12.06.1998 - Arkadaşa Yolculukta Eşlik Etmek, Hak İçin İlim Öğrenmek

12.06.1998 - Arkadaşa Yolculukta Eşlik Etmek, Hak İçin İlim Öğrenmek
es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
Allah dünya ve âhiretin her türlü iyiliklerini, hayırlarını, nimetlerini, rahmetlerini, ihsanlarını,ikramlarını sizlere versin. İki cihanda aziz ve bahtiyar olun.
Men harece mea ehin lehû fî tarîkın mûhişetin fe-ke ennemâ a'taka rakabeten.
Enes radıyallâhu anh'ten Deylemî rivayet etmiş.
Toplum âdâbıyla, toplum ahlâkıyla ilgili.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Kim bir kardeşiyle tehlikeli, korkulu bir yolda ona yoldaş olmak için yolculuğa çıkarsa sanki bir köle âzat etmiş kadar Allah ona sevap verir."
Muhterem kardeşlerim!
Toplumda bir şey var; bazı yollar emniyetli değil!
Bu neden oldu?
Bu, toplum İslâm'dan ayrıldığı için oldu. İnsanlar dinden imandan uzaklaştığından, Allah'tan korkmayan insanlar haline geldiğinden oldu. Bu hale ondan dolayı geldi. Eskiden de böyle şeyler olmuş, tehlikeli yollar olabilir.
Bu tehlike, yol kesici haramilerden de olabilir. Kâtı'u't-tarîk, kuttaı't-tarîk; yolu kesen haydutlar. Mesela yolu kesiyor, "Ver paraları!" diyor. Mesela kervanı durduruyor, soyuyor. Veyahut da hayvan olur; ayı, kurt, canavar olur. Yahut bir şey olmasa bile tek başına gitmekten korkar. Başına bir hal gelse başı dönse, fenalık geçirse, bayılsa ne olacak?
Yalnız çıkmak doğru değil! Peygamber Efendimiz yolculuğa yalnız çıkmayı tavsiye buyurmuyor. Bir-iki arkadaşla çıkmayı tavsiye buyuruyor. Bizim camiamızın eski yaşlı ağabeylerinden bazıları bir yere giderken önce arkadaş ararlardı.
Kendisi falanca yerde genel müdür. "Bir yere gideceğim. Gelir misin?.. " Birisini yanına arkadaş alırdı, bir-iki arkadaş.
Neden?
Yol arkadaşlığı iyidir. Yola arkadaşsız çıkmamak lazımdır.
Yol âdâbı önce arkadaş bulmaktır.
er-Refîk sümme't-tarîk. "Önce yol arkadaşı, sonra yolculuk." er-Refîk kable't-tarîk de deniliyor.
el-Câr kable'd-dâr. "Ev almadan evvel komşu! Komşuya bakmak lazım."
Yol arkadaşlığı önemli. Herkes diyebilir ki;
"Benim işim var. Gelemem. Kusura bakma. Gelmek isterdim ama…"
Ama giderse de sevabı var. Peygamber Efendimiz Buyuruyor ki;
"Bir kimse korkulu bir yolda arkadaşına ahbaplık, yoldaşlık etmek için refakat ederse, onunla beraber yolculuğa çıkarsa sanki bir köle âzat etmiş gibi sevap kazanır!"
Neden?
Bir arkadaşına bir iyilik yapmış oluyor da ondan. Bu sevabı ondan kazanıyor. İyilik yapmak lazım. Toplumda insanlar birbirlerinin ihtiyacı olan yerlerde onların ihtiyacını görüvermeli, onlara yardımcı oluvermeli, böylece onlar da rahat etmeli.
Rahat ettirmek, dua almak, gönül almak İslâm'da çok önemli.
"Ben oraya gitmeyecektim ama arkadaşım yalnız gitmesin diye, ona yoldaş olayım diye gittim."
Tamam, ne kadar güzel!
Sevgili kardeşlerim!
Demek ki yola giden bir arkadaşınız olursa Allah rızası için ona arkadaşlık ediverin, onun gittiği yere kadar onu yalnız bırakmayın. Yola gidildiği zaman en aşağı iki veya üç kişi… Üç kişi olursa daha iyi olur.
Sonuncu hadîs-i şerîfi okuyorum.
Men harace yatlübü bâben mine'l-ilmi yüridü bihî bâtılen min hakkın ev dalâletin min hüden kâne ke-ibâdeti mütaabbidin erbaîne âmen.
Bu hadîs-i şerîfi İbn Mes'ûd radıyallâhu anhümâ'dan Deylemî rivayet eylemiş.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
"Bir insan ilim öğrenmek için evinden gurbete çıkarsa…"
Bu ilmi neden öğrenecek?
Ama bu ilmi öğrenmekteki niyet önemli!
"Böbürleneyim, ukalalık edeyim, başkasına akıl satayım, herkes beni alkışlasın, beğenileyim…" diye mi?"
Hayır.
Neden?
Men harace yatlübü bâben mine'l-ilmi yüridü bihî bâtılen min hakkın ev dalâletin min hüden. "Bir batılı reddetmek için, hakkın önüne dikilmiş olan bir batılı def etmek, hakkı ortaya çıkarmak yahut da hidayetin önüne dikilmiş bir dalalet engelini ortadan kaldırmak için ilim öğreniyor."
Peygamber Efendimiz ilim öğrenme sebebini böyle anlatmış.
Bir insan hakkın önündeki batılı devirmek, hakkın yolunu açmak, hakkı ortaya çıkarmak için yahut hidayetin önündeki dalaleti ortadan kaldırmak, hidayeti öne getirmek, tanıtmak için ilim öğrenmeye yola çıkarsa ne olur?
Kâne ke-ibâdeti mütaabbidin erbaîne âmen. "Kırk yıl ibadet eden bir insanın ibadeti kadar sevap alır."
İlim öğreneceğiz!
Niçin öğreneceğiz?
Hakkı ortaya çıkarmak için, hakkı söylemek, dalâleti yok etmek, hidayeti hâkim kılmak, bâtılı devirmek, yanlışı düzeltmek için güzel amaçla ilim öğrenmeye çalışacağız. Böyle yaparsak evinde 40 yıl ibadet eden bir âbid, zahid, müteabbid kimsenin kazandığı sevap kadar Allah ona sevap verir. O kişi sanki 40 yıl ibadet eden bir insan kadar sevap alır.
Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Onun için kendiniz ilim adamı iseniz ne mutlu size! Allah razı olsun.
Niyetiniz ne olacak?
İslâm'a hizmet olacak, hakkı desteklemek olacak, hidayet yolunu göstermek, dalâleti ortadan kaldırmak, batılı yıkmak, insanları batıldan kurtarmak olacak!
Niyeti düzeltmek lazım.
Eğer alim değilseniz… Mesela sizin çocukluğunuz zamanında, ilim öğrenecek çağda sıkıntılarınız oldu, yoksulluk oldu… Bazen; "Durumumuz çok sıkıntılıydı, babamız bizi çırak verdi. Okuyamadık Hocam… Okumayı çok istiyorduk ama olmadı…" diyorlar.
Olabilir, bazı mazeretler dolayısıyla aileler çocuklarını okutamadı. Türkiye'de yoksulluk, sefalet çoktu.
Allah iyilik, hoşluk versin. Azdırmayan zenginlik versin, Allah'ı unutturmayan refah, iyilik hoşluk versin. Allah'ı unutturan, azdıran zenginlikten, azgınlıktan Allah korusun!
Sevgili kardeşlerim!
Bazıları okuyamamışsa çocuklarını okutsun, nerede okutursa okutsun!
Önce Kur'ân-ı Kerîm'i öğretsin! Kur'ân-ı Kerîm bütün ilimlerin kaynağıdır, bütün İslâmî ilimlerin kaynağı Kur'ân-ı Kerîm'dir. Önce Kur'an-ı Kerim'i ezberletsin, hafız eylesin. Kur'an-ı Kerim'i öğretsin. Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenmesine yardımcı olacak dil olan Arapça'yı öğretsin. Hem de komşularımızdan kaç tanesinin dilidir?!
Arapça'yı, Farsça'yı, Osmanlıca'yı öğretsin, eski yazıyı öğretsin ki dedelerini tanıyabilsin, dedelerinden kendilerine kalan kitapları, mektupları, evrakı okuyabilsin, anlayabilsin! Eski eserleri; yazılarını, kitabelerini gördüğü zaman anlayabilsin!
Nasıl yetiştirecek? Ne amaçla yetiştirecek?
Batılı izale etmek için, dalâleti yok etmek, hidayeti hâkim kılmak, hakkı ortaya çıkarmak doğruyu bulmak ve buldurmak ve göstermek için.
"Ne okudun?"
"Tefsir okudum."
"Maşallah, elhamdülillah"
"Ne okudun?"
"Hadis okudum."
"Maşallah."
"Ne okudun?"
"Fıkıh okudum."
"Aferin maşallah."
"Ne okudun?"
"Kelam okudum, akâid okudum, İslâm tarihi okudum, sîret okudum…"
Tamam, bak bunların her birinin 40 yıl, 40 yıl, 40 yıl ibadet eden insan sevapları geldikçe insan muazzam sevaplar kazanır!
Kendiniz okuyamadıysanız ne olur çocuklarınızı iyi müslüman yetiştirin, çünkü müslüman olan çocuk hayırlı evlat olur. Müslüman olanın dünyası da âhireti de kurtulur. Müslüman olmayan bir evlat annesine-babasına da çok zarar getirir. Mezarda kemiklerini sızlattırır, topluma da zararlı olur ümmete de zararlı olur.
Allahu Teâlâ hazretleri evlatlarımızı mü'min-i kâmil, âlim-i fâzıl yetiştirmeyi hepimize nasip eylesin. Hepimizi ilmiyle âmil olan, ihlâslı müslümanlar eylesin. Allah, dîn-i mübîn-i İslâm'a canımız gibi severek, sımsıkı sarılarak, var gücümüzle yardım ederek Allah'ın rızasını kazanmayı cümlemize nasip eylesin. İki cihanda sevdiği kullarıyla beraber eylesin, onlarla haşreylesin, cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin
Ben kardeşinizi de duadan unutmamanızı tekrar hatırlatırım. Allah her şeyi gönlünüzce, muradlarınız üzere versin, dileklerinizi ihsan eylesin. İki cihanda aziz olun.
es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
12.06.1998 -
Mümini Himaye Etmek,
12.06.1998 -
Allahtan Başkasından Korkmamak
