. Gidiyor çarşıdan alıyor tak tak tak kırıyor veyahut Hindistan cevizli lokumların üstünde yiyoruz. Nasipse Hint'ten, Yemen'den geliyor. Suudi Arabistan'dan hurma geliyor, yiyoruz. Hacı kardeşlerimiz zemzem getiriyor, içiyoruz. Bilmem nereden ananas geliyor falanca yerden muz geliyor, yiyoruz. İsterse İstanbul'dan başka yerden, Türkiye'nin dışındaki başka ülkeden, okyanuslar ötesi başka bir yerden rızkı getiriyor, veriyor.

Bileceğiz ki kâinatın sahibi, işleri olduran, öldüren Allah'tır. Öyle değil mi? Öyle. Amenna ve saddakknâ. Öyle ama işlerimizi ona göre ayarlamıyoruz; başka hesaplara göre ayarlıyoruz:

"Şöyle yaparsam işimi kaybederim, böyle yaparsam maaşım gider. Şöyle yaparsam atılırım, böyle yaparsam fakir düşerim!"

Hayır! İşte öyle değil!

Sen Allah'ın yolunda yürü, Allah sana yardım eder.

Şu misali anlatmak istiyorum:

Allah bir kulunu yükseltmek istedi mi kimse alçaltamaz! Allah bir kuluna fayda vermek istedi mi kimse zarar veremez. Allah bir kulunu yaşatmak istedi mi kimse öldüremez.

İbrahim aleyhisselam'ı ateşe attılar, ölmedi, yanmadı. Ateş onu yakmadı. Ama Firavun' u da kimse kurtaramadı. Ordusu bile kurtaramadı. Yani bizim aklımız varsa işte geldik, gidiyoruz. Kimimiz 40 yaşında, kimimiz 50, kimimiz 60, kimisi 70. Kimisinin işi bitmiş. Geldik, gidiyoruz.

Biz neyiz?

Allah'ın âciz, naçiz kullarıyız. Aklımız varsa şu kâinatın sahibine iyi kulluk ederiz, O'nun rızasını kazanmaya çalışırız. Aklı olmayan da Donkişot gibi ortada dolaşır.

Fatiha-ı Şerife mea'l Besmele.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA