İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

14.07.1996 - Şeytanın Oyunları

14.07.1996 - Şeytanın Oyunları
Hadisler Deryası

14.07.1996 - Şeytanın Oyunları

16.06.2020
16 dk 29 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

İnne'ş-şeytane le-ye'ti ehadeküm ve hüve fî salâtihî feye'huzü bişa'retin min duburihî fe yemudduhâ feyerâ ennehû ahdese fe lâ yensarifünne hattâ yesme'a savten ev yecide rîhan.

Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Ebu Said el-Hudri'den Ahmed b. Hanbel ve İbn Abdilber rivayet eylemişler.

Peygamber Efendimiz bu rivayete göre buyuruyor ki;

İnne Arapça'da -edât-ı tahkîk derler- bir şeyin muhakkak olduğunu bildiren bir edattır.

İnne'ş-şeytâne le-ye'tî ehadeküm fi's-salâtih."Muhakkak ki şeytan sizden birinize namazında gelir." Feye'huzu bişa'retin min duburihî. "Ve makatından bir kılı tutar." Fe yemüddühâ. "Ve onu çeker." Feyera ennehû ahdese. "Adam da şeytanın bu oyunundan sanır ki abdesti kaçtı, yellendi."

Makatından bir kılı çekip tutup çektiği için oradaki kıpırtıdan, "Acaba ben abdestimi kaçırdım mı, yellendim mi?.." diye içine bir vesvese gelir. Bunu şeytan yapıyor. Bir kılı tutuyor, çekiyor, orada kıpırtı oluyor.

İnsan; "Galiba abdestim kaçtı." der. Öyle demeyecek! Efendimiz tavsiye ediyor:

Fe lâ yensarif. "Namazı bırakıp gitmesin!"

"Ama kıpırdar gibi oldu?.."

Fe lâ yensarif. "Gitmesin." Hattâ yesme'a savten evyecide rîhan. "Yellenmenin sesini duydu mu? Kokusu duyuldu mu? Yok!"

Şeytan orada oyun ediyor. Namazda, huzuru kaçırmak için melunluk, mendeburluk yapıyor, alçak, alçaklık yapıyor. Mü'min kul Allah'ın divanına durmuş, kıskanıyor. Bak bu mü'min kul, Allah'ın huzuruna girdi, Allah da onu seviyor. Allah-u Ekber dedi, el pençe divan bağladı, divana durdu. Allah'a Elhamdülillâhirabbilâlemîn diye hamd ediyor, sübhanallah diye tespih ediyor, sevap kazanıyor diye kızıyor. Kıskanıyor, bir şey yapacak, gidiyor, abdesti kaçmış hissini vermeye çalışıyor.

Hakikaten insan, şeytanın kendisine verdiği hislere, duygulara, vesveselere, kendisini azcık bir kaptırdı mı bu, iş makinesine elini kaptırmaya benzer. Elini kaptıran kolunu, vücudunu kurtaramaz. Şeytanın vesvesesine kulak vermeyecek, ona iltifat etmeyecek: "Sen beni kandırmaya çalışıyorsun, senin işin fitne fesat, sen benim sanki abdestim kaçmış gibi yaptırtıp namazdaki zevkimi, huzurumu, keyfimi, huşûmu, yok etmek istiyorsun, sevap kazandırtmamak istiyorsun, ben sana uymuyorum…" diyecek.

"Ya abdesti kaçtıysa?"

Peygamber Efendimiz garanti veriyor: Ses duyuldu mu? Duyulmadı, yok öyle bir şey. Koku? Koku da duyulmadı. Demek ki gaz çıkmamış, demek ki yok bir şey. Şeytan oynuyor.

Şeytanların çeşitleri var, görev taksimatı da yapmışlar, çeşit çeşit görevleri yapanları da var. Çarşıya pazara giden şeytanlar çarşıya pazara ilk giden esnafla gidiyor, en son giden esnafla oradan ayrılıyor. Orada kandıracak; müşteriyi de kandıracak, dükkân sahibini de satıcıyı da alıcıyı da kandıracak. Satıcıya yalan söylettirecek, yalan yere yemin ettirecek, tartıyı, ölçüyü eksik yaptıracak. Alıcıya başka oyunlar oynayacak, günaha sokacak. Tam günah işlettirme fırsatı bulacağı bir yer diye çarşı pazara bayraklarıyla gidiyor.

Namaza geleni bırakır mı? Bırakmaz.

Ona da gelir, namazda abdestin kaçtı diye vesvese vermeye çalışır.

Başka şeytanlar var. Onların vazifesi ne?

Bir grubunun vazifesi, bir insana abdest alırken tekrar tekrar abdest aldırmak. Başlıyor, mazmaza, istinşak, yüz yıkamak, el yıkamak… Yeniden başlıyor.

"Hayrola kardeşim, gel bakayım, ne oldu sana? Niye abdesti yarısından kestin, tekrar başa geldin?"

"Abdestim kaçtı gibi oldu."

Şeytan vesvese veriyor; gibi oldu, gibi oldu… Bir şey olmadı aslında. Abdestini kaçtı zannettiriyor. Vesvese veriyor, başına [dönüyor]:

"Peki, bu seferlik yıka, bir daha yapma."

Hayır, bir daha yeniden yıkamaya başladı mı, yarıda yine başa getirttirir, oynar! Kedinin yumakla oynadığı gibi şeytan insanın gönlüyle oynar, aldatmaya çalışır.

Çaresi ne?

Yüz vermemek! Yüz vermeyecek. Kesin olarak bozulduğuna dair bir emare yok, benim abdestim bozulmadı, diyecek. Abdeste vesvese vermek için özel şeytan var.

Namaza vesvese vermek için başka şeytan var.

Ne yapıyormuş?

İnsanın makatından, yel çıkma yerinden kıl tutuyormuş, çekiyormuş. Orada kıpırtı oldu. İnsan, "Galiba, ben gaz kaçırdım, yellendim." sanıyormuş. Namazda huzurunu bozmak için şeytanın işi. Yüz vermeyecek. İnsan buna bir yüz verdi mi mahvolur.

"Hocam nereden biliyorsun?"

Çok kesin konuşuyorum. Başımdan geçtiği için biliyorum.

Lisedeyken abdestim iyi olmuyor, idrar tam kesilmiyor diye mel'un şeytan bana bir kancayı taktı!.. Öğle ezanı okuyor, ben ikindi vaktine kadar abdest alırdım. Bir daha alırdım, bir daha alırdım, bir daha alırdım… Biraz daha ıslaklık var filan gibi gelirdi. Bunların hepsi şeytanın oyunlarıdır. Aman şeytanın oyununa gelmeyin.

Her şeyin usulü var. Yüznumaraya gitmenin adabı var, idrar yapmanın adabı, temizlenmenin adabı var. İstibranın, istincanın adabı var. Elbette insan yemek yediği gibi yüznumaraya da gidiyor, yüznumaraya gidince de yapacağı işlemler, temizlik işlemleri var. Bunların da bir ölçüsü var.

Kimisi ne yapıyor?

Yüznumaraya gidiyor. Delikanlı adam… Dışarıda sıkışmış, yüznumaraya gidiyor. Ayaktan senin bu yaptığın yere çarpınca zerreler nereye gidiyor?

Paçasına geliyor, sağına, soluna gidiyor. Böyle şey olur mu?

Müslüman temizdir, üstünde idrar sıçrantısı, damlası olursa olur mu?

Ondan sonra da bitti mi, bitti; hop içeri. Hay Allah, yürüyor, gidiyor. Gel bakayım buraya.

Bunları neden böyle açıkça söylüyorum?

Bunlar olan şeyler, hep oluyor. Adamın veya kadının abdesti olmuyor! Kadının da adamın da bu işin sonunu beklemesi lazım. Sabırlı olması, iyice bitirmesi, iyice kurulaması lazım. Yıkanacaksa yıkaması, ondan sonra da biraz, birkaç adım atması filan lazım.

Fazla uzatmaya gelmez. Fazla uzattın mı vesveseye gider; çok gevşek yaptın mı pantolon ıslak kalır, abdestsiz namaz kılarsın, o da olmaz. Ölçüyü bileceksin. Hakikaten idrar kalmayacak gibi tedbirini alacaksın, vesvese tarafına kayacak kadar işi büyütmeyeceksin. Normal ölçü içinde abdestini alacaksın. Çünkü şeytan her zaman etrafında dolaşıyor. İşi, seni üzmek, sana sevap kazandırmamak, sana günah işletmek, sevaplı işleri de bozmak! Etrafında dolaşıyor.

İnne'ş-şeytâne izâ semia'n-nidâe bi's-salâti ehâle lehû dırâtün hattâ lâ yüsme'u savtuhû fe izâ sekete rece'a fe vesvese fe izâ semia'l-ikâmete zehebe hattâ lâ yesme'a savtahû fe izâ sekete rece'a fe vesvese.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'ten, Müslim rahmetullahi aleyh, hadis alimi rivayet etmiş.

İnne'ş-şeytâne izâ semia'n-nidâe bi's-salâti. "Hiç şüphe yok ki içimizde-dışımızda olan, var olan ama görünmez, göremediğimiz şeytan denilen düşmanımız namaz kılınsın diye seslenmeyi duyunca…"

Namaz için seslenme ne demek?

Ezan! Müezzin çıkıyor namaz için Allah-u Ekber, eşhedü en lâ ilâhe illallah, hayye ale's-salâh… diyor.

Hayye ale's-salâh ne demek? "Haydi, buyurun namaza gelin!"

Hayye ale'l-felâh. "Kurtuluşa gelin!"

İnne'ş-şeytâne izâ semia'n-nidâe bi's-salâti ehâle lehû dırâtün hattâ lâ yüsme'u savtuhû. "Münadi, namaz için nida ettiği zaman, müezzin ezanı okuduğu zaman onun sesini duydu mu namaz için ezan okunduğunu işitti mi şeytan kaçar!"

Nereye kaçar? Nasıl kaçar? Çirkin bir şekilde kaçar, yellene yellene kaçar.

Dırâd, "yellenme" demek. Sesli sesli, zarta ede ede kaçar.

Nereye kadar kaçar?

Hatta lâ yesme'u la yüsme'u savtuhû. "Müezzinin sesini duymayacağı yere kadar şeytan kaçar!

Hem de yellene yellene, çirkin şekilde kaçar.

Fe izâ sekete rece'a. "Müezzin nidasını ezanını bitirdi mi, sustu mu geri gelir!"

Fırt geri gelir, onun gelmesi gitmesi kolay. Salahiyeti var, hakkı var, yaradılışı müsait; gelir.

Fe vesvese. "Ezanı duymuş insanlara, namaz kılacak insanlara vesvese verir!"

Neler neler! Nasıl kandırır?

"Hadi evde namazı kılarsın." der.

"Müezzin çağırdı işte, gideyim kılayım…"

"Kılarsın, daha yeni, ilk vakti, bu namazın üç-dört saat daha vakti var. Eve gidince güzelce abdest alırsın, kılarsın." der. Camiye sokmamak ister.

"Yok, ille gideceğim." derse;

"Burada sünnet için bekleme, bir dahaki, ilerideki camiye yetişirsin. Orada sünneti kaytarırsın, kırpıştırırsın, makaslarsın, farza yetişirsin, sünnetten kurtulursun." der.

Sünnet fena bir şey mi, kurtulunacak bir şey mi?

Değil ama şeytan öyle der. Burada kılsa sünnetiyle kılacak, onu yapmasın diye adama; "Evine biraz daha yakın yerde namaza git, orda kılarsın." der. Nefsine tatlı gelir.

"Camide bekleyeceğim, imamın gönlü olacak, sarığını cübbesini giyecek; müezzinin gönlü olacak, kamet getirecek de namaz kılacaklar da… Öf be, burası uzatıyor, ben öbür camiye gideyim…" der.

Hem sünneti de tenzilat yapmış olur. Hâlbuki sünneti kılsa, sevap kazanacak fena mı? Ama şeytan onu hoş göstermez!

Bir oyun daha eder, öbür camiye vardığı zaman geçmiş ola! Orada da imam-müezzin, acele etmiştir. Bu gider; namaz yok, bitti. Cemaati kaçırttırdı, cemaati kaçırttırır.

Oyunların akla gelmeyen çeşitleri, hepsi! İçinden bir duygu geldi mi şeytan bana ne oyun ediyor, diye düşüneceksin. Nasıl kandırmak istiyor, diye anlayacaksın, anlarsın. İnsan, biraz tanıdı mı yavaş yavaş anlar. Peygamber Efendimiz şeytanın oyunlarını öğretiyor. Ezan okundu mu ezanı duyulmadığı yere kadar kaçıyor, ezan bitti mi fırt geliyor, vesvese veriyor. Namaz kılacaklara kıldırmamak için vesvese verir, her insana bir başka türlü!

Sana da gelir, der ki:

"Senin abdestin eskidi, hadi bir abdest al, bir daha…"

Seni de abdest almaya sevk eder, seni de abdest almakta [kandırır]: "Şimdi bu abdestin iyi olması için bir de yüznumaraya gir…" vs. Namazı kaçırttırır. Öyle yapamazsa abdest alırken vesvese verir, olmadı bir daha, olmadı bir daha der. İşi vesvese vermek. Ezan okundu, ezan bitince o arada vesvese verecek; herkese gider sataşır, bir şeyler yapmaya çalışır.

Bir de içerde artık sünnet filan kılınıyor:

Fe izâ semia'l-ikâmete zehebe hattâ lâ yesme'a savtahû. "Farz için ikamet getiriliyor, kad kâmeti's-salâtu kad kâmeti's-salâh filan işittiği zaman yine gider!"

Şeytan; ezanı, ikameti sevmez, sesin duyulmayacağı yere kadar gider. O zaman biz de namazlı, ezanlı yerde oturmalıyız.

Adamlar yazlığa gidiyor, cami yok, ezan yok! Cami olan, ezan okunan, ikamet getirilen yerden kaçıyor ve oraya hâkimiyetini kuramıyor. Şeytan, ezan okunmayan yere hâkimiyetini kurar, saltanatını tesis eder, orası şeytanın bölgesi, kurtarılmış bölgesi olur.

Ezan okunmayan bir yer nedir?

Şeytanın kurtarılmış bölgesidir. Artık sen oradaki şeytanlıkları, neler olacağını düşün. Şeytanın mülkü, şurası hudut; burası imanlıların mülkü burası şeytanın mülkü. Artık orada neler olacağını kıyas et, anla!

Fe izâ sekete rece'a fe vesvese. "İkamet getirildiği zaman da yine ses duyulmayacak kadar gider, ikamet bitti mi yine gelir, geri döner, yine vesvese verir."

Ne vesvese verir?

Birisi Allah-u Ekber diyor, bir daha Allah-u Ekber, bir daha Allah-u Ekber diyor.

"Gel yahu, niye böyle yapıyorsun?"

"Olmadı gibi…" Onunla öyle oynuyor!

Kimisi Allah-u Ekber diyor, duruyor.

"Ya sana evden bakkaldan ne al demişlerdi?"

"Dur bakayım, pirinç al demişlerdi."

"Kaç kiloydu?"

"İki kiloydu."

"Ne cins olacaktı?"

"Persani olacaktı."

"O bakkal pahalı, bu bakkal ucuz…"

Şeytan ne yapıyor?

Aklını bir şeylerle meşgul ediyor; namaza durdu, vesvese veriyor. Böyle yapar. Bu da şeytanın namazdaki macerası, serüvenleri.

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetüllaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA