07.07.1995 - Harama Bakmamak

07.07.1995 - Harama Bakmamak
es-Selamü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bazı hadîs-i şerîflerinden bahsetmek istiyorum.
Biliyorsunuz insanın nefsi var; nefs-i emmâre. Bu nefs-i emmârenin terbiye edilmesi lazım. Allah'ın rızasını kazanması için bütün kötü huylarını atması lazım. Bir mü'min kötü huylarını atmalı, iyi huyları için sabretmeli. Bu önemli bir konu. Yapacağımız çalışmalar ibadetler güzel, onlardan sevap alırız ama aynı zamanda kötü huylardan sıyrılmamız için de bir çalışma yapmamız gerekiyor. İyi huyları almak için de bir gayret göstermemiz gerekiyor. Bu gibi hususlarda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in pek çok tavsiyeleri var. Bugün size bu tavsiyelerden bazılarını okumak istiyorum. Mesela Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Büreyde radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre bir hadîs-i şerîfinde şöyle buyurmuş:
İyyâke ve'n-nazrate ba'de'n-nazarate fe-inne'l-ûlâ leke ve's-sânî aleyke.
Bu hadîs-i şerîf, insanın gözüyle bakışıyla ilgili bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz;
İyyâke ve'n-nazrate ba'de'n-nazarate buyuruyor. "Bakıştan sonra tekrar bakmaktan sakın!" İyyâke Arapça'da sakınma ifade eden bir terim. İnsanın bir bakıştan sonra tekrar bakmasını yasaklıyor.
Bu nasıl bir bakış?
İnsanın etrafı görmesi için gözü var. Etrafı görürken güzel şeylere tekrar tekrar bakabilir, bütün dikkatiyle gözünü güzel şeylere tekrar tekrar dikebilir.
Bir bakıştan sonra bir daha bakışın yasak olması nerede?
İnsan normal olarak etrafında bir şey görür ama o haramdır, yasaktır, günahtır veya mahrem olmadığı bir kimsedir. O zaman bakış da normaldir. Çünkü insanın gözü açık, etrafına bakınıyor; kendisinin ihtiyarı, kastı, sû-i kasdı olmadan gözüne bir şey takılmış oluyor. Allahu Teâlâ hazretleri buna bir sorumluluk vermiyor. Bundan dolayı bir ceza bahis konusu değil. Ama iyyâke ve'n-nazrate ba'de'n-nazrate tekrar tekrar bakarsa, dönüp dönüp bakarsa yine yine bakarsa o zaman yasaklıyor. Böyle yapmak yok. Çünkü baktığı şey doğru değil.
Fe-inne'l-ûlâ leke. "Birincisi senindir, hakkındır, bakabilirsin."
Osmanlı şairlerinden birisinin bir şiiri var:
"Müneccimlik taslayan, astronomluk taslayan bir insan; 'Gökteki yıldızlardan hangisi nerededir, hangisi kutup yıldızıdır, hangisi şu yıldızdır, hangisi bu yıldızdır?' diye göğe bakarken, önündeki çukuru görmez." mânasına bir şiirdir. İşte onun gibi, insan, başka bir yere bakarken önündeki çukuru görmezse - tabi düşebileceği için etrafına bir bakması lazım- olmaz. Ayrıca bakış günaha, harama olursa olmaz! İlk bakışta gözü takılmış, o bir şey değil ama tekrar bakmayacak.
Bu günlerde bu çok önemli. Birinci bakış normal, affedilir ama ikinci bakış affedilmez. O, insanın aleyhine olur.
Ve's-sâniye aleyke. "İkinci bakış senin aleyhine defterine yazılır."
"Vay! Sen niye bakmaman gereken yere, haram olan yere bir kere daha baktın?" denilir. Bu sefer melekler amel defterinin, a'mâlinin negatif bölümüne günah yazarlar. Onun için insanın gözüne sahip olması önemli. Ahlâken dikkat etmesi gereken bir husus. Buna riayet etmesi lazım.
Hele hele bu günlerde daha önemli. Bizim ecdadımız nasıl yaşamışlar?
Dinimiz ne emretmişse öyle yaşamışlar. Giyim kuşamlarından yeme içmelerine, evdeki yaşamlarına kadar her şeyde Allah'ın emrine riayet etmeye çalışmışlar.
Onun için bir kere insanların kendisinin örtünmesi gereken yerlerini örtmesi gerekiyor. Bu, İslâm'ın kötülükleri engellemek için tedbir alma yönünün bir tezahürüdür. İslâm, kötülükler ortaya çıkmadan önce tedbir alıyor, engelliyor.
İçkiyi niçin yasaklamış?
İçki insanın aklını götürüyor. Aklı gidince de aklı, dikkati, hafızası, şuuru, mantığı, muhakemesi hepsi gittiği için suç işliyor veya kendisini, dengesini kaybediyor düşüyor. Onun için içki yasak. İslâm bunun gibi önlem alıyor. Tefekkürü de emretmiş ki arkasından daha kötü macerâlar, çirkin fiiller, aileleri yıkan, insanın namusunu payidâr eden şeyler olmasın diye kendisi gözüne sahip olacak.
Niçin gözün kapağı var?
Gözün yasağı olduğu için. Gözün kapağı yasağı içindir, yasak olan yere bakmamak içindir. Gözünün kapaklarını hemen kapatacak, görmemesi gerekenleri görmeyecek. Başını çevirecek, görmeyecek. Bugünlerin bir tavsiyesi oluyor. Sıcak günlerin hararetinden…
Okumuş olduğum hadislerin içinde geçen konulardan hoşuma giden bir şeydir:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; "Bir insan açık olan bir kapıdan veya pencereden baksa bu, sanki o eve girmek gibidir." buyuruyor.
Allah Allah! Evin içine girmedi, dışarıdan bakıyor. Evin penceresi veya kapısı açık, içerisi görünüyor ama bakmayacaksın. Kadın orada çamaşır yıkıyordur veya üzerinde ev kıyafeti vardır, çok dikkatli giyinmemiştir veyahut evin içinde başka bir şeyler oluyordur. Onun için insan dışarıdan içeriye bakmayacak, yürürken gözlerine sahip olacak. Bir hadîs-i şerîf bu.
Allahu Teâlâ hazretleri bizi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in güzel ahlâkına sahip eylesin, tavsiyelerini tutmayı nasip eylesin. İyi müslüman olmaya muvaffak eylesin.
Sonuç itibariyle isteğimiz, amacımız O'nun rızasını kazanmaktır. Rabbimiz bizi rızasını kazananlardan eylesin; iki cihanda bahtiyar, mutlu, saadet ehli olanlardan eylesin. Cümlemizi saadetli eylesin, cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.
es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.
07.10.1994 -
Müminlerin Vasıfları, Ahir
07.07.1994 -
Bizim Yolumuz
