İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

19.04.1996 - Hac İbadetinin Yapıldığı Günler, Hac, Oruç, Hacının Şefaati

19.04.1996 - Hac İbadetinin Yapıldığı Günler, Hac, Oruç, Hacının Şefaati
Günün Sohbeti

19.04.1996 - Hac İbadetinin Yapıldığı Günler, Hac, Oruç, Hacının Şefaati

08.05.2026
11 dk 15 sn

Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Sizi selamların en güzeli ile selamlıyorum. Önümüzdeki günler hac ibadetinin yapıldığı günler olması dolayısı Peygamber-i Zîşânımız, Server-i Kâinat, Muhammed-i Mustafâ aleyhi efdalü's-salavât ve ekmelü't-tahiyyât Efendimiz'in hackendisinla ilgili hadîs-i şerîflerinden okumak istiyorum.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

El haccü yükeffiru mâ beynehû beyne'l-haccillezi kablehû ve ramadâne yukeffiru mâ beynehû ramadâne'llezî kablehû ve'l-cumuatü tükeffirü mâ beynehâ ve beyne'l-cumuati'lletî kablehâ.

Bu hadîs-i şerîf  Umâme radıyallahu anh'ten. Peygamber sallallahu aleyhi ve selem Efendimiz müjdeliyor:

"Hac, evvelce yapılmış olan öteki hacla aradaki işlenmiş hataların, günahların affına sebep olur, yani kefaret olur, siler. Ramazan kendinden önce tutulmuş olan ramazan ile bu seneki ramazan arasındaki günahların affına sebep olur, yani kefaret olur. Cuma, daha önceki hafta kılınmış olan Cuma ile bu Cuma arasındaki günahların affına sebep olur, yani kefaret olur."

Demek ki insan bu ibadetleri yapınca daha öncekilerle aradaki günahlar siliniyor. Ondan sonra yaptığı zaman bir evvelki ile aradaki günahlar siliniyor. Böylece günahsız yaşamaya devam ediyor.

Bu bakımdan haccı tekrar tekrar yapmak da önemli, sevaplı ve Peygamber sallallahu aleyhi ve selem Efendimiz'in tavsiye ettiği bir şey. Bir insan üç beş sene geçince fırsat buldu mu tekrar hac etmeli. Bu konuda bizim Türkiyemiz’de bir söz yayılmış, bunu çok kimseler söylüyor:

"Hacı efendi bir defa hacca gitmiş, bundan sonra gitmesin!.."

Ne yapsın?..

"Bu parasını hayırlara sarf etsin, bu para memleketi içinde kalsın..."

Ama işte bakın ikinci sefer yapılan haccın sevap olduğunu gösteren bir hadîs-i şerîf. Bu konuda başka hadîs-i şerîfler de var. Hacı efendi günahlardan temizlenince, kalbi pırıl pırıl olunca, mâneviyatın lezzetini alınca zaten ondan sonra ömrünün diğer kısmını da hayırlar yaparak geçiriyor. Parasını, dairesini vakıflara bahşediyor, Kur'an Kursu yaptırıyor, köprü yaptırıyor, köye su getiriyor.  Hayır için vesile arıyor, bahane arıyor. Parasını nasıl, nerede bir hayra sarf eder de nasıl sevap kazanırım diye bütün varını yoğunu hayra sarf etmeye çalışıyor.

Bu nerden oluyor?

Gönlünün iman ile dolmasından, hac yapmasından, Allah'ın onu affetmesinden, ona güzel duygular vermesinden oluyor. Çevrede nice zenginler var ki hiçbir hayrı yok. Herkes kendisine kızıyor. "Bak bu kadar parası var ama bir hayır bırakmadan gidiyor!.." diye darılıyorlar.

Neden?

Onun içinde iyilik yapma duygusu gelişmemiş. Sonra;

"Memleketin parası memlekette kalsın!.."

İyi, güzel ama ibadetten kısarak mı "memleketin parası memlekette kalsın" diye düşüneceğiz?! Memleketin parası boş yere başka yerde gitmiyor mu? Avrupa'ya kumar oynamaya gidenler yok mu, İsviçre'ye kayağa gidenler, Kongo'ya aslan avına gidenler yok mu?!.. Şöyle bir eğleneceğim, Amerika'yı, Avrupa'yı, bir dolaşayım; kürkler alayım, giyecekler alayım, yiyecekler alayım… diye oralara gidenler yok mu?!

Oraya gitmese bile Türkiye'de yabancı mallarına korkunç bir rağbet var. "İthal malı kullanımında müthiş bir patlama var!" diye gazeteler yazıyor.

Niye veriyoruz?

Bizim kendi üretimlerimiz ihraç edilip de bir sürü döviz kaybına sebep olacak yabancı malları niye kullanalım?! Her ülke kendi ürettiği malının satışı için gayret sarf ediyor. Mesela Fransa'yı bir düşünün; Fransa bakanlıklarında, devlet dairelerinde kendi otomobilini kullanıyor. Kendi vatandaşlarının kendi otomobilini kullanmasını istiyor. Tutku halinde bir duygu olarak yaymaya çalışıyor. Almanya öyle. Kendi otosunu kendisi kullanmak istiyor. Her ülke buna gayret sarf ediyor.

Biz Türkiye'de ziraatten, imalattan veya ticaretten kazanıyoruz, paralarımızı götürüp başkalarına veriyoruz. Korkunç bir israf, korkunç bir döviz kaybı. Lüzumsuz bir lüks ve israfa harcama. Bununla uğraşalım, bu daha önemli. Biraz tasarrufa, biraz tevazua insanlarımızı sevk edelim. Çin'in, Japonya’nın yaptığı gibi tasarrufu teşvik edelim, ihracatı teşvik edelim… Böylece bu açığı kapatmaya çalışalım. Bir hacının üç beş senede bir ibadet yapması için hacca gelmesi bahis konusu olunca, onun karşısına çıkmak doğru olmuyor.

Bu arada bir de Cuma namazı müjde olarak veriliyor. Demek ki Cumayı da kılmaya çok çok gayret edeceğiz ve Cumanın da kaçırılmamasına dikkat edeceğiz. Bu hususta iki şey var: Bir, kişilerin Cuma namazını kılmakta tembellik etmeyip namazlarını kılmaları lazım. İş yerini kapatması, dükkânını tatil etmesi, işçilerine de "bugün Cuma, hadi bakalım, size tatil ediyorum; erkenden kapatın, Cuma namazı kılın." demesi lazım. İş yerinin Cuma saatinde kapalı olması dinimizin emri. Açık olursa günah olur.

Vezeru'l-bey'; "Alış verişi bırakın!" emrine aykırı olur.

Cuma günü hem patronların kendileri camiye gelecekler, hem de çalıştırdıkları insanların cumaya gelmesini sağlayacaklar. En büyük patron olan devlet de memurlarına, kendi çalıştırdığı insanlarına bunu sağlamalı. Cuma günündeki o saatte memurlarının Cuma namazına gitmesini sağlamaya çalışmalı. Bu çok önemli bir husus. Bu hususta kim yardımcı olursa derece derece… Mesela valiler saat ayarlaması yaparak Cuma namazının memurlar tarafından kılınmasını sağlayabilirler, böyle bir salahiyet onlarda var.

Kim böyle bir ayarlamayla insanların Cuma namazı kılmasını sağlıyorsa, kılanların sevabının bir misli büyük mükâfat onun defterine yazılır. Müftü efendiler de cuma vakti evvel girmiş olan yerlerde cuma namazının kılınmasını memurların daireden çıktığı saate biraz tehir ederek, ayarlayarak öğrencilerin, memurların girmesini sağlayabilirler. Okullarda da öğrencilerin cumaya gitmesi için o cuma saatinde ders konulmayabilir. İmam-Hatip Okullarında cuma saatlerine ders konulmuyor, öteki okullarda da konulmasın. İbadet hürriyetinin gereği olarak öğrenciler cumaya gidebilsinler.

Bu hususta da kanunî düzenlemeler yapmak gerekiyorsa milletvekillerinin de o kanunî düzenlemeleri yaparak, cuma ibadetini isteyenlerin kolayca yapmasını sağlaması çok büyük sevap kazanmalarına sebep olur. Böylece onlar da bütün cuma kılanların bir mislini kazanmış olurlar.

Ebû Musa el-Eş'arî hazretleri Peygamber Efendimiz'den rivayet etmiş ki;

El hâccu yüşeffeu fi erbea mietin min ehli beytihî ve yehrucu min zunûbihî ke-yevmü veledethü ümmühû.

Hacı efendi, ailesi ve akrabalarından dört yüz kişiye şefaat hakkına sahip olur."

Âhirette şefaat edecek!

Şefaat etmek ne demektir?

Şefaat etmek; "Yâ Rabbi, bu kusurlu; ama sen bunu benim hatırım için affet ve günahlarını bağışla…" diyecek ve onun cennete girmesine sebep olacak. Dört yüz kişiye şefaat ediyor, bir hacı efendi; akrabasından, yakınlarından dört yüz kişiye şefaat hakkına sahip. Demek ki bir kavim, kabile içinde hacca gidecek insanları teşvik etmeli. "Aman hacca gidin de biz de istifade edelim." demeli. Hacca gidemeyenlerden dört yüz kişi de ondan istifade edecek olduğu için toplu bir hayra mazhar olma durumu oluyor.

Ve yehrucu min zunûbihî ke-yevme veledethü ümmühû; "Hacı efendi günahlarından sıyrılır, tertemiz çıkar."

Nasıl çıkar?

Ke-yevme veledethü ümmühû; "Annesinin onu doğurduğu gündeki mâsum hâli gibi."

Nasıl bebek dünyaya geldiği zaman hiç günah işlememiştir, yavrucak mâsumdur. Daha hiç bir sorumluluğu yoktur, defteri tertemizdir, bembeyazdır, hiç günah yazılmamıştır. Hacı da haccı yaptıktan sonra annesinin onu dünyaya getirdiği o ilk gündeki gibi tertemiz, günahlardan arınmış olur.

Ne yapması lazım?

Haccı yaptıktan sonra artık o tertemiz defterini tekrar günahlarla kapkara yapmamaya çalışması lazım, sıkı durması lazım, iyi bir müslüman olarak yaşamaya gayret etmesi lazım.

Burada -hatırıma geldi- bazı kimseler de diyorlar ki;

"Ben hacca gitmiyorum."

"Allah Allah! Bu kadar mükâfatları var, niçin gitmiyorsun?"

"Hac güzel, mükâfatları var da ben hacdan geldikten sonra belki kendimi tutamam, günah işlerim diye gitmiyorum..."

Bu çok yanlış bir felsefe, çok yanlış bir düşünce; şeytanın bir kandırmacası! Çünkü iyi bir şey sonradan riayet edemem diye bırakılamaz. İnsan riayet etmek niyeti ile "İnşaallah bundan sonra ben iyi bir insan olurum." diye yapar. Kusur olsa bile o niyetle yaptığı için hac yapmış olmanın mükâfatlarını kazanmış olur. Bir zarara uğramaz.

Böyle birtakım sakat felsefeler var. "Hacca giden bir daha gitmesin… Genç yaşında gitmesin çünkü hacılığına riayet edemez…" gibi şeyler. Bunların hepsi şeytanın uydurduğu, insanların arasına yaydığı "hac yapmasınlar, sevap kazanmasınlar, -kendisi gibi- cehenneme girip yansınlar!" diye uğraştığı şeylerdir, vesveselerdir bunlara kanmamak lazım. Bu haccın muazzam mükâfatlarını elden kaçırmamak lazım sevgili Akra dinleyicileri.

Hepinize temenni ediyorum. Hacca gitmeyenlere önümüzdeki yıllarda hac nasip olsun, bu hadislerde okuduğum mükâfatlara nâil olsunlar, cenneti kazansınlar ve âhirette akrabalarından dört yüz kişiye şefaat hakkını elde etsinler. Attıkları her adımdan, üzerine yağan her damladan dereceleri yükselsin, bu mükâfatlara ersinler.

Allah-u Teâlâ hazretleri onları hem dünyada hem âhirette aziz ve bahtiyar eylesin.

Allah hepinizden razı olsun sevgili Akra dinleyicileri.

Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA