10.01.1997 - Ramazanın 1.Günü, Ramazandan Nasıl İstifade Ederiz

10.01.1997 - Ramazanın 1.Günü, Ramazandan Nasıl İstifade Ederiz
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;
Size Ramazan ayının ilk gününde hitap etmenin bahtiyarlığı içindeyim. Allah-u Teâlâ hazretleri bu hayır ve bereket dolu ayı, hepiniz hakkında sebeb-i mağfiret ve sebeb-i duhûl-i cennet eylesin “Allah'ın affına mazhar olun, cennetiyle cemâliyle müşerref olun” diye temenni ediyorum.
On bir ayın sultanı Ramazan geldi. Böyle bir mübarek cuma gününde ilk gün oruç tutuyoruz. Bu çok büyük bir nimet. Ramazan ayı, Ümmet-i Muhammed'in ayıdır. Sıralama şöyle; "Receb ayı Alla-u Teâlâ hazretlerinin kullarını affettiği ay, Şaban ayı Peygamber Efendimiz'in ayı, Ramazan ayı da ümmetinin ayı" diye hadîs-i şerîfte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz tarafından bizim özel affımıza, mağfiretimize tahsis edilmiş, kendi ayımız olduğu belirtilen bir ay içindeyiz.
Bu ay hakkında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in methi ve ikazları, mübarek sözleri çok... Mesela buyuruyor ki;
Etâküm şehrü ramadâne. "Size Ramazan ayı geldi, Ramazan ayına nâil oldunuz, vâsıl oldunuz, Ramazan ayına girmiş oldunuz." Şehrü bereketin. "Hayır ve bereketin, bolluğun, mânevî ve maddî nimetlerin çok olduğu bir bereket ayı." Fî-hi hayrun yuğşiyekümü'llâhu. "Allah-u Teâlâ hazretleri bu ayın içinde kullarını çeşit çeşit hayırlara gark eder, üzerlerini hayırlarla kaplar. Birçok hayrın müslümanlara eriştiği bir aydır." Fe-yünzilü'r-rahmete ve yehuttu fîhi'l-hatâyâ ve yestecîbu fîhi'd-duâ'. "Allah-u Teâlâ hazretleri bu ayda rahmetini indirir ve hataları affeder, defter-i âmâlden siler, bağışlar ve duaları kabul eder."
İnsan dua ediyor ama duanın kabulü için şartlar var. Bu ayda Allah-u Teâlâ hazretleri duaları hâsseten -özel şartları da kaldırarak- kabul ettiğini beyan ediyor. Demek ki özel şartları da kaldırarak, kul dua ederse duasını kabul edecek olduğu bir ay olduğunu öğrenmiş oluyoruz, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bu müjdeli ifadesinden.
Yenzuru'llâhu ilâ tenâfüsiküm. "Allah-u Teâlâ hazretleri siz mü'minlerin bu Ramazan ayında ibadetlere koşuşmanızdan, yarışmanızdan, iyilik yapmak konusunda gayretinizden dolayı memnun bir şekilde, razı olarak sizin bu hayırda yarışmanıza, rağbetinize nazar eyler ve razı olur." Ve yubahî biküm melâiketehû. "Ve meleklerine 'ey meleklerim! Bakın benim mü'min kullarıma... Benim rızamı kazanmak için fedakârca, ihlâsla, tertemiz duygularla nasıl ibadette yarışıyorlar!' diye mübahat eder, över, onlarla iftihar eder." buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Bir başka hadîs-i şerîf de Hz. Ali radıyallahu anh Efendimiz'den rivayet edilmiş. Ben Hz. Ali Efendimiz'den rivayet edilen hadîs-i şerîflere özel bir dikkatle -dikkati çekiyorum- eğiliyorum. Çünkü Hz. Ali Efendimiz'e bağlı olan, Hz. Ali Efendimiz'i seven insanların bu hadîs-i şerîflere dikkat etmesini istiyorum.
Hz. Ali Efendimiz'in rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfinde Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
İzâ dehale şehrü ramadâne. "Ramazan ayı geldiği zaman." Emere'llâhu hamelete'l-arşi en yekuffû ani't-tesbîhi ve yestağfiru li-ümmeti Muhammedin ve'l-mü'minîne. "Allah-u Teâlâ hazretleri Arş'ı tutan -hamele-i arş ismini vermiş olduğu meleklerine, Arş'ı taşıyan- meleklerine emreder; 'Bana tesbih getirmeyi bırakın, bu ayda benim mü'min kullarıma ve Ümmet-i Muhammed'e tevbe ve istiğfar eyleyin.'"
Arş'ı tutan melekler, meleklerin en büyükleri, Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen melekler... Arş-ı Âzam, Allah'ın en büyük yaratıklarından birisi...
Vesia kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-arz. "Allah-u Teâlâ hazretlerinin kürsüsü semaları ve arzı kuşatmıştır."
Ama Arş-ı Âlâ'nın yanında Kürsî çok küçük bir varlık olarak kalıyor. Bu kadar büyük, muazzam olan Arş-ı Âzam'ı tutan meleklere ki en önemli meleklerden oluyor bunlar, onlara emrediyor; "bana tesbih getirmeye, beni övücü, benim şânıma layık ifadelerle beni her türlü noksanlıktan tenzih, tesbih ve takdisk ettiğiniz sözleri bırakın. Şimdi Ramazan ayı geldi, Ümmet-i Muhammed için dua edin, onların afv u mağfireti için dua edin." diyor. Böyle emrettiğini Peygamber Efendimiz bildiriyor.
Demek ki Ramazan ayında fevkalâde, muazzam, maddî ve mânevî değişikliler oluyor. Özellikle mânevî âlemde büyük değişiklikler oluyor. Olan değişikliklerden bazılarını başka hadîs-i şerîflerden nakledeyim:
Tüftahû fîhi ebvâbu's-semâ'. "Semaların kapıları bu ayda açılır." Semaların kapıları var. Her fırsatta açıklıyorun. Semaya biz baktığımız zaman mavi bir boşluk olarak görüyoruz ama aslında semanın ötesinde bizim gözümüzün görmediği, yıldızların bittiği yerde, yıldızlardan ötede altı kat daha sema var. Birinci sema yıldızlarla donatılmış. Ondan sonrakiler onu kuşatan semalar. Bunların herbirisinin melekleri var. Cebrail aleyhisselam'a Peygamber Efendimiz miraca çıkarken sormuşlar;
"Yanındaki kim? Kendisine Allah tarafından bu tarafa geçmeye müsaade edildi mi?" diye.
Böyle bir mâni, bekçi var; kontrol, takip, soruşturma var. Semaların kapılarından her şey geçemiyor. Ama Ramazan ayı olunca semanın kapıları açılıyor. Bu demektir ki iyi kulun da kötü kulun da -kusurlu da olsa tam da olsa- ibadetleri buralarda elenmeden, takılmadan, geriye reddedilmeden dergâh-ı izzete kadar ulaşıyor.
Allah-u Teâlâ hazretleri bu ayda duaların kabulünün engellerini kaldırıyor.
Ve tuğleku fîhi ebvâbu'l-cahîmi. "Cehennemin kapıları kapatılıyor." İnsanların cehenneme gitmesine sebep olacak çeşitli vesileler kaldırıyor, cehennemin kapıları kapatılıyor ve insanların hayır yapması kolay hâle getiriliyor.
Ve tüğallu fîhi meredetü'ş-şeyâtîni. "Şeytanların da azılıları, amirleri, reisleri, eşkıyâsı, büyükleri bağlarla, mânevî zincirlerle, bukağılarla boyunlarından, ayaklarından, bileklerinden sımsıkı bağlanıyor."
Bu demektir ki Ramazan ayında çok büyük azdırma, saptırma, şaşırtma, dalalete düşürtme çalışmaları yaptırtılmıyor. Küçük şeytanları -onlar her insanın yanında bulunan, kötülükleri yapanlar- bir müslüman biraz gayret gösterse onları yenebilir. Ama asıl azılılar, asıl kuvvetli olanlar bağlanıyor.
Böyle bir ay... Demek ki bizim görmediğimiz semalarda büyük değişiklikler oluyor. Cehennemin kapıları kapanıyor, semanın kapıları açılıyor, şeytanlar bağlanıyor, hayır yapma imkânı kolaylaşıyor. Arş-ı Âzam'ı tutan meleklere –kendisini tesbih ediyorken onlar- Allah-u Teâlâ hazretleri "bırakın şimdi tesbihi, benim Muhammed'imin ümmetine tevbe ve istiğfar eyleyin!" diye emrediyor. Bütün bunlar ne kadar olumlu, ne kadar müjdeli haberler... Allah-u Teâlâ hazretleri her tarafımızı hayırla kaplıyor, rahmetini indiriyor, her taraftan bereket fışkırıyor, dualar kabul oluyor, [duaların] kabul olacağı bir zaman, mevsim başlamış oluyor. O halde, hakikaten insanın Allah'ın rızasını kazanması kolaylaştırılmış, büyük engeller kaldırılmış oluyor. Bütün bu kadar güzel fırsatlara rağmen eğer kullar Ramazan'dan istifade edemezse artık o kendilerinin büyük kusurlarından, tembelliklerinden, gafletlerinden, hatalarından, isyanlarından olmuş olacak demektir.
Allah-u Teâlâ hazretleri bu güzel ayın hayrından, feyzinden, bereketinden, ikramlarından, ihsanlarından, lezzetlerinden, mükâfatlarından cümlenizi hissedar eylesin. Siz de onlara erin. Allah mahrum eylemesin, yardım eylesin, tevfîkini refîk eylesin. Cümlenizi, cümlemizi sevdiği kulları zümresine dâhil eylesin, sevmediği herhangi bir işi yapmaktan şiddetle bizi korusun. Şeytana, nefse uymaktan korusun. Yolunda dâim, zikrine müdâvim, ibadetini yapan hayırlı, edepli, feyizli, salih, velî, mahbub, makbul, matlub, müeddeb, zarif, âbid, zahid kullar olmayı nasip eylesin. Hem bu dünyada aziz ve bahtiyar eylesin hem âhirette taltif eyleyip cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin. Peygamber-i zîşânımıza Firdevs-i Âlâ'da cümlenizi komşu eylesin aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
Ramazanınız tekrar tekrar mübarek olsun. Allah nice nice Ramazanları idrak etmenizi, sevdiği kullar olmanızı nasip eylesin.
Bi-hürmeti habîbihî Muhammedini'l-Mustafâ ve bi-hürmeti esrâr-ı sûreti'l-fâtiha.
10.01.1997 -
Ramazanın İlk Günleri,
09.02.1997 -
Ramazan Bayramı Tebriği,
