İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

06.11.1997 - Regaip Kandili, Diğer Aylar

06.11.1997 - Regaip Kandili, Diğer Aylar
Günün Sohbeti

06.11.1997 - Regaip Kandili, Diğer Aylar

02.01.2025
16 dk 32 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Regâib kandiliniz mübarek olsun...

Allahu Teâlâ hazretleri bunun gibi daha nice nice mübarek gecelere, aylara, yıllara, kandillere devletle, sıhhatle, afiyetle, saadetle, huzurla, imanla, ihlâsla ulaşmayı ve bu güzel gecelerin mânevî ikramlarından, nimetlerinden, rahmetlerinden hisseyâb olmayı nasip eylesin...

Allahu Teâlâ hazretleri dünya ve âhiretin hayırlarını gönlünüzce cümlenize ihsân eylesin...

Biliyorsunuz, çevremizdeki varlıklar eşit değil. Hepsinin değeri farklı oluyor. Mesela bir Arapça şiir hatırıma geldi. Şair şöyle söylemiş:

"Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir beşerdir, bir insandır, sizler bizler gibi Âdemoğlu'dur, ama sanki bir insan gibi değil, insanüstü çok yüksek bir şey. Sanki taşlar arasında, -hani hepsi taştır ama- yakut taşı nasıl değerliyse pırlanta, zümrüt nasıl üstün değere sahipse öyle."

İkisi de taş diye anılıyor ama sokakta her zaman karşılaştığımız olağan bir taş ile bir mücevher aynı değil. Mücevher "kıymetli taş" diye adlandırılıyor. O da taş ama ne kadar büyük fark var.

Tabi etrafımızdaki varlıklar arasında böyle mânevî kıymet bakımından, kutsallık, mübareklik bakımından farklılıklar var. Farklı değerde zamanlar, mekânlar, kişiler, varlıklar, nesneler var.

Mesela hiç itiraz edilemeyecek, herkesin ittifakla kabul edeceği örneklerle sözümüzü açıklayalım: Ramazan ayı. "Mübarek ve kutsal zamanlar" diye düşündüğümüz zaman hatırımıza gelen olağanüstü bir ay. "On bir ayın sultanı" diye karşılarız. Minarelerin mahyalarına nurlu kandillerle;

"Hoş geldin yâ mübarek Ramazan!" diye yazarız.

Bizim Türkiyemiz'e, İstanbulumuz'a mahsus böyle güzelliklerden belli ve bilinen delillerle, aşikâr ve sabit olan bir husus; Ramazan kutsal, olağanüstü bir ay.

Ramazan'ın içinde hepimizin tanıdığı, bildiği, duyduğu, özendiği, imrendiği, ihyâ etmek temennisinde bulunduğu bir gizli, saklı, örtülü "Kadir gecesi" var, biliyoruz. Hangi gece olduğunu bilmiyoruz ama Ramazan'ın içinde olduğunu biliyoruz. Kadir gecesinin de kıymetli olduğunu Kadir sûresinden, sûretü'l-kadr'den,

İnnâ enzelnâhü fî leyleti'l-kadr sûresinden biliyoruz ki olağanüstü bir gece, bin aydan daha hayırlı bir gece.

Bunun gibi Berat gecesi var. Bayram günleri var. Allahu Teâlâ hazretleri mü'minlere ihsân etmiş. Ramazan bayramı, Kurban bayramı var. Bunların arefeleri var. Arefe günleri sevap bakımından kıymetli. Haftanın günleri içinde, mübarek cuma günü var; geceler içinde mübarek cuma gecesi var.

Bunlar işte, zaman dilimleri içinde, örnek olarak hemen hatırımıza gelen, her müslüman tarafından kabul edilecek olan, kutsal ve mübarek zamanlar.

Sonra mübarek mekân deyince hemen hatırlarız, gözümüzün önünde tüter: Mübarek Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere... Bu ikisine Haremeyn-i Şerifeyn diyoruz. Kuds-ü Şerîf, yani Kudüs şehri. Arafat... Yeryüzündeki Allah'a ibadet edilen bütün mescitler, ibadethâneler... Bunlar kutsal yerler. İçinde din öğretiliyor, iman öğretiliyor. Böyle mektepler, medreseler, kutsal mekânların misali.

Kutsal ve mübarek insanların örnekleri düşünüldüğü zaman, tabi başta peygamberler var. Peygamberlerin başında da server-i kâinât ve seyyidü's-sâdât ve eşrefü'l-mürselîn, peygamberlerin en şereflisi Peygamber-i Zîşânımız aleyhi ve aleyhimü's-salavâti ve't-teslîmât hazretleri var. Evliyâullah var. İlmiyle âmil, mübarek, temiz, pâk ulemâ var, alimler var. Hak yoluna mallarını, canlarını feda etmiş şehitler var. Aşk ile şevk ile lebbeyk çeke çeke yollara düşmüş olan hacılar var, umreciler var. -Mu'temirîn veya ummâr denilir umrecilere.-

Sonra Allah'ın âbid ve salih kulları var. Seyyidler, şerifler var. İnsanlara hayırları öğreten muallimler, mürebbîler var. Bunlar da mübarek insanlar olarak, mânevî değeri yüksek insanlar olarak, herkesin kabul ettiği, bildiği kişiler.

Ayrıca "Çeşitli nesneler, varlıklar arasında kutsal neler var? diye düşündüğümüz zaman, hatırımıza hemen gelir: Kâbe-i Müşerrefe'miz. O siyah örtüsü, üstü siyah ama ipekten dokunmuş, altın sırma ile. Hakiki altın ile yazıları yazılmış, nakışları yapılmış mübarek Kâbe-i Müşerrefe'miz. Mescid-i Harâm, yani Kâbe'nin etrafındaki mübarek mescit. Mescid-i Nebî, Peygamber Efendimiz'in kabrinin bulunduğu mübarek mescit.

Sonra Kâbe-i Müşerrefe'nin bir köşesinde bulunan Hacer-i Esved veya Hacer-i Es'ad var. Renginden dolayı Hacer-i Esved diye adlandırılmış. Esved, "siyah" demek. Ama siyahlıktan, karalıktan onun şânına noksan gelmediğinin alâmeti olarak Hacer-i Es'ad yani "en kutlu, en saîd taş" diye Hacer-i Es'ad da denmiş; ben kardeşinizin âciz, nâçiz ismi gibi; iftihar ediyorum.

Sonra Zemzem-i Şerîf, sular içinde müstesna. Mesela kitaplar içinde, üzerine Kur'ân-ı Kerîm yazılmış olan sayfalardan müteşekkil Mushaf-ı Şerîfler.

sayfalardan müteşekkil Mushaf-ı Şerîfler.

Sonra Peygamber-i Zîşânımız'ın yadigârı, hatırası, Hilye-i Saadet. Yani Peygamber Efendimiz'in sakalının yadigârı, numunesi. Peygamber Efendimiz'in emanetleri, "Emânât-ı Mukaddese Dairesi" diyoruz, Topkapı Sarayı'nda, iftihar ediyoruz. "Efendimiz'den kalma eşyalar" diye ziyaret ediyoruz.

Kâbe-i Müşerrefe'nin örtüsü. Çeşitli ölçülerde kesiliyor, kıymetli şahıslara dağıtılıyor. Elhamdülillah bizim fakirhânemizde de bir numune var, çerçeveli, duvarımızı şereflendiriyor.

Peygamber Efendimiz'in mübarek türbesinin örtüsü, o da öyle bütün olarak veya kesilip yadigâr olsun, diye böyle dağıtılmış. Sonra üzerine âyet, hadis yazılı kâğıtlar, kitaplar, defterler...

Sonra Allah'ın nimetleri, yediğimiz mübarek ekmek... Üzerinde namaz kıldığımız seccade... Allah'ı yâd ettiğimiz tesbihler...

İşte bütün bunlar; kutsal varlıklar olarak hatırımıza gelebilen misaller. Demek ki bazı zamanlar, mübarek ve kutsallıkta üstün, bir nurâniyete sahip; bazı mekânlar üstünlüğe sahip, bazı kişiler nurlu ve mübarek, bazı varlıklar, nesneler mübarek.

Bunları niçin sayıyoruz?

İşte gecelerin içinde de mübarek geceler var. O gecelerden birisi de bu bizim "Regaib gecesi."

Kimler için mübarek bir gece?

Kim biliyor bu gecenin kıymetini?

Güzel, kıymetli taşın kıymetini kuyumcunun bildiği gibi, erbâbı bildiği gibi; bu güzel, kutsal gecelerin, zamanların, ibadet fırsatlarının da kutsallığı kimler için?

Mü'min kullar için. Mü'min olup da Allah'tan korkup Allah'a kulluk etmek isteyip de bu güzel vakitleri Allah'ın rızasına uygun, ibadetle geçiren kimseler için. Yoksa o geceye hiç yakışmayan nahoş işlerle, günahlarla, gafletle yaşayanlar, o mübareklikten hiç bir şeyi tatmıyorlar.

Allahu Teâlâ hazretleri gafletten uyandırsın. Şaşıranları doğru yola sevk eylesin. Hakkı hak olarak görecek göz nasip eylesin. Hak sözü işitip kabul edecek kulak nasip eylesin. Güzel duyguları yakalayabilecek, anlayabilecek anlayış, gönül, ilim, irfan nasip eylesin cümleye. Allahu Teâlâ hazretleri, doğru yolda yürüyenlere de mükâfâtlar ihsân eylesin...

Regaib gecesi hangi gecedir?

Receb ayının ilk perşembesini cumaya bağlayan gecedir. Yani özelliği perşembeyi cumaya bağlayan gece olması. "Receb'in birinci gecesi, ikinci gecesi, üçüncü gecesi..." diye söylenmiyor. Receb ayı ne zaman girerse ona göre kaçıncı gece olduğu yıldan yıla değişebilir ama değişmeyen bir özelliği var: Receb'in ilk perşembesini cumasına bağlayan geceye "Regaib gecesi" diyoruz, "Regaib kandili" diyoruz. Kandiller asılıp her taraf bayram havası içinde ışıl ışıl ışıdığı için, ecdadımız böyle günlerin kıymeti bilinsin diye, böyle güzel süslemelerle, kandillerle onların şânını görülür hâle getirdikleri için "kandil gecesi" deniliyor. İlk cuma gecesi.

İki yönden kutsal oluyor, iki yönden mübarek oluyor, iki yönden çok kıymetli oluyor:

Bir; cuma gecesi olduğundan. Yani perşembeyi cumaya bağlayan her gece, zaten hafta gecelerinin en kıymetlisidir. Peygamber Efendimiz, "Leyle-i Garrâ'dır" diye buyuruyor. "Garrâ" ne demek? "Nurlu" demek. "Şaşaalı, etrafa nur saçan, pırıl pırıl" demek. Cumanın gündüzü nurlu bir gündüzdür. Cumanın gecesi -ki perşembe akşam ezanından başlar, sabah namazına kadar devam eder- o da nurlu bir gece. Bir, her cuma gecesindeki fazilet, güzellik, mübareklik var; bir de, Receb ayının ilk cuma gecesi olmasından, Receb ayı olmasından dolayı bir mübareklik var.

Receb ayı da aylar içinde müstesna, önemli, kıymetli, mübarek, kudsî olan aylardan birisidir. Haram aylardandır. Haram aylar veya Arapça çoğuluyla söyleyecek olursak eşhur-u hurum. Eşhur, "şehir" yani "ay"" kelimesinin çoğulu; hurum da "haram" kelimesinin çoğulu, cem'i. Eşhur-u hurum, "haram aylar."

Bu, Kur'ân-ı Kerîm'de geçen bir tabir, anlatım, söyleyiş. Kur'ân-ı Kerîm'de bu kelime geçiyor. Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki;

İnne iddete'ş-şuhûri indallahi'snâ aşera şehran fî kitâbillâhi yevme haleka's-semâvâti ve'l-arda minhâ erbaatün hurum. "Allahu Teâlâ hazretlerinin takdiriyle, mukadderâtıyla bir yıl içindeki ayların sayısı 12 tanedir. Allahu Teâlâ hazretleri semâları, yeri yarattığı zamandan beri bu böyledir. 12'li bir taksimat olarak, bir yıl 12 aydır. Bunlardan dört tanesi haram aylardır."

"Haram" burada ne demek?

"Muhterem" demek, "hürmetli" demek. "İçinde fısk ü fücûrun, ceng ü cidâlin, günahın, kavganın, kan dökmenin, can yakmanın, insanları üzmenin yasak olduğu; saldırmanın, vuruşmanın, dövüşmenin yasaklandığı aylar" demek.

Bunlar, haccın îfâ edilmiş olduğu üç ay; yani Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem. Zilhicce ayı içinde hac görevleri yapılıyor. Zilkâde'de hac yapmak için ta uzaklardan oraya gelinecek bir ön zaman, fırsat olmuş oluyor. Muharrem de, hac yapıldıktan sonra dönmeyi sağlayan bir ay; bir sulh u sükûn, huzur ve barış ayı, kavgasız, gürültüsüz, çekişmesiz durulması gereken ay olmuş oluyor.

Böylece hacılar hacca giderken ve hacdan dönerken -töreye göre- "kimse onlara dokunmasın" diye. Bu aylar içinde kan dökmek, kan davası gütmek vesaire gibi şeyler asla yapılmıyor. Herkes için selametle uzun yollardan, çöllerden, dağlardan, derelerden geçip haccını yapıp dönebilecek bir fırsat meydana gelmiş oluyor. Zilkâde, Zilhicce, Muharrem.

Zilhicce; Kurban bayramının olduğu, hacıların Arafat'a çıkıp hac vazifelerini yaptığı ay. Bir önünden, bir sonundan üç ay haram aylardan, muhterem aylardan.

Ama bir de bunlardan ta uzakta Receb ayı var. Bu da haram aylardan birisi.

Allahu Teâlâ hazretleri, şu güzel mübarek gecede duaları kabul eder. Cuma geceleri güzeldir, bu geceler güzeldir, dualarımızı kabul eylesin. Bizi de salihler zümresine, sevdiği kullar, iyi kullar zümresine dâhil eylesin. Başka kulların iyiliği için de çalışan, güzel huylu, verimli, olumlu; hayatı faydalı, yararlı işler yaparak geçmiş kullardan eylesin. Tertemiz eylesin. Melekleşmiş insanlardan olmayı nasip eylesin.

Uzun ömürle yaşamayı nasip eylesin. Sıhhat, afiyet üzere, elden ayaktan düşmeden, erzel-i ömre uğramadan, aklını, şuurunu, sıhhatini, âfiyetini kaybetmeden yaşamayı nasip eylesin. Ve bu yaşam içinde de, çevremizde mutlu günler görmeyi, mutlu olaylar görmeyi, insanların iyi insanlar olduğunu, cihanın düzeldiğini görmeyi nasip eylesin. Müslümanların mutluluğunu göstersin. Mutlu bir şekilde yaşayıp huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varalım. Dileriz ki öyle olalım, öyle varalım...

Allah cümlemizi huzuruna sevdiği kul olarak varıp rızasına erenlerden eylesin. Cennet evine girenlerden eylesin. Cennet içre cemâlini görenlerden eylesin Ve Peygamber-i Zîşânımız'a, salih büyüklerimize, evliyâullaha Firdevs-i A'lâ'da komşu eylesin. Adını duyup yüreğimizde sevgi beslediğimiz büyüklerimize cennette kavuşup onların sohbetlerine ermeyi nasip eylesin.

Daha daha aklımıza gelmeyen nice dünya ve âhiret hayırlarını Rabbimiz biliyor. Biz bilmesek unutsak da O biliyor. Bizlere her türlü dünyevî, uhrevî hayırları ihsân eylesin. Her türlü dünyevî, uhrevî şerlerden, zararlardan, ziyanlardan cümlemizi korusun. Nice nice mutlu kandillere erdirsin. Sevdiklerinizle cümlenizi aziz ve bahtiyar eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA