İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak, İkramda Bulunmak

14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak, İkramda Bulunmak
Günün Sohbeti

14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak, İkramda Bulunmak

25.06.2026
15 dk 45 sn

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû aziz ve sevgili dinleyiciler

Allah-u Teàlâ Hazretleri dünyanın ve ahiretin her türlü hayırlarına ve cuma gününün bereketlerine, nimetlerine, mükâfâtlarına cümlenizi erdirsin.

Biliyorsunuz Muharrem hicrî senenin birinci ayıdır. Yâni dokuz gün önce 1421 hicrî yılına girdik; bütün ümmet-i Muhammed hakkında, sizler hakkında, sevdikleriniz, yakınlarını, dostlarınız hakkında hayırlı olsun.

Peygamber SAS Efendimiz bu günde oruç tutmayı tavsiye buyurmuştur hadis-i şeriflerinde. Mekke-i Mükerreme'deyken, hicret etmeden önce de tutmuştur; Medine'de iken de tutmuştur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden bazılarını bu sohbetimde nakletmek istiyorum. Cumartesi günü oruç tutmayı size hatırlatmak istiyorum.

Peygamber SAS Efendimiz İbn-i Asâkir, İbn-i Cerîr ve Ahmed ibn-i Hanbel'in (Rahmetullàhi aleyhim ecmaîn) rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte buyuruyor ki:

“Sùmû yevme àşûrâe ve hàlifû fîhil-yehûde ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen”

Bu Peygamber Efendimiz'in Muharremin onuncu günü oruç tutmayı tavsiye eden hadis-i şeriflerinden birisi. Biz a'sı kısa "Aşûre" diyoruz. Ama Arapçada "Àşûrâ'" diye kullanılıyor. Muharremin onuncu günü demek. Bunun dinler tarihinde Hazret-i Adem AS, Nuh AS, ondan sonraki peygamberler, Mûsâ AS zamanında mübarek, mutlu, güzel, mü'minleri sevindirici bir takım olayların vukù bulduğu bir gün olması dolayısıyla tarihî derinliği var. O bakımdan bugünde oruç tutmak iyi.

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: (Sùmû yevme àşûrâ') "Aşûre gününde oruç tutunuz, (ve hàlifû fîhil-yehûde) ama, yahudilere muhalefet ediniz!"

Yahudiler de oruç tutuyorlar, Mûsâ AS Firavun'dan bugün kurtuldu diye. Tabii Mûsâ AS'la da mukayyed değil, Nuh AS da tufanın sıkıntılarından bugün kurtuldu. Daha öncesinden de bugünün bir önemi var. Bugünün önemi, mübarekliği dolayısıyla, mü'minleri sevindirici olayların sene içindeki tekerrür günü olması dolayısıyla oruç tutulmasını tavsiye ediyor. Ancakyahudiler yanlış anlamasınlar, "Bak bunlar bizi taklit ediyorlar!" gibi yanlış yorumlanmasın diye buyuruyor ki:

(Hàlifû fîhil-yehûde) "Yahudilere muhalefet edin! (Ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen) Öncesinden ve sonrasından bir gün oruç tutun!" Yâni dokuzunu ve on birini de oruç tutarak, onlardan farklılığı ortaya koymak istiyor.

Biz müslümanlar, Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin gönderdiği bütün peygamberleri, Hazret-i Adem Atamız'dan itibaren, Nuh AS'dan, İbrâhim AS'dan Mûsâ ve İsâ AS'a kadar hepsini kabul ediyoruz. Hepsinin de peygamber olduğunu bildiriyoruz. Sıradan insanlar olmadığını bilsinler istiyoruz. Çünkü eski ümmetlerden bazıları, bizim peygamber tanıdığımız bazı kimseleri, peygamber olarak bilemiyorlar. Meselâ Süleyman AS gibi, Dâvud AS gibi kimseleri... Halbuki onlar da Allah'ın peygamberleri. Biz o bakımdan peygamberleri tasdik edici şahitleriz, ümmet olarak önemli kişileriz. Ümmet-i Muhammed çok mühim, önemli bir ümmet... Onlar için de böyle cankurtaran simidi gibi.

Öteki din mensupları, eski peygamberlere inanmış insanların torunları, o peygamberlerin öğrettiklerini sonradan değiştirmişler, bozmuşlarsa; onları da düzeltiyoruz. İtikattaki, inançlarındaki hatâlarını Allah-u Teàlâ Hazretleri, "Onlar şurada yanılmışlardır, öyle yapmaları benim rızama uygun değildir." diye bildirdiği için, Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde bunları bize bildirmiş. Kur'an-ı Kerim'in ayetleri de, onların inanç konusundaki çok büyük yanlışlıklarını beyan ediyor. İnanca aykırı, Allah'ın rızasına aykırı sözlerini belirtiyor. Bunların yanlış olduğunu Kur'an-ı Kerim'den ve Peygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerinden anlayıp, hatalarını düzeltmesi lâzım eski din mensuplarının... Yanlışlıklarını, şirklerini, kâfirliklerini, küstahlıklarını, edepsizliklerini bırakmaları lâzım.

Biz inancın aslını öğrettiğimiz için ve aslına tâbî olduğumuz için, Allah'ın rızasına uygun olarak asırlar boyu devam eden asıl inanca bağlı olduğumuz için; bugünkü dünya üzerindeki birçok din mensuplarını birleştirecek olan İbrâhim AS'a bağlılığımızı, onun tertemiz tevhid inancına bağlı olduğumuzu da Peygamber Efendimiz (millete ibrâhime hanîfâ) diye bildirdiği için, bizim durumumuz taklit değil düzeltme ve en doğru yol olmuş oluyor.

Peygamber Efendimiz onun için, bu hususun vurgulanmasını istediği için, önceden ve sonradan oruç tutmayı tavsiye ediyor.

Bu konuda başka hadis-i şerifler de var. Meselâ, Deylemî'nin Abdullah ibn-i Amr RA'dan naklettiğine göre, sevabını belirtmek için buyurmuş ki:

 (Men sàme yevmez-zîneti edreke mâ fâtehû min sıyâmis-seneti, ya'nî yevme àşûrâ') "Kim zînet günü orucunu tutarsa, senenin öteki oruçlarından tutamadıklarını telâfi etmiş olur. (Ya'nî yevme àşûrâ') Zînet günü, Aşûre günü demektir."

Meselâ Zilhicce'nin oruçları vardı, Arafe gününün orucu vardı, Şevval'in oruçları vardı. Aşûre günü oruç tuttu mu, senenin öteki günlerinde oruç tutulsa sevap kazanılacak olan oruçlardan, yolculuğu, mâzereti, hastalığı sebebiyle kaçırdığı oruçlar varsa, onları da telâfi etmiş oluyor. Yâni onların sevaplarını da yakalamış oluyor. O bakımdan bu gün oruç tutmak uygundur diye Efendimiz beyan etmiş oluyor.

Burdan anlıyoruz ki, Aşûre gününün bir adı daha var; yevmüz-zîneh, zinet günü. Zîneh kelimesini, biz Türkçeye zinet olarak almışız bu kelimeyi. Zînet günü, süslenme, tezeyyün günü, bayram günü, herkesin güzel elbiselerini giyme günü gibi bir anlama geliyor.

"Bu zînet gününde kim oruç tutarsa, senenin öteki kaçırdığı oruçlarını telâfi etmiş olur. (Ya'nî yevme àşûrâ') Bu sözüyle Aşure gününü kastettiğini, böylece hadisin sonunda beyan etmiş oluyor.

Diğer bir hadis-i şerifte var. Bir gün sabahleyin ashabına ilân ettirmiş Peygamber Efendimiz. Ahmed ibn-i Hanbel'in, Buhàrî'nin, Müslim'in, Tirmizî'nin Selemetübnül-Ekvâ' RA'dan ve müslim'in de bir başka hanım sahabiyeden rivayet ettiği bir hadis-i şerif. Buyuruyor ki Efendimiz:

“Ezzin fin-nâsi en men kâne ekele felyesum bakıyyete yevmihî, ve men lem yekün ekele felyesum, feinnel-yevme yevmü àşûrâ'”

"İnsanlara seslen, ilân eyle!" demiş, belki Bilâl-i Habeşî RA'a, belki başka bir zâta... Ama umûmiyetle ezanı ve böyle ilanları gür sesli Bilâl-i Habeşî Hazretleri'ne ilân ettirirdi Efendimiz.

"İnsanlara seslen, ilân eyle ki, bugün şimdiye kadar bir şey yemiş olan da, yemiş olsa bile, biraz bir şeyler atıştırmış olsa bile, (felyesum bakıyyete yevmihî) günün geriye kalan zamanında oruç tutsun!" Yâni yemiş bile olsa, ondan sonra yemesin, yine o sevabı kaçırmayacak, kaçırmamış olacak demek ki, Efendimiz böyle tavsiye ediyor.

(Ve men lem yekün ekele felyesum) "Ama yememiş olan da yemesin, oruç tutsun! (Feinnel-yevme yevmü àşûrâ') Çünkü bugün Aşûre günüdür." Yâni oruç tutmak iyidir demek istiyor Peygamber Efendimiz. Hattâ yemiş olanların bile, bundan sonra bir şey yemeyip aç durarak, yemeden durmasını tavsiye etmiş oluyor.

İşte bu sebeplerden, demin okuduğum hadis-i şerifi de nazar-ı dikkate alırsak, Efendimiz de kendisi tuttuğu için, bu Aşûre gününde oruç tutmak sevap... Ama zâten kardeşlerime bir şey hatırlatmak isterim, İslâm'da oruç sadece Ramazanda değildir, Ramazanın dışında da oruçlar vardır. Ramazanın dışında tutulan oruçlardan da çok çok sevaplar alınır.

Meselâ Ebû Hüreyre RA'dan ve Sehl ibn-i Sa'd'dan Hatîb-i Bağdâdî rivayet etmiş:

“Men sàme yevmen tatavvuan lem yattali' aleyhi ehadün lem yardallàhu lehû bisevâbin dûnel-cenneh”

 "Bir kimse kimse duymadan, kimseye belli etmeden, kimseye fâş etmeden, oruç tuttuğunu ilan etmeden, Allah rızası için, tatavvu' olarak, sevap kazanmak maksadıyla bir gün oruç tutursa; Allah-u Teàlâ Hazretleri onun mükâfatının cennetten başka bir şey olmasına razı olmaz. Yâni güzel tutmuşsa, ona cennetlik olmayı nasip eder." buyuruyor.

Onun için, Ramazanın dışındaki güzel oruçları tutmalarını da, kardeşlerimize ben zaman zaman hatırlatıyorum. Bu hususta Râmûzül-Ehàdîs'te de pek çok hadis-i şerifler var. Bunları açıp okurlarsa, zaman zaman o oruçları tutarlar, o sevapları kazanırlar.

 Demek ki oruç tutmayı tavsiye etmiş oluyoruz.

Bundan başka Aşûre günüyle ilgili olarak size hatırlatacağım şeylerden bir diğeri: Bu günde eğer çoluk çocuğunuza, evin içine, yiyecek, içecek çok şeyler alır da, evde bolluk, bereket olursa, bu da uygun olur. Bunu da yapın!

Bu hususta da iki hadis-i şerifi okumak istiyorum size;

 (Men vessea alâ iyâlihî fî yevmi àşûrâe vesseallàhu aleyhi fî senetihî küllihâ.) "Kim çoluk çocuğuna, aile halkına aşure gününde bir genişlik, bolluk sağlarsa; yiyecek, giyecek, giyim, kuşam hususunda evde şöyle bir şenlik, bolluk olursa; çarşıdan bir şey alınıp eve getirilirse; Allah da ona, böyle yapan aile reisine bütün sene içinde tamamen bolluk bereket ihsan eder, genişlikler, rızık ve nimet çokluğu bahşeder."

Bir hadis-i şerif bu... Bu konuda diğer bir hadis-i şerif Câbir RA'dan:

(Men vessea alâ nefsihî ve ehlihî yevme àşûrâe vesseallàhu aleyhi sâire senetihî.) "Kim bizzat kendi şahsı üzerine ve ailesi üzerine Aşûre gününde bolluk ve genişlik sağlarsa; yâni nimet, yiyecek, içecek, giyecek konularında bol bol, cömertçe ikram ederse, sağlarsa; Allah-u Teàlâ Hazretleri o senenin öteki günlerinde de ona bolluk, bereket, genişlik ihsân eyler."

Tabii bir de bu aşûre gününde, bizim örfümüzde bir şey daha var; buğday, üzüm, fındık, fıstık, çeşitli böyle kuru yiyecekler, tatlı incir, kayısı vs. parçaları katılarak, hoş kokulu, gül kokulu bir güzel tatlı yapılıyor. Üzerine nar, fındık vs. konuluyor, ceviz dövülüyor; güzel bir tatlı oluyor. Buna da aşûre tatlısı diyoruz, kısaca aşûre diyoruz.

Bu evlerde gelenek olarak, töre, adet olarak yapılıyor. Konu komşuya da dağıtılıyor. Bir hayır olsun, sevap kazanılsın diye aşure günü tatlı dağıtılıyor komşulara... Bu da güzel bir şey. Hem dedelerimizin güzel adetini devam ettirmiş oluruz, hem de bazı kimseleri sevindirmiş oluruz. Onun için, inşallah böyle güzel güzel aşure tatlısını da yaparsınız; kaselere, tabaklara koyup konu komşuya hediye edersiniz. Çünkü hediyeleşmek muhabbetin artmasına sebep olur.

İslâm da muhabbete çok önem veriyor. Yâni müslümanlar arasında muhabbet olması, insanlar arasında, komşular arasında geçim olması; ailenin fertleri arasında sevgi, saygı olması; milletin fertleri arasında böyle uyum ve sevgi, bağlılık, muhabbet olması çok önemli.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA