İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

02.05.1993 - Hapşırmak, Dünya Sevgisi

02.05.1993 - Hapşırmak, Dünya Sevgisi
Hadisler Deryası

02.05.1993 - Hapşırmak, Dünya Sevgisi

16.07.2026
16 dk 46 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

İzâ atase ehadüküm fe'l-yekuli'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîne ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâlin fe-izâ kâle zâlike fe'l-yekul men 'indehû yerhamukellâhu fe-izâ kâle fe'l-yekul hüve yağfirullâhu le-nâ ve le-küm.

Hapşırmak vukuu bulduğu zaman ne söylenecek, bu konuda bir hadis-i şerif. Çok kaynakları var. Sâlim b. Abd'ten rivayet edilmiş. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

İzâ 'atase ahadüküm. "Sizden biriniz hapşırdığı zaman." Fe'l-yekul. Hapşırdığı zaman ne diyecek?

Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl, diyecek. "Âlemlerin Rabbine hamd olsun, her hal üzere Allah'a hamd olsun." Yani iyilik, kötülük, bolluk, darlık, her hal üzere Allah'a hamd olsun.

Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl. Fe-izâ kâle zâlike. "Hapşıran kendisi bu sözü söyledi mi." Fe'l-yekul men 'indehû. "Yanında bulunan öteki Müslüman da ona desin ki o zaman." Bekleyecek ilk önce, hapşırdı, bakalım arkasından bu ne diyor diye, kulak kabartacak, bekleyecek. Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl, dedi mi hapşıran, dedi.

O zaman bu yanındaki kişi ne diyecek?

Yerhamukellâh. "Allah sana merhamet etsin." diye dua edecek. Yerhamukellâh diyecek. O hapşırdığı zaman Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl deyip hamd edince, bu da Allah sana merhamet etsin diye dua edecek. Müslüman hapşırana böyle dua edecek.

Fe-izâ kâle fe'l-yekul hüve. "Yanındaki bu sözü söylediği zaman, hapşıran bu sefer cevap olarak ona diyecek ki." Tabii o dua etti ona ya, o ne yapacak? O da ona mukabele etmesi lazım.

Yağfirullâhu le-nâ ve le-küm. "Allah sizi de bizi de mağfiret eylesin." Bunları ezberlemek, öğrenmek lazım.

Başka rivayetler de var. Dört tane hadis-i şerif var bu konuda. Onları peş peşe hızlı okuyuverelim.

İzâ atase ehadüküm fe-kâle'l-hamdü lillâhi kâleti'l-melâiketü rabbi'l-'âlemîn fe-izâ kâle rabbi'l-'âlemîne kâleti'l-melâiketü rahimekellâhu.

Bu ikinci hadis-i şerif İbn Abbas'tan rivayet edilmiş.

İzâ 'atase ahadüküm. "Sizden biriniz hapşırdığı zaman." Fe-kâle'l-hamdülilah. "Hapşırıp da arkasından elhamdülillah deyince, devam etmiyorsa, "Melekler, Rabbi'l-'âlemîn derler." Yani elhamdülillah deyip kesme, Rabbi'l-'alemîn'i de ekle. Rabbi'l-'alemîn'i melekler tamamlar. Fe-izâ kâle rabbi'l-'âlemîn. "Elhamdülillâhi rabbi'l-'âlemîn derse aksıran." Kâleti'l-melâiketü rahimekellâhu. "O zaman melekler ona, hah şimdi oldu gibi yani, Allah sana merhamet etsin, rahmetini ihsan eylesin derler."

Demek ki elhamdülillah demek güzel ama melekler istiyorlar ki, elhamdülillahi rabbi'l-'âlemîn densin. Daha güzel olacak. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. Âlemlerin, bütün âlemlerin maliki, mutasarrıfı, sahibi, besleyicisi, geliştiricisi, değiştiricisi, nimet vericisi Allah. Onun öyle olduğunu söyleyince o zaman melekler rahimekellah. "Allah sana merhamet etsin." derler.

Şimdi bu Rabbü'l-'Âlemin kelimesi üzerine tabii çok uzun konuşmak lazım. Çünkü Fatiha’da geçiyor, tesbihatta geçiyor ama mânası çok derin, çok derin.

Rab ne demek? Çok kimse bilmez. Arapça okuyanlar bile çoğu bilmez.

Rab ne demek?

Bir şeyi alıp, besleyip, büyütüp, geliştiren, büyüten demek. Hani nasıl çocuğu terbiye edene mürebbi diyoruz. Yani nasıl bir tohumu alsan, bir çiçek sümbül soğanını saksıya alsan, sulasan, baksan, vitaminini versen, toprağını karsan, ilaçlasan vesaire, sonunda bir çiçek sümbül hâline gelse; veyahut küçük bir kuzuyu alsan, biberonla beslesen, büyütsen, tarladan otlatsan, kocaman hâle getirsen, onun gibi yani. Bir, besleyip, geliştirip, büyütmek mânası var Rab sözünde.

Rabbü'l-'Âlemin. Yani âlemlere nimetlerini verip besliyor alemleri, geliştiriyor. Büyütüyor, geliştiriyor, varlığını tekâmül ettiriyor. Âlemlerin Rabbi demek, bu mânası var. Çoğu bilmez bu manayı. "Âlemlerin sahibi" diye gelip geçer. Sahip değil de düz sahip değil. Rabbü’l-'âlemîn demek, âlemlerin sahibi ama ihtiyaçlarını görüyor, besliyor, bakıyor, büyütüyor demek. O mâna var: Âlemlerin Rabbi. Her nimetimiz, her ihtiyacımızın karşılanması oradan.

Onun için elhamdülillahi rabbi'l-'âlemîn, şükür manasını ondan taşıyor. "O âlemlerin Rabbine hamd olsun" diye o mana oradan geliyor. Rab kelimesinin bu manasını bilin. Rab kelimesi artmak manasıyla ilgilidir: rebâ, yerbû. Ayet-i kerimede de geçiyor bu mâna zaten. Yani, "Siz Allah yolunda sadaka verirseniz, Allah onu kendi indinde artırır, çoğaltır." Sadakayı besler, büyütür, geliştirir; küçücük bir sadaka, Uhud dağı gibi olur. Allah onu kıymetlendirir. Hani bir tasarrufun olsa, götürsen bir helal firmaya versen, o da ticaret yapsa, geliştirse, kocaman etse gibi.

İzâ 'atase'l-'âtısu fe'b-deûhü bi-l-hamdi fe-inne zâlike devâün min-külli dâin ve min-vece'i'l-hâsırati.

"Bir kimse aksırdığı zaman, siz de ona elhamdülillah deyin." Yani söylemezse, hapşırdı elhamdülillah demedi. Siz ona, ondan evvel davranıp, madem söylemedi unuttu, ona elhamdülillah deyiverin. Hamd etmenin zamanıydı, sen onu unuttun gibilerden ona elhamdülillah deyiverin. Siz böyle başlarsanız, hapşırdı, elhamdülillah demeyi unuttu öyle duruyor. Sen elhamdülillah dedin mi sen kazandın. Birinci, ipi göğüsleyen, yarışı sen kazandın. Sen elhamdülillah dedin mi;

Fe-inne zâlike devâün min-külli dâin ve min-vece'i'l-hâsırati. "Bu yani elhamdülillah demek her hastalığın ve böğür ağrılarının şifasıdır." Böğründeki hastalıklara da şifadır. Demek ki, maddî manevi her hastalığa deva oluyor.

Yani "Allah demekle böyle bu kadar şey olur mu?" diye hatırına gelebilir bir insanın. Olur ya, şeytan boş durmuyor, insanın içinde boyuna kazana kömür atıp duruyor, kızdırmak için kara kara kömürleri atıp duruyor, içerde fokur fokur kaynatmaya çalışıyor. Böyle diyebilir.

Muhterem kardeşlerim!

Allah verir, başkası veremez. Başka zenginler veremez ama Allah verir. Allah, bir lâ ilâhe illallah diyene cennette köşk veriyor. Lâ ilâhe illallah kısaca bir söz işte. Lâ ilâhe illallah diyeni cennete sokuyor, cennette köşk veriyor. Bismillâhirrahmânirrahîm diye işe başlayanın, işini rast getiriyor. Besmele ile başlayanın işini rast getiriyor, besmelesiz başlayanın işini güdük bırakıyor. Çünkü yapan, eden, veren Allah; bu sözler Allah'ın rızasına hoş geldi mi Allah affediyor. Hoş gelmedi mi ceza veriyor. Onun için sözün kısalığına bakma, mânasına bak, bir de o sözü sevene bak. Allah seviyor. Sevdiği zaman da seni taltif ediyor.

Geçenlerde Ankara'da hadis-i şerifleri okuyoruz, rüya ile ilgili bahis geldi. Rüya, Kur'ân-ı Kerîm'de var, hadis-i şeriflerde var. Önemli bir olay, rüya. Bazen olacakları, ertesi günkü şeyleri filan insan rüyada görür. Tabii rüya [ile ilgili hadisler] geldi, rüyayı anlattık. Beğenen beğeniyor da çeşitlilik oluyor. Her şeyi öğrenmekte fayda var. Bugün de böyle oldu. Hapşırmanın adabı ile ilgili, hapşırmadan sonra söylenecek sözlerle ilgili geldi.

Ne yapayım?

Peygamber Efendimiz bunları söylemiş. Bunun sevabı, esrarı, incelikleri, hatırası var. Hz. Âdem atamız, yaratıldığı zaman şöyle bir uyanmış, doğrulmuş, ilk önce bir hapşu diye hapşırmış. Ta o zamana kadar gidiyor o. O zaman elhamdülillah demiş. Melek de yerhamukellah diye, bu yeni yaratığa dua etmişler. O mana, o anane devam ediyor.

Nasıl hacda İbrahim aleyhisselam'ın, Hacer validemizin Safa ile Merve arasında gitmesi gelmesi, âdâb olmuş, çeşitli incelikleri var. Nasıl Kâbe'nin etrafında dönmek, meleklerin beytü'l-mâmur etrafında dönmesinin sembolü ve hatırası... İslâm'da çok derin şeyler vardır, işin içinde iş vardır. Esrarının içinde, ibadetlerin nice nice daha esrar vardır, incelikler vardır. Erbabı bilir.

Dördüncü hadis-i şerif:

İzâ 'atase ehadüküm fe'l-yüşemmithü celîsühû fe-in zâde 'alâ selâsin fe-hüve mezkûmün ve lâ yüşemmet ba'de selâsin.

Bu da işe bir hudut koyuyor, diyor ki; "Sizden biriniz hapşırırsa, tamam, yanında oturan arkadaşı üç defa ona yerhamukellah desin, elhamdülillah dediği zaman." İşte buna teşmîtü'l-âtıs derler. Hapşırana hayır dua etmek, iyiliğini temenni etmek. "Üç defaya kadar bunu yapsın, üçten fazla yaparsa, demek ki adam hasta, nezle, peş peşe..." Alerjik mi oluyormuş ne oluyormuş, ben bazen bir hapşırmaya başlıyorum, gidip burnumu yıkamazsam, ağzımı çalkalamazsam, yeri göğü, tavanı havaya kaldıracak gibi hapşırttırıyor uzun zaman.

Demek ki üçten fazlası oldu mu, artık o bir hastalıktandır, nezledendir. O zaman üçten sonra artık söylemeye lüzum yok. Adam hapşırıyor, elhamüdillah, hapşırıyor, elhamdülillah, hapşırıyor, elhamdülillah, yerhamukellah... Artık her şeyin bir hududu var. "Üçten sonra demesin." demiş Peygamber Efendimiz.

İzâ 'azzamet ümmetî ed-dünya nüzi'at min-hâ hetü'l-islâm ve izâ tereketi'l-emre bi'l-ma'rûfi ve'n-nehye anil-münkeri hurrimet bereketü'l-vahyi ve izâ tesâbbet ümmetî sekatat min-'aynillâhi.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'ten. Bu günkü dersimizin son hadis-i şerifi. Ebu Hüreyre rivayetmiş ki, Peygamber Efendimiz buyuruyor;

İzâ 'azzamet ümmetî ed-dünyâ. "Benim ümmetim yani Ümmet-i Muhammed, dünyayı gözünde büyüttü mü." Dünyaya tâzim etti, ehemmiyet verdi mi. Nüzi'at min-hâ hey'etü'l-islâm. "İslâm'ın hey'eti ondan çekilip alınır." Hey'et diye yazmış, burada açıkça hemze var ama baktım, heybet mânası da var. Yani, "İslâm'ın o insana verdiği heybet, vakar ve saygınlık diyelim yeni tabirle, Allah tarafından onun üzerinden çekilir, alınır." Ve yahut buradaki ilk manasıyla, "İslâm'ın umumi görünüşü, hey'eti topluca o kişinin üzerinden alınır."

Ümmetim dünyayı tercih ederse, dünyaya hürmet ederse, dünyaya meylederse, dünyaya dalarsa demek yani. O zaman gidiyor elden; izzet, heybet, İslâm'ın ana hey'eti göçüp gidiyor. İslâm ona darılıyor, kalkıp gidiyor üzerinden. İslâm, "hey'et, topluluk" demektir. İslâm'ın topluluğu şöyle;

"Sen misin dünyaya meyleden? Vay Müslüman vay! Darıldım sana." [Diyor] kalkıp gidiyor. İslâm'ın hey'eti gidince, kuru bir şey kalıyor geride.

Ve izâ tereketi'l-emre bi'l-ma'rûfi ve'n-nehye anil-münkeri. "Ümmetim yine emr-i marufu nehy-i münkeri terk eder..."

Emr-i maruf ne demekti?

İyi şeyleri yaptırım için, etrafa söylemek, nasihat etmek, yaptırmaya çalışmak, hatta zorlamak. Ve'n-nehy-i ani'l-münkeri. "Kötü olan şeyleri de yaptırmamaya çalışmak." İçki içme, onu yapma, bağırma. Komşunun bahçesine tırmanma. Elmasını koparma vesaire. Yani kötüye şeyi yaptırtmamak. İyi şeyi yaptırmaya çalışmak, kötü şeyi yaptırmamaya gayret etmek.

Bu emr-i mâruf, nehy-i münker nedir?

Farzdır. Müslümanların vazifesidir. Namaz gibi, oruç gibi bir vazifedir.

Bunu terk ederse ümmetim, ne olur?

Hurrimet bereketü'l-vahyi. "Vahyin, Kur'ân-ı Kerîm'in üzerlerine inmesinden hâsıl olan bereketten, mahrum kılınır." Kur'ân-ı Kerîm'in bereketinden mahrum kılınır. Kur'ân-ı Kerîm'in bereketini tadamaz, bereketinden istifade edemez, o vahy-i ilâhînin kullara sağladığı manevi faydalardan faydalanamaz duruma düşer.

Ne zaman? Emr-i maruf nehy-i münker yapmadığı zaman, gitti. İki tehlike. Etti iki, üçüncüsü;

Ve izâ tesâbbet ümmetî. "Ümmetim birbirlerine sövmeye, sövüşmeye başlarsa..." Kötü sözler söylerse aleyhinde... Sebbe "sövmek" demektir. Hani "ana avrat" derler ya böyle, ileri geri ağzını açıp gözünü yumup söylemek... Sebbetmek sövmek demek, küfür diyoruz biz ona ama küfür, imanın dışı olan bir şey mânasına da geldiğinden, sebbetmek Türkçe tam "sövmek" [diye çeviriyoruz.] Ümmet birbirine sövüştüğü zaman, o ona sövüyor, o ona sövüyor, sövüştüğü zaman, Sekatat min-'aynillah. "Allah'ın gözünden düşerler."

Muhterem Kardeşlerim! Bu son hadis-i şerifte üç tehlike anlatıldı. Buna dikkat edin. Benim ümmetim, dünyayı gözlerinde büyütürler, dünyaya dalarlar, dünyaya hürmet ederlerse, İslâm'ın hey'eti ondan çekilir alınır. Müslümanlık kalmaz üzerinde. Dünyaya daldı mı, Müslümanlığın ruhu, hey'eti kalmaz, çekilir.

Ne yapacak?

Dünyayı sevmeyecek ahireti sevecek. Dünyaya meyletmeyecek ahirete meyledecek. Gayesi ahireti mamur kılmak olacak. Dünyayı mamur kılmak, cep doldurmak, mevki makam sahibi olmak değil. İsterse bunların aksi bile olsa, ahireti kazanmak o yolla oluyorsa, fedakârlık bile yapması lazım. Yapmazsa, İslâm sıyrılır.

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetüllaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA