İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

13.12.1981 - Doğru Sözlülük, Oruç Tutmanın Önemi, Gece Namazı

13.12.1981 - Doğru Sözlülük, Oruç Tutmanın Önemi, Gece Namazı
Hadisler Deryası

13.12.1981 - Doğru Sözlülük, Oruç Tutmanın Önemi, Gece Namazı

22.12.2025
20 dk 36 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külle hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ ve senedinâ ve tâci ruûsinâ ve üsvenite’l haseneti Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ  âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi sellem. Ve şerre'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Aleyküm bi's-sıdkı fe-innehû bâbun min ebvâbi'l-cenneti ve iyyâküm ve'l-kezibe fe-innehû bâbun min ebvâbi'n-nâr.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Aleyküm bi's-sıdkı. "Sizlere doğru sözlülüğü tavsiye ederim."

"Konuştuğunuz zaman doğru söylemeyi sizlere tavsiye ederim. Bu sizin boynunuza borç olsun. Yalana sapmayın, doğru sözlü olun. Hak sözü söyleyin."

Bu doğruluk sözde de kullanılır, hareketler için de kullanılır. "Doğru sözlü olun." mânasına da gelir; "Doğru hareketli olun. Eğri büğrü, hilekâr olmayın. Yaptığınız işler doğru dürüst olsun. Fiilen de doğru olun." mânasına da gelebilir.

Peygamber Efendimiz bize -o zaman şöyle tercüme edelim- kavlen ve fiilen, sözlerimizde ve hareketlerimizde doğru olmayı bu hadis-i şerifte tavsiye ediyor. Yalan yapmamayı, aldatmaca yapmamayı, yalan söz söylememeyi, hilekârlık yapmamayı tavsiye ediyor.

Neden?

Fe-innehû bâbun min ebvâbi'l-cenneti. "Çünkü doğruluk cennetin kapılarından bir kapıdır."

Allah Allah... Doğruluk bir huydur ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "cennetin kapısı" diyor.

Neden?

Çünkü insan doğru oldu mu; doğru sözlü, doğru özlü, doğru hareketli oldu mu sonunda o huy onu cennete sokar. Doğruluk insanı cennete götürür. Çünkü doğru söylemeye alışmış bir insan, birisi sorduğu zaman eğri söz söylemeyeceği için her hareketini, hayatını ona göre tanzim eder ve neticede cennete gider.

İyyaküm ve'l-kezibe. "Sakın yalan söylemeyin! Yalandan kendinizi sakının, korunun!"

Neden?

Fe-innehû bâbun min ebvâbi'n-nâr. "Çünkü yalancılık, yalan sözler söylemek ve hilekâr, aldatıcı hareketler yapmak da cehennemin kapılarından bir kapıdır." buyuruyor Peygamber Efendimiz.

Bu sözü de kim söylemiş, Peygamber Efendimiz' in bu hadis-i şerifini kim nakletmiş?

Hatırınızda kalabilir: Ebu Bekr-i Sıddık. Kendisi sıddıkların şâhı ya doğruların doğrusu ya Ebu Bekr-i Sıddık hazretleri... Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz' den sonra ümmetin en üstünü, Ebu Bekr-i Sıddık.

"Bak" demişler, yolunu kesmişler; "Senin şu inandığın Muhammed var ya, bu sefer neler söylüyor bize..."

"Ne söylüyor?" demiş.

"Bir gecede güya Kudüs'e gitmiş, Kudüs'ten de semalara çıkmış, mirâc eylemiş diye söylüyor."

Bak ne kadar zarif bir insan ne kadar uyanık bir insan ne kadar has halis bir insan... Diyor ki:

"Bu sözü o mu söyledi? Hakikaten söyledi mi böyle?"

"Elbet söyledi." diyorlar.

Sanıyorlar ki; "Hakikaten söyledi mi?" deyince, "Elbet söyledi." deyince, "O zaman hata etmiş!" diyecek sanıyorlar.

"Hakikaten böyle söyledi mi?"

"Elbette söyledi."

"O öyle söylediyse o halde öyledir!" diyor.

"Öyle söylediyse, siz uydurmuyorsanız, hakikaten öyle söylediyse demek ki o öyledir!"

O zaman kendisine 'sıddıklık' lakabını, mertebesini veriyorlar.

Tasdiki bak nasıl?

"Söylediyse öyledir."

İman öyle olur işte. Biliyor çünkü, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz' le ne zamandır tanışıyor, onun her hareketinin nasıl isabetli olduğunu biliyor. "Resûlullah söylediyse öyledir!" diyor.

İşte o Ebu Bekr-i Sıddık radıyallahu anh bu doğrulukla ilgili hadis-i şerifi Peygamber Efendimiz' den nakletmiş de râvi ile hadis-i şerifin mânası birbirine mutabık düşmüş. Rivayet eden Ebu Bekr-i Sıddık, hadisin mânası da sadakatle, sıdk ile ilgili.

Şimdi buradan bize çıkan nedir? Doğru olmak; doğru sözlü, doğru özlü olmak. Birbirimize karşı yalan dolan etmemek.

Çok zor bir şey... Kolay gibi görünür ama yalan günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.

Telefon çalar; "'Evde yok.' deyiver." deriz. Kapı çalınır; "Evde olmadığımı söyle." deriz. Kasada para duruyordur, tüccar alacaklısı geldiği zaman; "Valla para yok!" der. İş güç, bütün hayat yalan üzerine dönmüş. "İki gözümün nuru, seni çok özledim..." Yalan! İçinden kızıyor. Kızıyor ama yine öyle söyler.

Onun için, doğru olmak hakikatte insanı cennete götürür; ama kolay bir şey de değil.

Allah-u Teâlâ hazretleri hâlis, muhlis, doğru sözlü, doğru özlü kimseler olmayı cümlemize nasip eylesin.

Aleyküm bi'l-bâeti fe-men lem yestetı' fe-aleyhi bi's-savmi fe-innehû lehû vicâun.

Peygamber Efendimiz bu hadis-i şerifte buyuruyor ki;

Aleyküm bi'l-bâeti.

Bâe, "tezevvüc" mânasına geliyor.

"Size nikâhlanıp evlenmeyi tavsiye ederim."

Fe-men lem yestetı'. "Buna gücü yetmeyen kimseye..."

Tabii mesela "evlen" diyoruz ama insan askerliği yapmamıştır, evi yoktur, henüz bir işe girmemiştir. Kolay değil. O zaman Peygamber Efendimiz diyor ki;

Fe-aleyhi bi's-savmi. "O zaman oruç tutsun." Fe-innehû lehû vicâun. "Çünkü bu ona mâni olur."

"Kötülükleri işlemesine mâni olur."

Oruç kalkandır, siperdir; insanı kötülüklere karşı korur, cehennemin ateşine karşı korur, şeytana karşı korur, nefse karşı korur. İnsan oruç tuttuğu zaman nefse hâkimiyet daha kolay olur. Açlıkta pek çok hayırlar vardır. Onun için, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz orucu çok tavsiye etmiştir.

Tasavvufî Ahlâk kitabımızda da vardır. Büyük mutasavvıf İbrahim Hakkı-i Erzurumî hazretlerinin açlıkla ilgili bir bölümü vardır; gayet güzel şiirleri vardır, açlıkta neler olduğunu, ne faydalar olduğunu sıralar.

Onun için, bazı günler evinde buzdolabın dolu da olsa, kesen ağzına kadar parayla dolu da olsa, imkânın olsa da oruç tut, vücuda biraz açlık çektir. Şu vücut biraz aç kalmayı görsün. Çünkü aç kaldığı zaman [insan] hem bedenî bakımdan sıhhat kazanır hem insanda bir hüzün, mahzunluk, boyun büküklüğü olur. O boyun büküklüğü de makbul bir şeydir. Kalbi rikkat kesbeder. İkindi namazında Kur'ân-ı Kerîm okurken gözleri yaşarır yaşarıverir.

"Allah Allah... Ben başka zaman Kur'an okurken gözüm yaşarmıyordu."

Neden? Oruçlusun da ondan. Miden boş, kalbin çalışıyor.

Mide ile kalp birbirine komşu iki tane uzuvdur; birisi doldu mu ötekisi boşalır, ötekisini sıkıştırır, çalışmasına meydan vermez. Mideyi sen tıka basa dolduruyorsun; kalp gönül çalışmıyor, kalp katı oluyor, acımak az oluyor, göz yaşarması az oluyor, tefekkür, ibret duygusu az oluyor. Mide boşalınca bu sefer kalp meydan, fırsat buluyor, gönül çalışmaya başlıyor, merhamet, ibret duygusu işliyor, daha başka [duygular] işliyor; insana hayır ve feyiz geliyor.

Onun için, oruçları sadece Ramazan'a bırakmayalım. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz pazartesi perşembe oruç tutardı.

Peygamber Efendimiz' in yolunda gitmek istemez misin?

"Niye oruç tutuyorsun ya Resûlallah?" diye sorarlardı.

Derdi ki:

"Ameller, kulların yaptığı işler, fiiller, hayırlar, şerler pazartesi perşembe günleri toplu halde Allah-u Teâlâ hazretlerinin dergâhına arz olunur."

Bilmiyoruz, bu işin esrarı var. Tabii Allah-u Teâlâ hazretleri her an her hâlimize muttali, bize bizden yakın;

Ve nahnu akrabu ileyhi min habli'l-verîd.

Elâ innehû bi-külli şey'in muhît.

Bizi çepeçevre ihata etmiş, bize bizden yakın. Ama ameller dergâh-ı izzete pazartesi perşembe arz olunuyormuş. Nedendir, hikmeti nedir, bilmiyoruz.

Belki o vakitler arasında tevbe edilmeye imkân olsun diye... Pazartesi’den perşembeye kadar vakit var; o arada yaptığın günahlara niye tevbe etmezsin, sildirmeye çalışmazsın? Oraya kadar gitmeden niye o vesikayı imza kartonunun içinden çekip almazsın?

Belki onun için... Peygamber Efendimiz;

"Pazartesi perşembe dergâh-ı izzete arz olunur. Ben de o arada oruçlu olmayı tercih ederim. Amellerim Allah-u Teâlâ hazretlerine arz olunurken oruçlu olmayı tercih ederim." diyor.

Resûlullah nasıl bir kimseydi? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz;

Li-yağfire leka'llâhu mâ tekaddeme min zenbike ve mâ teahhara.

Gelmiş ve geçmiş günahları afv-u mağfiret olunmuş bir kimseydi. Açık bono almış bir kimseydi. Geçmiş günahları affolunduğu gibi gelecek günahları da affedilmiş bir kimseydi. Allah-u Teâlâ hazretleri sevmiş.

Ben sana âşık olacak ey Latif

Senin olmaz mı dü-âlem ey Şerif, dediği gibi Mevlid'de, Allah-  u Teâlâ hazretleri sevmiş, lütfeylemiş. Seyyidü'l-evvelîn ve'l-âhirîn eylemiş, gelmişlerin geçmişlerin efendisi eylemiş. İmâmü'l-harameyn eylemiş. Resûlü's-sekaleyn eylemiş; insanlara ve cinlere peygamber eylemiş. Övmüş, bütün günahlarını affetmiş. Ama o da o makama nasıl layık, bak nasıl gayretli; ayakları şişinceye kadar gece ibadet ediyor.

Diyorlar ki:

"Yâ Resûlallah! Anamız babamız sana feda olsun! Senin gelmiş geçmiş günahların affolunmamış mıydı?"

Zevcelerinden, ümmehât-ı mü'minînden bir tanesi diyor ki:

"Niye böyle yoruyorsun kendini? Ayakların şişinceye kadar niye ibadet ediyorsun?"

E-felâ ekûnu abden şekûrâ? "Allah'a çok şükredici bir kul niçin olmayayım?"

O makamı alıyor ama şükrü; ayakları şişinceye kadar ibadet ediyor. Bir secdeye kapanırdı, gecenin yarısı geçerdi; bir secdeye kapanırdı, sabahı bulurdu. Yalvarmak, yakarmak, münacat, niyaz... Oku hadis-i şeriflerde, bak gözün dayanır mı? Nasıl kazandı o makamı, nasıl muhafaza etti?..

Pazartesi perşembe günü de oruçlu olmak sûretiyle [onu da bizlere tavsiye ediyor.] O halde pazartesi perşembe günleri oruç tutalım.

Allah-u Teâlâ hazretleri buyurmuş ki:

"Ey Resulüm! İstersen sana şu Mekke'nin dağlarını altın edeyim!"

"Hayır yâ Rabbi! Ben istemem. Ben bir gün bulayım, yiyeyim; bir gün oruç tutayım, sabredeyim. Ben sana kul olmak istiyorum." diyor.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem saltanat istemedi. Teklif ettiler; "Sana kızlarımızın en güzellerini nikâhlayalım, istediğin kadar para verelim, seni başımıza hükümdar seçelim; gel bu işi karıştırma, şu bizim putlarımıza söz söyleme, bizim inancımızı bozma."

Resûlullah dedi ki:

"Bir elime ayı verseniz, bir elime de güneşi verseniz, -veremezsiniz ya- o kadar büyük itibar yapsanız da yine bu davadan vazgeçmem!" Neden?

Allah'ın elçisi, vazifeli; o vazifeyi yapacak. İstediği kadar isteyen tenkit etsin, öldürmeye kalksın, uğraşmaya kalksın; vazife böyle. Vârislerinin vazifesi de öyle...

O halde pazartesi perşembe oruç tutalım; fırsat oldukça, midemizde ülser yoksa, gastrit yoksa, rahatsızlık yoksa... Peygamber Efendimiz' in şefaatine nail olmaya vesile olur. Hem de madem o günlerde oruç tutmak iyiymiş, biz de tutalım.

Eyyam-ı bîyz denilen, Arabî ayların 13, 14, 15'inde oruç tutarsa insan, bir ayı oruç tutmuş gibi sevap alırmış...

Onun için, o gibi sünnet oruçlara riayet edersiniz.

Peygamber Efendimiz; "Evlenin." diyor, evlenmeye gücü yetmeyene de oruç tavsiye ediyor. Çünkü oruçla kalbi rikkat kesp edecek, nefsi frenlenecek. Fazla yedirdin mi, fazla uyuttun mu önleyemezsin, sen de pişman olursun, yine o sana kusur yaptırır. Uyku nefsi çok kuvvetlendirir. İnsan çok uyursa, bir de çok yemek yedi mi artık uğraş bakalım, nasıl tutacaksın o nefsi de nasıl namaza getireceksin, nasıl günahları yaptırtmayacaksın. Onun için, Peygamber Efendimiz evlenme durumu olmayana "Oruç tutsun." diyor. Evlenme durumu olan da çarçabuk evlenecek. Peygamber Efendimiz' in tavsiyesi bu.

Bir hadis-i şerif daha okuyacağız.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Aleyküm bi-kıyâmi'l-leyli. "Size geceleyin kalkıp namaz kılmanızı, gece namazını tavsiye ederim."

Neden? İzah ediyor:

Fe-innehû. "Çünkü o." De'bü's-sâlihîne kableküm. "Sizden önceki -bu dünyadan gelmiş geçmiş salihler var, Allah'ın sevgili iyi kulları var- iyi kulların töresi, âdeti idi."

O salih kullar geceleyin hep kalkarlardı da o salâhı, o iyiliği, o mertebeyi öyle almışlardı.

Ve inne kıyâme'l-leyli. "Ve biliniz ki, mutlaka ve muhakkak gece kalkıp namaz kılmak..." Kurbetün ila'llâhi. "Allah'a kurbiyettir, yakınlıktır."

Allah'a yakın bir kul olmak, Allah'ın kurbiyetine ermek istemez misin?

Ve menhâtün ani'l-ismi. "Gece namazı günahlardan menedici, insanı alıkoyucu bir şeydir." Ve tekfîrun li's-seyyiâti. "İşlenmiş olan eski günahlara, suçlara, kusurlara kefarettir."

Gece namazı kılarsın, o günahların affolunur.

Günahsız mısın? Mümkün mü, günahsız insan var mı?

Günahlarının affedilmesi için Peygamber Efendimiz reçete veriyor. Gece kalkar o namazı kılarsın, günahların affolunur. Sonra hâline sen de şaşırırsın... Bakarsın günahlar üzerinden kalktıkça bir hafiflik gelir, bir güzellik gelir... "Ya ben bir rahmete erdim ama nereden erdim?" diye anlayamazsın. Gece namazı kıldın da ondan oldu.

Ve matradetün li'd-dâi. "Hastalığı da defedicidir."

Gece namazı hastalığı da defedicidir.

"Ben de sanıyordum ki uykusuz kalınca hasta olacağım."

Değil, aksine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bilakis diyor ki; "Hastalığı defedicidir."

"Uyuyunca daha iyi olmaz mı?"

Hayır. Uyuyunca daha iyi olmaz. Gecenin bir bölümünde uykunu bölüp kalkar namaz kılarsan sıhhat kazanırsın.

"Hocam sen doktor musun? Anlar mısın doktorluktan? Yoksa biraz hadis-i şerifin tarafını tuttuğun için kıvırttırıyor musun?" deme.

Bizim arkadaşlardan birisi -bakanlık da yapmış olan bir kimse- Londra'ya gitmiş. Ayağında bir ağrı var. Londra'ya bir konferans için gidince oradan bir profesöre de müracaat etmişler. Profesör ayağını incelemiş, bakmış ayağında bayağı bir ciddi rahatsızlık var. Demiş ki:

"Bütün geceyi yatıp sabaha kadar hor hor uyuma."

