İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir

13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
Günün Sohbeti

13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir

14.07.2026
11 dk 8 sn

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânihî. Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ hayri halkıhî eşrefi’l-verâ Muhammedini’l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din.

Aziz ve mübarek ve sevgili kardeşlerim!

Hocamızı cemaatimizin büyük kısmı bilir ve tanır. Bilmeyenler için de bir bilgi olsun diye hatırlatalım. Hocamız rahmetullahi aleyh Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in evlatlarından idi. Onun mübarek sülalesinden Kafkasya’ya gelmiş seyyidlerden, seyyid ailesinden idi. Kafkasya’nın eski bir hanlık merkezi olan, Nuha şehrinde dünyaya gelmiş. Bu şehrin şimdiki adı Şeki kasabası.

“Hocamız rahmetullahi aleyh cennet mekân[ın] şemâili, simâsı, şekli nasıldı?” diye soranlara bir açıklama olsun diye söylüyorum. Çok heybetli bir kimseydi. Heybeti kadar da sevimli, hoş ve güzel bir kimseydi.

Yani derhal bir kalabalığın içinde, müstesna olarak dikkati çeken bir güzelliği, heybeti ve cazibesi vardı. Pembe beyaz teni, kırmızı yanakları vardı. Uzun, heybetli sakalı vardı. Güleç bir yüzü vardı. Görenleri kendisine bendeden bir güzel hali vardı.

Çok güzel konuşurdu, tesirli konuşurdu ve irticalen konuşurdu. Önceden hazırlanmaya ihtiyaç duymayan bir coşkunlukla konuşurdu, bilhassa hutbeleri müthiş idi. Yani müthiş kelimesi, insanı korkutan, dehşet veren, çok heybetli hutbe irâd ederdi.

Hocamız hutbede, sanki bir başkomutan gibi, o kadar heybetli olurdu. Başımızı kaldırıp da konuşurken yüzüne bakmaya cesaret edemeyecek kadar tesiri altına alırdı ve çok güzel konuları işlerdi. Haftalarca bir konuyu işlerdi ve bıktırmadan işlerdi. Üç hafta, dört hafta, beş hafta, altı hafta bir konuyu aldı mı derinliğinden daha derinliğine öyle işlerdi.

Bendeniz kardeşiniz kitaplarda olmayan, görülemeyecek olan, profesörlerin bilmediği, bilemeyeceği çok şeyi kendisinden öğrendim, dinledim. Başkaları da muhakkak öyle görmüşlerdir, dinlemişlerdir, aynı kanaate gelmişlerdir.

Sevgisi yurdun içine, dışına her tarafa yayılmış bir kimseydi.

Nasıl Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretleri; el-Mü’minü’l-kaviyyu hayrun ve ehabbü ilallâhi mine’l-mü’mini’d-da’îfi ve fî küllin hayrun. “Kuvvetli müslüman zayıf müslümandan daha hayırlıdır. Her ikisi de hayırlı olmakla beraber, hem daha hayırlıdır hem de Allah onu daha çok sever. Allah indinde daha sevgilidir.” buyurduğu için, yani sadece tasavvufi bir çalışmayla kalmamış aynı zamanda sosyal ve teknik ve ekonomik çeşitli birçok teşebbüsleri başlatmış bir kimse olması bakımından, balkanların Türkiye ve diğer devletler dahil en büyük motor fabrikasını kurdurmuştu.

Sonra sosyal hayatta pasif bir şekilde, yalnız ibadetle meşgul olmayıp aynı zamanda sosyal hayatın tanzimi, cemiyetin yükselmesi için o sahada da çalışmalar yapılmıştır.

Böyle şu noktaya işaret etmek istiyorum ki; yani tasavvuf, işte bir kenara çekilip terki dünya eyleyip, dünyayla meşgul olmamak, pasif kalmak, bu sebepten de, böyle olduğundan dolayı da zararlı olmak, başkasının sırtından geçinmek gibi tenkitler yapılıyor. Bunun doğru olmadığının müşahhas misalidir Hocamız rahmetullahi aleyh .Evet, böyle bir ârif idi. Manevî makamı böyle yüksekti. Şânı, şöhreti hudutlardan cihanın her tarafına yayılmıştı.

Memleketin içinden, dışından nice halifeleri, nice mühibbanı vardı ama bir taraftan da hayat için lüzumlu, İslâm'ın kuvvetlenmesi için gerekli, müslümanların saadeti için, selameti için lazım olan her işte de önder idi. Ve onları yaptıran, fiilen yapan ve bunlar için gerekli zemini tesis eden, ettiren bir kimse idi. Hayatı, tasavvufun ne kadar güzel olduğunu gösteren ve tasavvufa yapılan tenkitlerin hepsine müşahhas bir cevap mahiyetinde olan bir kimse idi.

Şimdi Avrupalılar İslâm'ı tabii anlasalar, anlayanları müslüman oluyor. Ama menfaati bozulacak olanlar veyahut liyakati olmayanlar, İslâm'ın kıymetini anlamıyor. Müslümanlığa, hidayete layık olmayanlara Allah bunun kıymetini bildirmiyor. Onu da anlıyorum, çünkü hidayet Allah'ın bir insana vereceği en kıymetli ikram. Hidayete erdi mi bir insan, cennete girecek. Allah sevmediği kimselere de, zalimlere, kâfirlere, fâsıklara, günahkârlara da bu güzel ikramı vermiyor.

Vallâhu lâ yehdi’l-kavme’z-zâlimîne. “Zalimlere Allah hidayet vermez.” Vallâhu lâ yehdi’l-kavme’l-fâsıkîne. “Fasıklara Allah hidayet vermez.”

İslâm'ın bu sevgi dini [oluşu] en başta, yuhibbühüm ve yuhibbûnehû. “Allah'ın kulları sevmesi.” Ve yuhibbûnehû.“Ve kulların Allahu Teâlâ hazretlerini sevmesi.”

Başta Allah sevgisi olarak tezahür ediyor ama bu sevginin iki istikameti var; önce Allah'tan kullarına sevgi, sonra kulların gönlünde Allahu Teâlâ hazretlerine karşı aşkullah, muhabbetullah ateşinin yanması, O’na karşı sevginin belirmesi.

Allah kullarını niçin seviyor?

Allahu Teâlâ hazretleri kullarını kendisine mutî olduğu zaman, itaat ettiği zaman seviyor ve kendisine ibadet ettiği zaman, kendisini zikrettiği zaman seviyor. Ondan sonra o sevgiden kulun gönlünde Allah'a karşı muhabbet hâsıl oluyor. Müslümanlık ilerledikçe, iman kuvvetlendikçe kul terakki ettikçe Allahu Teâlâ hazretlerine karşı sevgisi ziyadeleşiyor. Her yaptığı iş, Allah rızası için olmaya başlıyor. Yani Allah için almak, Allah için vermek, Allah için kızmak, Allah için sevmek derecesine geliyor.

Allah’ı sevmek böylece dinin esası, temeli, aslı, direği oluyor.

Nasıl sahâbe-i kirâma Peygamber Efendimiz analarından babalarından yakın idiyse, yolda olan evlat da yani mânevî evlat, yolda olmayan neseb evladından önde gelir.Nuh aleyhisselamın oğlu babasına iman getirmemiş.”Gel evladım, gemiye gir.”Dediği zaman asi olmuş, peygamberliğini kabul etmemiş.Karısı, Nuh aleyhisselama iman etmemiş, zalimlerden olmuş. Lut aleyhisselamın karısı da aynı şekilde asi olmuş.Asi olursa onun kıymeti yok.Ama onun yolunda yürüyen ötekiler,onun evlatlarıdır. Biz de bu mühibbân, bu evlatları, evlatlarıyız hocamızın.

Tabii bizim okuduğumuz hatimler, çektiğimiz tesbihât, tehlilât, salavât-ı şerîfeler elbette hem onun ruhu için okuyoruz hem de eğer onun ruhu için okumasak bile onun evlâdı olduğumuz için, onun terbiyesiyle yetişmiş olduğumuz için, bizim sevaplarımızın bir misli biz ona bağışlasak da bağışlamasak da ona gidiyor. Yani milyonlarca müridinin yapmış olduğu âmâl-i sâlihanın misli hocamızın defterine yazılıyor. Hadîs-i şerîflerde müjdelendiği üzere.

Ayrıca kurmuş olduğu sosyal müesseseler, ictimai müesseseler, daha başka emrettiği vakıflar ve diğer hayrât u hasenât tabii onların da sevapları kabrine gönderiliyor, Allah tarafından defter-i âmâline yazılıyor. Arkasında bırakmış olduğu ilim, kitapları, yetiştirdiği irfana vâsıl olmuş olan kimseler, tabii bu ilimler de başkalarına anlatıldıkça hocamızın kabrine sevaplar yağıyor.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Hocamız rahmetullahi aleyh’in kabr-i şerîfine ne kadar sevapların, her gün nasıl böyle melekler tarafından getirilip defterine yazıldığını, bu feyizlerin, seneler geçmesine rağmen bu muhabbetin, bu coşkunluğunun neden olduğunu oradan anlayabilirsiniz.

Allahu Teala hazretlerin rahmeti, ikramatı, ihsanatı daim olsun üzerlerinde, kabirleri pür nur olsun.Allahu Teala hazretleri, kabir istirahatlerini müzdâd eylesin,nurlarını sürurlarını ziyade eylesin

Subhane Rabbike Rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel mürselîn velhamdülillahi Rabbil âlemîn. Rabbena tegabbel minna bi hürmeti esrarı suretil Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Topluma Merhamet
21.10.202417 dk 9 sn
AKRA