İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

04.02.1990 - Recep Ayı, Peygamber Efendimizin Temizliğe Verdiği Önem, Güzel Koku

04.02.1990 - Recep Ayı, Peygamber Efendimizin Temizliğe Verdiği Önem, Güzel Koku
Günün Sohbeti

04.02.1990 - Recep Ayı, Peygamber Efendimizin Temizliğe Verdiği Önem, Güzel Koku

01.01.2026
10 dk 45 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

El-Hamdü li'llâhi rabbi'l-âlemîne alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîne ve senedinâ ve mededinâ ve üsvetine'l hasenete Muhammedini'l Mustafa. Ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ecmaîn.

Emmâ ba'du:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz her türlü temizliğe dikkat ederdi, diş temizliğine özel bir ihtimamı var.. Ta o zamandan ne kadar medenî, ne kadar yüksek, ne kadar güzel bir şey! Hiç görülmüş bir şey değil! Ondan sonraki zamanlarda da görülmüş değil. Şimdiki yüzyılın insanı anladı. Herkesin evinde artık diş fırçaları, diş macunları var, artık fırçalanıyorlar. Ama bu bizim eski âdetimizdi.

"Diş fırçalayarak kılınan namaz, diş fırçalamadan, misvaklanmadan kılınan namazdan 70 kat daha sevaptır."

Bu diş temizliği, temizliğimizin önemli parçalarından birisidir. Peygamber Efendimiz her türlü temizliğe çok dikkat ederdi, diş temizliğine özel bir ihtimamı vardı.

Onun özel bir sevabı var.

Neden?

İnsanın ağzı, meleklerin ikamet yeri. Ağzı koktu mu melekler rahatsız olur.

Fosur fosur sigara içiyor: "Hocam! Benim sigarama karışma, bak seninle bozuşuruz. Şimdiye kadar iyiydik, şimdi döndürdün dolaştırdın lafı benim sigarama getirdin, sigarama çatacaksın. Dokunma benim sigarama. İçerim ben. Eskiler de içmişler, hocalardan da içen gördüm."

Ama mekruh! Bazısı "haram" demiş, bazısı "mekruh" demiş; doğru değil. Sıhhate zararlı. Yapmamak lazım. Melekler müteezzî oluyorlar.

Sen alışmışsın bir kere, sana zarar vermiyor. Sigara kokusu beni öldürüyor. Senin yanında dururken ben ölüyorum. Senin nefesinden mahvoluyorum. Bir adamın sigara tutmaktan parmaklarının arası sarardı mı, bil ki ciğeri gümbürteye gitti. Bak buradan anla.

Savcı bir arkadaşımız anlatıyor:

Bir cinayet için otopsi yapıyorlar. "Hocam!" diyor, "Parmakları sararmış bir insana otopsi yaptık, neşteri vurup açınca etrafa korkunç bir koku yayılıyor. İnsanın ciğeri zifir doluyor."

Hani eski evlerde eğri büğrü borular vardır, "damlamasın" diye teneke takarlar, zifir damlar ya, boyar, çıkmaz. Öyle bir zifir senin ciğerinin içine doluyor. Çünkü içiyorsun. Sinirlendin; "Yak bir sigara!" "Merhaba arkadaş, yak bir sigara, benden." O arkadaşlık mı? "Yoruldum biraz oturayım, yak bir sigara!" Çoban kuzu, koyun otlatıyor, yak bir sigara! "Allah Allah!" diyorum, acıyorum. Biz şehirden, şehir kirliliğinden ciğerlerimizi duman dolduruyoruz; o temiz havada cahilliğinden ciğerlerini duman dolduruyor. O da nasibini alıyor.

İşte o kokudan melekler rahatsız oluyor. Onun için temiz olacaksın, güzel kokulu olacaksın.

Peygamber Efendimiz'in en çok sevdiği şeylerden biri güzel koku. Temizliğe de dikkat ederdi. Tarağı vardı, tarakla gezerdi. İslâm'da derbederlik yok, güzellik var.

İnna'llâhe cemîlün yuhibbü'l-cemâl. "Allah kendisi güzeldir, güzelliği sever."

O halde Müslüman da güzelliği sevecek.

Güle bak, Yaradan'ı düşün, oradan sevap kazanırsın. Denize bak; Allah'ın azametini, kudretini gör, sevap kazanırsın.

Allah güzeldir, her şeyin güzelini sever. Ahlâkı da güzel olacak, görünümü de güzel olacak, işi de güzel olacak. Allah bizi güzelliği sezenlerden, anlayanlardan eylesin. Bir Türk şairi var, şöyle diyor:

Ne sen,

Ne ben,

Ne de hüsnünde toplanan şu mesâ.

Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ.

Olan şu mâi deniz.

Melâli anlamayan nesle aşina değiliz.

"Melali, güzelliği, içliliği, duygululuğu anlamayan nesli sevmiyoruz." diyor.

Duygulu olacak insan, rikkatli olacak.

Üniversitedeki bir doçent arkadaşımızla bir  sohbetteydik. Birisi gelmiş sohbetlerine, yaşlı bir zât, ilâhi biliyormuş, hoca efendiye "Bir ilâhi okusanız." demişler. O da mütevazı, kâmil bir insan. "Efendim, bizim edamız buralarda biraz taşra edasıdır, beğenilmeyebilir." demiş. "Yok yok, sen oku." demişler. İbrahim Hakkı-i Erzurumî hazretlerinin şahane bir ilâhisi vardır;

Bir Hüda'dan gayri yârı istemem.

Ol gülün indinde hârı istemem.

Böyle bir ilâhi. Onu okumuş. Doçent kardeşimiz "Onu okudu. Okurken gözleri yaşardı, ağlamaya başladı." diye anlatıyor.

Duygulu söz.

Avrupalı bir şair İranlı bir şairin şiirini okumuş; kelime-i şehâdet getirmiş, Müslüman olmuş. Şiirden duygulanmış, titremiş, ürpermiş, gözleri yaşarmış, Müslüman olmuş.

Söz ola kese savaşı.

Söz ola kestire başı.

Söz ola ağılı aşı.

Yağ ile bal ede bir söz.

Söz kıymetli. Sözden söze fark var, ne kadar önemli bir şey.

Hâsılı, insanın güzellikten anlaması lazım, hassas olması lazım, duygulu olması lazım. Katı kalpli olmaması lazım. Peygamber Efendimiz; "Ağlamayan gözden, duygulanmayan kalpten sana sığınırım." buyuruyor.

Ağlayacak.

Erkek adam ağlar mı?

Allah korkusundan ağlar, tenhalarda ağlar. Dervişler ağlar. Tenhalarda "Allah Allah..." derken ağlar. Hasretinden dayanamaz, ağlar. Hz. Ömer'in ağlamaktan gözyaşları yanağına iz yapmış, Hz. Ömer ağlayacak, bileği bükülecek insan mıydı?

Müslüman duygulu olacak. Âyetler okunduğu zaman tüyleri diken diken olacak, imanı artacak.

Allah'ın âyetleri okunuyor, burada sohbet ediyor!

Ne okunuyor? Gazel mi okunuyor, şarkı mı okunuyor?

Kur'an.

"Nasılsın, iyi misin?" diye hoş beş ediyor. Allah bize duygulu olmayı nasip etsin!

Efendimiz misvaklanırdı. Dişlerinin içini dışını, enlemesine güzelce misvaklardı. İnci, yıldız, ışık kaynağı gibi, pırıl pırıl dişleri vardı. Bizim de öyle olmamız lazım.

Peygamber Efendimiz'in izinden gidiyorum.

"Aç ağzını?"

Hocam "Müsaade et de açmayayım. Neden? Sapsarı!"

Peygamber Efendimiz'in dişleri pırıl pırıldı.

Her zaman anlatıyorum. Ankara'da ben dişçide tedavi oluyorum, bir arkadaşımız da yanımıza geldi.

"Benim diş etlerim hastaydı. Abdest alırken su veriyorum, dişim kanamaya başlıyor. Biraz dudağımı sıkıyorum, diş etlerim kanamaya başlıyor. Hasta. Yara oldu. Abdest alamaz oldum. Abdesti tekrar tekrar almak zorunda kalıyorum. Ağzım acıyor, yemek yiyemiyorum; o duruma geldim." dedi.

Diş doktoru sordu:

"Sonra ne yaptın?"

"Misvaklanmaya başladım, misvak kullandım, geçti." dedi.

"Otur bakalım şöyle." dedi, arkadaşımızı dişçi koltuğuna oturttu. Ağzını açtı. Doktor hayretler içinde kaldı! Biz de "Bakalım." dedik. Ağzını açtı; dişleri sanki inci gibi! Ben ömrümde öyle güzel diş görmedim, öyle beyaz, öyle pırıl pırıl, öyle güzel!

Misvağın faydasına bak! Dişleri sallanırken, diş etleri kanarken, yemek yiyemezken, abdest alamazken, ağzının acısından duramazken bak ne şifalar var.

Diş etlerini kuvvetlendirir, dişleri temizler, ağız kokusunu giderir, balgamı söktürür, midesine fayda verir, dişlerin çürümesini engeller, sevap kazanmasına vesile olur, Allah'ın rızasına erdirir. Bu misvak hiç kullanılmaz mı?

Hocam misvağım yok.

El-Esâbiu tecrî mecre's-sivâk. "Hiçbir şeyin olmasa parmağını dişlerine sürtsen parmaklar da misvaklanma yerine geçer." Mühim olan ağızın temizlenmesi.

Misvak kullanırsan âlâ olur;

Çünkü doktorlar; "Misvağın içinde kıymetli malzeme, antiseptik malzeme var." diyorlar.

Muhterem kardeşlerim!

Bu Receb ayında, Şaban ayında orucu çok tutalım, tevbeyi, duayı çok yapalım.

Peygamber Efendimiz;

"Allah duada inadı sever." buyuruyor.

İfade ne kadar güzel!

İnat iyi bir şey değil ama "Duada ısrarı ve inadı sever." diyor.

"Yâ Rabbi! Beni affet! İlla affet! Beni bağışla! Kapından kovma yâ Rabbi! Cehenneme atma!" diye candan çok dua edeceğiz.

Kendinize dua edin, yakınlarınıza dua edin.

İnsanın duasının en süratli kabul olunanı, kardeşleri için yaptığı duasıdır. Bir arkadaşının, bir kardeşinin, o yokken onun gıyabında onun için yapıverdiği duadır. Onun için birbirimize dua edelim. Siz bize dua edin, biz size dua edelim. Şu mübarek mevsimin feyzinden, bereketinden hepimiz istifa edelim.

Allahu Teâlâ hazretlerinin sevdiği kullar olmayı, cümlemize nasip ve müyesser eylesin.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA