08.11.1981 - Miraçta Verilen Hediyeler

08.11.1981 - Miraçta Verilen Hediyeler
Bismillâhirrahmânirrahîm,
El-Hamdü li'llâhi rabbi'l-âlemîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ hayra halkıhî Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.
Emmâ ba'd:
Urice bî hattâ zahartü bi-müsteven esmeu fîhi sarîfe'l-aklâm.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz İbn Abbas radıyallahu anhüma'nın bize naklettiğine göre buyuruyor ki:
"Ben miraca çıkarıldım, yükseltildim ve öyle bir noktaya geldim ki orada takdir, mukadderat kalemlerinin yazı yazarken çıkardığı cızırtıları duymaya başladım."
Buralarda fazla söz söylemek bize düşmez. Bilmeyen, bilmediği şeyi ne kadar anlatsa olmaz. Peygamber Efendimiz miraca çıktı. Yedi kat semayı geçti. Gelmiş geçmiş peygamberlerin hepsiyle her semada görüştü. Cenneti, cehennemi gördü. Allahu Teâlâ hazretleri onu, meleklerin bile geçmediği yerlerden geçirdi. Cebrail aleyhisselam'ın durakladığı yerde, Resûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem daha ileri geçti. Cebrail aleyhisselam; "Bir adım daha yaklaşsam muhakkak yanardım." diyor. Onun bir adım daha ileri gitmeye takati, tahammülü olmayan yerlerden, Allahu Teâlâ hazretleri Resûlullah Efendimiz'i geçirdi.
Âşikâre gördü Rabbi'l-izzeti.
Âhirette öyle görür ümmeti.
"Allahu Teâlâ hazretlerini âşikâre gördü, Cemâl-i bâ-kemâli ile müşerref oldu."
Nasıl?
Yolunca gidersen Allah âhirette sana da bana da nasip eylesin. İnşaallah görürsün. Yolunda gitmezsen vah yazıklar olsun! O zaman ne kadar diz dövsen yeridir.
Bundan iki ibret hatırıma geliyor.
Bir; Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Miraç ile hiçbir beşere nasip olmayan bir mertebeye ulaştı. Öyle bir peygamberin ümmetiyiz. Ne kadar iftihar etsek az. İftihar kâfi değil, eteğine yapış, aykırı gitme. Onun yolu bu tarafa doğru, sen başka bir yol tutturmuşun. Yolunca yürü, eteğine yapış, izinden git ki sana şefaat etsin. Düşe kalka gitsen bile döner bakar, "bu düşüyor işte" der, elinden tutar. Ama aykırı gidersen olmaz.
Peygamber Efendimiz, peygamberlerin ve bütün insanların seyyididir. Seyyidü'l-evvelîne ve'l-âhirîn'dir. Ne mutlu bize ki Allahu Teâlâ hazretleri bizi onun ümmeti kıldı. Bu şerefin kadr ü kıymetini bilenlerden eylesin. Buna şükretmesini bilenlerden eylesin.
Bunun da şükrü nedir?
Bu nimetin şükrü, Resûlullah'a hüsn-ü ittibâdır. Resûlullah'a uyarsan demek ki bu nimeti idrak ediyorsun. O zaman Allahu Teâlâ hazretleri ecrini arttırır. Ama yolunca gitmezsen o zaman işin zor. Birincisi bu.
İkincisi, Müslümanın miracı namazdır. İş âhirete kalmadan, bu dünyada da mü'minin miracı namazdır.
Sen ki mi'râc eyleyip kıldın niyaz.
Ümmetin mi'râcını kıldım namaz.
Süleyman Çelebi beytinde böyle ifade eylemiş:
"Sen, ey Resûlüm! Geldin, miraç eyledin, benim huzur-u âlime dâhil oldun, ümmetinin miracını da namaz kıldım. Ümmetin de namaz kıldı mı, miraç etmiş olurlar."
Namaz, mü'minin miracıdır.
Biz namazla Allahu Teâlâ hazretlerine miraç ediyoruz, etmemiz lazım. Dünyayı, dünya fikrini bir tarafa koyup da namazı öyle kılmamız lazım. Namazın kadrini kıymetini bilelim. Namazı bir angarya gibi kılıyorsak, demek ki daha hamız. Daha kabuğumuz yeşil. Daha içimizde tat yok, ekşiyiz daha. Namazın zevkine varmışsan, tamam, olgunlaşmaya başlamışsın demektir. Namazın, miraç olduğunu bilip Allahu Teâlâ hazretleri huzurunda olduğunu bilip Allahu Ekber dediğin zaman;
"Yâ Rabbi! Sen her şeyden daha ulusun, daha büyüksün, senin huzuruna geldim. Bak, senin karşında, kul olduğum için kölen olduğum için mahlukun olduğum için elimi bağladım, boynumu büktüm, senin huzurunda duruyorum." diye o Zât'ın huzurunda eğildiğini bilip secdeye kapandığı zaman, o şerefli pak alnını onun için yere koyduğunu bilip namazı öyle zevkle kılanlardan eylesin Allah.
Urice bî ile's-semâi fe-mâ merartü bi-semâin illâ vecedtü fîh'esmî mektûben Muhammedü'r-resûlullah ve Ebû Bekri es-Sıddîku hâlfî.
Bu hadis-i şerifinde de miraç gecesini anlatıyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.
Buyuruyor ki:
"Miraçta semaya çıkartıldım, göğe çıkartıldım, yükseltildim.
Semaları geçti; birinci sema, ikinci sema, üçüncü sema... Hepsini geçti.
Her birinden geçer iken ileru,
Emrolurdu ya Muhammed, gel beru.
"Her semaya geldiğim zaman, hangi semadan geçersem, orada ismimi yazılı görürdüm. Muhammedün Resûlullah diye." diyor ve "Ebû Bekr-i Sıddîk da arkamdaydı." diyor.
Bu izahta Gümüşhaneli Hocamız rahmetullahi aleyh;
Eşâre bihî ilâ-hilâfetihi'l-kübrâ. "Bunda Ebû Bekr-i Sıddîk radıyallahu anh'in, Peygamber Efendimiz'den sonra onun halifesi olacağına işaret vardır." diyor.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz işareten, kendisinden sonra Ebû Bekr-i Sıddîk'in halife olacağını beyan buyurdu. Kendisi hastalandığı zaman mihraba Ebû Bekr-i Sıddîk'ı geçirdi. Bu ifade de yine Ebû Bekri Sıddîk'ın Peygamber Efendimiz'den sonra halife olacağı vardır.
Burada bir şeye işaret etmek isterim ki Peygamber vefat etti, İslâm devam ediyor. İnsanlar dünya üzerinde yaşadığı müddetçe İslâm devam ediyor. Peygamber de Allah'ın sevgili bir kulu oluğu için "hasretlik bitsin" diye, Allahu Teâlâ hazretleri onu Huzûr-i âlisi'ne aldı; bu dünya hayatından terhis eyledi. Bu bir zor vazifeydi, sıkıntılı işti. Bu dünya hayatından aldı.
İslâm?
İslâm, Peygamber Efendimiz'den sonra da devam edecek tabii.
"Peygamber öldü, İslâm bitti" diyebilir miyiz?
Denmez.
Ondan sonra da kim hangi hocaya tâbi olursa o hocadan sonra da yine bu iş bitmez.
Allah bizi de yolunda eylesin. Kendisini bilenlerden, bulanlardan eylesin. Allah hepinizden razı olsun. Dünya ve ahiretin bildiğimiz bilmediğimiz her türlü hayırlarına erdirsin. Dünya ve ahiretin her türlü şerlerinden korusun.
Bi hürmeti esrâri sûreti'l fatiha.
08.12.1994 -
Recep Ayında Oruç
06.11.1997 -
Regaip Kandili, Diğer
