İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

08.01.1999 - İtikâfın Mahiyeti, İtikâfı Nasıl Değerlendirmeliyiz

08.01.1999 - İtikâfın Mahiyeti, İtikâfı Nasıl Değerlendirmeliyiz
Günün Sohbeti

08.01.1999 - İtikâfın Mahiyeti, İtikâfı Nasıl Değerlendirmeliyiz

19.03.2025
12 dk 52 sn

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

Aziz ve sevgili Ak Radyo Dinleyicileri

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Allahu Teâlâ hazretleri Ramazan ayının feyzinden, bereketinden, mânevî ikramlarından, ihsanlarından cümlenizi istifade eden, Ramazan’dan faydalanan, yararlanan, Ramazan’da kazanan kullarından eylesin. Mahrum kalan kullarından eylemesin.

Allahu Teâlâ hazretlerine aşkını, şevkini, kulluğunu, duygularını, niyazlarını sunmak için, O’nunla başbaşa kalmanın gittikçe yoğunlaştığı mevsim üç aylar, üç ayların sonu Ramazan, Ramazan’ın sonu, son on gün...

Bu son on günde bir başka incelik, özellik daha var. Her zaman itikâf yapılabilir, senenin her zamanında, Receb’de, Şaban’da da yapılabilir ama Ramazan’ın son gününde itikâf yapmanın ayrı bir önemi var. Selman-ı Fârisî radıyallahu anh anlatıyor:

Ramazan yaklaştığı zaman Peygamber Efendimiz minbere çıktı, hutbe îrâd etti:

يا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ أَظَلَّكُمْ شَهْرٌ عَظِيمٌ، شَهْرٌ مُبَارَكٌ . شَهْرٌ فِيهِ لَيْلَةٌ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ

Yâ eyyühe’n-nâs! Kad ezalleküm şehrun azîmün şehrun mübârakün. “Büyük bir ayın gölgesi üzerinize düşmek üzere; Ramazan ayı geliyor, mübarek ay geliyor. Bu muazzam bir aydır.” Şehrun fîhi leyletün hayrun min elfi şehrin. “İçinde bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır.”

Bin ay 83 sene ediyor. Kadir gecesi bir ömre bedel, bir ömre değer!

Kur’ân-ı Kerîm’de de Kadir sûresinde işaret edilmiş, aynen öyledir:

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْر .

Leyletü’l-kadri hayrun min elfi şehrin. [1] “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.” diye âyetle kesin olarak sabit.

Bazıları derler ki;

“Böyle ibadetlere fazla sevapları söyleyen hadisler biraz şevk ve ibadet aşkı artsın diye ortaya atılmış olabilir.”

Öyle değil! Bak, sahih olarak Kur’an’da da var, hadîs-i şerîfte de var.

İçinde Kadir gecesi olduğundan, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Kadir gecesinin Ramazan’ın son on gününde, özellikle 21, 23, 25, 27 gibi tek günlerde aranmasını tavsiye buyurduğundan, bu son on günde itikâfa giren Kadir gecesini de itikâfta yakalamış oluyor. O da çok güzel tabii...

Fakat biliyorsunuz, duyuyorsunuz, beldelerden beldelere ihtilaf oluyor, bir gün önce, bir gün sonra Ramazan olabiliyor. Hangi gün 27’siydi, hangi gün 26’sıydı, o bile bazen yanlış bir hesapla veyahut o beldenin kararına göre öteki beldeden farklı oluyor. Birisinin isabetli, birisinin isabetsiz olma durumu var. Onun için işin en iyisi işi sağlama bağlamak, son on gününde ibadet etmek.

Aziz ve sevgili kardeşlerim;

Bazı insanlar Cenâb-ı Mevlâ ile kulluğunu nasıl yapacak; niyazını, münâcâtını, yakarışını, yalvarmasını nasıl yapacak bilemezler. Birçokları bunu bilmez. İslâm bunu öğretiyor. Yani âşık-ı sâdıkları yetiştiren bir din İslâm. Yunus Emre’den, Mevlânâ’dan, Eşrefoğlu Rûmî’den… İlâhilerinden bildiğimiz o aşk, o muhabbetullah; işte İslâm onu kazandırıyor.

O güzel aşk u şevk, Allah’la bir olmak, tenhalarda Cenâb-ı Mevlâ’yı, Vâcibü’l-Vücûd hazretlerini, her yerde hâzır ve nâzır olan Allahu Teâlâ hazretlerinin varlığını hissedip O’na yakından ibadet ederek, gözyaşları dökerek güzel kulluk etmek; işte bu itikâf onun bir vesilesidir.

Taberânî’nin Ali b. Hüseyin’in babasından, yani Hz. Hüseyin’den rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

اعْتِكَافُ عَشْرٍ فِي رَمَضَانَ كَحَجَّتَيْنِ وَعُمْرَتَيْنِ .

İ’tikâfu aşrin fî ramadâne ke-hacceteyni ve umreteyni.

İ’tikâfu aşrin fî ramadâne. “Ramazan’ın son on gününde itikâf etmek.” Ke-hacceteyni ve umreteyn. “İki hac ve iki umre yapmak kadar sevaplıdır.”

Hacca gidemeyenler, parası olmayanlar, izin alamayanlar, işi müsait olmayanlar; bakın işte çeşitli imkânlar var! Cenâb-ı Hak garibanları, fukarâyı da nasıl sevaplara eriştirecek yolları nasip etmiş. Allahu Teâlâ hazretleri onları bilip faydalanmayı nasip eylesin.

Sonuncu hadîs-i şerîfi Peygamber Efendimiz’den İbn Abbas radıyallahu anh rivayet etmiş. Bu hadîs-i şerîfin mübarek metni şöyle:

المُعْتَكِفُ يَعْكُفُ الذُّنُوبَ ، وَيُجْرَى لَهُ مِنَ الأَجْرِ كَأَجْرِ عَامِلِ الحَسَنَاتِ كُلِّهَا .

el-Mu’tekifü ya’küfü’zzünûbe ve yücrâ lehû mine’l-ecri ke-ecri âmili’l-hasenâti küllihâ.

Mu’tekif, itikâf yapan kimse demek. Âkif de denilir. Hani Mehmed Âkif Ersoy var ya, İstiklâl Marşımızın mübarek ibarelerini yazan millî şairimiz, Allah rahmet eylesin.

Âkif ne demek?

İtikâf eden, yani çok ibadet eden, kendisini belirli zamanlarda mescide tahsis edip vaktini, zamanını ibadete tahsis edip, mescitte kalıp, yatıp kalkıp Cenâb-ı Hakk’a ibadet eyleyen kimse demek. Âkif de aynı mânaya, mu’tekif de aynı mânaya gelir.

el-Mu’tekifü. “İtikâf yapan kimse.” Ya’küfü’z-zünûbe. “Günahlarını durdurur.”

Günahları afv ü mağfiret olur, günahların kendine bir zarar verme ihtimali kalmaz, günahların işi biter mânasına...

Bir de insan itikâf ettiği zaman günahlardan uzak kalmış oluyor. Mescit Allah’ın kalesi, mânevî bir kale; orada şeytanın çeşitli aldatmaları ihtimali az oluyor gibi ama o düz bir mâna olur. Zaten günah işleyen kendisini tutmasını bilmezse mescitte de gıybet-dedikodu eder, başka şeyler yapar, başkasını ayıplar, yine günaha girebilir. Günah her yerde tehlike olarak mevcut...

Günahlarını affettirir, günahlarını durdurmuş olur, sildirmiş olur, men etmiş olur; günahlar artık hesaba girmez. Yani günahlarından temizleniyor mutekif, bir...

Ve yücrâ lehû mine’l-ecr. Onun sevabı nasıl verilir? Ecirden ona ne gibi sevaplar kaydolunur, yazılır, akıtılır?

Ke-ecri âmili’l-hasenâti küllihâ. “Bütün iyi amelleri, hasenâtın hepsini icra eden, îfâ eden kimse ne sevaplar alıyorsa o sevapları alır.”

Hasenâtın çeşitlerini düşünelim, hasenât nedir?

Namazdır, itikâfta namaz var. Oruçtur, itikâfta oruç var. Zikirdir, itikâfta zikir var. Cihattır, nefisle cihat orucun içinde mevcut. Dua, tazarru ibadetin özü; tefekkür ibadetin özü; sükût ibadetin kaynağı, sebebi, kendisi de ibadet... Hakikaten her şey var. Allah da hepsinin mükâfatını kat kat fazla veriyor.

Biliyorsunuz Ramazan’da mükâfat kat kat fazla veriliyor. Hatta bir insan tahakkuk etmiş zekâtını Ramazan’da da verebilir Şevval’de, Receb’de, Şaban’da da verebilir ama Ramazan’da verdiği zaman en aşağı yetmiş kat daha fazla sevap oluyor. Onun için zekâtları da [Ramazan’da] vermeyi hatırlatmış oluverelim.

Demek ki itikâf eden kimsenin günahları silinir. Bir de ecri bütün iyilikleri yapmış insanın ecri gibi olur. Öyle ecirler, sevaplar ona akıtılır, sevap hazinesi zenginleşir. Defterine bu güzel sevaplar yazılır, demek oluyor.

Allahu Teâlâ hazretleri dinimizin kıymetini, önemini, ne kadar güzel bir din olduğunu bilmeyi nasip etsin. Mücevherin kıymetini kuyumcu bilir. Çocuk, eline elmas versen atar, kıymetini bilmez. Belki bir tatlı şekere, yalamalı şekere tercih eder. “Şunu ver bana, ben de sana şeker vereyim.” dese en kıymetli mücevherâtı verir çünkü kıymetini bilmez.

Önce güzel şeyin kıymetini bilmek lazım. İslâm en güzel din. En güzel, en mantıklı ibadetler [İslâm’da] var. Âlem onun için müslüman oluyor, İslâm’ı bunun için övüyor, methediyor. İslâm’ın kıymetini bilelim! Kur’ân-ı Kerîm’in önemini, kıymetini bilelim!

Hayatın kıymetini bilelim! Çünkü hayat bir fırsattır. İnsan Allah’ın rızasını kazanmak için çalışacak. Bu fırsatlar değerlendirilmez, kaçarsa bir daha ele geçmez. Âhirette cezayı çekecek insanlar, “Keşke dünyaya tekrar döndürülsek, o zaman iyi kul olacağız!” diyecekler ama geri dönmek yok... Geri dönüşü olmayan bir yol bu yol...

O bakımdan aziz ve sevgili kardeşlerim; Hayatın da kıymetini bilmek lazım, İslâm’ın da kıymetini bilmek lazım! Hayatın değerlenmesi hayatı İslâmca, müslümanca yaşadığı zaman oluyor. Onun için güzelce, müslümanca yaşamaya gayret edelim.

Kur’ân-ı Kerîm’i okuyalım. Mânasını okuyalım, okutalım! Çoluk çocuğumuzu hafız yetiştirelim! Onların da başına, kendimizin de başına taç giydirmiş oluruz, nurdan taçlarla taçlanmış oluruz.

Kur’ân-ı Kerîm’in ahkâmını öğrenince ahkâmını da uygulayalım. Çünkü Allahu Teâlâ hazretlerinin kullarına emirleri, yasakları, dünyanın ve âhiretin saadetinin anahtarı, hepsi onun içinde... Şeriatin ahkâmı da onda, her şey Kur’ân-ı Kerîm’de. Kur’an’ı öğrenelim, ilmihali öğrenelim...

Bazı kardeşlerim soruyorlar:

“İtikâfta ne yapalım?”

İtikâftaki insanların durumuna göre söylemek lazım söylenecek tavsiyeleri ama durumuna bakıyorum, diyorum ki;

“Mecmaü’l-âdâb’ı okuyacaksın. On güne böleceksin, her gün bir bölümünü okuyarak hızlı hızlı bir kere Mecmaü’l-âdâb’ı tamamlayacaksın!” diyorum.

Neden?

Mecmaü’l-âdâb’da hadis ve sünnet-i seniyyeye göre bir şeyi nasıl yapmanın gerektiğine dair çok güzel bilgiler var; öğrensinler. Onları öğrenmeden yalan yanlış işler yapıyor insanlar; sevap yapacağız derken günaha giriyorlar.

O bakımdan her şeyin başı ilim... İlim öğrenirse, ilmine göre de amel ederse, çok mükâfat kazanır. İlim öğrenmezse kaş yapayım derken göz çıkarıp işleri berbat edebilir. Kendisi de sevap almaz. Hatta oruç tutar, akşama kadar aç kalmaktan başka eline bir şey geçmez. Hatta gece ibadete kalkar, uykusuz kalmaktan başka eline bir şey geçmez. Onun için her şeyin usûlünü, ilmini güzelce öğrenmek ve çoluk çocuğumuza öğretmek lazım!

Çoluk çocuğumuzu da namaza, niyaza ibadete kaldırmak, iştirak ettirmek, alıştırmak lazım! Eğitim olmazsa, alıştırma olmazsa kötü şeylere alışıyor. Sonra bu alışılan kötü şeyler de ikinci bir tabiat haline geliyor, huy haline geliyor insanda... Eskiden öyle değildi. Öyle alışınca o da bir ikinci tabiat oluyor. Et-tabiatü's-sâniye. "İkinci tabiat." Ondan artık vazgeçmiyor.

Tabii kötü huylara alışmışsa, Allah da onun cezası olarak kalbini, kulağını mühürlüyor; gerçekleri duymaz oluyor, idrak etmez oluyor, anlamaz oluyor. Anlayışsız, idraksiz bir kimse oluyor. Dünyası da âhireti de mahvoluyor.

Aynı şekilde iyi işlere alıştığı zaman da mutmainne oluyor, artık istikrarlı bir müslüman oluyor. Hiç iyilikten dönmeyen, her yerde, her zaman iyilik yapan bir insan durumuna geliyor.

O bakımdan kendimizi mutmainne, istikrarlı insan durumuna getirmeye çalışalım.

Allahu Teâlâ hazretleri yardımcımız olsun. Tevfîkini refîk etsin, lütfeylesin, yardım eylesin. Hakkı hak olarak görüp ona uymayı, bâtılı bâtıl olarak görüp ondan sakınıp korunmayı nasip eylesin...

İşin hülâsası: Bu fâni dünya hayatı, imtihan âlemi sona erdiği zaman; ecel gelip, vâde yetip insan âhirete göçtüğü zaman Rabbimiz cümlemizi iman ile âhirete göçenlerden eylesin. Rızasına erenlerden eylesin. Cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.

Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

[1] 97/Kadir, 3.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA