İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

26.01.1997 - Allahın Sevdiği Kulu Olmak, Ashaba Kötü Söz Söylemek

26.01.1997 - Allahın Sevdiği Kulu Olmak, Ashaba Kötü Söz Söylemek
Günün Sohbeti

26.01.1997 - Allahın Sevdiği Kulu Olmak, Ashaba Kötü Söz Söylemek

05.08.2025
14 dk 17 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdüli'llâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîren tayyiben mübâreken fîh, alâ külli hâlin ve fî külli hîn, hamden kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidîne'l-evvelîne ve'l-âhirîne, tâc-ı ruûsinâ ve tabîb-i kulûbinâ Muhammedini'l-Mustafâ ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû ilâ yevmi'l-cezâ.

Emma ba'd.

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-ümûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr ve bi''s-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Hayatta en mühim iş nedir?

Allah'ın sevgili kulu olmak. Biz bunu ananevî olarak; ecdadımızdan, silsilemizden, şeyhlerimizden almışız da ne diyoruz?

İlâhi ente maksûdî ve rıdâke matlûbî.

"Yâ Rabbi! Benim gayem senin rızanı kazanmak. Senin rızanın olmadığı işte ben yokum, senin rızanı istiyorum, seni istiyorum."

Gaye bu olunca, insanın her hareketi Allah'ın hoşuna gidecek şekilde yapmaya çalışması lazım, edepsizlik yapmaması lazım.

Sen bu dünyada laf kalabalığı yapabilirsin. Sen bu dünyada mevkiyi makamı buldun, islâm düşmanlarının dolduruşuna geldin, ona buna sövebilirsin, sayabilirsin ama bunun bir de âhireti var. Bu dünya hayatı fâni, gelir geçer. Peygamberlere karşı çıkanlar da öldü, Allah'a iman etmeyenler de öldü. Bu köhne dünya sahnesi Nemrutlar, Firavunlar, şeytanlar...neler gördü. Hepsi gitti.

Sahabe-i kirama karşı çıkanlar olduğu gibi, evliyâullaha sövenler de çıktı. Etrafında kimler var, kimler nereye atış yapıyor? Sen kimlerle beraber nereye atıyorsun tutuyorsun. Bir ona baksana! Hangi saftasın?

Men kessera sevâde kavmin fe-hüve minhüm

Grubun yaptığı gibi işler yaparsa, onlar arasındaysa, onların kalabalıklığını artırıyorsa, onlardan sayılır.

Sen gel Türkiye'de müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalk. Müslümanlara karşı, Avrupalıların, hristiyanların, gayri müslimlerin,dinsizlerin, masonların...kanaatlerini burada yaymaya çalış.

Bakın şunları söyleyeme çalışıyorum.

Fransa'da bir insanın mason olması normal olabilir.

Neden?

Hristiyanlığın mümessillerinin yanlış hareketlerinden dolayı öyle olabilir. Burada olunmaz!

Neden?

Burada Hristiyanlık yok! Burada âhir zaman dininin peygamberinin hak dini olan İslâm var. Burada Fransa'daki tavır sökmez, yanlış olur, uymaz! Bilmem anlaşılabiliyor mu? Taklidin aynısını burada yaparsan yanlış yaparsın. Buradaki din hak din; burada İslâm var!

İslâm'ın özü takvâ, takvânın özü ihlâs, bunların hepsinin hedefi, Allah'ın rızasını kazanmak. Bir insan Allah'ın rızasını kazanmazsa Peygamber Efendimiz'in zamanında yaşamış olsa da kâfir gidebiliyor, cehennemlik olabiliyor.

Nitekim Peygamber Efendimiz'in hizmetinde bulunan, namaz kılan, onunla gezen birisi öldü. Peygamber Efendimiz; "O cehennemlik" dedi. Eşyasını araştırdılar, ganimetten küçücük bir parça buldular. Hırsız gibi ganimet malını taksime koymadı, o çıktı.

Peygamber Efendimiz'in zamanında onun yanındayken ne duruma düştü?

İşin aslı esası neymiş?

İhlâsmış, iyi niyetmiş, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışmakmış. Allah'ın rızasını kazanmazsa ünvanlar, şekiller para etmez!

Yunus Emre kaç asır önce söylemiyor mu? Hocamız da (Mehmed Zahid Kotku) kitaplarına almış. Ben de çok seviyorum, okuyorum. Sizde öğrendiniz, ezberlediniz galiba.

Dervişlik olaydı, taç ile hırka.

Ben dahi alırdım otuza, kırka.

"Dervişlik parayla alınacak bir şey olsaydı -sarık almak, cübbe almak şeklinde olsaydı- ben de üç aşağı beş yukarı pazarlık yapardım, alırdım."

Dervişlik olaydı taç ile hırka.

Ben dahi alırdım otuza kırka.

Ama parayla alınmıyor.

Nasıl oluyor bu?

Allah yolunda ibadet ederek, nefisle cihat ederek, kalbini temiz tutarak, ahlâkı güzelleştirerek, Allah'ın sevdiği işleri yaparak oluyor. Şekil de önemlidir ama insanların şeklinin doğrudan doğruya bir kıymeti yok, içinin de güzel olması lazım.

Karpuzun içi güzel olur da ekşi olursa olur mu?

Olmaz!

Elmanın içi çürük olursa olur mu?

Olmaz!

"Sağlam" diye karpuz alıyorsun, kesiyorsun, bakıyorsun ekşimiş, zehir. Biraz alsan zehirlenirsin. Dışı güzel, içi bozuk olmaz! Dışı müslüman içi kâfir, içi münafık olmaz!

Tarikat, tasavvuf nedir?

İçi ekşitmemektir, içi güzelleştirmektir. Millet boyuna bunun karşısına çıkıyor. Neden bilmem. Sebepleri araştırmak lazım. Herkesin düşmanlığının bir sebebi var.

İngiliz niye düşman, yahudi niye düşman?

Hepsinin çeşit çeşit sebebi vardır, araştırmak lazım. Ama İslâm'ın özünde ahlâk var. Ahlâkın temeli iyi niyet. Bunlar sağlanmadığı zaman insanın dışının, şeklinin kıymeti olmuyor. İş sakalla bitmiyor, tespihle, cübbeyle sarıkla bitmiyor, Allah'ın sevdiği kul olmak lazım!

Hocamız, (Mehmed Zahid Kotku) "her şey boş" demiş.

Hatta ne söylüyor; -öyle sağlam insan korkmaz söyler- "şeyhlik de boş" demiş. "Zenginlik, makam, mevki, her şey boş, şeyhlik de boş! Ancak vazifeli olmak müstesna."

Bak nasıl söylüyor. Söyleyeceği sözün hakikatini nasıl ayırt ediyor:

"Bütün mesele Allah'ın rızasını kazanmak!

Allah'ın rızasını kazanmak için "Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup da söyleyin- bir öğretmene ihtiyaç var mı? söyleyin.

Var ya! Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz insanların arasına niye geldi?

Allah Kur'an'ı indirseydi, herkes Kur'an'ı okusaydı; niye geldi Peygamber Efendimiz?

Öğretmek için geldi.

Tarikat nedir?

Peygamber Efendimiz'in sahabesine İslâm'ı öğrettiği gibi, alimin isteklilere İslâm'ı öğretmesi, Peygamber Efendimiz'in asrındaki, devrindeki Efendimiz'in yaptığı işi yapmak.

Sen ne diye bunun karşısına çıkıyorsun, ne hakla çıkıyorsun, ne mantıkla çıkıyorsun, hangi ilimle çıkıyorsun?

Akıl almaz! Hocası da olsa ya! Sende bu hoca düşmanlığı niye?

Sende peygamber düşmanlığı da mı var yoksa. Peygamber olmasın, insanlar kendi kendilerine kulluk etsin, kulla Allah arasına girilmez.

Bu Hristiyanlık değil! Bırak sen, onu hristiyanlar söylesin, Avrupa söylesin. Türkiye'de böyle bir şey yok, İslâm'da böyle bir şey yok!

Peygamber Efendimiz kulla Allah arasına girmiyor, kulu Allah'a götürüyor. Şeyh kulla Allah arasına girmiyor.

Şeyhin iki vazifesi var:

Kaç asır önce Müzekkin-nüfûs'da yazıyor

"Allah'a kullarını sevdirmek, kullara Allah'ı sevdirmek"

Kullara Allah'ı sevdirmek hadîs-i şerîfte geçer.

"Benim en çok sevdiğim insanlar, kullarına beni sevdirendir." diyor, Allah. Anlatacaksın kulları Allah'ı sevecek. Bu güzel!

Peki şeyhler Allah'a kulları sevdirmek vazifesini nasıl yapacak?

Lâ yü'selü ammâ ye'halü ve hüm yü'selûn

Müzekki'n-nüfûs sahibi Kadirî şeyhi, Eşrefiye kolunun kurucusu Eşrefoğlu Rûmî hazretleri diyor ki;

Şeyhin iki vazifesi var:

Bir, kullara Allah'ı sevdirmek.

Anlatırsın anlar, Rahmân'dır, Rahîm'dir, cömerttir, lütfu çoktur, affedicidir, kulları da sever. Anlatırsın sever, imanı öğrenir.

Allah'a kulları nasıl sevdireceksin?

"Allah'a kulları sevdirmek; kulları Peygamber Efendimiz'e uydurmakla olur. Peygamber Efendimiz'in sünnetine tâbi kılmakla olur." diyor.

Neden diyor?

Arkasından âyeti getiriyor, Kur'ân-ı Kerîm'de geçiyor:

Kul in küntüm tuhibbûna'llâhe fe'ttebiûnî yuhbibkümu'llâh ve yeğfirleküm zünûbeküm

"O iddiacılara, palavracılara söyle; Allah'ı seviyorlarsa sana tâbi olsunlar. O zaman Allah sever."

Kimmiş o palavracılar?

Ehli kitap, yahudiler. Peygamber Efendimiz'in zamanında Peygamber Efendimiz'e tâbi olmuyorlar. Diyorlar ki;

Nahnü ebnâu'llâhi ve ehıbbâühû.

"Biz Allah'ın oğullarıyız, Allah'ın sevgilileriyiz." demişler.

Müslüman olmuyor, Peygamber Efendimiz'e tâbi olmuyor. Halbuki dinlerinin devri geçti, Allah yeni peygamber gönderdi. Musa aleyhisselam'dan sonra, İsa aleyhisselam'dan sonra, onların da müjdelediği âhir zaman peygamberi geldi, O'na uyacak.

"Biz Allah'ın sevgili kullarıyız, doğru yoldayız, uymayız." diyorlar. Allah âyet indiriyor, bu âyet onlara iniyor:

"Eğer siz Allah'ı seviyorsanız Muhammed Mustafa'ya tâbi olun; o zaman Allah sizi sever." diyor. Biz de bundan dersimizi alıyoruz.

Demek ki Allah'ın sevgisini kazanmanın yolu neymiş?

Resûlullah'ın yolunda yürümekmiş.

Biz başka bir şey yapıyor muyuz?

Zamanda rüzgar gibi geçiyor.

Peygamber Efendimiz'in ashâbına sövdükleri gibi, evliyâullaha da sövenler oluyor.

"İnsanlar, çoğalacaklar, ashabım azalacak. Sakın benim ashabıma sövmeyiniz. Kim onlara söverse Allah'ın laneti sövenlerin üzerine olur."

İnsanların densizlerinin, edepsizlerinin, Allah'a sövebildiğini, peygamberine sövebildiğini, sahabeye sövebildiğini hatta evliyaullaha sövebildiğini görüyoruz. Ne yapacağız? Görev ne?

Bir; böyle bir edepsizliğe insanın kendisinin bulaşmaması. Zaten Peygamber Efendimiz;

"Bu devirde iyi insan kalmadı." diyen kendisi kötüdür. Böyle şey olur mu? Belli olmaz.

Evliyâî tahte kıbâbî la ya'rifühum ğayrî

Allah'ın evliyâsı birkaç çeşittir. Bir kısmı gizlidir, hatta bazen kendisi bile bilmez. Kendisi evliyâ olduğunu bilmez ama Allah'ın evliyâsıdır. Bazen öyle olur.

"Hiç evliyâullah kalmadı, hiç iyi insan kalmadı!" demek yanlıştır, hadise de aykırıdır.

Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki;

"Daima hakkı tutan, hakkı destekleyen, hak için çalışan, hak için çarpışan bir mübarek grup mevcut olacak." -Taife-i Merdıyye-

Lâ tezâlü tâifetü min ümmeti zâhîrîne ale'l hakkı hattâ tekûme's-sâah.

"Allah bizi onlardan eylesin." diye dua etmiyor muyduk? "Allah bizi o hakkı tutan zümreden etsin." demiyor muyduk? Allah bizi onlardan etsin.

Daima olacak. Onun için "hiç yoktur" sözü yalandır, yanlıştır, hadise aykırıdır, dine aykırıdır, kötülüktendir. Kendisinin sû-i niyetindendir, kendisinin gözlerinin kör olmasındandır, kendisinin etrafında böyle bir şey olmamasındandır. Kötü insanların arasında olunca insan görmez.

Onun için insan âyetlere, hadislere ters düşmemeli.

Fe-men sebbehüm fe aleyhi le'ğnetullah

Resûlullah Efendimiz; "Kim onlara söverse Allah'ın laneti üzerine olur." diyor.

Allah-u Teâlâ sizi sırat-ı müstekîmden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin. Marifetullaha erdirsin. Aşkullahı, muhabbetullahı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimize komşu eylesin.

 

Bi hürmeti esrâri's-sûreti'l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA