İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

26.10.1996 - Kabir

26.10.1996 - Kabir
Hadisler Deryası

26.10.1996 - Kabir

07.08.2020
20 dk 39 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külle hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ ve senedinâ ve tâci ruûsinâ ve üsvenite’l haseneti Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ  âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi sellem. Ve şerre'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

İnne'l-mü'mine fî-kabrihî fî-ravdatin hadrâe ve lehû seb'îne zirâ'an ve yünevveru lehû fîhi ke-leyleti'l-kameri etedrûne fîme ünzilet hâzihi'l-âyetü: fe-inne lehû ma'îşeten dankâ. fî-'azâbi'l-kabri vellezî nefsî bi-yedihî innehû le-yüsallatu 'aleyhi tis'atün ve tis'ûne hayyeten li-külli hayyatin minhâ tis'atü ruûsin yenfuhne fî-cismihî ve yel ehû ve yahdişnehû ilâ yevmi'l-kıyâmeti.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten.

İnne'l-mü'mine. "Allah'ın mü'min kulu." "Fî-kabrihî. "Kabrinde." Fî-ravdatin hadrâe. "Yemyeşil bir bahçededir; mü'min kulun kabri yemyeşil bir bahçedir."

Hadrâ ne demek? Yeşil demek.

"el-Kubbetül hadrâ" ne demek? Yeşil kubbe demek.

Neresi?

Peygamber Efendimiz' in türbesinin üstü bir, bir de Konya'da Mevlânâ Efendimiz kaddesallahu sırrahu'l-azîz hazretlerinin türbesinin üstü de yeşil, ona da kubbe-i hadra diyorlar ona da. Hadrâ yeşil demek.

"Yeşil bir bahçededir mü'min." Ve lehû seb'îne zirâ'an. "Kabrin duvarları itilir, mü'min kul için 70 zira olarak genişletilir." Yetmiş zira açılır; kabir öyle mü'min kul için daracık olmaz, 70 zira [genişler.] Zira bir ölçü demek; sanıyorum arşın demek yani arşın kadar.

Arşın ne kadar?

İşte şu kadar bir şey yani neyse 60 küsur santim; 62 santim mi, 66 santim mi bir ölçü. Yetmiş zira kabir oraya oraya duvarları itilir, mü'min kul için genişletilir mü'minin kabri. Mü'minin kabri maneviyat bakımından geniş olur ve manevi yönden genişletilir.

Ve yünevveru lehû. "Ve kabri nurlandırılır, nur gönderilir mü'minin kabrine." Ke-leyleti'l-kameri. "Dolunay günündeki gibi, aydınlanır kabri." Elektrik tesisatı yok kabirde ama kabri dolunayın olduğu gibi aydınlanır, aydınlatılır.

Kim tarafından?

Allah tarafından. Allah mü'minin kabrini geniş eyliyor ve münevver eyliyor. Mehtaplı gibi aydın olur kabri.

Etedrûne fîme ünzilet hâzihi'l-âyeh. "Şu biraz sonra okuyacağım ayet kimin hakkında inmiştir biliyor musunuz?" diyor Peygamber Efendimiz. Mü'minin kabrinin geniş ve nurlu olduğunu anlattıktan sonra bir ayeti okuyor;

Fe-inne lehû ma'îşeten dankâ. "Kâfirin de dar bir yaşamı vardır, sıkışık bir yaşamı vardır." ayeti. "Fe-inne lehû ma'îşeten danken ayeti kim hakkında inmiştir, hangi konu hakkında inmiştir biliyor musunuz?" diye soruyor Peygamber Efendimiz.

Fî-'azâbi'l-kabri. "Kabir azabı hakkındadır."

Ve men a'rada 'an-zikrî. "Benim zikrimden yüz çeviren; zikrimi yapmayan, zikrimden dönen kimse." demek.

Tabii bu çok derin uzun bir izah ister, yani zikrimden dönen kimse ne demektir?

Allah'ın zikri Kur'an'dır, Allah'ın zikri Peygamber Efendimizdir, Allah'ın zikri şeriatın ahkâmıdır. Allah'ın zikrinden yüz dönen İslâm'dan yüz döndürmüş demektir, ona kabirde azap var, bu olabilir.

Başka?

Kur'ân-ı Kerîm'den okumayan, Kur'an'a uymayan, yüz döndüren kabirde azap görecek demektir.

Başka?

Tesbihleri çekmeyen, Allah'ı zikretmeyen kabirde azap görecek demektir. Zikrimden kim yüz çevirir, i'raz ederse, vazgeçerse, ona; Fe-inne lehû ma'îşeten dankâ. "Sıkışık bir yaşam vardır."

Ne demek sıkışık yaşam, nerede?

Kabirdeki yaşamı. Kabirdeki yaşamı sıkışık olacak diye Peygamber Efendimiz bu sözlerin, Fî-'azâbi'l-kabri. "Kabir azabı hakkında." olduğunu bildiriyor.

Mü'min kabirde azap görecek mi, mü'min kardeşler? Mü'min kabirde azap görecek mi?

Görebilir. Mü'minlerden bazıları kabirde azap görebilirler, hatta bazen mühimsemedikleri şeylerden bile azap görebilirler.

Peygamber Efendimiz iki mezarın yanından geçiyordu dedi ki; "Bu iki mezardakiler azap görüyorlar; birisi laf taşırdı, dedikoduculuk yapardı, Kâne yemşî bi'n-nemîme. Ötekisi de küçük abdestini, idrarını yaparken sakınmazdı."

Bir yaş çubuk getirin dedi, yaş çubuk getirdiler ikiye böldü, birisini bir kabrin üstüne sapladı, birisini bir kabrin üstüne sapladı. "Bu yaş çubuklar kuruyuncaya kadar bunların azabı durur, azap görmezler." dedi. Demek ki yeşillik azap görmesini engelliyor ama onlar mü'minlerdi birisi dedikodudan dolayı kabirde azap görüyor, birisi küçük abdestini uygunsuz yaptığından dolayı azap görüyor.

Başka hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz diyor ki; "Bir mü'min kabre konulduğu zaman kabirde azap melekleri geldiler, onun kafasına bir ateşten topuz patlattılar. Pat! Kafası darmadağın oldu, kabrin içi ateş ve duman doldu. O da feryada başladı, dedi ki; "Ben müslümanım niye bana bu azabı yapıyorsunuz? Ben mü'min kulum." dedi.

Melekler ona dediler ki; "Evet, sen mü'min kulsun ama dünyada iken filanca yerden geçiyordun, müşrikler, kâfirler bir mü'mine orada azap ediyorlardı, sen mü'minin yardımına koşmamıştın ondan dolayı bu azabı görüyorsun." denilecek diye Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde bunu bildiriyor.

Demek ki kusurlu mü'minler kabirde azap görebilirler. Zikirden dönen, o da kabirde böylece azap görebilir.

Bu zikirleri kim söyledi?

Peygamber Efendimiz' in tavsiyesi. Benim size söylediğim zikirler peygamber Efendimiz' in tavsiyesi. Günde 100 defa estağfirullah deyin, 100 defa lâ ilâhe illallah deyin, 100 defa salâvat getirin, 100 defa kulhüvallah okuyun. Bunlar hadislerde olan zikirler, Efendimiz' in tavsiyesi.

Niye tavsiye ediyor Efendimiz?

Allah zikri çok seviyor da ondan, sevap kazanalım diye tavsiye ediyor, hem de kolay da ondan. Zikir çok kolay bir ibadettir.

İbadetlerin en kolayı en beleşi hangisidir? Zikirdir.

En yapılmayanı hangisidir? Zikirdir.

Niye yapılmaz?

Şeytan aldatır yaptırmaz zikri. Gazete okur, televizyon seyreder, roman okur, gevezelik eder, dedikodu eder zikir yapmaz.

Neden? Zikir sevaplı da ondan.

İsteyerek mi yapmıyor?

Hayır, şeytan günahları allar pullar, süsler güzelleştirir, bunun önüne sürer. Oltaya balığın takılması gibi takar bunu çeker günaha.

Onun için çok dikkat etmek lazım. Zikirsiz vakit geçirirse bir insan, mü'min-i kâmil bile olsa zikirsiz geçirdiği zamana cennette hayıflanacak, tahassür duyacak. Niye dünyada o vaktimi zikirsiz geçirmişim, niye gaflet etmişim, niye o zaman da zikretmemişim diye o bile, cennette bile bir içi yanacak.

O bakımdan işte kabir azabı bu zikirden yüz döndürenler hakkındadır, o ayet-i kerime onlar hakkındadır.

Vellezî nefsî bi-yedihî. "Şu nefsim elinde olana ant olsun ki."

Resûlullah Efendimiz, "Şu nefsim elinde olana ant olsun ki." deyince kime ant etti?

Allah'a ant etti, çünkü herkesin nefsi Allah'ın elinde.

Ne demek?

Nefis can demek, herkesin canı Allah'ın elinde, dilerse yaşatır dilerse öldürür. Öl derse öldürür; bunu öldür.

Azrail! Ey benim Melekü'l-mevtim! Al bunun canını.

Hapı yuttu adam gitti, hayatı bitti, hayatı söndü.

Bu yaşasın! Yaşar.

Ölecek bir insan sadaka verirse yaşar, sıla-i rahim yaparsa yaşar.

Neden?

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Sadaka, iyilik, sıla-i rahim yapmak ömrü artırır."

Nasıl artırır hocam?

Ne bileyim ben Allah'ın işini! Peygamber Efendimiz öyle bildiriyor, artırır.

E insanın ömrü alnına yazılmamış mı?

Yazılmış ama Allah onu hesaplamıştır ona göre yazmıştır, artırır, sen iyilik yapmaya bak.

Bazı şeyler anlaşılmaz yani neden anlaşılmaz?

Allah'ın işi olduğundan, karmaşık olduğundan akıl ermez.

Dünyanın aşağısında olanlar niye aşağıya düşmüyor?

Bırak dünyanın aşağısını, şimdi hastaneden buraya geliyorduk, Edirnekapı'da lunaparkta gördük. Şöyle kayık gibi bir şey var, içine eğlenmek isteyenler binmiş böyle sallanıyor, böyle sallanıyor, biraz daha hızlanıyor, daha yukarı çıkıyor, daha yukarı çıkıyor, daha yukarı çıkıyor, daha yukarı çıkıyor, en sonunda hop bu tarafa dönüyor.

Ne oldu bu adamlar şimdi? Kayığın içindekiler ne oldu yukarda?

Baş aşağı geldiler, böyle böyle sallanırken daha hızlandı, daha hızlandı, daha hızlandı böyle döndü.

Niye sapır sapır aşağıya düşmediler?

E hocam merkezkaç kuvveti var, sen fizik okumadın mı lisede, şeyde filan?

Tamam, merkezkaç kuvvetinden işte baş aşağı da olsa insan düşmüyor yer çekiminden fazla oluyor merkezkaç kuvveti filan, tamam onu biz de biliyoruz ama bazen insanın aklı ermiyor. Bazısının aklı ermez.

Eskilerin aklı ermemiş de dünyayı tabla gibi düşünmüşler. Müslüman coğrafyacılar bulmuşlar dünyanın yuvarlak olduğunu. Onlar söylemişler, onlar Afrika'dan gemilerle gitmişler de dokuzuncu asırda Amerika'yı bulmuşlar yerleşmişler oraya. Kristof Colomb oraya gittiği zaman orada yerleşmiş Arap kavimler, Afrikalı kavimler buldu ama kitaplar bunları yazmaz.

Bizim meziyetlerimizi saklar biz de kendi meziyetlerimizi onlar söylemediği için bilmeyiz.

Matbaayı John Gutenberg buldu sanırız, Amerika'yı Kristof Colomb buldu sanırız, çiçek aşısını Edvard Gener buldu sanırız…

Bunların hepsini daha önce Müslümanlar bulmuştur ama bizim kendi medeniyetimizden haberimiz yok. Kendi irfanımızdan, kendi güzelliklerimizden haberimiz yok. Avrupalı geliyor, ısrar ediyor ısrar ediyor nihayet bizimkiler yavaş yavaş kendi örfümüzün, âdetimizin, giyimimizin kuşamımızın, yememizin, içmemizin her şeyimizin daha güzel olduğunu Avrupalılar bastıra bastıra tekrar tekrar söylediği için zar zor nihayet kabul ediyor.

Avrupalı Müslüman oluyor bizimkiler Avrupalılara şaşıyor.

E canım işte Yusuf İslâm Müslüman olmuş filan.

O caz şarkısıydı, bana ne! Olmuşsa olmuş!

Peki, büyük mütefekkir, büyük alim Ragury Garudy de Müslüman oldu. Falanca papaz da Müslüman oluyor, piskopos da Müslüman oluyor, filanca devlet adamı da Müslüman oluyor, Amerika'da bir senatörün Müslüman olduğundan haberiniz var mı? Müslüman, resmen Müslüman olmuş, Amerika senatosundaki senatörlerden bir tanesi Müslüman.

Aptallığından mı oluyor?

Toplumuna direnerek, karşı çıkarak, anasının babasının yoluna bırakarak Müslüman oluyor. Büyük kahramanlık, büyük başarı, herkes yapamaz.

Vellezî nefsî bi-yedihî. "Canım elinde olana ant olsun." Yani Allah'a yemin ederim ki! Yani Allah dilerse yaşatır, dilerse öldürür ondan böyle yemin ediyor. Peygamber Efendimiz' in yemin tarzlarından birisi bu. Hepimizin hayatı Allah'a bağlıdır; dilerse yaşatır, dilerse öldürür. Yaşatmayı murat ederse Amerika'yla Rusya ve Çin birleşse, hepsi şu gariban Es'ad Coşan'ı öldürmeye kalksa öldüremezler; İbrahim aleyhisselam'ı öldüremedikleri gibi.

Öldürmeyi dilerse cümle tabîbân-ı cihan toplansa, bütün hekimler toplansa ilaç etseler, beni yaşatamazlar, çünkü Allah ölsün artık demiş. Onun için "vellezî nefsî bi-yedihî" diyor. Onun zevkine varmak lazım o yeminin tadını duymak lazım. Mest olması lazım.

"Ne o, erimeye başladın?" demesi lazım arkadaşı, niye?

"E Resûlullah'ın güzel kelimelerinden mest oluyorum, biraz erimeye de başladım." demesi lazım insanın.

Vellezî nefsî bi-yedihî innehû le-yüsallatu 'aleyhi tis'atün ve tis'ûne hayyeten. "O zikirden dönen kimselere kabirde 99 tane yılan musallat kılınır." Doksan dokuz tane yılan; cıyır cıyır, vıkır vıkır kabrin içi yılan dolu.

Doksan dokuz tane yılan musallat kılınır, ne yaparlar onlar?

Li-külli hayyatin minhâ tis'atü ruûsin. "Her birisinin dokuz kafası vardır." Dokuz başlı 99 tane ejderha yılan musallat kılınır kabirde o zikirden dönen; Kur'an'dan dönmüş kusurlu Müslüman mı demek, zikrini ihmal eden zikirsiz Müslüman mı demek neyse işte, ona bunlar musallat kılınır.

Yenfuhne fî-cismihî. "Hepsi zehirlerini onun cismine, yüzüne üfürürler." Ve yel nehû. "Hepsi onu, o zikirden dönenini ısırırlar." Ve yahdişnehû. "Ve ısırıp onu parçalarlar, cismini koparırlar." İlâ yevmi'l-kıyâmeti. Bir sefer mi yaparlar bunu? Hayır. "Kıyamete kadar kabirde böyle azap görür." Kıyamet kopuncaya kadar...

Sonra ne olacak, kurtulacak mı?

Hayır, kıyamet koptuktan sonra daha beter olacak. Mahkeme-i Kübra bittikten sonra cehenneme atılacak, orada daha beter olacak.

Peygamber Efendimiz; "el-Kabru ravdatün min-rıyâdi'l-cenneti ev hufretun min-hıferin nîrân." demedi mi? "Kabir cennet bahçelerinden bir bahçedir ya da cehennem çukurlarından, ateş çukurlarından bir çukurdur." dememiş miydi, işte o.

Muhterem kardeşlerim! Allah-u Teâlâ hazretleri azîzün züntikâm. "İntikam sahibidir." Biliyor musunuz bir de Allah'ın intikamcılığı vardır.

Kimden intikam alacak?

"İnnâ mine'l-mücrimîne müntakimûn. "Biz mücrimlerden intikam alacağız." diyor Allah-u Teâlâ hazretleri, biz azîmüşşân.

Niye "biz" diye konuşuyor, Kur'ân-ı Kerîm'in ifadesi niye böyle?

Buna "azamet nûnu" derler, azamet ve celalinden dolayı biz diye konuşuyor. Arapça' da üslup böyledir.

Türkçe' de "ben" demek azamet ifade eder, Arapça' da "biz" demek azamet ifade eder. "Biz" onu azaplandıracağız demek, "Ben" azîmüşşân onları fena halde azaplandıracağım demektir; intikam alacağım mücrimlerden diyor. Allah'ın sözü sözdür, vadi haktır, vadinden hulfü yoktur.

Ne yapmak lazım?

Allah'ın intikam alacağı insan durumuna düşmemek lazım; mücrim duruma düşmemek lazım, Allah'ın sevdiği kul olmaya çalışmak lazım, akıllı insan budur. Akılsız insan Allah'ın intikam alacağı insan durumuna düşen insandır.

İnsan niye bu duruma düşüyor?

Dünyanın menfaatleri, paraları, pulları, zevkleri, keyifleri hoş geliyor, unutuyor, bunları düşünmüyor ondan yapıyor. Paradan, mevkiden, hırstan, ihtirastan, hınçtan dolayı yapıyor…

Olmadık şey; adamı bıçaklamış, hastaneye götürürken yolda tekrar tekrar yine bıçaklamış, kafasını kesmiş, eline almış, bıçakla beraber karakola götürmüş.

Muhterem kardeşlerim! Polis olaylarını, zabıta olaylarını bir olay olarak dinleyin, ibretle seyredin, bir de sebebini düşünün; neden yapıyor bunu?

Daha önce arkadaş değil miydi bu ikisi, içki içmeden önce arkadaş değil miydi bunlar? Neden yaptı bunu?

İçki içtiği için.

Şimdi ayıldığı zaman ne diyecek?

Çok sarhoştum, ne yaptığımı bilmiyordum, çok üzgünüm çok sevdiğim arkadaşımdı diyecek.

Peygamber Efendimiz, "İçki bütün kötülüklerin anasırıdır." diyor, bak nasıl kötülük doğurdu ana! İçki içtiler katil oldu, arkadaşlıkları bitti. Birisinin hayatı söndü, ötekisinin de hayatı söndü hem dünya hayatı söndü hem ahiret hayatı söndü.

Ötekisi ne yapmış?

Göbeğine hamile süsü vermiş dinamitleri bağlamış. Karakola dalmak istemiş, polisler engellemek istemişler, dinamitlerin pimini çekmiş, dinamit patlamış. Kendi vücudu parçalanmış, üç tane polis şehit olmuş, şu kadarı yaralanmış. Kendisinin kafası gövdesinden kopmuş, karakolun damında bulmuşlar, resmini çekmiş gazeteciler. Çok büyük bir ibret! Böyle gözü şey bir resim…

Bu 17 yaşındaki kız bu hâle nasıl geldi? Bunun araştırmasını yapmazsanız, bunun üzerinde düşünmezseniz hiçbir şeyi çözemezsiniz.

Bu kız bu hâle niye geldi? Bu kız bu hâle İslâmî terbiye almadığı için geldi.

İslâmî terbiye almış olsaydı öyle yapmazdı; başkasını öldürmezdi, intihar etmezdi, hayatını söndürmezdi. On yedi yaşında daha, hayatının ilkbaharında, namuslu olarak kalsaydı, evlenecekti, çoluk çocuk sahibi olacaktı… Hayat bir imtihan; iyi günler görürdü, kötü günler görürdü ayrı ama kaç kişinin hayatını söndürdü, ahirette ne azap görecek, dünyada da hayatı bitti.

Ne eline geçti?

Aklı varsa bir insanın hayırlı iş yapmaya çalışmalı, insanlığa faydalı olmaya çalışmalı.

Böyle bir karıncayı bile incitmek doğru değilken o polisin ne suçu vardı?

Belki o öldürdüğün insanların yetim çocukları şimdi kaldı arkada başörtülü…

Ne oldu?

İslâm terbiyesi olmadığından oldu, iman olmadığından oldu, yanlış eğitimden oldu. Mü'min olacak insan! İmanın kıymetini anla!

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetüllaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA