İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

04.03.1990 - Şaban Ayı, Oruç, İbadetlerin Mükafatları

04.03.1990 - Şaban Ayı, Oruç, İbadetlerin Mükafatları
Günün Sohbeti

04.03.1990 - Şaban Ayı, Oruç, İbadetlerin Mükafatları

29.01.2026
15 dk 20 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğı li celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihi ve men tebiahû bi ihsânin ecmaîne’d-dayyibine't-tahirîn.

Emmâ ba’d.

Kâne yesûmu min gurreti külli şehrin selâsete eyyâmin ve kallemâ kâne yuftiru yevme’l-cumuati.

İbn Mes'ûd radıyallahu anh'ten Tirmizî rahmetullahi aleyh rivayet etmiş.

"Peygamber Efendimiz her ayın başında üç gün oruç tutardı. Bazen çok nadir olarak cuma gününe rastlarsa terk ederdi, o zaman oruç tutmazdı."

Cuma günü müslümanın bayramı oluyor, o gün oruçlu geçirmemeyi tercih ederdi.

Ama üç gün tutardı.

Niye üç gün tutardı?

Çünkü genel bir kâide olarak İslâm'da Allah-u Teâlâ hazretleri yapılan bir iyiliği en aşağı on mislisiyle mükâfatlandırılıyor. Üç gün oruç tutarsa, bir ay oruç tutmuş olacak. O ayın tamamını oruçlu geçirmek için güzel bir düşünce.

Gurre, bir ayın başlangıcı, başı, evvel ki üç günü demek olabilir  Bir de her arabî ayın 13-14-15'ine eyyâm-i biyz derler, "ak günler" derler, "parıltılı nurlu günler" derler. Çünkü geceleri mehtaplıdır, gündüzleri de geceleri de mü'minler için hayırlı, uğurlu ve feyizlidir. O zamanlarda da -Arabî ayların 13-14-15'inde- Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem üç gün oruç tutarmış.

14'ünde ne oluyor?

Ayın 14'ü, mehtap.

Peygamber Efendimiz mehtaplı zamanda oruçlu olmaya dikkat edermiş.

Kâne yesûmu tis'a zilhicceti ve yevme âşûrâ'e ve selâsete eyyâmin min külli şehrin: Evvele'sneyni mine'ş-şehri ve'l-hamîse ve'l-isneyni mine'l-cumuati'l-uhrâ.

"Peygamber Efendimiz Zilhicce'nin 9'unda oruç tutardı." buyuruluyor.

Zilhicce'nin 9'u hangi zamandır?

Zilhicce'nin 9'u, hacıların Arafat'a çıktığı gündür. Hacılar, oraya gitmiş olanlar, Zilhicce'nin 9'unda Mina'dan kalkarlar, -Mina'da gecelemişlerdir- Arafat'a giderler; boyun bükük, baş açık, yalın ayak o mübarek yerde Alla-u Teâlâ hazretlerine tazarru niyaz ederler. Çok muhteşem bir gün, çok mübarek bir gün, Allah'ın çok kullarını affettiği bir gün.

Hacca gidemeyenler ne yapacak?

Gidemeyenler de bulundukları yerlerde oruç tutsunlar. Çünkü çok sevaplı bir gün!

"Madem çok sevaplıymış, hacılar da tutsun."

Yok, o kadar da uzun değil. Orada hacıların oruç tutması mekruh. Dinimiz hikmetli, güzel bir din. Her şeyin yeri zamanı var. Sen burada tutabilirsin çünkü zamanın müsaittir. Hacı orada güneşin alnında, çadırın içinde susuz aç durdu mu güneş vurur, yıkar yere, hastanelik olur, vazifelerini yapamaz. Onun için hacının o gün oruç tutması mekruhtur.

Ama hacı olmayanlar, durumu müsait olanlar tutacaklar. Tutarlarsa Zilhicce'nin 9'u Allah'ın rahmetinin cûşa geldiği müstesna günlerdendir. Çok kulların affedildiği zamandır. Hatırınızda tutun; "hacılar şu sırada şimdi Arafat'tadır, ben de oruca niyetleneyim." diye -şahsî, cebinizdeki- takviminize yazın, o gün oruçlu olmaya gayret edin.

Sonra, başka ne zaman tutarmış Peygamber Efendimiz?

Yevme âşûrâ'. Aşura gününde oruç tutarmış. Onu söyledik; Muharrem'in 10. günü.

Sonra; ve selâsete eyyâmin min külli şehrin. "Her ayda üç gün oruç tutarmış." Üç gün, on mislisiyle bir ay ettiğinden; bütün seneyi oruçlu tutma sevabı kazanayım diye demek ki öyle yaptığını seziyoruz.

Sonra; evvele'sneyni mine'ş-şehri ve'l-hamîse. "Her ayın ilk pazartesi ve perşembe günlerini de oruç tutardı."

Ve'l-isneyni mine'l-cumuati'l-uhrâ. "Öteki cumadan sonra pazartesi gününün orucunu tutardı." diye Hafza radıyallahu anhâ böylece hangi günler oruç tuttuğuna dâir bilgi vermiş. Efendimiz'in zevcât-ı tâhirâtından, hâne-i saadetinden, özel hayatına ait bilgiye sahip büyüklerimizden birisi olduğu için.

Oruçla ilgili sonuncu rivayet:

Kâne yesûmu mine'ş-şehri es-sebte ve'l-ehade ve'l-isneyne ve mine'ş-şehri'l-âhari's-sülesâ'e ve'l-erbiâ'e ve'l-hamîse.

Burada da Hz. Âişe anamız radıyallahu teâlâ anhâ rivayet ediyor, Tirmizî anlatmış.

"Peygamber Efendimiz her ayda cumartesi, pazar, pazartesi oruç tutardı. Öteki ayda da salı, çarşamba, perşembe tutardı."

Demin de dedik ya, "Cumadan salıya kadar tutardı." diye bir önceki rivayette vardı.

Muhterem kardeşlerim!

Şunu sezinliyorum ki; Peygamber Efendimiz günleri kaydırmak suretiyle haftanın her gününe bir oruç tutmak şerefini vermek istiyor. Ayın da günlerini kaydırmak suretiyle, bu ay bu vakitte, öteki ay öbür vakitte tutmak suretiyle her günün oruçlu geçmesini, o güne o şerefi, ibadet sevabını vermek suretiyle değerlendirmek istiyor. Bu hafta cumartesi, pazar, pazartesi tutmuş. Öteki hafta pazartesi bitti, bu sefer salı, çarşamba, perşembe tutuyor. Haftanın bütün günleri tutulmuş olsun diye... Böylece döndürüyor, hepsine hakkını veriyor. Gün, boynunu büküp; "yâ Resûlallah, başka günlerde oruç tuttun, bende tutmadın." demesin diye adeta hepsini şereflendirmiş, değerlendirmiş oluyor.

Böyle şey olur mu?

Olur.

"Bir dağın üzerinde bir âbid, zahid kimse namaz kılsa..." diyor Peygamber Efendimiz, "o dağ, öteki dağlara, 'bugün benim üzerimde Allah'ın bir sevgili kulu ibadet etti, haberiniz var mı?' diye iftihar eder." diyor.

Mekân ibadet eden kişiden iftihar eder. Zaman içinde ibadet eden kimseden iftihar eder. İbadet eden kimse herkesin makbulu oluyor, herkesin el üstünde tuttuğu, sevdiği oluyor, sevgilisi oluyor. Allah'ın sevgilisi oluyor, Allah'ın mahlukâtının sevgilisi oluyor, zamanın sevgilisi oluyor, mekânın sevgilisi oluyor, dağların taşların sevdiği insan oluyor.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

"Bir insan ilim yoluna girerse gökteki varlıklar ona dua eder." Melekler, bilmediğimiz mahluklar, cinler vesaireler dua ederler.

"Yerdeki mahluklar dua eder." Böcekler, çiçekler, ağaçlar, yapraklar...

"Hatta denizdeki balıklar dua eder." diyor.

Demek ki insan Allah yoluna girdi mi herkesin, her şeyin dostu oluyor. Herkes onu biliyor.

"Bir insan gecelerin abdestli yatarsa, abdestli yattı uyudu, gökten melekler onun vücudunun ışıltısını görür." diyor Peygamber Efendimiz.

Abdestli uyudu ya...

"Canım ne olacak, fosfor mu süründü bu adam, fosforlu boyayla mı boyandı” Mânevî bakımdan. Abdest aldı, abdest aldığı için nurlandı. Gökteki melekler onu görürler, taa ne kadar mesafelerden başına toplaşırlar. "İzdiham ederler." diyor Peygamber Efendimiz. Nurlu diye, abdestli diye başına yığılıyorlar; bir yığılma, bir izdiham... "Ne var ya, ne oluyor? Çekilin, ben de göreyim! Ne varmış burada?" deriz. Ne olacak; abdestli bir kul yatıyor orada, mışıl mışıl uyuyor, başında melekler...

Onun için ibadetli olmak lazım. İbadet, insanın en büyük şerefidir. İbadette ve taatte olmak, en güzel haldir.

Allah bizi daima ibadette taatte eylesin. Hayırda hasenâtta eylesin. Şerde günahta etmesin.

Muhterem kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz niye oruca bu kadar sarılmış? Niye oruç tutmuş, aç durmuş? Mutfağında yemek mi yokmuş? Zengin mi değilmiş?

Bir kere Peygamber Efendimiz para biriktirseydi dünyanın en zengin insanlarından biri olurdu. Hazineler geliyordu, yığınla altın geliyordu, hemen dağıtıyordu. Geleni bir günün gecesine bırakmıyordu, gece gelirse sabaha bırakmıyordu. Avuç avuç dağıtırdı. Herhangi bir şeyi evinde depo etmezdi. Gelen yiyeceği de gelen parayı da dağıtırdı. Onun için, onun yaptıkları yokluktan değildi. Ahlâkının güzelliğindendi ve bize örnek olsun diye idi.

Muhterem kardeşlerim!

Bir insanın arabası olabilir, atı olabilir, bineği olabilir ama binmeyip de yaya yürürse -camiye, cumaya giderken- attığı her adımdan dolayı büyük sevap alıyor. Arabası var ama yaya giderse sevabı çok oluyor. Haccı yaya yaparsa her adımına 700 Mekke hasenesi veriliyor.

700 Mekke hasenesi ne demek?

Mekke'de bir şey 100 bin misli sevaplı; bir iş başka yerlere göre 100 bin misli daha fazla sevaplı oluyor. Burada bir namaz kılsan, Mekke'de bir namaz kılsan; Mekke'de namaz 100 bin misli oluyor. Orada adım atıyorsun, her adımına 700 Mekke hasenesi veriliyor. Başka yerlerinin hasenesine göre 100 bin misli olan bir hasene. 100 bin misli, 70 milyon... Yaya haccettiği zaman her adımına 70 milyon hasene kazanıyor. Şu coşkunluğa bak!

Allah-u Teâlâ hazretleri o sevapları, o yolunda olmayı cümlemize nasip eylesin.

Peygamber Efendimiz bunları ibadet olsun diye yapıyordu. Aç duruyordu. Aç durmak ne yapar? Aç durmak mideyi boşaltır, nefsin gücünü kırar, kalbi nurlandırır, ruhu kuvvetlendirir. İnsanın içinde kötülükleri yaptıran nesi vardır?

Nefs-i emmâresi vardır.

İnne'n-nefse le-emmâretün bi's-sû'i illâ mâ rahime Rabbî.

Herkesin içinde nefsi vardır. Bu nefis kuvvetli oldu mu insanı günaha sürekler.

Bana yığınla mektup yazıyorlar; açıyorum, okuyorum. Dertleniyor, diyor ki;

"Hocam çok üzülüyorum, çok pişmanım, çok perişanım! Tevbe ediyorum, niyet ediyorum, yapmayayım diyorum, yine günaha düşüyorum! Yapmayacağım dediğim şeyi yine yapıyorum."

Neden?

Nefsi kuvvetli de ondan.

Neden?

Bu devirde bu zamâne insanının işi gücü; nefsi kuvvetlendirmek! Gelsin kebaplar, gitsin baklavalar, yesin, içsin, yatsın, gezsin, tozsun, istirahat etsin, yazın denize gitsin, halter kaldırsın, lobut çevirsin, jimnastik yapsın, pazusu kuvvetlensin, sırf pirzola et yesin, yağsız et yesin, herkesten kuvvetli olsun, şampiyon olsun...

Ne yapıyoruz?

Hep nefsi güçlendirecek, kuvvetlendirecek şeyler.

Nefis de kuvvetlendi mi, ejderha gibi oldu mu insanı avucunda oynatıyor. Her şeyi yaptırtıyor; içki içtirtiyor, kavga ettirtiyor, zina ettirtiyor, her türlü günahı yaptırtıyor.

Bu nefsin zayıflaması neyle oluyor?

Yemeği kesti mi nefis zayıflar. Aç kaldı mı nefis, günaha tâkati yok.

"Kalk."

"Benim dermanım yok, bana dokunma. Sen gideceksin git."

"Hadi gel."

"Yok, benim bugün hâlim yok."

Neden?

Oruçlu, karnı aç. Dermanı olmaz.

Karnı doydu mu günahı gözlemeye başlar. Şehveti ayağa kalkar, nefsi kabarır, günahlara kendisini tutamaz.

Onun için, Peygamber Efendimiz diyordu ki;

"Ey gençler! Evlenin. Size evlenmeyi tavsiye ederim. Evlenmeye mâlî bakımdan güç yetiremeyen, imkân bulamayan da oruç tutsun."

Neden?

"O da insanın arzusunu keser ve nefsi dizginler." diyordu.

İşte ondan dolayı Peygamber Efendimiz orucu tavsiye etmiş, kendisi sık sık oruç tutmuştur ve bize de tavsiye etmiştir.

Oruç sadece Ramazan'da değildir. Ramazan'daki oruç farz oruçtur. Herkes bir ay kampa girecek, nefsini yenmeyi öğrenecek. Bundan sonra da, Ramazan'ın dışında her ayda; Zilhicce'de, Şevval'de, Muharrem'de, Aşure'de oruç tutarak nefsini yenmeyi öğrenecek, nefsini zayıflatacak.

Kalbi ışıldar...İnsan yemek yemediği zaman, ikindiden sonra çekildi bir caminin köşesine; başını önüne eğip ne güzel tefekkürlere dalar, ne kadar sevap kazanır, ne güzel ibadetler yapar. Aç olduğu zaman...

Tok olduğu zaman;

"Hocam feyz alamıyorum."

Neden?

Miden dopdolu, tıklım tıklım mideni doldurdun; kalp çalışmıyor. Tık tık atıyor da gönül çalışmıyor. Yani mâneviyat çalışmıyor, mâneviyat tıkanıyor. Mâneviyat açlıkta çalışır. Mide boş olunca mâneviyat çalışır. Mide dolu olunca mide çalışır, mâneviyat söner. O bakımdan açlığa dikkat etmişler.

Allah-u Teâlâ hazretleri cümlemizi yolunda dâim, zikrinde kâim etsin. Peygamber Efendimiz'in sünnet-i seniyyesine uyanlardan eylesin. Sünnet-i seniyyesini icrâ eyleyip şehit sevabı kazananlardan eylesin. Cennette, âhirette Peygamber Efendimiz'e komşu olmayı cümlemize nasip ve müyesser eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA