15.02.1995 - Mümin Kişi Yanına Gelen Kişiye İslamı Temsil Ettiğini Unutmamalı, İyi Davranmalı

15.02.1995 - Mümin Kişi Yanına Gelen Kişiye İslamı Temsil Ettiğini Unutmamalı, İyi Davranmalı
Azîz ve sevgili Akra dinleyicileri;
Allahu Teâlâ hazretleri sizi dünyanın ve âhiretin hayırlarına erdirsin, şerlerinden korusun.
Peygamber Efendimiz'e Allahu Teâlâ hazretleri emrediyor ki;
Ve in ehadün mine'l-müşrikîne'stecâreke fe-ecirhü hattâ yesmea kelâmallah.
"Müşriklerden birisi senin yanına, civarına, komşularına gelip seni görmek isterse "Nasıl bir insanmış, bir bakalım. Peygamber diyorlar, bir göreyim, durumu bir inceleyim." diyerek yanına gelmek isterse kabul et ve konuş, İslâmı anlat. Ondan sonra kendisine bir zarar gelmeden kendi beldesine gitmesine yardımcı ol. Emniyet içerisinde, yani yolda bir hücuma filan uğramamasını da sağla." diye emrediyor.
Neden?
Müslüman yanına gelene İslâm'ı anlatacak, İslâm'ın güzelliğini haliyle, sözüyle, ahlâkıyla gösterecek. Adam sevecek, "Ha, İslâm hak dinmiş. Demek ki akide bakımından doğruymuş. Hay Allah, ben müşrikmişim, ben yanlış şeylere tapıyormuşum." diyecek, müşrik vazgeçecek. İslâm'ın güzelliğini anlayacak, "Ya, bu güzel bir dinmiş." İslâm'a girecek. Ahlâkını beğenecek, "Bu güzel bir ahlâkmış, ben de müslüman olayım." diyecek. Bu önemli!
Bizim de etrafımızdaki insanlarda iyi tesirler bırakmamız gerektiğini, bunun bir görevimiz olduğunu, görevlerimizden bir görev olduğunu hiç unutmamamız gerekiyor. Adam bize bakacak bizden Müslümanlık hakkında hüküm çıkartacak.
"Ha, müslümanlar işte böyle yaşıyor."
Müslümanlık nedir?
Et-tuhûru şatru'l-îmân.
"Temizlik imanın yarısıdır."
Bir kere müslüman tertemiz bir insandır.
"Oo, çok güzel..."
Müslümanlık nedir?
Dürüstlüktür. Sadâkattir, doğru sözlülük, doğru özlülüktür.
"Oo, İslâm çok güzel..."
Müslümanlık nedir?
Sevgi dinidir.
Bir gayrimüslim, bir müşrik, bir kâfir: "A, ne kadar güzel! Müslümanların birbirleriyle ne kadar içtimâî münasebetleri var... Hay Allah, bizim toplumlarımızda böyle şeyler yok. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor." diyecek. İslâm'ı sevecek.
Bütün bunlar bir arada oluşla olur.
Onun için biz etrafımızda bizimle bir arada olan, herhangi bir sebeple, herhangi bir vesileyle içine girdiğimiz bir toplulukta veya bizim etrafımıza gelmiş olan insanlarda İslâm hakkında müspet intibalar, izlenimler meydana gelsin diye özen göstermeliyiz. Temiz olmalıyız, titiz olmalıyız, dikkatli olmalıyız, sözümüze dikkat etmeliyiz. Kimseyi kırmamalıyız. Centilmen, nazik, kibar olmalıyız. Hatırnüvaz olmalıyız -eski tabirleri de kullanayım biraz, Batılıları kullandığımız gibi, Batı kelimeleri , onları da öğrensinler-, hatıra, gönle riayet eden, karşımızdakinin gönlünü alıcı, gönül yapıcı insanlar olmalıyız ki adam sevsin. "İslâm çok güzelmiş." desin ve İslâm'a koşarak gelsin, atılarak gelsin. İslâm'ın kucağına bir çocuğun annesinin kucağına atılır gibi aşk ile, şevk ile, isteyerek gelmesini böylece biz sağlamalıyız. Sağlamakta rol almalıyız. Bizim sözümüz, davranışımız, işimiz güzel olmalı.
"Ah, çok dürüst insan." "A, çok tatlı bir insan." "A, çok kibar bir insan." "A, çok gönül yapıcı bir insan." "Çok fedakâr bir insan." "Çok cömert bir insan." "Ah onun gibisini görmedim, ne kadar iyi bir insan!" dedirtmeliyiz.
İslâm'a teveccüh artmalı, İslâm'a giriş artmalı.
Bizim vesilemizle birisinin İslâm'a girmesi çok önemli. Bizden nefret ederek de birisinin İslâm'dan kaçması çok büyük bir vebal. Adam İslâm'a yaklaşmışken İslâm'dan kaçıyor.
Müslüman olanlardan birisi öyle demiş:
"İyi ki müslümanları tanımadan önce Kur'an'ı okuyarak, İslâm'ı inceleyerek müslüman oldum. Yoksa önce müslümanları tanısaydım ‘Hadi canım!' derdim, müslüman olmaktan vazgeçebilirdim. İyi ki önce İslâm'ın kendisini, İslâm'ın ne olduğunu anlamışım da İslâm'ı beğenmişim. Sonra müslümanların Sonra müslümanların kusurlu olduğunu oradan çıkartabiliyorum da İslâm'a karşı duygularım zedelenmiyor." demiş, müslüman olmuş olan bir Batılı.
Bu çok önemli!
Bütün insanların Allah'ın iyi kul olmasını sağlamak, bütün insanların cennete girmesine gayret etmek. Ne kadar ulvî bir gaye! Biz istiyoruz ki bütün insanlar cennete girsin.
"O zaman acaba cennet kalabalık olmaz mı?"
Hayır! Cennette bütün insanlar için yer var. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bildiriyor ki; "Her insanın cennette ve cehennemde yeri hazırdır." İzdiham bahis konusu değildir. "Acaba orada sıkışır mıyım? Benim yerimden biraz azalma olur mu?" diye bir şey bahis konusu değil. Herkese yer var cennette ve cehennemde de, Allah korusun...
Bir insan hayatını güzel geçirirse cennetteki yerine gider, cehennemdeki yerinden kurtulur. Kötü geçirirse cehenneme düşer, cehennemde başkalarına katılır. Ama herkesin yeri var.
Allahu Teâlâ hazretlerinden biz; rızasını istiyoruz. Cennetini, cemalini istiyoruz. Bir de beşer olarak, dünya hayatındaki ideali olarak, çalışmalarının gayesi olarak bütün insanların cennetlik olmasını istemekten daha asil, daha güzel hangi duygu olabilir?
Herkes mutlu olsun, herkes cennetlik olsun diye istiyoruz, var gücümüzle çalışıyoruz. Kutuplara, Sibirya'ya, Afrika'ya, Güney Amerika'ya, Avustralya'ya gidiyoruz, dünyanın her yerine gidiyoruz. Allah'ın dinini bilsinler, Allah'ın yoluna gelsinler, cennet yoluna devam ederek cennete vâsıl olsunlar, Allah'ın ikramına vâsıl olsunlar. Ne güzel bir duygu... Bizim bu çalışmalarda var gücümüzle çalışmamız lazım, katkıda bulunmamız lazım.
Bizim bu radyomuzda böyle bir amaçla kurulmuş bir radyo. Elhamdülillah şimdi seviniyoruz, mutluyuz. Allah kardeşlerimizden razı olsun. Sizlerden de razı olsun ki sesimizi Almanya'dan; Asya'ya, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya kadar her yerden aletini ayarlayabilen dinleyebilir. Hadisi şerif okuyoruz, hadisi şerif izah ediyoruz. Ne kadar güzel kültürel programlarımız var onları dinlettiriyoruz. Güzel bir Türkçe, ahlakî yüksek bir seviye, zengin bir kültür hazinesi, muazzam zengin hir hazinenin kapısı semalara açılmış yeryüzüne mücevherat saçılıyor. Ne kadar güzel!
Bizim civarımıza, komşuluğumuza, çevremize yaklaşan bir kimseye; arkadaşlık, komşuluk, iş münasebeti, kültürel münasebetler, beşerî münasebetler bakımından iyi davranalım ki bizimle teması olan kimse "Aa ayrı bir alemle karşılaştım. Bu müslümanların dünyası ayrı bir alem. Meğerse ne kadar güzelmiş. Benim İslam hakkındaki yalan, yanlış bilgilerim ne kadar yanlışmış" desin. İslamı sevsin. Bizi sevsin, kardeşlerimiz arasına katılsın biz de halka halka cihanda genişleyelim.
Allah hayırlara bizi muvaffak eylesin. Allah hepinizden razı olsun.
Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizi iki cihan saadetine nâil eylesin. Sevdiklerinizle beraber cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.
Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh
22.10.1989 -
Şüphe Üzerine Delilsiz
15.02.1995 -
Allahın ve Resulünün