"Ne yapayım?"

"Gecenin ortasında kalk."

"Sonra?"

"Ayağını soğuk suyla yıka. Yıka da etsin orada kan deveran etsin. Kan deveranı suretiyle ayağın sıhhat kazansın. Ondan sonra da biraz kültür fizik yap, hareket yap."

Arkadaş anlatırken gülüyor, diyor ki:

"Adam 'Namaz kıl.' diyecek ama diyemiyor, bilmiyor ki..."

"Abdest al da namaz kıl." dese aynı şey olacak. "Senin bu ayağının hastalığı geçsin diye gecenin ortasında kalk, teheccüd namazı kıl." dese bitecek.

Profesör ama, ilim ona yolun nasıl olması gerektiğini gösteriyor. Mesleğine hâkim bir profesör, diyor ki:

"Bütün geceyi horul horul tam uyuma, kalk. Ondan sonra soğuk suyla abdest al ki kan deveran etsin."

Hakikaten soğuk yere kan [akışı olur.] Soğuk suyla bir abdest aldın mı ilk önce bir üşürsün, ondan sonra orası kıpkırmızı olur.

Neden?

Soğuk yere kan hemen hücum eder, o soğukluğu gidermek için tedbir alır, orada fazla yakma olur; o uzuvlar çalışır.

Ondan sonra da "Biraz hareket et." diyor.

[Namazdan] daha iyi hareket mi olur?

Onun gibi insan 12 rekât teheccüd kılsa kaç türlü hareket oluyor; oturuyor, kalkıyor, tekrar secde ediyor, rükûda derken; tam işte "kültür fizik" dediği şeyin imanlı şekli namaz kılmak.

Bu hadis-i şerifin altında da yazmış: Semâniyetün an selâsetin demiş. "Üç kişiden sekiz yolla rivayet edilmiş." Sağlam bir hadis-i şerif olduğunda da hiç tereddüt yok.

Peygamber Efendimiz dört faydasını saydı:

"Gece namazı Allah'a kurbiyettir." dedi, bir.

Günahlardan insanı çekip çevirir, alıkoyar, meneder. İnsanın günah işleme temâyülünü üzerinden atar, artık günahlara hevesi kalmaz, iki.

Eski seyyiatını siler, yapmış olduğu eski suçların affına sebep olur.

Ondan sonra da vücudundan hastalığı atar. "Hastalık gelmişse bile hastalığı atar." dedi.

Bu gece namazı hakkında söylenecek sözümüz çok. Ne kadar söylesek az gelir. Peygamber aleyhi's-salâtu ve's-selâm Efendimiz gece namazı hakkında diyor ki:

"Dünyadan ve dünyanın içindeki her şeye sahip olmaktan daha hayırlıdır."

Neden?

Çünkü biz Müslümanlığın isminde takılı kalmışız, biz daha Müslümanlığın ismi seviyesindeyiz. Henüz içine nüfuz edip de içinde ne var bilmiyoruz. Dışını görüyoruz; "Müslümanlık bu." Veyahut karttan resmini görüyoruz; "Vay Müslümanlık güzel bir binaymış!" Ama o kadar. İçine girsen, içine girebilsen; o sarayın içinde ne hazineler var göreceksin; ama daha resmini görüyorsun...

İçine buradan girilir. Müslümanlığın içine girmek, fiilen Müslüman olmak için insanın Allah-u Teâlâ hazretlerinin önünde diz çökmesi lazım. Allah-u Teâlâ hazretlerinin önünde şu güzel, pak, temiz alnını yere koyması lazım. Şu güzel gözlerinden tatlı tatlı sevgi gözyaşları dökmesi lazım. Allah-u Teâlâ hazretlerinin yakınlığını gecelerde herkes uyurken hissetmesi lazım. Kendisine ne kadar yakın olduğunu, kendisini nasıl ihata ettiğini, nasıl lütuflar [ihsan eylediğini bilmesi lazım.]

Artık tatmayan bilmez de işte bu kadar söyleyiverelim.

Allah-u Teâlâ hazretleri cümlemize uyanıklıklar nasip etsin. Gafletten uyarsın, zulümâttan çıkarsın, kurtarsın. Cehaletten berî eylesin. Arif-i agâh eylesin. Marifetini, muhabbetini cümlemize ihsan eylesin. Sevdiği razı olduğu kul olarak kendisine kavuşmayı cümlemize nasip ve müyesser eylesin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz' in komşusu eylesin. Livâü'l-hamd'i altında salih kimselerle cem' eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA