İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

23.01.1988 - Namazın Önemi, Duanın Kabul Olduğu Beş Gece

23.01.1988 - Namazın Önemi, Duanın Kabul Olduğu Beş Gece
Hadisler Deryası

23.01.1988 - Namazın Önemi, Duanın Kabul Olduğu Beş Gece

14.02.2023
16 dk 49 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külle hâlin ve fî külle hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Hamsü salavâtin ifteradahünnallâhu azze ve celle men ahsene vudûehünne ve sallâhünne li-vaktihinne ve etemme rükûahünne ve sücûdehünne ve huşûahünne kâne lehû alallâhi ahdün en yağfire lehû ve men lem yef'al fe leyse lehû alallâhi ahdün inşâe ğafere lehû ve inşâe azzebehû.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Ubâdetübnü's-Sâmit radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre, Beyhakî'nin kitabına kaydedildiği üzere, beş vakit namaz hakkında şöyle buyurmuşlar;

Hamsü salavâtin ifteradahünnallâhu azze ve celle. "Beş vakit namaz vardır ki Allah-u Teâlâ hazretleri farz kılmıştır." Farz yani mecburî, herkes yapacak, beş vakit namazı kılacak. Men ahsene vudûehünne. "Kim bu namazların abdestini güzel bir şekilde alırsa…" Yani şapırdatmadan şupurdatmadan, bazı yeri yıkayıp bazı yeri kuru bırakmadan, usulüne uygun, ciddi, vakur bir tarzda güzel abdest alırsa…

Bakıyorum, kimisi musluğun başında yüzüne "şap şap şap" üç defa suyu bir çalıyor. Ondan sonra ellerine geçiyor, "şıp şıp şıp" eller de tamam. Ondan sonra "hop" geliyor... Ama dirseğinin, gözlerinin [bir kısmı] kuru kaldı. Yüzünün her tarafı ıslanmadı... Farkında değil. Olmaz! Abdest aldım sanıyor, abdesti yarım, eksik. Abdestin tam olmadığının farkında değil.

Abdesti güzel alacak. Yüzünü yıkadığı zaman her tarafa gitmesine gayret edecek. Yüzlerini, gözlerini, sakalı varsa sakalını hilalleyecek. Arasına suyun gitmesini sağlayacak... Abdestini güzel alacak. Yani elini koltuklarının arka tarafına döndürecek, koltuklarının üstüne kadar ıslanmamış yer kalmasın falan... Abdestini güzel alacak.

"Kim abdestini usulüne uygun, tam güzel alırsa…" Ve sallâhünne li-vaktihinne. "Ve namazları vaktinde kılarsa…" Vaktinin en şerefli zamanı ilk zamanıdır. Ezan okunur okunmaz, evvel vaktinde namaz en sevaplı olur. Sonuna doğru zayıflar. Öğle namazını ikindiye yakın, ikindi namazını akşama yakın, akşamı yatsıya yakın kılıyor… Olmaz! Evvel vakti en sevaplı zamanıdır. "Vakitlice, evvel vaktinde kim kılarsa…"

Ve etemme rükûahünne ve sucûdehünne ve huşûahünne. "Rükûsunu, secdesini, huşûunu tam yaparsa…" Kimisi Allah-u Ekber diye rükûa vardığı zaman tam eğilmiyor. Reverans gibi kalıyor, yarım. Eğildiği zaman doksan derece olması, sırtıyla bacaklarının tam dik olması daha doğrusu sırtının yere paralel olması lazım! Yarım reverans yapmış gibi, hürmet ettiği bir kimsenin önünde hafifçe eğilmiş gibi oluyor. Rükû tam olmadı. Veyahut rükûa vardığı zaman bir varıyor bir kalkıyor, yaylanma gibi… Rüzgâr geldiği zaman buğday başağının bir eğilip ondan sonra bir daha kalkması gibi... Öyle değil! Rükûa vardığı zaman mutmain olacak yani istikrar bulacak, duracak. Tamam, bu adam rükûda duruyor. Fotoğrafını çeksen, tamam o halde durmuş gibi... Hani bazen televizyonda o sahneyi durduruyorlar ya… Tam topa vururken, tam top kaleye girerken tutuyorlar… Onun gibi. İnsan rükûa vardı mı, kendisini rükûda bir tutacak, rükûsunu ötekisine karıştırmayacak. Karmakarışık olmayacak.

"Rükûsunu güzel yaparsa, secdesini güzel yaparsa…"

Secdeye vardığı zaman üç defa Sübhâne Rabbiye'l-âlâ... Bunu orada söyleyecek. Hızlı yapacağım derken sübhâne'nin bir tanesi orada, iki tanesi havada oluyor. Hiç olmazsa en aşağı üçünü de orada, secdede yapacak. Yani duracak. Sonra kalktığı zaman, celsede oturduğu zaman, duracak. Onu ona eklemeyecek.

Namazı huşû ile, sakin, vakur, Rabbinin huzurunda olduğunun idraki içinde, saygılı bir şekilde kılacak. Laubali ve dikkati dağınık bir tarzda değil. Çünkü dikkati dağınık bir tarzda namaz kılan bir insan bir hükümdarın huzuruna giren bir kimse gibidir. Hükümdar ilk önce "hoş geldin" gibilerden salonun öbür tarafından girdiği zaman bakar. Ama o salonun camına, nakışına, perdesine, tavanına falan bakarsa hükümdar, "Defedin bunu. Bu adam benim huzuruma mı geldi, yoksa perdeyi, tavanı seyretmeye mi geldi?" diye atar. Ona benzer yani... Namazı huşû içinde kılmayan, zihni başka yerlere takılı olan insan böyle bir kimse gibi olur.

Namazın secdesini, rükûsunu ve huşûsunu tam yaparsa, abdesti güzel aldıktan sonra vaktinde kılar da bunu da böyle yaparsa Allah'ın üzerine ahd olur ki onu mağfiret eyleye. Yani Allah onu aff-ı mağfiret etme sözünü verir. "Tamam, bu kul bu namazı duygulu, şuurlu bir tarzda kıldı." diye arada söz ve ahit olmuş olur.

Hani ahdediyoruz, muahede yapıyoruz ya...

Söz mü? Söz! Çak imzayı şuraya…

O da imza atıyor, ötekisi de imza atıyor. İki taraf dünya işlerinde o sözleşmeye uyuyorlar. Böyle namaz kılan bir kimseye de Allah ahd veriyor, muahede olmuş oluyor. "Seni mağfiret edeceğim." diyor. Mağfiret edecek, böyle kılanı cennetine sokacak.

Ama böyle yapmazsa… Yani abdestini güzel almaz, yarım alırsa; namazı vaktinde kılmazsa, huşûu olmazsa, rükûu sücudu karmakarış olursa, hızlı olursa; o zaman kılınmamış gibi olur. Allah'ın o kimseye bir sözü, ahdi olmaz. Bağışlayabilir de bağışlamayabilir de. Çünkü garanti değil. Bu iş biraz gevşek ve kötü yapıldığı için garanti değil.

Namazlardan fayda görmememizin sebebi onu dikkatli kılmayışımızdır. Namaz çok asil ve çok kıymetli bir ibadettir. Çok güzel bir ruhî dinlenme, sükûn ve boşalma vasıtasıdır. İnsan namazları her gün muntazam kılsa, ruhen fevkalade kuvvetli olur. Bir öğle namazını kıldı mı sabahın bütün üzüntüsü, sıkıntısı süzülür, akar, gider. Bir ikindi kıldı mı günün bütün telaşı, ticaretin bütün sıkıntısı akar, gider. Bir akşam, bir yatsıyı kıldı mı rahat eder, gider. Ama namazı güzel kılmadığımız için istifademiz de olmuyor. Namazdan istifade edemiyoruz çünkü güzel kılmıyoruz.

Elimizde bir alet var, kullanmasını bilmiyoruz. Elimize bir computer vermişler, kullanmasını bilmiyoruz. Kapımızın önünde bir güzel araba var, kullanmasını bilmiyoruz gibi oluyor. Onun için namazı güzel kılalım ki Allah-u Teâlâ hazretleri bizi cennetine dâhil eylesin, aff-ı mağfiret eyleyip istifadesiz kalmayalım.

Hamsü leyâlin lâ türeddü fîhinne'd-da'vetü evvelü leyletin min Recebin ve leyletü'n-nısfi min Şâ'bâne ve leyletü'l-Cumuati ve leyletü'l-fıtri ve leyletü'n-nahri.

Ebu Ümâme hazretlerinden rivayet edilmiş bir hadis-i şerif. Peygamber Efendimiz bu hadis-i şerifinde buyurmuş ki:

"Beş gece vardır, bunlarda yapılan duayı Allah reddetmez, kabul eder!" Dergâhtan dönmez, Allah'ın dergâh-ı izzetinden geriye dönmez, bu gecelerde dualar makbul olur.

Nedir bu geceler?

Bir; evvelü leyletin min Recebin. "Recebin ilk gecesi!" Recep ayı, biliyorsunuz Arap aylarından birisinin adı. Üç ayların birincisi Recep ayıdır.

Recep ayının ilk gecesi duaların kabul olduğu çok kıymetli bir geceymiş. Hatırınızda olsun. Hani insan bazen ileriye dönük işlerinde bir not alır ya, siz de bu işin bir notunu alın. Aklınıza, defterinize veya bir kenara yazın ki 20-25 gün sonra bir gece gelecek ki dualar makbul; o zamanı kaçırmayın. Takvimlere bakın, o gece yapacağınız duaları şimdiden düşünün.

Ve leyletü'n-nısfi min Şâ'bâne. "Şaban ayının yarısının gecesi…" Şaban ayı Recep'ten sonra gelen aydır; Recep, Şaban, Ramazan... Peş peşe gelen üç ayın ikincisidir bu. Şaban ayının ortasındaki gece Berat gecesidir. Yani on dördünü on beşine bağlayan gece oluyor. Onun için o gecede de dualar makbuldür. Ona da itina edersiniz. Zaten elhamdülillah kandil olarak kutlanıyor, biliniyor.

Üç aylarda ilk önce bir Regaib kandili gelecek; Recep ayının ilk cuma gecesi yani perşembeyi cumaya bağlayan gecesidir. İkincisi, Şaban'ın on beşindeki Berat gecesidir. Üçüncüsü yirmi yedisindeki Miraç gecesidir. Dördüncüsü Ramazan'daki Kadir gecesidir. Tabi Kadir gecesinin zamanı biraz saklanmış, kullar ona güvenip de [beklemesinler,] arasınlar, biraz ter döksünler diye. Kadir gecesi saklanmış ama Receb'in ilk gecesi, Şaban'ın orta gecesi belli... Onları inşaallah şimdiden niyet ettik ki ihya edelim. O gece abdestli, namazlı, dualı, Rabbimizin yolunda ibadetle geçsin inşaallah.

Müslüman ileriye dönük iyi işlere evvelden niyet etmeli. Yapamazsa da sevap alır. "Benim niyetim can-ı gönülden şu işi yapmak." Bir mâni çıktı, yapamadı. Hastalandı, seyahate gitti, yapamadı; Allah o sevabı verir. Çünkü niyet etmişti. Onun için iyi şeylere önceden niyet etmemiz kârlı bir şeydir.

Leyletü'l-cumuati. "Cuma gecesi…"

Oh, iş daha kolaylaştı şimdi. Demek ki duaların kabul olduğu gecelerden birisi de neymiş? Cuma gecesiymiş.

Cuma gecesi ne demek?

Perşembe gününü cuma gününe bağlayan gece demek… Cuma gecesi deyince, bizim yeni takvim sistemine göre bazıları cumayı cumartesiye bağlayan gece sanır. Hayır! İslâmî gün değişimi akşamdır. Akşam ezanıyla beraber eski gün biter, güneş batmasıyla beraber yeni gün başlar. Perşembe günü akşam ezanı okundu mu perşembe günü biter, cuma gecesi başlar. Hâlbuki yeni takvime göre akşam ezanı okununca gün daha bitmiyor, gece yarısında bitiyor.

Neden?

Tam ortasında biterse işler karışır, takvimler karışır diye öyle bir karar almışlar ama İslâmî bakımdan öyle değildir. İslâmî takvimde, hadis-i şeriflerde anlatılan şekilde akşam ezanıyla beraber, güneşin [batışıyla] beraber yeni gün başlar.

Onun için insan akşam ezanı okunduktan sonra ufka baktığı zaman yeni hilali görse mesela Ramazan hilâlini görse hemen o gece orucun teravih namazını kılar, ertesi gün oruca niyetlenir. Evvelden belli oluyor çünkü. Ertesi günün hazırlığını yapmak mümkün oluyor. İslâmî sistem böyledir. Dinî takvim, gün sistemi böyledir.

Cuma gecesi dediğimiz zaman ne anlayacağız?

Perşembe gününün akşam namazından itibaren ezan okunduğu zaman, güneş battıktan sonra cuma gecesi başladı. Tamam, o geceyi anlayacağız. Demek ki cuma gecesinde de dualar reddolmazmış. O kolay, onu yakalamak kolay! Haftada bir, insan onu yakalayabilir. Dualar eder, sevaplar kazanabilir.

Ve leyletü'l-fıtri. "Fıtır gecesi."

Fıtır gecesi ne demek?

Fıtır sadakasının verildiği Ramazan gecesi yani Ramazan Bayramının gecesi demek… Ramazan bitiyor, ertesi gün bayram namazı kılınacak; o gece çok sevaplı bir gecedir. Ramazan Bayramının gecesi… O da akşam ezanından itibaren başlar. Ramazan'ın son günü, son orucu tuttun, akşam sofrada iftar ettin.

Ne başlıyor?

Artık Fıtır gecesi başlıyor. O geceden sabaha kadar duaların kabul olduğu bir zamandır. Çünkü insan bütün Ramazan oruç tutmuş, ibadet etmiş, Kur'an okumuş, tesbih çekmiş. Artık hasat mevsimi... Etsin duaları, Rabbinden dilesin dileyebildiği şeyleri… Dualar da makbul oluyor. Allah'ın rahmetinin kapılarının açıldığı, rahmetin etrafa saçıldığı bir mevsim oluyor.

Allah Ramazan'a eriştirsin. O Ramazan Bayramı gecesini de ihya etmeyi cümlemize nasip eylesin.

Ve leyletü'n-nahri. "Kurban gecesi." O da ertesi gün Kurban namazı kılınacak olan gecedir.

Hacca giden insanlar için hangi gündür?

Arafat'tan Müzdelife'ye inilen gündür. Çünkü Arefe günü Arafat'ta olurlar, ondan sonra geceleyin yolculuk yapıp Müzdelife'de gecelerler. Sabah namazını kıldıktan sonra Mina'ya gidip kurbanlarını keserler. Demek ki Müzdelife gecesi de hacılar için [kıymetli!..]

Zaten hacıların bir eli yağda bir eli baldadır. Kaymaklı, yağlı... Oraya gitti mi, o mübarek yerlerde zaten ibadetlerin sevabı yüz bin mislidir.

Allah hacları da nasip eylesin inşaallah, o geceyi de ihyâ etmek nasip olsun.

Allah-u Teâlâ hazretleri cümlemizi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz' in hayatını okuyan, hadislerini öğrenen, onlara göre güzel bir Müslüman olmak üzere çalışıp gayret gösteren, temiz, pak, Peygamber Efendimiz' e sadık, bağlı, halis, hakiki Müslüman eylesin. Yolunda daim, zikrinde kaim eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA