İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

29.12.2000 - Ramazan Sonrası, Alimlerin Önemi, İlmin ve İlmi Yaymanın Önemi

29.12.2000 - Ramazan Sonrası, Alimlerin Önemi, İlmin ve İlmi Yaymanın Önemi
Günün Sohbeti

29.12.2000 - Ramazan Sonrası, Alimlerin Önemi, İlmin ve İlmi Yaymanın Önemi

24.03.2026
15 dk 49 sn

Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Elâ uhbirüküm ani'l-ecvedi? el-Ecvedü'llâhu. el-Ecvedü'llâhu. el-Ecvedü'llâhu. -el-Ecvedü Allah, el-ecvedü Allah, el-ecvedü Allah diye de okunabilir- Ve ene ecvedü veledi Âdeme ve ecvedühüm min ba'dî raculün alime ilmen fe-neşere ilmehû yub'asü yevme'l-kıyâmeti ümmeten vâhdehû ve raculün câde bi-nefsihî fî sebîlillâhi hattâ yuktele.

Bu hadîs-i şerîfi Enes radıyallahu anh'ten İbn Abdilberr rivayet etmiş.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Elâ uhbirüküm ani'l-ecvedi. "Ben size en cömerdi haber vereceğim; dikkat edin, pür dikkat beni dinleyin! Bütün dikkatinizi toplayın, iyice dinleyin ki ben size en cömerdi haber vereceğim!" buyurduktan, uyardıktan, dinleyicilerin dikkatlerini toplamalarını ikaz olarak söyledikten sonra buyuruyor ki;

el-Ecved Allah. "En cömert Allah'tır." el-Ecved Allah. "En cömert Allah'tır." el-Ecved Allah. "En cömert Allah'tır."

Evet, Allahu Teâlâ hazretleri ekberdir, "en büyüktür"; a'zamdır, "en uludur"; ekremdir, "en kerem sahibidir"; ecveddir, "en cûd u sahâ sahibidir". Her şeyi en büyüktür, hem de hiçbir şeyle mukayese edilmeyecek gibi... Lütfundan, cûd u kereminden herkese rızıklar ihsan ediyor, nice nice nimetlerle insanları perverde ediyor.

Ve ene ecvedü veledi Âdem. "Ben de Cenâb-ı Hakk'ın peygamberi, habîbi olarak benî Âdem'in yani insan cinsinin, Âdemoğullarının en cömerdiyim."

Evet, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hayatında bunun sayısız misallerini göstermiştir, kitaplara girmiştir. Gözleri açık bırakacak, ağızları hayretten açık bırakacak bollukta çoklukta verirdi. Yanına dağlar kadar mal mülk, para gelse onu hemen akşama bırakmadan dağıtırdı; akşam gelirse sabaha çıkmadan dağıtırdı. Verdiğini öyle bir doyururdu ki bir kişiye bir sürü verirdi, o kadar bol bol verirdi Peygamber Efendimiz...

Ve ene ecvedü benî Âdem. Benî Âdem'in, veled-i Âdem'in, Âdem aleyhisselâm'ın evlatlarının... Veled, vüld diye de de okunursa o zaman "çocuklar" mânasına gelir, daha iyi. Ecvedü vüldi Âdem. "Âdem aleyhisselâm'ın çocuklarının en cömerdi."

Evet, Peygamber Efendimiz maddeten, mânen, ilmen, irfânen, her yönden en cömerdiydi.

Bunlar tabii... Allah'ın en cömet olduğunu biliyoruz. "Tabii" dediğim bizim bildiğimiz bilgiler, yeni bir şey değil. Ama bundan sonrasını iyi dinleyin:

Ve ecvedühüm min ba'dî. "Müslümanların benden sonra en cömerdi..."

Kimdir?

Raculün alime ilmen fe-neşere ilmehû. "Bir adam ki ilmi bildi ve o bildiği ilmi neşretti, yaydı, öğretti."

Demek ki ilmi bilip de insanlara ilmi öğreten bir müslüman alim ve muallim kişi; biliyor, bildiğini de öğretiyor, o da insanların en cömerdidir. Çünkü; para verse o aldığı parayla insan gider çarşıdan pazardan bir şeyler alır ama alimin verdiği ilimle kazandığı mânevî faydalar, hatta maddî ve dünyevî faydaların yanında o alacağı yiyecek, giyecek, eşya, meta çok cüz'î kalır. Çünkü insan bazen bir alimden bir söz duyar; hayatı, görüşü, yönü değişir, cennete doğru yönünü değiştirir, cennetlik olur. Bir alimin bir mübarek sözünden, bir mübareğin irşadından... Demek ki en cömert onlardır. Mânevî bakımdan insanlara hazineler veriyorlar.

Yub'asü yevme'l-kıyâmeti ümmeten vahdehû. "Alim, tek başına bir ümmet olarak haşrolur."

Ümmet, "kalabalık" demek, "bir sevk edicinin etrafında toplanmış, ona bağlı insanlar topluluğu" demek.

Tek başına bir ümmet şerefini kazanır. Yani topluluğa bedel olmuş oluyor. Yığınla insana bedel olmuş oluyor. Bu, Resûlullah'tan sonra en cömert insandır.

Muhterem kardeşlerim!

O halde, lütfen Ramazan mekteb-i âlîsinde öğrendiğiniz güzel bilgileri etrafınıza yayınız; bu lütfu, bu cömertliği gösteriniz. Ramazan'da neler öğrendiyseniz çoluk çocuğunuza öğretin, komşunuza öğretin, arkadaşlarınıza öğretin, etrafa öğretin; İslâm yayılsın.

Ben dünyayı gezen bir kardeşiniz olarak görüyorum; başka dinlerin mensupları yanlış inançlarına rağmen çok ustaca çalışıyorlar, çok milletleri kendi tarafına çekiyorlar, ilerleme kaydediyorlar. Hak dinin mensubu olan müslümanlar kendi ülkelerinde kan kaybediyor, kendi çocuklarını iyi yetiştiremiyor, sahip çıkamıyor. Hatta kendilerine sahip olamıyorlar.

Onun için ilmi öğrenmek ve neşretmek, öğretmek, yaymak, benimsetmek bu devirde çok büyük önem kazanmış bulunuyor. Lütfen Ramazan'da öğrendiklerinizi öğretmeye başlayarak siz de İslâm'ın tanıtılması, öğretilmesi gayreti içindeki hissenizi, yerinizi alın, çalışmaları yapın.

Ve raculün câde bi-nefsinî fî sebîlillâhi hattâ yuktele.

Bir de en cömert insan kimdir? Peygamber Efendimiz alimden sonra söylüyor;

Allah yoluna hayatını feda ediyor, bahşediyor, harcıyor. Allah yolunda şehit oluncaya kadar savaşıyor.

Nihayet şehit oluyor, hayatını veriyor.

İnsanın hayattan kıymetli nesi var? Hayatını veriyor, daha nesini versin?

Hayatını veriyor, elbette bu da çok cömert.

Ama dikkat edersiniz; hayatı vermek de savaşmak da ya kendisi feda oluyor ya da karşı tarafta insanlar hayatlarından oluyorlar. Savaş istenilen bir şey değil; olduğu zaman iki taraftan da zâyiat veriliyor. Ama alimin yaptığında, çalışmasında ölen yok; kaybedilenlerin kazanılması var, kaybedilecek olanların, belki öldürülecek olanların kazanılması var, belki başının kesilmesi gerekenlerin kazanılması var. Onun için ilim çok önemli.

Peygamber Efendimiz'in bir hadîs-i şerîfini burada mutlaka yeri gelmişken bir daha hatırlayalım:

el-İlmü hayâtü'l-İslâm. "İlim, İslâm'ın canıdır, hayatıdır."

"İlim varsa İslâm vardır." demek.

Demek ki ilim aynı zamanda insanlığın da hayatıdır. İnsâniyetin de hayatıdır. İlim İslâm'ın da hayatıdır, insanoğlunun da hayatıdır. Çünkü ilim öğrendiği zaman bir insan kurtuluyor; maddeten de mânen de, dünyada da âhirette de kurtuluyor. Demek ki hayatı kurtuluyor. Öteki türlü hayatı sönecekti; hem bu dünyada sönecekti hem de kâfir olarak öldüğü zaman âhirette sönecekti.

Onun için Peygamber Efendimiz ilmi, alimin derecesini öne almış. Hakikaten de dinimizin emri, bildirmesi böyledir. Alimin derecesi daha üstündür. Alim cennetin kapısında durur, kendisine "İstediğine şefaat et." denir, şefaat eder. Şehitten dahi daha üstündür. Alimin mürekkebi şehidin kanıyla tartılır ve daha üstün gelir.

O bakımdan, çoluk çocuğunuzdan en akıllı olanını İslâmî ilimlere sevk edin. Allah rızası için, maddî fayda beklemeden, vicdanının sesinden başka bir baskıya kulak asmadan Kur'an'ı öğretin. İnsanlara Kur'an'ı öğretsin. Sünnet-i seniyyeyi, dinin ahkâmını öğretin; o çocuğunuz öğretsin, size de sevaplar gelsin. İlim öğretin.

Tabii zamanı gelince bazen ilim de artık yetmez; ülkenin korunması lazım, müslümanların korunması lazım, savaşmak gerekebilir, düşman saldırır. O zaman da nihayet şehit oluncaya kadar bir kimsenin çarpışıp çarpışıp, kurtuluş ihtimali yok, [canını veriyor]. Ama Allahu Teâlâ hazretleri de ona en büyük sevapları veriyor. O cömertlik de çok güzel.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Demek ki Ramazan mekteb-i âlîsinde öğrendiklerimizi Ramazan'dan sonra tatbik edeceğiz.

Başka söylememiz gereken neler var?

Ramazan'da sabrı öğrendik.

Sabrı Allah çok seviyor, Peygamber Efendimiz çok tavsiye eyledi.

İnna'llâhe mea's-sâbirîn. "Allah hiç şüphe yok ki sabredenlerin yanındadır, onları seviyor, onunla beraberdir."

Kendimizi dizginlemeyi öğrendik. Arzularımızı dizginlemeyi öğrendik. Tutmayı öğrendik, irademizi kuvvetlendirdik. İnsan bu sabırdan çok sevaplar kazanır. Sabredin, sabredin, sabredin; sevapları kazanın.

Sonra, Ramazan'da Kur'ân-ı Kerîm'i aşk ile şevk ile camilerde okuduk, mukabelelerde dinledik. Kendimiz evimizde hatimler sürdük. Ramazan'dan sonra da o sevgili kitabımıza, Kur'ân-ı Kerîmimiz'e bağlılığımızı gevşetmeyelim, sevgimiz gevşemesin. Var gücümüzle Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemeye, öğrenmeye, çoluk çocuğumuza öğretmeye gayret edelim.

Şimdi benim elimde imkân olsa, ben şu sırada tek söz sahibi insan olsam, müslümanların hepsine ilk önce Kur'ân-ı Kerîm'i öğretirim. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberletirim, Kur'an-ı Kerîm'i öğretirim; Kur'ân-ı Kerîm'i öğrettikten sonra da öteki ilimleri öğretirken öteki ilimlerin eğrisini doğrusunu o Kur'an bilgisiyle öğrenen kişi bilir; en sağlam yerden ana fikirleri almış olduğu için, ana yeri kaynağı bulmuş olduğu için o zaman çok başarılı olur.

İnsanların bir taraftan kendisini müslüman sanıp da bir taraftan da İslâm'a çok aykırı işler yapması tersten başlamalarından oluyor. Kur'ân-ı Kerîm'den başlasa, "Kur'ân-ı Kerîm Allah'ın kelâmıdır; Muhammed-i Mustafası'na, Habîb-i Edîb'ine bunu vahiyle indirmiş. Kur'ân-ı Kerîm budur, bunları emrediyor, bunu iyi ezberle evlâdım!" derse, çocuğu ona göre yetiştirirse, "Hayatında senin amacın Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenip öğrendiğini Kur'an'a göre hayatını sürmektir, geçirmektir." diye öğretirse ona göre yürürken karşılaştığı her olayda Kur'an terazisinde olayı tartar, ölçer, doğruyu eğriden ayırır; Kur'ân-ı Kerîm'in nuru, kılavuzluğu ile doğru yolu bırakmaz, yanlış yollara kaymaz, doğru yolda yürür.

Kur'ân-ı Kerîm kıraatini de, hatmini de, tefsirini de, öğrenilmesini de çok daha ciddi bir şekilde Ramazan'dan sonra devam ettirmenizi tavsiye ederim.

Geceleyin teheccüd namazlarına, yemek yemek için sahura kalktığınız gibi bu sefer de mânevî ziyafet sofralarında kalkıp o mânevî ikramları almak için gece vakti teheccüde lütfen kalkmanızı tavsiye ederim. Çünkü;

Rek'atâni mine'l-leyli hayrun mine'd-dünyâ ve mâ fîhâ. "Geceleyin kılınan iki rekât bir namaz, -farz değil; yatsıdan, vitirden sonra, sabah namazından önce, arada kılınan iki rekât namaz- dünyadan da dünyanın içindeki her şeye sahip olmaktan da hayırlıdır."

O sevabı da kaçırmayın.

Bir hadîs-i şerîf daha söyleyerek, okuyarak sohbetimi bitirmek istiyorum.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in en çok sevdiği şey, hadîs-i şerîfte geçiyor ki, onun metnini de okuyalım, Peygamber Efendimiz'in arzusunu, zevkini, isteğini, işaretini size nakletmiş, bildirmiş olayım.

Buhârî'de ve İbn Mâce'de var. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hakkında Âişe-i Sıddîka validemiz naklediyor ki;

Kâne ehabbu'd-dîni ileyhi mâ dâveme aleyhi sâhibuhû.

"Peygamber Efendimiz'in nazarında, onun peygamberâne isabetli görüşüne göre en sevimli, en güzel dindarlık..."

Mâ dâveme aleyhi sâhibuhû. "İbadeti yapan kimsenin yaptığı ibadete devam ettiği dindarlıktır."

Bir insan dindarlığına göre yapmış olduğu ibadetini devam ettiriyorsa, bırakmıyorsa, kesmiyorsa, muvakkat, bir zaman yapıp sonra bırakmıyorsa, daima yaptığı güzel ibadeti devam ettiriyorsa işte Peygamber Efendimiz o kimsenin dindarlığını seviyormuş. Âişe-i Sıddîka validemizin rivayetinden anlaşılan bu.

O halde, Ramazan'daki güzel hâlinizi Ramazan'dan sonra da aynen daha güzel bir şekilde devam ettirin ve Ramazan'daki o meleklik, sâfiyet inşaallah aynen devam etsin, artsın, eksilmesin, daha ziyade olsun.

Cenâb-ı Hakk'ın sevgisini kazanmayı Allahu Teâlâ hazretleri cümlenize nasip eylesin. Hem dünyada sevdiği kul olarak yaşayın, hem de âhirete vardığınız zaman en büyük mükâfatlara erin. Rabbimiz cümlenizi cümlemizi cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Sevdiği razı olduğu kullarından eylesin. Rıdvân-ı ekberine vâsıl eylesin. Selâmına erenlerden eylesin. Cemâlini görenlerden eylesin. Allah hepinizden razı olsun.

Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû...

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA