İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

23.09.1984 - Aşure Orucu, Şükür, İstiğfar, Kulun Kusurlarına Ceza

23.09.1984 - Aşure Orucu, Şükür, İstiğfar, Kulun Kusurlarına Ceza
Günün Sohbeti

23.09.1984 - Aşure Orucu, Şükür, İstiğfar, Kulun Kusurlarına Ceza

02.08.2022
10 dk 44 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.

Emmâ ba'd.

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetün bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

Men ekele minküm yevme âşûrâe fe lâ ye’külü bakiyyete yevmihî ve men lem-ye’kül fe’l-yütim savmehû.

İbn Abbas radıyallahu anhümâ’dan rivayet edilmiş bir hadis-i şerif.

Aşure gününde Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş:

Men ekele minküm yevme âşurâe. “Sizden kim bu Aşure gününde bir şeyler yemişse.”

Mesela evden camiye gelmişler, Peygamber Efendimiz hitap ediyor:

“Kim bir şeyler yemişse.”

'Ben bilemedim, sabahleyin kalktım, birazcık süt içtim, yemek yedim filan' diye der ya insan. "Bilmiyordum.”

“Kim böyle bir şeyler yemişse.”

Fe lâ ye’külü bakiyyete yevmihî. “Şu günün geriye kalan kısmında bir şey atıştırmasın, öylece dursun.”

Ve men lem-ye’kül fe’l-yütim savmehû. “Hiçbir şey yemeyen kimse ise oruç tutsun, orucunu tamamlasın.”

Bu hadis-i şerifte Aşure orucunu tavsiye etmiş.

Aşure orucu; Ramazan orucu farz kılınmadan önce Peygamber Efendimiz’ in tavsiye etmiş olduğu, sevaplı, müstehap olan oruçlardan birisidir. Ama ya 9 ve 10’unu tutacaksın ya da 10 ve 11’ini; ikisini birden tutacaksın. Tek Aşure gününde olmayacak.

Neden?

Çünkü Yahudiler de o gün oruç tutuyorlar. Onların peygamberleri bizim de peygamberimiz. Kur’ân-ı Kerîm’de ismi geçmiş peygamberlerden. Onlar da “Peygamberleri emretti.” diye oruç tutarlarmış ama biz onlara benzememek için bir gün evvelden, bir gün sonradan tutmak suretiyle iki gün oruç tutarız. Bakın ne kadar önemli ki; oruç tutma işinde bile onlara benzemiyoruz.

Tabi Aşure orucu farz değil, Ramazan orucu farz. İnsan, tutarsa sevap kazanır.

Ne derler bu ibadetlere?

Nafile ibadet derler.

“İlla Ramazan’da oruç tutulacak, başka zaman tutulmayacak.” diye bir mecburiyet yok. Bazıları bu işleri bilmiyor.

“Ben zekâtımı verdim.”

Yahu zekât vermek senin hayrının mecburî seviyesi. Zekât vermezsen Allah yakana yapışır; “Ey kulum! Ben sana zenginlik verdim de sen niye malının zekâtını vermedin!” der.

Daha fazla verirsen günah mı olur? Hayır, sevap olur.

Daha fazla vermek serbest ondan aşağı vermek yasak.

"Ramazan orucunu tuttum."

Başka orucu tutmak günah mı?

Hayır, daha başka tutarsan sevap olur. En aşağı Ramazan ayını tutacaksın; daha da tutarsan sevap olur. Bunu böyle bilelim. Kimisi %25 hayır yapıyor.

Zekât %2,5’tur kimisi %20 hayır yapıyor; daha fazla hayır yapıyor yani. Düşünün devlete verilen vergiyi, öyle vergi var ki %50-60 oluyor, zekât sadece %2,5.

“Hayır hasenatı, sevaplı işleri biraz çokça yapalım.” demek istiyorum.

Neden?

Günahımız çok, rahmet-i İlâhiyye’ye çok muhtacız. Çok hata ettik. Dedelerimiz bu hadisleri biliyorlardı, bu ayetleri biliyorlardı da Allah’ın yolunca yürüyorlardı, Peygamber Efendimiz'in izinde gidiyorlardı. Biz çok hatalıyız. Allah bize lütfuyla ihsan etsin. Kahrıyla cezalandırırsa hallacın pamuğu attığı gibi havalarda savruluruz.

Men elbesehu’llâhu ni’meten fe’l-yüksir mine’l-hamdi li’llâhi. Ve men kesürat hümûmühû fe’l-yestağfiri’llah ve men ebtae aleyhi rızkuhû fe’l-yüksir min kavli lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Ve men nezele me’a kavmin fe lâ yesum illâ bi-iznihim. Ve men dehale dâra kavmin fe’l-yeclis haysü emerûhu. Fe inne’l-kavme a’lemu bi-avreti dârihim. Ve inne mine’z-zenbi’l-meshûti bihî alâ-sâhibihî: el-hıkdü, ve’l-hasedü, ve’l-keselü fi’l-ibâdeti ve’d-dankü fi’l-ma’îşeti.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’in rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Men elbesehu’llâhu ni’meten. “Allah kime bir nimet giydirmişse.”

Nimet giydirmek ne demek?

Bir nimet nasip etmiş, vermiş.

“Allah kime bir nimet vermişse:”

Fe’l-yüksir mine’l-hamdi li’llâhi. “Allah’a hamd-ü senayı çok etsin.”

“Elhamdülillah, çok şükür yâ Rabbi!” diye hamd-ü senayı çok yapsın. Sıhhat vermiş, afiyet vermiş, yolcusu sağlıkla dönmüş, hastası iyi olmuş, çocuğu dünyaya gelmiş, işi düzelmiş, borcundan kurtulmuş vesaire... Bir nimet. Allah’a çok hamd etsin.

Ve men kesürat hümûmühû. “Tasası, derdi çok olan.”

O ne yapsın?

Fe’l-yestağfirillah. “Allah’a tevbe istiğfar eylesin.”

"Estağfirullah el azim ve etubi ileyh" diye istiğfar eylesin, geçer. Allah onun üzüntüsünü, gamını, kederini, sıkıntısını giderir.

Gidermenin manevi ilacı ne imiş? Estağfirullah çekeceğiz.

Çok nimete sahip olunca elhamdülillah diyeceğiz; gamımız, tasamız, sıkıntımız varsa estağfirullah diyeceğiz.

Sonra üçüncüsü;

Ve men ebtae aleyhi rızkuhû. “Kimin rızkı kendisine biraz gecikirse." Veyahut ubtiae aleyhi rızkuhû. "Kimin rızkı kendisine geç verilirse.”

Rızık gelecek ama burada ifade ne kadar güzel; “rızkı kendisine gecikirse.”

Hani “Yolda tren bozuldu, kamyon bozuldu, bugün gelecekti, iki üç gün sonra gelecek.” gibi. Rızık gelecek, Allah takdir etmiş. Rezzak-ı alem senin rızkını gönderecek

Rızkın gecikirse ne yapacaksın?

Fe’l-yüksir min kavli lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh sözünü çok eyle.” Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azim. Çok desin rızkı açılır

Geçim sıkıntısı mı çekiyorsun? Rızkın daraldı mı? Evinde yiyecek içecek mi az kaldı?

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhı çok eyle.

Ne demek?

“Hiçbir değişme, hiçbir güç kuvvet yoktur; hepsi ancak Allah’ın elindedir.” demek.

“Veren Allah, alan Allah; zengin eden O, fakir eden O; hasta eden O, sıhhatli eden O; yükselten O, alçaltan O. Hepsi Allah’tandır.” demek. İşte o sözü söylediği zaman... O söz nedir? O söz Allah’ın arşı hazinelerindendir, onu dediği zaman iyi olur.

Ve men nezele me’a kavmin fe lâ yesum illâ bi-iznihim. “Kim bir kavmin yanına misafir giderse 'köye gitti bir kasabaya filancaların yanına gitti' onların izni olmadan oruç tutmasın.”

“Hadi otur efendi.”

“Yok, ben bugün oruca niyet ettim.” Olmaz!

Peygamber Efendimiz; “Misafir olduğu yerin izni olmadan oruç tutmasın” diyor.

Ve men dehale dâra kavmin. “Kim birisinin evine girerse.” Fe’l-yeclis haysü emerûhu. “Nereyi emrederlerse orada otursun." Çünkü onlar evde nereye oturulacağını daha iyi bilir.”

O hesap yapıyor; “Şimdi kapı şuradan açılır, bizim hatun çay tepsisini uzatır, eli görülür.” vesaire. Misafire; “Sen şöyle otur.” diyor. “Yok, estağfirullah, ben oraya oturmam.”

“Ya şuraya otur!”

Bir bildiği var. Düşündüğü bir şey var. “Peki” diyeceksin, oturacaksın. Ya ikram etmek istiyor ya başka bir düşündüğü vardır.

En son cümleye çok dikkat edin. İsterseniz bunu yazın:

Ve inne mine’z-zenbi’l-meshûti bihî alâ-sâhibihî. “Kişinin başına gelenler, yapmış olduğu günahtan dolayı Allah’ın kendisine kızmasındandır.”

Üç şey sayacak.

İnsanın başına bunlar neden gelir, neden musallat olur?

Kişi, bir günah işlemiştir, Allah da o günaha kızdığından dolayı o günahı işleyenin başına bunları musallat etmiştir.

Onlar neymiş?

El-hıkdü ve’l-hasedü “Kıskanmak, içinde kin duymak, haset etmek”

“Bir tenhada yakalasam senin canına okurdum!” İçinde kızgınlık var.”

Haset, “Ne güzel arabaya oturmuş! Keratanın elinden gitse de benim gibi yaya kalsa da görse!”

Allah sana da versin. “Yâ Rabbi! Bana da ver.” demek yok. “Onun arabası elinden gitsin.” diyor.

“Ne güzel evde oturmuş, denizin kenarında manzaralı bir yerde, başına çöksün inşallah. Ben orada oturamıyorum!” diyor.

Ya Allah sana da versin. Niçin onun başına çökmesini istiyorsun?

Hasetten!.

Haset ne demek?

Karşısındaki insanın elindeki nimetin gitmesini isteyen bir kıskançlık duygusu.

“Gitsin, sürüm sürüm sürünsün inşallah!”

Niye sürünsün ya? O da sürünmesin.

Neden bu?

Bir günah işledi Allah kızdı da ona hasetçilik veriyor. Bir günah işledi de Allah ona kin duygusu veriyor.

Üçüncüsünü iyi dinleyin:

Ve’l-keselü fi’l-ibâdeti. “İbadette tembel.”

Namazına kalkamıyor, bir türlü namaz kılamıyor. Teheccüde kalkacak, kalkamıyor. Sabah namazına kalkamıyor. İbadet edecek; edemiyor. Namaza camiye gidecek; gidemiyor. Ezan okundu camiye gitse yirmi yedi kat sevap alacak; tembelleniyor. Evde farzını kılıvericek geçiştirecek.

Neden?

Günah işledi, Allah ona kızdı da ibadette tembellik, ona ceza olarak geldi. Aman gözünüzü açın, ibadette tembellik ceza!. Haset ceza!. Kızgınlık, kin ceza!.

Neden?

Günah işledin, Allah sana kızdı da ondan dolayı bu cezalar geldi.

Başka?

Ve’d-dankü fi’l-ma’îşeti. “Maişetteki darlık da Allah’ın cezasıdır.”

Günah işledin o günahtan dolayı elin daraldı. Müşteri gelmedi, ticaretini yapamadın, her zaman kazandığın kadar kazanamadın.

Neden?

Günah işledin.

Kim bilir ne işledin? Deniz kenarına mı gittin? Plajlarda mı gezdin? Harama mı baktın? Gıybet mi ettin? Dedikodu mu ettin? Günahtan dolayı rızık azaldı.

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetullaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemâliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA