İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

17.05.1996 - Muharremde ve Yeni Yılda Neler Yapmalı

17.05.1996 - Muharremde ve Yeni Yılda Neler Yapmalı
Günün Sohbeti

17.05.1996 - Muharremde ve Yeni Yılda Neler Yapmalı

25.06.2025
16 dk 27 sn

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Allah-u Teâlâ hazretleri cümlemize sevdiği razı olduğu vech ile ibadetler yapmayı, haclar umreler yapmayı rızasını kazanmayı cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip etsin.

Önümüzdeki en önemli olay nedir?

Benim düşündüğüm, benim puanladığıma göre, en önemli olay; hicrî yılbaşı. Hicrî sene bu haccı yaptığımız ay ile beraber bitti. Zilhicce ayı ile beraber bitiyor ve yeni bir hicrî yıl başlıyor.

Biliyorsunuz Arabî, kamerî ayların isimlerini. Hepsini sıra ile bilmeseniz bile çoğunu duymuşsunuzdur. Çünkü bazen doğan çocukları hangi ayda doğdu ise onunla isimlendirirler. Mesela çocuğun ismi Ramazan olur.

Niye Ramazan ismi veriliyor?

Çünkü Ramazan'da doğmuştur. Mesela çocuğun ismi Receb olur, Şaban olur.

Neden?

Çünkü Receb'te, Şaban'da doğmuştur. Demek ki en aşağı üç tane ayı biliyorsunuz. Receb ayı, Şaban ayı, Ramazan ayı.

Sonra hangi ayları biliyorsunuz?

Mesela atasözlerimize, halk deyişlerimize girmiş, Cemaziyelevvel var. Aslında Arapça telaffuzu ile Cumadelûlâ. "Ben onun cemaziyelevvelini bilirim." Yani mâzisini bilirim. Küçükken ne yaptığını, daha önce ne durumda olduğunu bilirim mânasında. Muharrem ayı var, Safer ayı var. Bunları duymuşsunuzdur. Şimdi şu konuşmayı yaptığım gün, bir hicrî senenin son günü, Zilhicce ayının sonuncu günü. Yarın yeni hicrî yıl... Yılbaşı yani 1 Muharrem oluyor. Bugünden yeni bir yılbaşının hemen arefesinde olduğumuzu biliyoruz.

Yeni yıl başlıyor. Bu heyecanlandırıcı mühim bir olay. Biz yeni bir yıl başladığı zaman hangi duyguların içine giriyoruz müslüman olarak? Geçmiş yılın muhasebesine giriyoruz. Nasıl geçti geçmiş yılımız diye onu düşünüyoruz. Ondan sonra da "gelecek yılı nasıl geçireyim?" diye tefekküre dalıyoruz, planlar yapıyoruz. Bu bakımdan bizim için önemli oluyor.

Evet, Muharrem ayına yarın giriyoruz. Yeni sene. Bir kere hepinizi candan şöyle ayağımızın tozu ile mukaddes beldelerin havası ile tebrik ediyoruz. Yeni hicrî, dînî, kamerî yılınız hayırlı olsun. Başlayacak olan yeni yılınız hayırlı, mübarek, bereketli ve feyizli olsun. Bu yeni yılın içinde Allah sizi mutlu etsin. Daha nice yıllar mutluluğunuzu devam ettirsin, güzel şeyler yapmanızı nasip etsin, güzel şeylerle karşılaşmanızı nasip etsin. Bu yepyeni seneyi güzel değerlendirmeyi nasip etsin.

En önemlisi bizim için kader, Allah'ın takdiri. O ne dilerse onu takdir edecek. Dua ederiz, Allah bize hayırları mukadder eylesin, alın yazımıza hayırlar yazsın, kaderimize diye. Ama bizim için önemli olan, artık yeni bir ay, yeni bir yıl başlıyor.

Neler yapabiliriz?

Önceden hatırlatıyoruz. Bizim radyomuzun, konuşmalarımızın esas amaçlarından birisi ibadet zamanlarını kardeşlerimize önceden hatırlatmak.

Bir kere yeni bir ay başlayınca ne yaparız?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in tavsiyesi; “bir insanın yeni bir ayın başında, ortasında, sonunda oruç tutarsa bütün ay'ı oruçlu geçirmiş gibi olur” Bu genel bir kaidenin oruca aksetmesi...

Genel kaide nedir?

Allah bir iyiliği on misli ile değerlendiriyor, daha da fazla olabiliyor. Üç gün oruç tutarsa on misli otuz gün eder. Demek ki en aşağı on misli ile bile mükâfatlandırsa, hakikaten bir ay oruç tutmuş gibi olacağını rakamlar da gösteriyor, Peygamber Efendimiz de buyurmuş. O hâlde biz de bu yeni yılı oruçla karşılayalım sevgili kardeşlerim. İlk hatırlatacağım ibadet; sevap kazanma kapısı, vesilesi, aracı, vasıtası bu!

Yarın ve öbür gün oruç tutalım. Ramazan'da orucu tutmuştuk, sevmiştik, biraz da "oruç tutmaya tutmaya oruca hasret kaldık, özledik." diyelim, oruç tutalım ve Allah-u Teâlâ hazretlerine dua edelim. "Ya Rabbi! Ben bu yeni yıla kendi nefsimi oruçla itaate, bazı şeyleri yapmamaya zorlayarak, sevdiğim bir ibadetle açıyorum, başlıyorum. Sen bu yeni yılımı ve bundan sonraki mütebâki bütün ömrümü böyle günahlardan uzak, sakınarak, sevdiğin vech üzere iyi, kâmil bir müslüman olarak geçirmemi nasip et ya Rabbi!" diye bir kere oruç ile başlayalım.

Bu önemli bir karar! Yarın inşallah oruç tutarsak Muharrem’in ortasında da oruç tutarız. Böylece bu ayın tamamının oruçlu geçirilmesini sağlamış oluruz.

Bir geçmiş sene var; özel, kendi hayatımız içinde bu geçmiş seneyi değerlendirmeliyiz. Hatıra defteri tutuyorsak, "günce" mi diyorlar, "günlük defter" mi diyorlar, "hatıra defteri" derlerdi. Onu tutuyorsak sayfaları karıştıralım veyahut tutmuyorsak hafızamızı yoklayalım.

Bu geçtiğimiz sene nasıl geçti? İyi mi geçti, kötü mü geçti? İyi şeyler mi yaptık; kendimiz memnun muyuz yaptığımız şeylerden, yoksa üzücü şeyler mi yaptık; pişman mı olduk sonunda?

Geçtiğimiz sene için bir kere tevbe ve istiğfar eyleyelim. Tevbe ve istiğfar her zaman için geçerlidir. Tevbe ve istiğfarın şartı da bir daha günahı işlememeye azm ü cezm ü kast etmektir.

Ne demek?

Azmetmek, kuvvetli karar vermek; kast etmek de, yönelmek demek. Azm ü cezm ü kast etmemiz lazım ki "Bu günahı işlemeyeceğim, şeytana uymayacağım, Allah'a âsî olma durumuna düşmeyeceğim…" diye iyi insan olmaya, iyi şeyler yapmaya azmetmektir tevbenin şartı. Geçmiş günahların bağışlanmasının şartı bir daha onları yapmamaya kesin karar vermektir. Biz de böyle kesin kararlı bir tevbe, tevbe-i nasûh ile tevbe edelim.

Muhterem Kardeşlerim!

Herkes hacca gitmedi ama hacca giden kardeşlerime sesleniyorum. Onlar yavaş yavaş yurda döndüler, bir kısmı döndü, bir kısmını da dönmek üzere. Bir insan haccettiği zaman bütün günahları affolunmuş oluyor. Tertemiz oluyor. Annesinden doğduğu gün gibi oluyor. Onların da “ben hacca gitmiştim, günahlarım silinmişti, aman defterime tekrar gölge düşmesin, kara yazı, günah yazılmasın…" diye dikkat etmesi lazım. İyi müslüman olmaya çalışması, bir de başkalarının da iyi müslüman olması için daha çok gayret göstermesi lazım. Çünkü onlar artık özel eğitimden geçen daha bilgili, deneyimli, mübarek müslümanlar oldular, günahlara tevbe etmek lazım. Şairler diyor ki mâzi geçmiştir, yapılacak bir şey yok. Yapılmışsa ne yapalım olmuş bitmiştir. İstikbalde gelecek değil, içinde bulunduğu zaman önemli. İçinde bulunduğumuz her zamanı iyi değerlendirmeye gayret edelim. Bu da daima insanın kendi kendisine "ben ne yapıyorum. Doğru mu yapıyorum, yanlış mı yapıyorum?" diye sorması ile mümkündür.

Bundan sonra bu yeni yılda âdet edinelim.

Her şeyi ben niçin yapıyorum?

"Kur'an'da emredilmiş ondan. Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîfte buyurmuş ondan. Bunu böyle yapmak müslümanlar için hayırlı ondan. Ahiret için sevaplı onun için yapıyorum…" diye kendi kendimize daima bir işi yaparken sormalıyız, iyi şeyi yapmaya niyetlenmeliyiz. Yaptığımız şeyi eğer İslâmî değilse, "ben bunu yapıyorum ama İslâmî değil, hıncımdan, kinimden, kızgınlığımdan yapıyorum." Veya "nefsime uyduğumdan yapıyorum." veya "şeytana uyduk yapıyoruz." filan gibi öyle bir durum sezinlediyseniz, bu işten vazgeçmeye de kendinizi alıştırmanız, kendinizi tutmaya alıştırmanız lazım.

Bir de önümüzdeki yıl için güzel güzel projeler yapalım. Kendi şahsımız için projeler yapalım, bir.

"Ben önümüzdeki yılda hangi esaslara uyarak, hangi ana prensipleri sıkı bir şekilde uygulayacağım?"

Ailemiz için program yapalım.

"Çoluk çocuğuma İslâm'ı öğreteceğim, her gün Kur'ân-ı Kerîm'den birkaç âyet okuyacağım, ezberleyeceğim, anlatacağım. Her gün birkaç tane hadîs-i şerîf okuyacağım, anlatacağım, evimiz bir medrese, bir ilim yuvası, bir mektep olacak, İslâm'ın öğretildiği mübarek bir yuva olacak. Çoluk çocuğuma da öğreteceğim."

Bu da ailevî bir karar. Güzel kararlar almalı veyahut "önümüzdeki sene hacca hazırlanalım, haccı inşaallah yapalım…" diye güzel projeleri düşünmek.

Bir de içtimaî hazırlık. Toplumsal olarak bütün müslümanların bir takım şeylere hazırlanması. Bu da çok önemli.

Bunu da aydın, münevver, mütefekkir, alim, lider, gruplarının başında, önünde olan, İslâmî meseleleri iyi bilen müslümanlar ayarlayacak.

"Bu sene topluca neler yapabiliriz? Ne gibi güzel kararlar alırız? Şehrimizde neler yapabiliriz? Oturduğumuz beldemizde neler yapabiliriz? Ülkemizde neler yapabiliriz? İslâm ülkeleri arasında neler yapabiliriz, topluca grup halinde? Dünyaya açılmış bir İslâmî çalışma olarak neler yapabiliriz, İslâm'ı daha nerelere yayabiliriz? Nasıl tanıtabiliriz? Nasıl reklamını yapabiliriz? Nerelerde ne gibi çalışmalar yaparsak İslâm oralara yerleşir? Nerelerde ne kadar müslüman var? O kardeşlerimizle tanışıp acaba onlara yardımcı olabilir miyiz? İstifade edebilir miyiz?" diye bir de içtimaî planlamalar yapmalıyız.

Şahsî, ailevî, beldeye ait belediye diyelim, bir de devlete ait, bir de devletlerarası sahaya ait planlamalar yapalım. Çünkü bu planlamaları yapıp müzâkere ettikçe, toplu hareket ettikçe, İslâm kalkınacak.

İslâm ülkeleri kendi aralarında güzel iş birliği yapsalar, kendi aralarında ekonomik, kültürel iş birliği yapsalar ne kadar güzel şeyler olur.

Hac ve umre mevsimi mübarek bir hayat. Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere'de böyle müstehcenlik yok, ibadet var. Herkes beş vakit namazı ya Mescid-i Haram'da ya Mescid-i Nebevî'de kılmaya çalışıyor. Herkeste bir ibadet aşkı, erkenden kalkılıyor. Bize göre çok erken sabah namazı kılındığına göre, herkes sabah namazına değil, teheccüd namazı kılmaya Harem-i Şerîf'e gidiyorlardı. Güzel. Melek gibi bir hayat, meleklerin yaşantısı gibi sevaplı bir hayat.

Şimdi Türkiye'ye döndük. Beldemizi, ülkemizi, milletimizi güzel şeylere alıştırmamız için çalışma yapmamız lazım. Çok önemli bu çalışmalar. Bunun da tatlılıkla, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in yaptığı şekilde yapılması lazım. Âyet-i kerîmelerin emrettiği şekilde. Bismillâhirrahmânirrahîm:

Üd'u ilâ-sebîl-i rabbike bi'l-hikmeti ve'l-mev'ızati'l-haseneti ve câdilhüm billetî hiye ahsen.

Allah'ın yoluna çağıracağız. Bunda durma yok.

Nasıl?

Hikmet ile güzel öğüt ile ve en güzel bir çalışma ile gayret sarf etmekle mücadele edeceğiz, mücadele şart. Ama fazilet mücadelesi bu. Tatlı bir mücadele, insanlara mutluluk götürecek mücadele bu, kötülüklerin engellenmesini sağlayacak bir mücadele, iyiliklerin hâkim olmasını sağlayacak bir mücadele.

İşte yeni yılın içtimaî hedefleri, sosyal hedefleri toplumları ilgilendiren hedefler.

Sevgili kardeşlerim;

Yeni yılınızı tebrik ederim. Allah nice nice yıllara sizi mutlulukla, sağlıkla, âfiyetle, huzur ve saadetle ve yolunda yürüyen iyi bir mü'min olarak erenlerden eylesin. Ömrünüzü rızasına uygun geçirmeye muvaffak eylesin, dolgun, hayırlı, verimli çalışmalar yapıp, rızasını kazanmayı nasip etsin. Dünyada ve âhirette bahtiyar eylesin. Cennetiyle, Cemâl'iyle müşerref eylesin.

İnsanın şahsen iyi bir müslüman olmasını ben takdirle karşılıyorum, kendisini kurtarmış oluyor ama başkalarının da iyi olması için çalışmak daha güzel olduğu için ona da özeniyorum, tavsiye ediyorum, temenni ediyorum. İnsan sadece kendisini kurtarmaya çalışmamalı, başka insanları da kurtarmaya çalışmalı. Sosyal yönü kuvvetli çalışmalar yapan bir müslüman olmalı. Hepinizin böyle arkanızdan bir eser bırakan müslüman olmanızı... Arkanızda doğru yola çekmiş olduğunuz insanların veya her insanın istifade edip dua ettiği eserlerin bırakılmış olmasını temenni ediyorum. İnşaallah çalışmalarınızda nice insanlar doğru yola gelir, hidayete erer. Yaptığınız hayır hasenâtla nice insanlar size hayır dualar ederler, dünyanız, âhiretiniz mâmur ve mesut olur, temenni ediyorum öyle olsun.

Allah-u Teâlâ hazretleri hepinizden razı olsun.

Sözümü Peygamber Efendimiz'in mübarek bir hadîs-i şerîfi ile bitirmek istiyorum. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;

Min-sa'âdeti'l-mer'i en-yetûle ömrühû ve yerzukahullahu'l-inâbet. "İnsanın, kişinin, mutluluğunun, saadetinin emaresidir."

Nesi?

En-yetûle ömrühu, "ömrünün uzun olması." Hepinize uzun ömürler diliyoruz bu hadîs-i şerîfe göre.

Ve yerzukahullahu'l-inâbet. "Ve Allah'ın ona kendisine yönelişi nasip etmesi." İnâbet Cenâb-ı Mevlâ'ya yönelmek demek. Bu konuda günlerce, yıllarca konuşsak bitmez.

En büyük sevgi Allah sevgisidir. Hakikaten de âşık olunacak, hakîkî gönül bağlanacak Allah-u Teâlâ hazretleridir. O bakımdan O'na yönelmek çok önemli.

İnâbet Allah'a yöneliş. Nasip olması çok önemli.

Allah-u Teâlâ hazretleri hepimizi uzun ömürlü eylesin, Allah'ı bilen, bulan, O'na yönelmiş olan ve O'nun yolunda çalışan ve O'nun sevgisini, rızasını kazanan, sevgilisi olan, evliyâsı olan kullarından eylesin. Cennetiyle, cemaliyle cümlenizi müşerref eylesin.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA