24.12.1998 - Oruçlunun, Adaletli Olanın ve Mazlumun Duası

24.12.1998 - Oruçlunun, Adaletli Olanın ve Mazlumun Duası
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri. Ramazan’ınız mübarek olsun, mübarek geçsin. Allah büyük ecirlere, mükafatlara, sevaplara, hayırlara erdirsin.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet edilen diğer bir hadîs-i şerîfe Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;
Selâsün lâ türeddü da'vetühüm: "Üç cins insan vardır ki onların duaları reddolunmaz:"
1. es-Sâimü hattâ yüftıra. "İftar edinceye kadar oruçlunun duası reddolunmaz." İftar edinceye kadar, oruçlu bulunduğu müddetçe Cenâb-ı Mevlâ imkân veriyor, selâhiyet veriyor, ruhsat veriyor, izin veriyor, lütfediyor, fırsat veriyor; dua etsin, duası kabul olacak.
2. Ve'l-imâmü'l-âdilü. "Adaletli önder."
İmam önder, lider, başkan, hükümdar demek. İşin başına getirilmiş selâhiyetli, kendisine ittibâ ve itaat edilen kişi demek... İmamın da duası reddolunmaz. Çünkü Allah ona selâhiyet vermiştir. Mü'minler de ona tâbi olacaklar. Tâbi olmadıkları zaman sorumlu, veballi duruma düşerler.
Adaletli yönetici, adaletli devlet başkanı, devletin mü'min, âdil yöneticisi çok önemli; duası da reddolunmuyor. Adaletiyle tanınmış bir kimse olarak Hz. Ömer misal verilebilir, Ömer b. Abdülaziz misal verilebilir... Osmanlı sultanlarından o mübarek fatihler, mücahitler numûne olarak verilebilir. Zamanımızdaki dindar, dine hizmet etmek isteyen yöneticiler misal verilebilir.
3. Ve da'vetü'l-mazlûm. "Mazlumun, zulme uğramış insanın da duası reddolunmaz."
Yerfe'uha'llâhu fevka'l-ğamâmi. "Bunların dualarını Allah bulutların üstüne yükseltir." Ve tüftehü lehâ ebvâbü'ssemâi veyahut teftehu lehâ ebvâbe'ssemâi. "Semanın kapılarını onlar için açar veya semanın kapıları bu duaların önünde kapalı kalmaz, açılır." Ve yekûlü'rrabbü. "Ve âlemlerin Rabbi, Mevlâmız buyurur ki:" Ve izzetî. "İzzetime and olsun ki." Le-ensuranneki velev ba'de hîn. "Ey mazlum, mutlaka ve muhakkak ben sana yardım edeceğim; bir sebeple, hikmetten dolayı biraz gecikmiş gibi olsa da..."
O ihmal değildir, bir müddettir. O müddeti vermesinde Cenâb-ı Hakk'ın hikmeti vardır. "Ondan sonra mutlaka ben sana yardım edeceğim! Zalimden mazlumun intikamını alacağım, zalimi kahr u mahv edeceğim." demek oluyor. Hadîs-i şerîfin sonu böyle...
Demek ki mazlum müslümanların bu yönden de duaları makbul. Dua edilecek zaman Ramazan... Mazlumiyet var, oruçluluk var; dualar makbul.
Dünyanın her yerinde böyle fennî bakımdan, ilmî bakımdan ilerleyememiş, geri kalmış olan müslümanlar sömürülüyor, eziliyor. Harplerle, iç karışıklıklarla, isyanlarla uğraştırılıyor.
İslâm âleminin durumuna bakıyorum, acıyorum. Azınlık oldukları ülkelerde müslümanların zavallı durumlarına bakıyorum, çoğunluk oldukları yerlerdeki sıkıntılarına bakıyorum; "Allah Ümmet-i Muhammed'e rahmeylesin!" diye dualar ediyorum.
Bu hadîs-i şerîften oruçlunun duasının iftar edinceye kadar makbul olduğu müjdesini öğrenmiş olduk.
Allahu Teâlâ hazretleri kulluğu güzel yapmaya cümlemizi muvaffak eylesin. Bu güzel, mübarek, şerefli, feyizli ayın maddî mânevî güzelliklerini sezip, tadıp onlardan kısmetini, hissesini eksiksiz almayı nasip eylesin.
Cennetiyle, cemâliyle cümlemizi müşerref eylesin.
Bütün Ümmet-i Muhammed'e umûmi olarak rahmetiyle tecelli eylesin. Hastalarımıza âcilen şifalar, devâlar bahşeylesin. Dertlilerimizin dertlerine çareler ihsân eylesin. Mağdur kardeşlerimizi mağdûriyetten, mazlum kardeşlerimizi zulümden kurtarsın. Esir kardeşlerimizi esaretten halâs eylesin, hürriyetlerine kavuştursun. Gönüllerimizin muradlarını ihsan eylesin. Hem dünyada hem âhirette aziz ve bahtiyar eylesin...
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! Aziz ve sevgili Akra dinleyenleri.
24.12.1998 -
Rahmet Ayı, Hayır
24.11.2000 -
Orucun Sevabını Kaçıran
