15.03.1992 - İyi Bir Müslüman Olmak, Allahın Sevdiği Kul Olmak

15.03.1992 - İyi Bir Müslüman Olmak, Allahın Sevdiği Kul Olmak
Çok aziz ve çok muhterem kardeşlerim!..
Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi, ihsânı, ikramı dünyada, ahirette üzerinize olsun... Cenab-ı Hak ve Teâlâ Hazretleri, sevdiklerinizle beraber cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin...
Muhterem kardeşlerim,
En güncel vazifemiz: "İyi bir müslüman olmak, ölüme hazır olmaktır... Allah'ın sevdiği kul haline gelmektir... Günahı, yanlış yolu bırakmaktır, doğru yola girmektir... Allah'ın sevdiği kul olmaktır, Allah'ın sevgilisi olmaktır." En güncel işimiz budur. Hiç değişmeyen, eskimeyen, güncelliğe sahip olan mesele budur. Onun için büyüklerimiz:
(İlâhî ente maksûdî ve rıdake matlûbî) "Yâ Rabbi, benim maksûdum, muradım, --Süleyman Çelebi merhumun dediği gibi-- gece gündüz durmayıp istediğim budur: Allah'ın sevgilisi olmak..."
Hocamız Rahmetullahi Aleyh de, onca kerametleriyle, onca faziletleriyle, vefatına yakın zamanda Medine-i Münevvere'de vasiyet etmiş ki: "Her şey boştur... Zenginlik boştur, dünya boştur, mal boştur, mülk boştur... İlim boştur... --İlim de bir vasıta çünkü, gaye değil ki—
Bütün mesele insanın kendisini, Allah'ın sevdiği bir kul haline getirmesidir!" demiştir. Hayatın en sonunda söylenen en mühim söz budur!.. En güncel iş budur.
Onun için, hatırlıyorum, bizim fakültemizin sekreteri vardı. O da Erzincan'lıydı. Rahmetli Fevzi Efendi... O anlatmıştı. Onların memleketinde bir mübarek hastalanmış... Ölüm döşeğine düşmüş, kendinden geçmiş, komada... Başında Yâsin'ler okuyorlar, bekleşiyorlar, dualar ediyorlar... Ruhunu da teslim etmiyor, gözlerini de açmıyor, öyle yatıyor... --Zor. Hayat da zor, ölüm de zor. Allah, asân bir vech ile, iman-ı kâmil ile göçmeyi nasib etsin cümlemize-- Ama, birden mübareğin gözleri bir açılmış, o kadar halsizliğine rağmen yatağın içinde bir doğrulmuş: "Zahmet buyurdunuz yâ Rasûlallah!" demiş.
Çok hoşuma gidiyor, anlatılan bu olay... Demek ki, Rasûlüllah SAV Efendimiz teşrif eylemiş, yanına gelmiş; o da, "Ben kimim?.." diye mütevaziliği halâ bırakmıyor... "Ben kimim yâ Rasûlallah, zahmet buyurdunuz! Bana gelmeye değmezdi!.." filân diye... Tabii, onu ahirete almak için geliyor.
Mühim olan işte budur, muhterem kardeşlerim: Allah'ın sevdiği kul olmak... Yoksa, para, pul, makam değildir.
(Femen zühziha anin nâri feüdhılel cennete fekad fâz)
"Kim cehennemden yakasını paçasını kurtarabiliyor da cennete kapağı atabiliyorsa, cennete girebiliyorsa; o kurtulmuştur." İşte güncel mesele budur. Başkası tâlî meseledir, önemsiz meseledir, mühim değildir. Her şey fanidir, her şey boştur. Zenginlik de,mevki de makam da, reis-i cumhurluk da, başkanlık da, komutanlık da, paşalık da, ağalık da, vezirlik de... her şey boştur. Sadece Allah'ın sevgisini kazanmak önemlidir.
Onun için, "İyi bir müslüman olmak, en güncel meseledir." diye aklıma geldi.
Allah hepinizden razı olsun... Bu hazırlıkları sizlere tebliğ ettim. "Allahümme hel bellağtü!" dediği gibi Peygamber Efendimizin, vedâ hutbesinde; ben tebliğ etmiş oldum. Ben, elimden geldiğince yapıyorum; siz de elinizden geldiğince yapmaya çalışın.
Allah, hepimizi iyi Müslüman olmaya muvaffak eylesin.Arif Müslüman eylesin.İnsan-ı kamil olmayı nasip eylesin.Huzuruna sevdiği razı olduğu kullar olarak varmayı nasip eylesin.
22.12.1997 -
İlmin Önemi, Ya
22.12.1995 -
Rabbimizden, Peygamberimizden ve
