İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmenin Sevabı

23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmenin Sevabı
Günün Sohbeti

23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmenin Sevabı

09.05.2023
15 dk 48 sn

Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Azîz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Allahu Teâlâ hazretleri sizleri, cümle Ümmet-i Muhammed'i, bizleri iki cihanın hayırlarına, mutluluklarına lütfuyla keremiyle erdirsin..

Bu hadîs-i şerîfi başımızın tâcı, Allah'ın arslanı Hz. Ali Efendimiz radıyallâhu anh ve kerremallâhu vecheh rivayet etmiş.

Bir hadîs-i şerîfi Hz. Ali radıyallahu anh rivayet edince benim hoşuma gidiyor. Çünkü bizim Alevî kardeşlerimiz var, Türkiye'de çok Alevî kardeşimiz var. Bunu da anlatarak Hz. Ali Efendimiz'i tanıtmak istiyorum.

Alevî; Hz. Ali Efendimiz'e bağlı, onun yolunda yürüyen insan demek. Onun için hoşuma gidiyor. Hz. Ali'den rivayet olunduğu zaman, özellikle onu bastıra bastıra söylüyorum. O bizim büyüğümüz, Allah'ın arslanı, Peygamber Efendimiz'in damadı, amcazâdesi, artık söyleye söyleye bitiremeyiz. Konumuz Hz. Ali Efendimiz değil. Peygamber Efendimiz'in bir hadîs-i şerîfini rivayet etmiş, onu okuyorum:

Men tealleme harfen mine'l-ilm.

"Kim ilimden bir harf öğrenirse…"

Buradaki harften maksat a b c mânasına değil, "bir miktar" demek oluyor.

Bir insan ilimden bir harf öğrenirse…

Ne olur?

Ğaferallâhu lehû. "Allah onu afv u mağfiret eyler; Allah sever, kusurlarını da bağışlar, mağfiret eder." Sonra;

Elbettete! Elbettete Arapça'da ‘mutlaka, kesinlikle' demek. ‘Elbette' kelimesi Türkçe'ye Arapça'dan girmiş bir kelime.

Elbettete. "Mutlaka, ilimden küçük bir bölüm öğrenmişse bile Allah onu mutlaka mağfiret eder."

Ve men vâlâ habîben fillâh ğaferallâhu lehû.

"Kim Allah yolunda bir müslümanı dost edinirse, sevgili bir arkadaş edinirse Allah onu mağfiret eder."

Bu da hatırınızda olsun. Ey Allah'ın kulları! Birbirinizi sevin, birbirinizle kardeş olun! Alevîsi-Sünnîsi, Türk'ü-Kürt'ü hepsi hepsi kardeş! Bunların hepsi nihayet bir annenin babanın çocukları, hemcinsleri.

Ve men nâme alâ vudûin ğaferallâhu lehû.

"Kim abdest almış bir vaziyette abdestli olarak uyursa Allah onu mağfiret eder."

Bunu da unutmayın. Bunu her zaman söylüyorum. Gece yatarken abdest alın, iki rekât namaz kılın abdestli uyuyun. Bak Allah mağfiret ediyor.

Ve men nazara fî vechi ahîhî ğaferallâhu lehû.

"Kim bir müslüman arkadaşının yüzüne sevgiyle, şefkatle, muhabbetle bakarsa -sevgiyle, şefkatle, muhabbetle sözü burada yok ama işin aslı böyle- Allah onu mağfiret eder."

Ve men ibtedee bi-emrin ve kâle bismillah ğaferallahu lehû.

"Kim bir yeni işe başlarken besmele çekerse, besmele çekip işe başlarsa Allah onu mağfiret eder."

"Kim ilimden bir harf öğrenirse Allah onu mutlaka mağfiret eder.

"Kim Allah yolunda bir müslümanı dost edinirse, onu severse Allah onu mağfiret eder.

"Kim abdestli olarak yatar uyursa Allah onu mağfiret eder.

"Kim arkadaşının, müslüman kardeşinin yüzüne sevgiyle bakarsa Allah onu mağfiret eder.

"Kim yeni bir işe başladığı zaman besmeleyle başlarsa Allah onu mağfiret eder."

İlmin ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak için hadisi okudum ama arkasından başka hazineler geldi. İlimden bir harf bile öğrenince Allah onu mağfiret ediyor.

İlmin en başta geleni, ilmin kaynağı, dinimizin kaynağı, her şeyimizin aslı esası Kur'ân-ı Kerîmdir.

Onunla ilgili bir hadîs-i şerîf okuyacağım:

Bir kitapta Hz. Ali Efendimiz rivayet etmiş, başka bir kitapta da Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. Bu hadîs-i şerîfin birkaç râvisi var, birkaç rivayeti var:

Men tealleme'l-Kur'âne fî şebîbetihî ihteleta'l-Kur'ânu bi-lahmihî ve demihî. Ve men teallemehû fî kiberihî ve hüve yetefelletü minhü ve hüve ye'ûdü fî hi fe lehû ecruhû merrâteyn.

Kur'ân-ı Kerîm'i öğreneceğiz sevgili Akra dinleyicileri!

İlmin temeli Kur'ân-ı Kerîm. Tabii başka şeyler de var. Onları da söylemeden önce ilk önce, birinci olarak bunu söylemeliyim: İlmin temeli Kur'ân-ı Kerîm. Kur'ân-ı Kerîm'i öğreneceğiz. Genç isek de öğreneceğiz, yaşlıysak da öğreneceğiz! Çocukken de öğreneceğiz, çocukken öğrenmemişsek ihtiyarladığımız zaman da gene başka çare yok, başka kurtuluş yok! En sevaplı yol. Gene yaşlı da olsak öğreneceğiz.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Men tealleme'l-Kur'âne fî şebîbetihî. "Kim Kur'ân-ı Kerîm'i gençliğinde, küçükken öğrenirse…"

Şebîbet, şebâbet; Gençlik demek. Şâb genç demek, şebâb genç[ler] demek.

Küçükken, gençken Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenirse ne olur?

İhteleta'l-Kur'ânu bi-lahmihî ve demihî.

"Kur'ân-ı Kerîm onun etine kemiğine nüfuz eder." Her tarafı Kur'ân-ı Kerîm'li olur. Vücuduna sirayet eder; hani Kur'ân-ı Kerîm'in bereketi, fazileti içine dışına yayılır. Kur'ân-ı Kerîm vücudunun her tarafına karışır.

Çok güzel bir şey! Demek ki çocuklarımızı küçükken Kur'an ehli olarak yetiştirmeye çalışmalıyız.

Yâ Rabbi! Ne güzel şu hadîs-i şerîfler, şu dinimiz! Küçükten çocuklarımızı Kur'ân-ı Kerîm bilir şekilde yetiştireceğiz sevgili Akra dinleyicileri! Küçükten, daha küçücükken!

"Küçükken öğrenememiş, öğretmemişler, öksüz büyümüş, dağda; ilmin olmadığı, öğretecek kimsenin olmadığı yerde büyümüş. Adam olmuş, yetişmiş, hayatta mücadele etmiş, başarmış ev bark, çoluk çocuk sahibi, belki torun sahibi olmuş ihtiyar. Kur'ân-ı Kerîm bilmiyordu ama o da öğrenecek.

Ve men teallemehû fî kiberihî. "Kim yaşlılığında Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenirse… " Ve hüve yetefelletü minhü. "Öğreniyor da zorluk çekiyor, tökezleye tökezleye, kekeleye kekeleye…" ve hüve ye'ûdü fîhî. "Başına alıp tekrar söyleye söyleye, tekrar ede ede Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenirse… " Fe-lehû ecruhû merrateyn. "O zaman ecri iki kat verilir."

Aferin! Her ne sebeple gençliğinde öğrenemediyse öğrenemedi ama şimdi yaşlılığında kekeleyerek, zorlanarak öğreniyor. Azmi var, bırakmıyor. Kur'ân-ı Kerîm'i tekrar tekrar, dönüp dönüp okuyarak; hani başından alıyor, yanlış okudu, bir daha kelimeyi başından alıyor. Geri döne döne, tekrar ede ede okuyunca ecri iki kat olur.

Neden?

O kadar zorluklara rağmen Kur'ân-ı Kerîm'i seviyor, gene öğrenmek istiyor. İlmin öğrenme zamanı, çağı gençliktir ama yaşlanmış olmasına rağmen okuyor. Hatırında kalmadığı için tekrar tekrar, dönüp dönüp okuyor. Çünkü yaşlanınca hafıza zayıflar! Ama Allah da onun ecrini iki kat veriyor.

O halde sevgili Akra dinleyicileri! Gençseniz Kur'ân-ı Kerîm'e sarılın; Kur'ân-ı Kerîm'in nuru, fazileti kanınıza, etinize, her tarafınıza işlesin.

Ben bazen biraz tatlıdan filan bahsederek anlatıyorum. Hanımlar evde hamuru alırlar, şerbeti de hazırlarlar. Pişirdikleri hamuru, lokmayı filan tavada vs. -artık tulumba tatlısı mı neyse- onu şerbetin içine atarlar. O hamur güzelce şerbeti alır, çok güzel bir tatlı olur. Halis tereyağı ile filan yapılmışsa sofraya oturanlar beğenir, dua ederler. "Elinize sağlık, çok güzel olmuş…" derler.

Ne oldu?

Şerbet tam içine girdi.

Evet, insan çocukken Kur'an-ı ezberledi mi şerbeti tam içine kadar almış, tatsız kalmamış ne güzel bir tatlı gibi olur. Etine, kanına Kur'ân-ı Kerîm sirayet etmiş olur. Genç, çoluk çocuğunuza Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi öğretin.

Yaz ayıdır. Yaz ayında güzel bir âdet var; çocuklar yaz okuluna gidiyorlar, Kur'ân-ı Kerîm öğreniyorlar, camiye gidiyorlar güzel.

Yaşlandınız?..

Ümidi kesmeyin, işi bırakmayın, gevşemeyin, yaşlının da öğrenmesi sevap.

"Unutuyorum hocam."

Unutsanız da mükâfatınız kat kat oluyor, iki kat oluyor. Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenin.

Demek ki temel ilim Kur'ân-ı Kerîm olduğundan insan bunu öğrenmekten başlayacak, genç de olsa yaşlı da olsa öğrenecek.

Bir de bizim dinî ilimlerimizin kaynaklarından birisi de nedir?

Hadîs-i şerîflerdir.

Bir de hadîs-i şerîflerle ilgili okuyalım. Ne tevafuk bakın bu da Hz. Ali Efendimiz'den. Sanki Hz. Ali Efendimiz konuşuyor, hadîs-i şerîfleri rivayet ediyor. Bu da Hz. Ali Efendimiz'den Ebû Nuaym el-İsfehanî rivayet etmiş:

Men tealleme erbaîne hadîsen ibtiğâe vechillâh li-yüallime bihî ümmetî fî helâlihim ve harâmihim haşerallâhu yevme'l-kıyâmeti âlimen.

"Kim, ümmetime öğretmek için -dinimizin helallerini haramlarını öğretmek için- Allah'ın rızasını kazanmak öz niyeti ile kırk tane hadis öğrenirse Allah onu kıyamet gününde sıradan bir insan muamelesine tabi tutmaz. Sıradaki insanların arasından alır, alimler zümresinde haşr eder, alim muamelesi yapar, alimlere verdiği büyük mükâfatları verir, alimler gibi âhirette itibar görür."

Kırk tane hadis!

Sevgili Akra dinleyicileri; biz bir vaazda üç dört tane hadis izah etmiş oluyoruz. Demek ki biraz devam etseniz, bir senede; âhirette, mahşer gününde alim olacak ve alim muamelesi görecek bir duruma gelirsiniz. Ne kadar güzel! Hem de kolay, bazı hadîs-i şerîfler kısa.

İnsan bilmiyorsa, hatırında tutamıyorsa deftere yazar. Bir de banda, ses bandına alınıyor.

Bu seyahatimde bir taksici kardeşimizle karşılaştık.

"Hocam, ben taksi işletiyorum. Kazancım oradan geliyor. Sizin sohbetlerinizi hep dinliyorum, kolay oluyor. Teybe koyuyorum, hem kendim dinliyorum hem de yolcular dinliyorlar" diyor.

İnsan kırk tane hadisi ezberlediği zaman Allahu Teâlâ hazretleri onu mahşer halkının arasından ayıracak, "Gel bakalım, sen alimlerden sayılacaksın!" diye alimlerin arasına, zümresine oturacak.

Muhterem kardeşlerim!

Âhirette alimlerin mükâfatı ne?

Allah alimlere çok büyük derece verecek; alimlere şehitlerden de üstün derece verecek! Çünkü şehit diyecek ki;

"Yâ Rabbi! Ben Allah yolunda çarpıştım, canımı verdim, benim derecem daha üstün olmaz mı, değil mi?!"

Allahu Teâlâ hazretleri şehide diyecekmiş ki;

"Sen canını verdin de bu can verme neden aklına geldi, kim seni ikna etti, nereden öğrendin?"

"Alimden öğrendim."

"O halde o senden üstün, o senden önce cennete gidecek!"

Alimin mükâfatı şehitten üstün, şehit ki çok kıymetli bir insan.

Alimin mükâfatı bitmez; bir bu mükâfatı var, bir de alim cennetin kapısında bekletilecek.

"Dur, ötekiler geçsin de sen biraz burada bekle, bir sebep var." denilecek.

Ötekiler kendi başına cennete girenler, girdi mi "Elhamdülillah cennete girdik." diye bayram edecekler, secde edecekler, şükredecekler. Ama cennetin kapısında alime Allahu Teâlâ hazretleri;

"Sen burada dur ve istediklerine şefaat et de onlar da cennete girsinler, hadi tanıdıklarına şefaat bakalım…"

"Yâ Rabbi! Bunu da cennetine sok, bunu da cennetine sok diye istediklerini söyle, onları da cennete sokayım." diye Allah onları, cennetine bazı insanların girmesi için de şefaatçi olarak değerlendirecek. Alimlere şefaat etme salahiyeti de verecek.

Onun için aziz ve sevgili Akra dinleyicileri! Bu cahillikle mücadele edelim. Hep birlikte, kendi kendimize ve çevremize yönelik olarak; kendimizi de cahillikten kurtaralım, Kur'ân-ı Kerîm öğrenelim. Yaşlı olalım, genç olalım Kur'ân-ı Kerîm öğrenelim. Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini öğrenelim.

Bazen müsamereler oluyor, toplantılar oluyor. Yaz okulunun kapanışı veya okullar arası bilgi yarışması, İmam-Hatip okulları heyetleri arasında yarışmalar oluyor…

Kırk hadis yarışması falan oluyor. Bak ne kadar güzel! Küçücük yaşta çocuklara öğretmenleri, hocaları kırk hadis ezberletiyor. Böylece alim zümresinden haşrolmasını sağlamış oluyor.

Siz de çocuklarınıza bu temel bilgileri öğretin. Bizim İslâmımız'ın temeli Kur'ân-ı Kerîm'dir.

Bir: Kur'ân-ı Kerîm'i öğreneceğiz.

İkincisi: Hadîs-i şerîflerdir, Peygamber Efendimiz'in mübarek sözleridir, sünnetidir. Bunu öğreneceğiz.

Bu cahillikten kurtulacağız, bu günahları terk edeceğiz.

Burada Bera b. Âzib radıyallahu anh'ten de bir hadîs-i şerîf gözümün önüne geldi. Onu da okuyayım.

Men tealleme hadîseyn isneyni yenfeu bihimâ nefsehû ve yüallimuhümâ ğayrehû ve yentefeu bihî -yüntefeu bihî de okunabilir- kâne hayran lehû min ibâdeti sittîne sene.

Deylemi'nin el-Bera b. Âzib radıyallahu anh'ten rivayet ettiği bir hadîs-i şerîf.

Demin kırk hadis demiştim, şimdi iki hadisle ilgili müjde var.

Men tealleme hadîseyn isneyni. "Kim iki tane hadis öğrenirse…"

İsneyn: İki demek

Hadîseyn: İki hadis demek.

Tereddüt olmasın diye "iki hadis"i tekrar ediyor.

"İki tanecik hadîs-i şerîfi kim öğrenirse…"

Yenfeu bihimâ nefsehû. "Kendisi istifade etmek için faydalanacak, öğrenecek, uygulayacak sevap kazanacak." Ve yüallimuhümâ ğayrehû ve yüntefeu bihî. "Başkalarına da öğretecek bu öğrettiği ile de herkes istifade edecek, insanlar istifade edecekler." Kâne hayran lehû min ibâdeti sittîne sene. "İki hadîs-i şerîf öğrenmesi altmış yıllık ibadetten daha hayırlı olur."

Neden?

İlim böyle gelişmiştir, müslüman halklar böylece yetişmiştir. Hadis öğrenmek insanın ilmini, irfanını arttırıyor, müslümanlar arasında çok büyük hayırlara, yakınlaşmaya vesile oluyor.

O bakımdan iki hadisle ilgili müjdeyi de okumuş olduk. Artık iki tane mi olur kırk tane mi olur?! Artırdıkça insanın sevabı artacaktır.

Şu cahilliği bırakalım. Halkımızın bu cahillikten kurtulması için elbirliğiyle çalışalım. Kendimiz çalışabilirsek çalışalım, kendimiz çalışamıyorsak çalışanlara destek olalım, yardımcı olalım. Bu cahillik bu ülkeden gitsin.

Allah'ın helalleri o kadar çok ki niye insanlar gidip haramına bulaşıp saplanıyor, akıl erdirmek mümkün değil. Şeytan çok kurnaz bir mahlûk, herkesi kandırıyor. Biz de insanları doğru yola çekmeye çalışalım, doğruyu öğretmeye çalışalım.

Allah hepimize iyilikler versin sevgili Akra dinleyicileri!

 

Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA