İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

04.04.1996 - Arefe, Hac, Kurban

04.04.1996 - Arefe, Hac, Kurban
Hadisler Deryası

04.04.1996 - Arefe, Hac, Kurban

13.06.2024
15 dk 57 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külle hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ ve senedinâ ve tâci ruûsinâ ve üsvenite’l haseneti Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ  âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi sellem. Ve şerre'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

İnne hâzâ yevmün men meleke fîhi sem'ahû ve basarahû ve lisânehû ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî ya'nî yevme arefete.

Abdullah ibni Abbas radıyallahu anhumadan bir hadis-i şerif.

İnne hâzâ yevmün. "Bu öyle bir gündür ki..." diyor Peygamber Efendimiz.

Hangi gün? Meraklanın diye şimdi söylemiyorum.

İnne hâzâ yevmün. "Bugün öyle bir gündür ki..." Men meleke fîhi sem'ahû ve basarahû ve lisânehû. "Kim bugün kulağına, gözüne, diline sahip olursa, malik olursa, tutabilirse, dizginleyebilirse..." Ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî. "O güne kadar işlemiş olduğu geçmiş günahları mağfiret olunur."

Ya'nî yevme arefete.

Neyi kastetmiş Efendimiz 'bugün' sözü ile? Arefe gününü kastetmiş.

"Arefe günü hangi gündür hocam?"

Kurban Bayramından bir gün önceki güne "Arefe günü" derler. Yevme arefe demek, "hacıların Arafat'a çıktığı gün" demektir. Yevme arefe, hacılar Arafat'a çıktığı zaman. O gün çok mübarek bir gündür.

Kimin için mübarektir? Hacılar için çok mübarektir. Hicaz'a gitmiş olan hacılar [için].

Hacılar için çok mübarek bir gündür. Arafat'a çıkan, oraya ulaşan bir insan için o gün çok sevaplı bir gündür.

Ne yapacak orada, Arafat'ta?

Güneş batıncaya kadar Allah'a yalvaracak, yakaracak, dua edecek, tesbih çekecek, Kur'an okuyacak, ibadet edecek, ibadet edecek, ibadet edecek... Namaz hariç böyle. Namazlar topluca kılınıyor. Öğle vaktinde ikindiyle beraber kılınıyor, bitiyor.

Neden? Akşama kadar geniş zaman içinde Allah'a iyice yalvarsınlar diye.

Öğle namazı kılınıyor, iki rekât. Arafat'ta öğlenin farzı dört değil, iki rekât kılınıyor. Ondan sonra kamet getiriliyor, ikindi kılınıyor, iki rekât. Bitiyor. Bitti, tamam. Güneş batıncaya kadar artık saatlerce Arafat'ta hacılar ağlayarak, yalvararak, yakararak zamanlarını ibadetle geçirecekler.

"Eğer o günde kulaklarına sahip olurlarsa" ne demek? "Kulaklarıyla günah işlemezlerse" demek.

İnsan kulağıyla nasıl günah işler?

Günah olan bir şeye kulak verdi mi kulağı ile günah işlemiş olur. Mesela haram olan bir çalgıya, türküye kulak veriyor; günaha giriyor. Mesela dinlenmemesi gereken başkasının [konuşmasını] dinliyor; günaha giriyor. Mesela iki adam gıybet ediyor, bu da ona kulak veriyor; kulağıyla günaha giriyor.

Demek ki günahlı olan şeyleri dinlemek günahtır. O günde kulağına sahip olacak, günahlı şeyleri dinlemeyecek. Bu her zaman lazım. O gün özellikle günahlı şeyleri dinlemezse kulağına sahip olursa, bir.

Sonra? Ve basarahû. "Gözüne sahip olursa."

Gözüyle günah nasıl olur?

Gözüyle günah, harama bakmakla olur. İnsan gözüyle harama baktı mı durduğu yerden günaha girer.

Kadın, adam pencereyi açmış, perdeleri de açmış, sen buradan trenle cuf cuf cuf cuf gidiyorsun; o pencereyi açmış, evin içi her şey görünüyor. Bakarsa günaha girer. Bir evin penceresinden bakan pencereden içeriye girmiş gibi olur. Kapısından bakan kapısından içeriye izinsiz girmiş gibi olur. Günaha girer. Bakmayacak.

"Hocam ne yapacağız?"

Bizim dervişlik kaidemiz, İslâm ahlâkımız: Nazar ber kadem; ayağının ucuna bakacaksın, gözün yerde olacak, öyle edepli yürüyeceksin. Bizim usulümüz böyledir.

Bizim dedelerimizin bize öğrettiği terbiye nasılmış, tasavvuf terbiyesi neymiş?

Nazar ber kadem; gözü ayakucunda olacak, öyle yürüyecek, etrafa bakmayacak.

Etrafa bakan insan elbette günahı görür, elbette günaha gözü takılır.

Haram bir yüze baksa, namahrem olan, yakını olmayan bir kadının yüzüne baksa günaha girer.

"Hocam, hava kış olduğundan herkes örtülü, onun için canlısına bakmıyoruz da mecmuada oluyor, gazetede oluyor."

Tamam, ona bakınca da günah olur.

Sen haramın resmine baksan resimden de günaha girersin. Resme de bakmayacaksın.

"Hocam, bu gazetelerde hep bu resimler oluyor."

Olmayan gazete alacaksın. Evine böyle gazete sokma! Ceza olsun, onlar da öyle şey basmasın.

Niye basıyor? Tirajı artsın diye.

Alma, tirajı azalsın.

Yok, alıyor onu.

Neden alıyorsun bunu? "İlanı var."

Neden alıyorsun bunu? "Hık mık..."

Onun da nefsi, şeytanı var ya içinde... Aslında çıplak resme bakmayı o da istiyor da ondan o gazeteyi alıyor. Kimse olmadığı zaman bakıyor; "Tövbe tövbe..."

Bu nedir? İnsan ruhunun psikolojisi böyle.

Almayacaksın. Bakmayacaksın. Yolda yürürken ayakkabının ucuna bakarak yürüyeceksin. Gözün ciddi olacak. Öyle şeyi almayacaksın, korunacaksın.

"Arefe günü öyle bir gündür ki kim kulağına sahip olursa, gözüne sahip olursa..."

"Hocam Arafat'ta günah olur mu? Açıklık saçıklık olur mu?"

Olabilir. Arafat'ta herkes ihramlıdır; ihramını iyi koruyamaz, bir yeri açılabilir, bir şey olabilir. Gözüne sahip olacaksın. Veya kadın geçer önünden; bakmayacaksın. Kadına bakar filan...

Ve lisânehû. "Diline sahip olmak."

İnsan dilden günaha girer mi? Evet, girer. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

"İnsanları en çok cehenneme sokan azalardan birisi dilidir."

İnsanları en çok cehenneme sokan dilidir.

"Bir, dilidir; iki dudağı arası. Bir de iki bacağı arasıdır." diyor Peygamber Efendimiz. O kadar söylüyor.

Ekseriyetle buralardan günaha girerler.

"Arefe gününde kim kulağına, gözüne, diline sahip olursa geçmiş günahları affolunur." buyurdu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.

Allah oraya gitmeyi nasip etsin. Öyle güzel, günahsız haccetmeyi nasip etsin. Günahlarımızın affolmasını nasip etsin.

"Peki, hocam biz bu sene yazıldık ama kurada çıkmadık, biz bu sene gidemiyoruz. Zaten hacca gidecek paramız yok, farz da değil..."

O zaman böyle kardeşlerime bu akşam bir müjdem var.

Peygamber Efendimiz' in hadis-i şerifi var:

"Kim Arefe gününde oruç tutarsa..."

"Hocam Ramazan değil, bu ne orucu?"

İslâm'da Ramazan olmayan zamanlarda da oruç tutmak vardır.

"Bu ne orucu?"

Bunlar sevap orucu. Ramazan orucu farz oruç, bunlar da nafile yani fazilet orucu. Bunu tutarsa ilave sevap alır.

Ramazan'ın dışındaki oruçlardan -çoğunuz biliyordur, bilmeyenlere öğretmiş olalım- ne oruçları vardır?

Bir kere her hafta Peygamber Efendimiz ekseriyetle pazartesi perşembe günleri oruç tutardı. Haftalık pazartesi perşembe oruçları vardır. Pazartesi perşembe günü oruç tutmayı Peygamber Efendimiz tavsiye ediyor; sevaptır, sünnettir. Bu orucu isterseniz siz de tutun, siz de sevap kazanın. Mecburi değil, farz değil ama sevaplı.

Her Arabi, kamerî ayın... Arabî aylar, kamerî aylar hangileridir?

Muharrem, Safer, Rebîü'l-evvel, Rebîü'l-âhir, Cumâde'l-ûlâ, Cumâde'l-âhire, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. Bunlara "kamerî ay" diyoruz.

Ocak, Şubat, Mart; bunlar da başka. Bunlara "şemsî, rumî, milâdî" deniliyor. Bu ayrı.

Muharrem'le başlayan kamerî ayların başında, ortasında, sonunda oruç tutmak Efendimiz' in âdetidir, tavsiyesidir, sevaptır. Onları yaparsa bir insan bir ay oruç tutmuş gibi sevap kazanır. Onu da kaçırmamalı.

Arabî, kamerî ayların 13-14-15'inde -bunlara eyyâm-ı biyz adı verilir, Arabî ayların tam ortası- bu günlerde Peygamber Efendimiz hep oruç tutmuş, hiç kaçırmamış. Bunlarda oruç tutan o sevapları kazanır.

Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak çok sevaptır.

Zilhicce ayının ilk dokuz günü... On gece, dokuz gün...

Ve leyâlin aşrin.

Kur'ân-ı Kerîm'de adı geçen gecelerdir. Bu günlerde oruç tutmak çok sevaptır. Her türlü ibadet çok sevaptır. Hacıların hacılık işlemlerine koyuldukları o zamanlarda oruç tutmak da sevaptır, ibadet de zekât da hayır da hepsi sevaptır.

Bir de Arefe günü orucu çok sevaptır.

Ne kadar sevaptır?

"Arefe günü oruç tutan kimsenin bir geçmiş senelik günahı affolur, bir de gelecek senesinin günahı affolur; iki senelik günahı affolur." diye Peygamber Efendimiz buyurmuş.

Geçmiş senenin günahının affını anladık; tamam, geçmiş senenin günahı affoluyor. Ama bir de "Gelecek senenin günahı affolur." diyor. O da çok mühim. Demek ki Allah ömür verecek, yaşatacak.

Sadece Arafat'ta lazım değil. Aslında her zaman günahlardan kaçınmalıyız.

Camide pek günahlı işler olmaz. Elhamdülillah, burada koruma altındayız. Camiler İslâm'ın kalesidir, Allah'ın kalesidir. Tamam. Ama yarın da gözümüze, dilimize, kulağımıza sahip olalım, iyi bir Müslüman olmaya çalışalım.

Bundan sonraki hadis de yine hacla ilgili, onu da okuyuvereyim.

İnne hâzâ emrün ketebehu'llâhu alâ benâti Âdeme fakdî mâ yekdı'l-hâccu ğayra en lâ tetûfî fi'l-beyti.

Buharî, Müslim, Ebû Dâvud, Neseî Hz. Âişe validemizden nakletmişler. Hz. Âişe valimiz radıyallahu teâlâ anhâ rivayet etmiş. Peygamber Efendimiz ne buyurmuş, Hz. Âişe'nin bu rivayetine göre:

İnne hâzâ emrün. "Bu bir iştir." Ketebehu'llâhu alâ benâti Âdeme. "Âdem'in kızlarına Allah bu işi yazmış."

Neyi kastediyor? Hayız, aybaşı hâlini kastediyor.

Bir kadın buluğa erdiği zaman, erginlik çağına yetiştiği zaman ayda bir defa âdet, hayız, aybaşı dediğimiz bir durum olur. O aybaşı günleri namaz kılamaz. Bu kadınına göre yedi gün, altı gün, on gün sürer... Sonra temizlenir. Âdet günlerinde namaz kılamaz, Kur'an okuyamaz, camiye giremez, Ramazansa bile oruç tutamaz; mazeretlidir. "Özürlü, mazeretli" diyoruz. Kadın mazeretlidir. Onları yapamaz. Kur'an'a el süremez, Kur'an okuyamaz.

Hacca gitmişse ne yapacak? Bu hacı hanımların çok sıkıntısıdır. Tam hacca gidiyorlar kâfileyle, haydi aybaşı, âdet görme hâli başlıyor. Ne yapacak şimdi bu kadıncağız?

Buna diyor ki Peygamber Efendimiz;

"Bu iş, aybaşı, hayız hâli Allah'ın Âdem'in kızlarına yazdığı bir iştir."

Kaderin bir cilvesidir. Tabiatın, insan yaradılışının bir sonucudur.

Fakdî mâ yekdı'l-hâccu. "Bir hacının yaptığı bütün vazifeleri sen de yap, yâ Âişe."

Galiba Hz. Âişe validemize söylemiş. Hitap, müennese hitap. Fakdî, "-ye" ile söylemiş.

"Ey Hanım, sen yap." Neyi yap?

Mâ yekdı'l-hâccu. "Öteki erkek hacının yaptığı her şeyi sen de yap, ey âdet gören hacı hanım."

Ğayra en lâ tetûfî fi'l-beyti. "Sadece Mescid-i Haram'a girip tavaf yapman hariç."

"Ondan gayri her şeyi yapabilirsin."

Arafat'a çıkabilir, şeytan taşlamaları yapılabilir, diğer vazifeleri, hepsini yapar, yapar; tavafı yapamaz.

Neden?

Âdet gören bir kadının mescitlere girmesi olmadığından, Mescid-i Haram'a da giremediğinden, tavaf da zaten abdestsiz bile olmadığından... Tavaf, erkek için bile abdestsiz olmaz, abdestli olur. Abdestli olmazsa tavaf olmaz. Tavaf, namaz gibidir. Onun için o hariç.

Peki ne olacak?

Kadın temizlendiği zaman tavaf vazifesini yapar. Temiz değilken mescide girip tavaf yapamaz; temizlendiği zaman yapar. Kadınların hâlidir.

Peki, Allah kadınlara bu hâli neden vermiş?

Allah'ın hikmeti. Kadın, her ay Allah kendisine yavru verecek gibi hazırlık yapıyor. Kadının rahmi, karnındaki bebek yetişecek kısmı bir bebek gelse yaşayacak gibi donanıyor, döşeniyor, hazırlanıyor. Bebek gelmeyince o donanım eskiyor, akıyor. Her ay hazırlanıyor. Bir bebek gelse de buraya otursa da büyüse de bizim nur topu gibi bir yavrumuz olsa diye her ay hazırlık yapıyor. Olmayınca o teşkilat orada bozuluyor, akıyor, temizleniyor. Rahim temizleniyor. Allah'ın kanunu böyle.

Eğer bir bebek gelirse bebek oraya yerleşiyor, annenin "rahim" denilen karnındaki keseye yerleşiyor; anneden gıdasını alıyor, rahmin cidarına yapışıyor, -ona alak deniliyor, alaka deniliyor- rahmin cidarından gıdasını alarak büyüyor. Ondan sonra bebek oluyor. Günü tamamlanınca dünyaya geliyor. Annesi babası seviniyor, bayram ediyor. Akika kurbanı kesiyor, ziyafet veriyor. "Evladımız oldu." diyor, kulaklarına ezan okuyorlar, adını koyuyorlar, hayırlı evlat olsun diye çalışıyorlar...

Allah böyle yaratmış. Kadınların böyle bir durumu var.

Kadınlar böyle hallerinde namaz kılamazlar, camiye gelemezler. Evliyse eşiyle beraber olamazlar. Evlilik işlerini, cinsî münasebetini yapamazlar, o da haramdır. Ayıp da değil, günah da değil; bunları fıkıhta bilmek lazım geldiğinden söylemek gerekiyor. Bazısı bilmediğinden yapar da yanlış iş olur diye söylüyoruz. Aybaşındayken kocası ile beraber olamaz. Bunu da utansak da söylemek lazım geliyor. Temizlendikten sonra olabilir. Bu bakımdan, kadın aybaşı hâlini beyine söylemeli; "Bu günler olamaz." demeli. Bey de o günlerde olamayacağını bilmeli. İkisi de Allah'ın haram kıldığı şeye yanaşmamalı. Yanaşırlarsa ikisi de günaha girmiş olur. Kadın o hâlini saklarsa günaha girer, erkek o hâli bildiği halde ısrar ederse, teşebbüs ederse günaha girer. Bu da böyledir.

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetüllaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Horoz Besleme
28.05.202627 dk 34 sn
03.04.1983 - Güzel Ahlak, Müminlerin Vasıfları
05.08.202623 dk 31 sn
01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu,Namaz,Cuma Namazı, Peygamberimizin Son Sözleri
29.08.202619 dk 58 sn
12.06.1983 - Namaz, İman Galip Gelecek, Ramazan Hürmetine
03.03.202629 dk 46 sn
07.06.1981 - Kıyamet Alametleri, Yaz Gününde Oruç Tutmak, Sabretmek, Soğukta Abdest
04.01.202612 dk 47 sn
01.12.1984 - Dilencilik, Allahın Yardımı
25.07.202018 dk 36 sn
30.09.1990 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
03.09.202539 dk 43 sn
29.08.1982 - Lut Kavmi, Şehitlik
28.11.202321 dk 3 sn
28.12.1980 - Kabenin İçine Girmek, Cennetin Derecesi
24.05.202614 dk 44 sn
28.11.1982 - Şehitlik, Yemeğe Şükretmek
28.11.202318 dk 58 sn
26.12.1982 - Ümmetin İhtilafı
28.11.202320 dk 14 sn
25.07.1982 - Allahı Zikretmek
21.05.202616 dk 17 sn
25.07.1982 - Allahın Kızdığı Şeyler, Acıkmadan Yemek, Allahu Ekber Tesbihi, Sigara
28.11.202331 dk 7 sn
25.04.1982 - Musa (AS) Rivayet, Şükür
19.06.202623 dk 30 sn
24.01.1982 - Alimin Abide Üstünlüğü, Alimin Önemi, Müslümanın Heybeti
28.11.202329 dk 40 sn
21.11.1982 - La İlahe İllallah, Namaz, İmam, Müezzin
15.06.202628 dk 50 sn
21.11.1982 - Kuran Kıraatı, Vera, Sabır
13.06.202616 dk 49 sn
21.07.1985 - Peygamber Efendimizin Tavsiye Ettiği Tesbihler
31.12.202526 dk 23 sn
20.05.1984 - Allahın Adını Anarak İstemek, Yüzü Ve İsmi Güzel Olanlar
10.06.202618 dk 20 sn
19.12.1982 - Hz. Ömer, Müslüman
28.11.202318 dk 51 sn
AKRA