İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

27.06.1997 - Zekat Malı Teleften Korur, Sadaka Hastalıktan Korur

27.06.1997 - Zekat Malı Teleften Korur, Sadaka Hastalıktan Korur
Günün Sohbeti

27.06.1997 - Zekat Malı Teleften Korur, Sadaka Hastalıktan Korur

05.08.2026
11 dk 29 sn

Esselâmü aleyküm verahmetullahi veberekatüh.

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

İki cihanda aziz ve bahtiyar olun!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Übade radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre Taberânî'nin ve İbn Asâkir'in rivayet ettiğine göre buyurmuş ki:

Mâ telefe mâlün fî berrin ve lâ bahrin illâ bi-men'i'z-zekâti ve harrizû emvâleküm bi'z-zekâti ve dâvû merdâküm bi's-sadakati ve'dfe'û ankum tavârika'l-belâi bi'd-du'ai. Fe-inne'd-du'âe yenfe'u mimmâ nezele ve mimmâ lem-yenzil mimmâ nezele yekşifuhû ve mâ lem yenzil yahbisuhû.

Sadaka Resûlullah fîmâ kâl ev kemâ kâl.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

Mâ telefe mâlün fî berrin ve lâ bahrin illâ bi-men'i'z-zekâti.

"Müslümanın denizde veya karada bir malı telef olmuşsa ancak sahibi zekâtı vermediğinden ceza olarak, ikâb olarak, ondan dolayı telef olmuştur." diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.

Bazı musibetlerin insana günahtan geldiğini söylemiştik.

Günahlar iki çeşittir:

Bir; kötü şeyleri yapmak, o günahtır. Mesela hırsızlık yapmak günahtır. Çünkü hırsızlık kötü, birisinin malını alıyorsun. Veya adam yaralamak, öldürmek günahtır. Çünkü birisinin malını, canını zedeliyorsun veya hayatını yok ediyorsun. Bir de; iyi şeyleri yapmamak da günahtır. Allah emretmiş, bir müslüman iyi şeyleri yapmıyor. O da günahtır.

"Ben hiç kötü bir iş yapmıyorum."

Hiçbir kötü iş yapmıyorsun ama iyi şeyleri de yapmayınca o da günah oluyor. Bu hadîs-i şerîfte onu anlıyoruz. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

"Bir insanın denizde, karada malı telef olmuşsa ancak ondandır. Başka sebepten mal telef olmaz, zekâtı vermediğinden telef olmuştur!"

O hâlde müslüman vazifesini bilecek. Farzları yerine getirecek zekâtını da verecek!

Ve harrizû emvâleküm bi'z-zekâti. "Zekât vererek mallarınızı koruyun.Malınıza telef gelmemesini istiyorsanız zekât vazifenizi yapın."

Malınız temiz olsun, fukarânın hakkı içinde kalıp da kirlenmesin, içinde hak bulunan, gasplı bir mal olmasın. Demek ki müslüman günahları yapmayacak bir de ibadetleri yapacak.

İbadetler nelerdir?

En başta zikredilen ibadetlerden birisi namazdır. Namazları kılacak.

"Müslüman mısın?"

"Elhamdülillah müslümanım."

"O hâlde namaz kılıyor musun?"

"İşte hocam kusura bakma..."

"Ben kusura bakmışım ne olacak, bakmamışım ne olacak! Allah emrettiği için yapman lazım!"

Yapmayınca suç oluyor, günah oluyor, namazı kılacaksın! Bu Cuma abdest alacaksın, gusül abdesti alacaksın bundan sonra namaz kılmaya eksiksiz devam edeceksin. Ömründe hiç namazı bırakmayan insanlar var, onları düşüneceksin. "Ben ne kadar tembelim, niye onlar gibi yapmamışım." diyeceksin. Ve ondan sonra namazını kılacaksın.

Başka?

Zekâtını vereceksin. İslâm mükemmel bir din. İslâm'da şahsî ibadetler olduğu gibi kişinin şahsında kalmıyor. Başkasına da iyilik yapmaya yönelik ibadetler var. Zekât da veriyorsun. Mâlî bir ibadet. Malını çıkartıyorsun fukarânın hizmetine saçıyorsun, veriyorsun. Fakirlere, yoksullara, yetimlere, yolculara, yolda kalmışlara, mücahitlere, vesaireye veriyorsun. Zekâtın verilmesi de önemli. Vermiyorum, atlattım, şu kadar zekât kasadan çıkmadı, cebimde kaldı. O zaman malına bir yerde bir telef gelir; araban çarpar, gemin batar, yangın çıkar bir şey olur mal telef olur!

Neden?

Zekâtı vermedin de ondan. Malının korunmasını istiyorsan malının zekâtını vereceksin.

Başka hangi ibadetler var?

Herkes biliyor. Hac var, umre var... Cihat da bir ibadet, insanın malıyla canıyla cihat etmesi lazım. Alimlerimiz kitaplar yazmışlar; 32 farz demişler, 54 farz demişler, ilmihâl kitaplarında bu ibadetler bildiriliyor onları yapmak lazım.

Devam ediyor Efendimiz böyle başlamışken; mallarınızı zekât vererek koruyun, telef olmamasını istiyorsanız zekâtınızı verin de malınız korunmuş olsun. Başka türlü bekçi koyarsın bekçi çalar, tedbir alırsın yangın çıkar bir şey olur. Veyahut daha aklınıza gelen gelmeyen şekillerde, gazetelerde okuduğumuz şekillerde bir telefât olmamasını istiyorsan zekâtını ver diyor.

Efendimiz devam buyuruyor;

Ve dâvû merdâküm bi's-sadakati. "Hastalarınızın namına fukarâya sadaka verip öyle tedavi edin."

Burada yine mânevî bir hakikatle karşılaşıyoruz. Bir kula hastalığı veren Allah, şifayı veren de Allah, ilaca şifayı koyan da Allah, şifayı nasip eden de Allah... Zaten ilaç da olsa, ameliyat da olsa, doktor da olsa, hastane de olsa, hasta iyileşmeyebiliyor. Şifayı veren Allah. Demek ki müslümanın Allah'ın rızasını kazanması lazım. Hasta olmuş, hasta namına gider fukarâya paraları verir, sadakaları verir. Onlar da "Allah senden razı olsun, tam aç kalmıştım, açık kalmıştım, bu para imdadıma yetişti, çok makbule geçti." diye cân u gönülden dua eder. Öbür taraftan da Allah razı olduğu için şifasını verir, hastan iyi olur. Onun için hastalarınızı sadaka vererek tedavi edin diye de devam ediyor.

Bir şey daha ilave ediyor:

Ve'dfe'û ankum tavârika'l-belâi bi'd-du'âi.

"Başınıza gelip çatan belaları da dua ederek defedin, kaldırın."

Allah Allah! Gelmiş dayanmış insanın başına bir bela, bunu dua edip nasıl kaldıracağım?

Sen kaldırmayacaksın, sen dua edeceksin âlemlerin Rabbi, Allah-u Teâlâ hazretleri duanı kabul ederse bela kalkar.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efenimiz buyuruyor ki;

Fe-inne'd-du'âe yenfe'u mimmâ nezele ve mimmâ lem-yenzil.

"Çünkü dua faydalıdır, faydasız sanmayın, kesin faydası vardır. Dua gelmiş belaya da faydalı olur, gelmemiş belaya da faydalı olur." Mimmâ nezele yekşifuhû.

"Gelmiş belayı insanın üzerinden kaldırır." Ve mâ lem yenzil yahbisuhû. "Gelmemiş olan belayı da durdurur."

Gelecek ama Allah durdurur, olacakken olmadı, gelecekken gelmedi, durdu. Duayı kabul ederse belayı durdurur. Gelecek belayı durdurur, gelmiş belayı kaldırır.

Demek ki dua da edeceğiz!

Zaman zaman sohbetlerimde söylemişimdir; siz de benim ağzımdan duymuşsunuzdur. Başka alimlerden duymuşsunuzdur, kitaplar okumuşsunuzdur; dua önemlidir!

Dua bir ibadettir. Namaz bir ibadet olduğu gibi, Kur'an okumak, hatim indirmek ibadet olduğu gibi, zikir etmek, tesbih çekmek ibadet olduğu gibi, dua etmek de ibadettir.

Ben bir yerde oturacağım;

"Yâ Rabbi, bana şunu ver, şunu ver, şunu ver sıralayacağım. Dua edeceğim. İbadet mi bu?"

"Evet ibadet! Çünkü Allah'ın varlığını biliyorsun; elini ona kaldırıyorsun, Allah'tan istiyorsun, Allah kendisine dua edilmesini sever. Ne kadar çok dua edilirse sever. Dua etmeyen kulu, "müstağnî davranıyor, burnu büyük, yönünü bana dönmüyor, elini bana kaldırmıyor, benim varlığımı bilmiyor, benim dergâhıma yönelmiyor" diye dua etmeyene kızar. Onun için dua edeceğiz."

Hayatta başımıza çeşitli, haklı haksız belalar gelebilir. O belaların defi için dua edeceğiz, el açacağız. Duanın makbul zamanları, mekânları var. Mesela Kâbe'de dua, Peygamber Efendimiz'in mescidinde dua, Arafat'ta dua... Bunlar makbul yerler. Seher vaktinde, namazla ikamet arasında, harp ederken, savaş başlarken o esnada yapılan, yağmur yağarken dua makbuldür. Bunlar da duanın makbul zamanları. Duayla ilgili bilginizi arttırın ve duayı cân u gönülden yapın. Başınıza gelmiş özel belaları veyahut toplumsal belaları kaldırsın diye Allah'a dua edersiniz, Allah duaları kabul eder.

Bazen anlı şanlı, rütbeli, itibarlı insanın değil de, bir gariban yoksulun duasını kabul eder, bir çocuğun duasını kabul eder. Onun için; benim hoşuma gider, yağmur yağmadığı zaman yağmur duasına çocukları da götürürlermiş, eskiden beri âdet böyle.

Çocuk ne?

Mâsum. O da dua edince Allah'ın rahmeti cûşa geliyor. Allah çocuklar hürmetine, zayıflar hürmetine duaları kabul ediyor. Bunlardan da istifade etmek lazım.

Allah, yaşıyorsa ömür versin. Münih'te tanıdığımız bir Nurettin Namangali hoca vardı. Öldüyse Allah garîk-i rahmet eylesin, ruhu şâd olsun, makamı âlâ olsun. Demişti ki, -Namanganlıydı kendisi-

"Bizim Türkistan'da binlerce dönüm arazisi olan, zengin, varlıklı bir insan tarlasını ekerken yanındaki yoksul kimsenin tarlasını da beraber eker. ‘Gel seninle ortaklık yapalım.' der. Onun da tarlasını sürer, beraber ekerler, yoksulla ortaklık yapar. Neden? Yoksulun hürmetine Allah bana da bereket verir, diye düşünür." derdi.

Türkistan önemli bir diyar. Türkeli, Türkistan çok mübarek alimler yetişmiş, çok evliyâ yetişmiş. Onlar dinin inceliklerini çok iyi biliyorlar, çok zarif insanlar, edib insanlar. Çok seviyorum onları.

Dua edelim, dualarımıza çocukları da -amin dedirtelim- katalım, yaşlı, ak sakallı büyüklerimizi katalım. Onları da Allah sever, hürmet eder. Bir hadîs-i şerîfte geçmişti; 90 yaşını geçti mi artık bir insan, yeryüzünde Allah'ın imtiyazlı, özel bir kulu oluyor. Dua etti mi Allah duasını kabul ediyor. Öyle ak sakallı, nurlu insanların duasını da almaya çalışmak lazım.

Allah-u Teâlâ hazretleri bizi hem dünyada hem âhirette musibetlerden, belalardan, azaplardan, ikâblardan korusun. Rahmetine erdirsin, aziz ve bahtiyar eylesin... Cennetiyle Cemâliyle müşerref eylesin...

Bi-hürmeti esmâihi'l-hüsnâ ve habîbike Muhammedini'l- Mustafâ sallâ'llâhu teâla aleyhi ve alâ âlihî ve selleme tesliman kesira.

 

Esselamü aleyküm verahmetullahi veberekatüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA