İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

11.12.1998 - Allah İnsana Gençliğini Malını ve Bedenini Nasıl Kullandığını Sorar

11.12.1998 - Allah İnsana Gençliğini Malını ve Bedenini Nasıl Kullandığını Sorar
Günün Sohbeti

11.12.1998 - Allah İnsana Gençliğini Malını ve Bedenini Nasıl Kullandığını Sorar

29.04.2026
11 dk 21 sn

 Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû!..

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

لاَ تَزُولُ قَدَمَا عَبْدٍ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ أَرْبَعٍ : عَنْ عُمْرِهِ فِيمَ أَفْنَاهُ ، وَعَنْ عِلْمِهِ مَا فَعَلَ فِيهِ ، وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَ أَنْفَقَهُ وَعَنْ جِسْمِهِ فِيمَ أَبْلاَهُ .

Lâ tezûlü kademâ abdin hattâ yüs’ele an erbain: an umrihî fîme efnâhü ve an ilmihî mâ feale fîhi ve an mâlihî min eyne iktesebehû ve fîme enfekahû ve an cismihî fîme eblâhü.

Tirmizî “hasen-sahih” demiş bu hadîs-i şerîfe. Mânası şöyle:

Lâ tezûlü kademâ abdin. “Bir kulun ayakları kıpırdamaz bir yerden öbür tarafa bir adım kımıldamaz, gitmez, kaymaz, ayrılmaz.” Hattâ yüs’ele an erbain. “Dört şey kendisine sorulmadıkça...”

Bu ayaklarının bir yere kıpırdamaması, ayrılmaması ne zaman olacak?

Âhirette olacak, Mahkeme-i Kübrâ’da olacak. O zaman insanlar durdurulacaklar Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda mevkîf-ı azîmde durdurulacaklar. Oradan bir yere kıpırdamak yok, insanlara şu dört şeyden sorulacak:

1. An umrihî fîme efnâhü. “Ömrünü nerede geçirdin, nerelere harcadın?” diye herkese soracaklar. “Kaç yaş yaşadın, nerelerde harcadın bu ömrünü?” diye soracaklar.

Ömür bir sermaye, hayat bir emanet; Allahu Teâlâ hazretleri bunu soracak. Seneleri, günleri, saatleri, zamanları nerede harcadığını; ömrünü, gençliğini, ihtiyarlığını, hepsini soracak Allahu Teâlâ hazretleri. Sorgu suâlin olmadığı mâsum devre bitip de büluğ çağına erişip akil-bâliğ olduktan sonra yaptığı şeylerin tabii hepsinin cezası, mükâfatı işleme giriyor.

Ömrün kıymetini bilmek lazım. Aziz ömrü iyi kullanmak lazım, boşa harcamamak lazım. Günahlardan uzak durmak lazım. Bu bir... Bunlar sorulacak. Ömründen sorulacak insanlar.

2. Ve an amelihi. “Neler işlediğinden sorulacak.” Mâ feale fîhî. “Bilgisine göre bu ne gibi ameller işledi?”

“Sen mü’min misin?..”

“Mü’minim.”

“İman ettiğine göre neler yaptın bakalım? Farzları yerine getirdin mi, haramlardan kaçındın mı? Benim emrettiğim vazifeleri yaptın mı, zekâtını verdin mi?” vesaire amelini soracak Allah...

Ne işler yaptığını, ne ibadetler yaptığını veya yapmadığını, niçin yapmadığını soracak. Bu da çok önemli. Yapmamız gereken şeylerin neler olduğunu bilmeli ve yapmalıyız. Yapmamamız gereken şeyler nedir, onları bilmeli, onlardan da sakınmalıyız.

Görevlerimizi bilmeliyiz . Allah bize ne görevler yükledi, Bu görevleri alimlerimiz önem sırasına göre sıralamışlar. Mutlaka yapılması gerekenlere “farz” deniliyor. Yapılırsa sevap kazanılacak olanlara “sünnet”, “müstehab” deniliyor. Serbest, yapsa da olur yapmasa da olur, kendi keyfine kalmış, yapmazsa bir cezası olmayana “mubah” deniliyor. Yapması iyi olmayana “mekruh” deniliyor. Kesinlikle yapmaması gerekene “haram” deniyor. Bunları bilmek lazım!

Niye bunları böyle sıralamışlar?

Kulların yaptığı işlerin cinsini, önemini kullar bilsin diye...

İçki içmek haram. “Haram” demek, çok fena demek, hiç yapılmayacak demek. Yalan söylemek haram. Müslümanın müslümana üç günden fazla dargın durması haram. Haram denildi mi hemen anlayacak kırmızı ışık yandığını, o işi yapmayacak müslüman. “Helal” vehayut “Farz” dediği zaman da “Aman farzları bileyim, farzları yapayım!” diye farzları çoluk çocuğuna küçük yaşta neler olduğunu öğretecek. “Aman evladım, bak şunlar Allah’ın çok önemle bize emrettiği vazifelerimizdir; sakın bunları ihmal etme!” diyecek.

Düşünün, muhterem izleyiciler, dinleyiciler. Namaz farz. Hatta namazın içinde nice nice farzlar da var. İçinde birçok farzlar olan mühim bir farz ibadet. Bu farz ibadeti yapmazsa bir insan ne kadar suçlu bir duruma düşüyor...

Zekât farz bir ibadet. Dünyanın üzerinde  bir sürü fakir müslüman var. Yurt içinde, yurt dışında, çevremizde.

Demek ki çalışmamız lazım. Vazifeleri bilmemiz lazım. Farzları bilmemiz lazım. Haramları bilip haramlardan da kaçınmamız lazım, çok önemli...

Farzları ve haramları mutlaka öğrenmeli, çoluk çocuğumuza da öğretmeliyiz. Çünkü Allah neler işlediğimizi soracak. İşlediğimiz şeyler iyi şeylerse onlardan mükâfat var. İyi şeyleri işlemediysek ceza var. Kötü şeylerin işlenmemesinde sevap var. Kötü şeyler işlendiği zaman da şiddetli cezalar var. Cehennem işte, “Var mı daha?” diye sağa sola saldırıp duruyor, isteyip duruyor. Onu hiç gözümüzün önünden ayırmamamız lazım!

3. Ve an mâlihî min eyne’ktesebehû ve fîma enfekahû. “Malından da sorulacak insan, kazancından sorguya, suâle tâbi olacak âhirette...”

Dünyada da soruyorlar, sorabiliyorlar, soramıyorlar. Vergi kaçırılıyor, haksızlık yapılıyor, gayrimeşru kazanç vesaire, dünyada da sormaya çalışıyorlar. Ama âhirette kesin, her şeyi bilen, alîm ve habîr Allahu Teâlâ hazretleri malını soracak.

Min eyne’ktesebehû. “Malı bu kul nereden kazandı? Nereden? Haramdan mı, helalden mi? Bu para nereden eline geçti?”

Tabii haramdan kazandıysa muazzam ceza...

Ve fîme enfekahû. “Ve malı nereye sarf etti, harcadı?”

Hayra mı şerre mi, zevke mi keyfe mi?.. İşte geliyor önümüzde ki günler [yılbaşı]nda -Allah saklasın- içkiler, kumarlar, eğlenceler, barlar, pavyonlar, haramlar, zinalar, fuhşiyât, münkerât... Neler neler olacak...

Allah her türlü haramdan, günahtan korusun.

Malı da Allah soracak; nereden kazandığını soracak, bir de nereye harcadığını soracak.

4. Ve an cismihî fîme eblâhü. “Bir de vücudundan soracak Allah insana...” diyecek ki “Sen bu vücudu nerede yıprattın, gel bakalım?”

İnsanın vücudu islama göre, sevgili kardeşlerim vücut bizim değil.

“Sana ne, benim vücudum! İşte benim elim, benim kolum, benim bacağım, benim ciğerim, benim kalbim, benim midem, benim dizim...”

Senin ama emanet; yani tam senin değil, Allah sana bunu emanet vermiş. Bu cismi nerede yıprattığını Allah soracak.

“Nerede yıprattın bu ciğeri, nasıl yıprattın? Bu kalbi nasıl böyle yordun, hasta ettin? Bu gözü nerede harcadın, kullandın böyle? Bu dizin niye böyle yıprandı? Bu vücudun niye böyle sarardı, soldu? Bu gücünü, kuvvetini niye yitirdin? Ne yaptın, niçin böyle hor kullandın bu aziz emaneti?..” diye Allahu Teâlâ hazretleri insana cismini, vücudunu da soracak.

İnsanın bedenî kabiliyetini arttırması lazım olacak hayatında. Sonra ata binmek gibi şeyler [sporlar]; bu devirde çeşitli cihazları kullanmak olabilir. Sonra ok atmayı filan tavsiye etmiş Peygamber Efendimiz. O da nişancılık, ok atmak bu devrin çeşitli silahlarını bilmek... Bunlar önemli.

Çeşitli idmanlar yapılması lazım ve vücudun yıpratılmaması lazım, hor kullanılmaması lazım!..

Adam sigara içiyor.

Niye içiyorsun bu sigarayı?

Duman, acı, para da veriyorsun, içiyorsun; ondan sonra da ciğerlerin zifir doluyor, öksürmeye başlıyorsun. Nefes alanın daralıyor ciğerinin içini kapladığı için bunlar , sararıyorsun, soluyorsun. Sonra o ciğerlerin içinde akciğer kanserine sebep oluyor, damar sertliğine sebep oluyor. Adam 45 yaşında, bakıyorsun sapsarı sararmış solmuş. Elinin parmaklarına bakıyorsun, sapsarı... Nikotinden, tütünün kokusundan parmaklarının bile rengi değişmiş, dişlerinin rengi sararmış solmuş.

Hakkın yok ki senin kendini böyle yıpratmaya! Hakkın yok!  Çünkü bu vücut senin değil, emanet bu... Allah bunun da hesabını soracak.

Onun için aziz ve sevgili kardeşlerim, Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna çıkacağız, bu dünya hayatından hesap vereceğiz ya; bu hesabı vermeden önce burada iken aklımızı başımıza toplamamız lazım. Orada mahkeme-i kübrâda nasıl hesap vereceğimizi düşünmek lazım. Hesabı verilmeyecek bir acayip işimiz, yalan yanlış işimiz olmamalı; her işimiz açık olmalı, güzel olmalı, temiz olmalı, Allah’ın rızasına uygun olmalı!..

الهي انت مقصودي ورضاك مطلوبي

İlâhî ente maksudî ve rıdâke maktûbî.

Bizim şiârımız, bizim esasımız, bizim Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği ana düşüncemiz nedir?

Her yaptığımız işi Allah rızası için yapmaktır.

İlâhî ente maksudî. “Yâ Rabbi benim maksûdum, arzum, istediğim, gece gündüz durmayıp dilediğim, temenni ettiğim sensin!” Ve rıdâke matlûbî. “Ve ben senin rızanı kazanmak istiyorum.”

“Senin rızanın olduğu her şeyi seve seve yaparım, senin rızanın olmadığı işi de yapmam çünkü sen istemiyorsun, razı değilsin. Senin istemediğin şeyi yapmam yâ Rabbi!” demesi lazım.

Her müslümanın böyle hareket etmesi, böyle düşünmesi, bu zihniyete sahip olması lazım! Bu bayrağı her müslüman evine asmalı, göğsüne -rozet değil- gülcük olarak, yaka gülcüğü olarak takmalı. Ve parmağına yüzük olarak takmalı. Eskiden yüzükleri mühür olarak da kullanırlarmış. Hatta şöyle bastığı zaman da “İlâhî ente maksudî ve rıdàke maktûbî.” diye görülmeli.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi gaflet uykusundan uyarsın, uyandırsın. Her yaptığı işi Allah’ın rızasına uygun yapmak durumuna Allah hepimizi getirsin. Yolunda dâim eylesin. Ümmet-i Muhammed’e faideli eylesin. Yüksek seviyeli, olgun müslüman olmayı nasip eylesin. Tatlı, efendi, edepli, ahlâklı, faydalı, çalışkan, bilgili, görgülü insan olmayı nasip eylesin. İnsanca, insân-ı kâmil olarak ömür sürmeyi nasip eylesin. Huzuruna da rabbimizin mahkeme-i Kübra’ya sevdiği razı olduğu kul olarak varıp bi-gayri hisâb “Sana hesap görmeye, sormaya lüzum görmüyorum, gel kulum,  buyur cennetime gir!” dediği, bi-gayri hisâb cennetine dahil eylediği, cemâlini gösterdiği kullarından eylesin Allah cümlemizi, sevdiklerimizle beraber.

 

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA