İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

03.01.2001 - Ayakta Su İçmek, Tokalaşmak, Cemaatle Namaz, Şefaat Etmek

03.01.2001 - Ayakta Su İçmek, Tokalaşmak, Cemaatle Namaz, Şefaat Etmek
Günün Sohbeti

03.01.2001 - Ayakta Su İçmek, Tokalaşmak, Cemaatle Namaz, Şefaat Etmek

03.11.2026
13 dk 30 sn

Bismillahirrahmanirrahim.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesiran tayyiben mübâreken fîh. E's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahu bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.

Emmâ ba'd.

Fe-kâle Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem.

Lâ yeşrabenne ehadun minkum kâimen fe-men nesiye fe'l yestakî.

Müslim radıyallahu anh'un rivayeti. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den Ebu Hureyre radıyallahu anh rivayet etmiş ki:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş.

Lâ yeşrabenne ehadun minkum kâimen.

"Sizden biriniz ayaktayken su içmesin." Sakın ha içmesin!

Yeşrabenne. Lâ yeşrabenne.

Sonuna enne geldi mi "sakın ha, asla" filan manasına nun-u tenkidi sakileyle söylenmiş oluyor. Kesin bir şekilde. Yani sakın ha içmesin. "Sizden biriniz ayaktayken su içmesin."

Fe-men nesiye

"Kim bu sözümü unutur da içerse."

Fe'l yestekî.

"Kussun."

Allahu ekber.

Diğer bir hadîs-i şerif;

An Enes radıyallahu anhu aninnebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû nehâ en yeşrebe'r-racülü kâimen. Kâle kadâtetu fe kulnâ li enesin fe'l ekül kâle zâlike eşerrü ev ahbes. Ravahu Müslim ve fî rivâyetil lehû. Enne'n-nebiyye sallallahu aleyhi ve sellem zecere ani'ş-şurbi kâimen

Enes radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; ayakta su içen bir adamı gördü, nehyetti. Adamın ayakta su içmesini engelledi, yasakladı, yapma dedi.

Katâde rahmetullahi aleyh, Enes radıyallahu anh'den bu sözü, hadisi dinleyince diyor ki:

Fe kulnâ li enesin.

"Enes radıyallahu anh'aya onun üzerine sorduk, dedik ki."

Fe'l ekil.

Yani "ayakta içmek" fena tamam.

Ekil nasıl? Yani "yemek" nasıl? İçmiyor da yiyor, ayakta yerse nasıl?

Zâlike eşerrü ve ev ahbesu.

"Bu daha fena veyahut daha habistir, daha fenadır." dedi. Bu hadîs-i şerifi İmam Müslim rivayet etmiş.

Başka bir rivayette de;

Enne'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme zecere ani'ş-şurbi kâimen.

Peygamber Efendimiz ayakta su içmekten receze -herhalde noktası çıkmamış zecere olmalı- zecere ani'ş-şurbi kâimen.

"Ayakta su içmekten zecretti, yani men etti manasına."

An ibni Abbas-i radıyallahu anhuma kâle sakaytu resûlellâh sallallahu aleyhi ve selleme min zemzeme fe şeribe ve huve kâimun. Müttefekun aleyh.

Abdullah bin Abbas radıyallahuanh'ın rivayetine göre "ben diyor -Abdullah bin-i Abbas, genç delikanlı- Resûlullah'a zemzem suyu ikram ettim ve o zemzemi ayaktayken içti."

Ve hüve kâimun.

"Ayaktayken zemzemi içti." Evet, içmekle ilgili bir sayfa çıkmıştı. Mümkünse oturarak içmeli, oturarak yemeli. Ayakta yememeli, ayakta içmemeli. Zemzem suyu müstesna. Çünkü zemzem suyu özel bir sudur. Dünya üzerindeki suların en şereflisi, en kıymetlisi, en mübareğidir. O zemzem suyu ayakta içilir, onun durumu başka.

İnnî lâ usâfihu'n-nisae ve-lâkin âhuzu aleyhinne mâ ehazahullahu aleyhinne. Sadaka Resûlullah fi-ma kâl ev kemâ kâl.

Esma Bint-i Yezid radıyallahuanh'ten Taberani ve Ahmet ibn-i Hanbel rivayet eylemiş ki, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri;

"Ben kadınlarla tokalaşmam, musafaha etmem." buyuruyor. Kadınlarla el tutuşup musafaha yapmadığını beyan ediyor.

İnnî lâ musafihu'n-nisâ.

"Ben kadınlarla el tutup da selamlaşma, tokalaşma yapmam."

Ve-lâkin âhuzu aleyhinne mâ ehazahullahu aleyhinne.

"Allahu Teâlâ hazretlerinin onlardan istediği emirleri ben onlardan isterim." Allah'ın koyduğu şartları ben onlara koşarım. Onlarla öylece biatlaşmayı yaparım.

Biliyorsunuz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e müminler iman edip biat ediyorlardı. Peygamber Efendimiz biat ettiği erkeklerle musafaha yapıyordu, elini tutuyordu. Onlar da Resûlullah'a tabi olacaklarını bildiriyorlardı.

"Tamam ya Resûlullah. Herhalde seni destekleyeceğiz, sana tabiyiz, sana isyan etmeyeceğiz, emrini tutacağız." diyorlardı, biat ediyorlardı.

Bu biatı zaman zaman da Peygamber Efendimiz tekrar ettiriyordu, tazelettiriyordu.

Biliyorsunuz hazreti Osman radıyallahu anh'ı Kureyş'e elçi olarak gönderdiği zaman Hudeybiye'de, bir rivayet çıktı ki; Kureyş'liler hazreti Osman'ı öldürdüler. Onun üzerine Müslümanlar savaşmaya karar verdi ve Peygamber Efendimiz bir ağacın gölgesinde oradakilerin hepsinden biat aldı. Herkes musafaha yaptılar. "Ya Resûlullah emrindeyiz, savaş dersen savaşacağız, buyruğunu tutacağız." diye. Fakat sonradan bu haberin yanlış olduğu, hazreti Osman'ı öldürmedikleri anlaşıldı. Hudeybiye Anlaşması yapılıp gidildi. Peygamber Efendimiz zaman zaman anlaşmayı biatlaşmayı tazelettirirdi, yenilettirirdi. Ama erkeklerle el tutup musafaha yapıp biatlaştığı halde burada buyuruyor ki: "Ben kadınların elini tutmam, kadınlarla el tutarak biatlaşmam. Ama Allah ne şart koşmuşsa bir Müslüman olan kadın, Peygamber Efendimiz'e ne şartlarla bağlanacaksa o şartlara göre kabul ederek onlarla biatlaşırım." buyuruyor.

İkinci hadîs-i şerîf;

İnnî le-ehemmü en ec'ale li'n-nâsi imâmen sümme ahruce fe-la akdira alâ insânin tehallefa ani's-selâti fî beytihî illâ ahraktehulû aleyhi.

İbni Mektum radıyallahu anh’ten rivayet edilmiş. Ahmet ibn-i Hanbel kitabına almış. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

İnnî le-ehemmü.

"Ben istiyorum, gayretleniyorum, yapmaya niyetleniyorum ki;"

En ec'ale li'n-nâsi imâmen.

"Buradaki insanlara birisine imam tayin edeyim." Gel, şunlara sen imamlığı yap diye imam tayin edeyim, benim yerime sen namazı kıldırıver burada diye.

Sümme ahruce. "Sonra çıkayım."

Ne yapacak?

Orada millet namaz kılarken Peygamber Efendimiz ne yapmayı istiyormuş, gayretleniyormuş?

Fe-la akdira alâ insânin.

"Hangi insana gücüm yetiyorsa" Hangisine sokakta yetişiyorsam.

Tehallefa anis-selâti.

"Namazdan geri kalmış da camiye gitmemiş de orada duruyor." Hangi camiye gitmeyen insana, hangisine erişirsem, gücüm yeterse, yakalarsam onu.

Fî beytihî. "Evinde." Yakaladım ki camiye gitmemiş. Namaz vakti imam orada cemaatle namaz kıldırıyor, ben de bu adamı evinde tespit ettim.

Ha! Ne yapacak?

İllâ ahraktuhû aleyhi.

"Evini cayır cayır yakayım, öyle istiyorum." İstiyorum ki evini, meşaleyle tutuşturayım cayır cayır yakayım. 'Sen misin ezan okundu camide millet cemaatle namaz kılıyor evinde kalmışsın, camiye gitmemişsin diye çatır çatır onun, evini başına yıkayım, yakayım' diye içimden geçiyor diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.

Bu ne demek?

"Camiye gelin namazlarınızı camide kılın ey Müslümanlar." demek.

"Evde de kılarım."

Evde de kılarsın ama Peygamber Efendimiz "yakarım, yakmak istiyorum." diyor. İster misin o duruma düşmeyi?

Efendimiz'i rüyada görsen, kaşını çatsa; "Sen hadisimi duymadın mı? Esad Coşan camide okudu.Duydun da niye camiye gelmiyorsun? Kızdım sana." dese ne yaparsın?

Perişan olursun.

Resûlullah Efendimiz'in hoşlanmadığı bir şeyi yapar mı insan?

Yapmaz.

Onun için camiye gelecek. Camiye gelmek, namazı cemaatle kılmak kuvvetli sünnetlerden birisidir, sünnettir. Hem de çok da sevaplıdır ve kârlıdır.

Camiye geldi mi bir insan evdeki namazından, mahalle camisine gelirse 27 kat sevabı fazla olur, cuma namazı kılınan bir camiye gelirse 50 kat fazla olur. Evinde kılacağın namazdan burada kıldığın namaz 50 kat daha sevaplı. 50 kat sevabı daha fazla alacaksın. Ayrıca yürüdüğün müddetçe, attığın her adımdan bir günahın affolur, bir sevap, hasene kazanırsın, bir derece yükselir. Her adım başına da sevap var. Ayrıca camiye geldiğin zaman camideki mübarek insanların hürmetine, evdeyken senin namazın kabul olmayacak idiyse bile burada gelip kıldın diye namazın kabul olur. Yaşlılar vardır, aksakallılar vardır, mübarek insanlar vardır, Allah'ın sevgili kulları vardır. Onların hürmetine senin namazın da o bakımdan kabul olur.

Sonra Allah'ın evidir camiler.

İnne'l mesâcide lillâh. Buyûtullah. "Allah'ın evleridir bu evler." Evin sahibi Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleridir. Camiye gelenler de Allah'ın misafirleridir. Ev sahipleri misafirlere ikramda bulunur. O kuraldan dolayı da camiye gelen herkese Allahu Teâlâ hazretleri türlü türlü ikramlar ihsan eder. Onun için camide kılmaya gayret etmek lazım.

Bir insan yatsı namazıyla, sabah namazına camiye gelemiyorsa münafıklık alametidir. Onun için özellikle yatsı ve sabah namazlarında gelmeye gayret edin. O zaman iş mazereti de yok. Camide namaz kılmaya gayret edin sevgili değerli Müslüman kardeşlerim.

Üçüncü hadîs-i şerîf. Bu akşamki sohbetimizin, akşam ziyafetinin üçüncü tabağı, üçüncü hadîs-i şerîf.

İnnî seeltü rabbi azze ve celle şefâate li ümmeti fe a'tanîhâ. Ve hiye nâiletün inşallah. Men la yüşrikü billahi şey'a.

Ahmet ibn-i Hanbel ve İbn-i Huzeyme ve Tahâvi ve Ruyâni ve Beyhaki ve diğer kaynaklar Ebu Zerr Gıfari hazretlerinden bu müjdeli hadîs-i şerîfi rivayet etmişler.  Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

İnnî seeltü rabbi azze ve celle.

"Çok aziz ve çok celil olan Rabbimden ben istedim ki."

E'ş-şefâate.

"Ümmetime şefaat hakkını bana versin." Şefaat etme hakkını Rabbimden istedim. 'Ya rabbi müsaade buyur ben ümmetimden istediklerime şefaat edeyim' diye, istedim Rabbimden şefaati.

Li ümmeti.

"Ümmetime şefaat edeyim." diye istedim.

Fe a'tanîhâ.

"Bu şefaat hakkını, selahiyetini Allahu Teâlâ hazretleri Rabbim kabul buyurdu, verdi."

'Peki ya Muhammed'im, ey habibim, senin istediğin şefaat hakkını sana verdim. Sen ümmetinden istediğine şefaat eyle' diye o imkanı Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve selleme Rabbimiz vermiş. "Verdi" diyor Peygamber Efendimiz. Onu aldı.

Ve hiye nâiletün inşallah.

"İnşallah bu şefaat ümmetine gidecek." Ümmeti inşallah bu şefaate mazhar olacak, nail olacaklar, kavuşacaklar, erişecekler. Peygamberimiz'in şefaatine erişeceğiz inşallah.

Kimlere?

Men lâ yüşrikü billahi şey'a.

"Allah'a şerik koşmamış olanlara." Bir şeyi ortak koşmamış olanlara, şirke düşmeyenlere, Allah'a ortak şerik koşmayanlara benim bu şefaatim inşallah ulaşacak, erişecek, verilecek, gelecek.

Onun için aklımızı başımıza toplayalım imanımızı sağlam tutalım, Allah'tan gayrıya inanmayalım. Allah'ın ortağı, şeriki, naziri yok. Şeytana kanmayalım, aldanmayalım, şirke ayağımız kaymasın, küfre bulaşmayalım.

Allahu Teâlâ hazretleri imanımızı sapsağlam eylesin. Sapasağlam imanlılara Peygamber Efendimiz'in şefaati erişecek.

Allahu Teâlâ hazretleri Peygamber Efendimiz'in sevdiği ümmetler olmayı cümlemize nasip eylesin, şefaatine erdirsin. Onunla beraber cennete girmeyi nasip eylesin. Cennette de köşküne komşu olmayı nasip eylesin hepimizi.

El-Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA