İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

04.11.1994 - İbadetlerin Hem Zahiri Hem Batıni Faydası Vardır, Kuran ve Sünnet Yolu

04.11.1994 - İbadetlerin Hem Zahiri Hem Batıni Faydası Vardır, Kuran ve Sünnet Yolu
Günün Sohbeti

04.11.1994 - İbadetlerin Hem Zahiri Hem Batıni Faydası Vardır, Kuran ve Sünnet Yolu

07.05.2026
7 dk 58 sn

Sevgili Akra dinleyicilerim, Allahu Teâlâ hazretleri bu güzel günün hayırlarından feyizlerinden cümlenizi azami derecede istifade ettirsin.

Allahu Teâlâ hazretleri her şeyi zâhiriyle bâtıniyle, görünen görünmeyen yönleriyle, yerli yerinde hikmetle emretmiştir. Allahu Teâlâ hazretlerinin emrinin büyük önemi vardır.

Bazıları da diyorlar ki;

"Biz aşkullahı, muhabbetullahu anlatıyoruz. İşin dış şekline, zâhiri amellere ne lüzum var."

Eğer onlara lüzum olmasa idi Allahu Teâlâ hazretleri onlar hakkında ahkâm indirmezdi. Eğer zâhir önemli olmasaydı kadınların tesettürünü, örtünmesini Allahu Teâlâ hazretleri emretmezdi. Her meselede dinin bir zâhire ait hükmü vardır; o da önemlidir. Bir de bâtına yönelik hükmü vardır; o da önemlidir.

Abdest aldığımız zaman mesela zâhiren bedenimizi yıkıyoruz; bu da önemli. Yüzümüz temiz oluyor, terimiz gidiyor, elimiz, ayaklarımız temiz oluyor. Gusül abdesti aldığımız zaman terimiz gidiyor, pırıl pırıl tertemiz oluyoruz, evet bu zâhir. Ama bir de abdestin manevi, bâtınî faydaları var; günahları dökülüyor insanın, ruhu sâfîleşiyor. Zâhiri de, bâtını da var. Ama zâhir de bâtın da inkâr edilmez.

Kur'ân-ı Kerîm'de Allah'ın emri olarak namaz o kadar emredildiği halde bazı beyler namazı küçümsüyorlar dudak büküyorlar; "Bu zâhirî ameldir." diyorlar. "Asıl insanın gönlünün temiz olmasıdır." diyorlar. İyi, güzel ama namaz kılmak gönlün temiz olmasına götüren bir ameldir. Ve namazın da kendine göre bâtınî pek çok esrarlı faydaları var.

İşte bu misaller gibi çeşitli şekillerde; safsatalarla, velev basit gibi görünen, dinin bir ahkâmını, sağlam sahih bir hadîs-i şerîf ile tespit edilmiş olan bir hususunu bile bir insan inkâr ederse, onun öyle evliyalıkla, vesaireyle ilgili olması mümkün değildir. O şeytanın dostudur. Şeytanın insanların içinde kılık değiştirmiş hizmetkarıdır, ajanıdır.

İnsanları dinden soğutmaya, Kur'ân-ı Kerîm'in yolundan ayırmaya çalışıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Müslümanlara vermek istediği formu, deforme etmek istiyor. Onlara öğretmek istediği şekilleri inkâr ediyor. Binaenaleyh bu gibi insanlara asla yüz vermemek lazım, yüz vermek de bir vebaldir ve onlara hatalarını söylemek lazım.

Bir insanın yanlışlığı, bir tek hadîs-i şerîfin karşısında diretmesinden dahi anlaşılır. Diyormuş;

"Amcaların çocukları birbirleriyle evlenemez."

Evlenebilir, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in zamanında misalleri var. Kimin kiminle evlenemeyeceğini fıkhımız, şeriatimiz bildirmiş.

"Sen kim oluyorsun, bunu nasıl söylersin, neye dayanarak söylersin?"

"İşte bu böyledir." diyorsan.

"Demek ki sen dinde kendi bildiğine bir takım yalanlar, safsatalar uyduruyorsun. Kendin de belki yaptığın şeyin ne kadar feci olduğunun farkında değilsin, sen kendini kurtaracak durumda bir insan değilsin. Ben senin yanına niye geleyim ve niye senin sözüne itibar edeyim?" deyip hakkı onun yüzüne çarpmak lazım.

Sevgili dinleyiciler, Allahu Teâlâ hazretleri bizi boşuna kürek çekmekten korusun. Çalışıp çalışıp da sonunda eline insanın hiç bir şey geçmemesi çok acıdır, hüsrandır. Peygamber Efendimiz ikaz ediyor; "Nice geceleyin kalkıp ibadet eden, gece namazı kılan insan vardır ki, eline geçen sadece uykusuz kalmaktır. Nice gündüzleri akşamlara kadar oruç tutan insan vardır ki, akşama kârı sadece aç ve susuz durmaktan ibarettir. Yani Allah onun o ibadetini kabul etmemiştir." buyuruyor.

Bir de insan güya bir tasavvufî yola giriyorum diye böyle bâtıl, zındık, Râfızî, doğru yoldan sapmış bir yola girer, bir de iyi dindarlık yapıyorum sanarak ömrünü geçirip sonunda da eli boş kalırsa hakikaten çok acı olur.

Onun için bu konuda çok uyanık olmanızı ve Kur'ân-ı Kerîm'in ve şeriatın hakemliğine başvurmanızı, o teraziyle, o ölçüyle insanları tartmanızı, çok ehemmiyetle sizlere ikaz ediyorum, ihtar ediyorum.

Allahu Teâlâ hazretleri belki insanlara farzları eda ettikten sonra amellerin az olmasından dolayı bir ceza, herhangi bir mahsur [günah] yazmaz. Ama akidesi bozuk oldu mu, ana meselelerde hata etti mi, o zaman yaptığı şeyler de tamamen boşa gider.

Hebâen mensûrâ "Amelleri hebâ olur, âhirette de çok ziyan eder."

Onun için fıkha önem verelim. Yani dini doğru anlamaya… İster farz olsun ister vacip, ister sünnet, ister müstehab, bunların hepsine çok riayetkar olalım. Haramlardan, mekruhlardan şiddetle kaçınalım ve kim din namına bir söz söylemek istiyorsa, onun selâhiyetini soralım.

"Sen ne kadar selâhiyetlisin bu konuda?" diye, bu bir.

İkincisi de;

"Söylediğin sözün delili nedir?" diyelim ki yanlışlara ve şeytanın ajanlarının avucuna düşmeyelim, doğru yoldan sapmayalım. Ömrümüzün sonunda;

"Vay bizim yolumuz yanlışmış, ömrüm boşa geçmiş." diye bir durum olmasın.

Buradan da şu kâideyi çıkartıyoruz; sözümün sonunda onu da belirteyim. Siz aşk, şevk ve samimiyetle Allah'tan;

"Ya Rabbi! Beni şaşırtma, doğru yoldan ayırma, böyle iyi bir şey yapıyorum sanarak yanlış işler yapmaktan, doğru yolda gidiyorum sanarak yanlış yola sapmaktan koru." diye aşk ile yalvarırsanız, Allahu Teâlâ hazretleri size bir vesile ile yanlışınızı anlatır ve samimi iseniz sizi doğru yola çeker. Ama doğrular anlatıldığı halde kulak tıkarsanız, o zaman cezanız ağır olur. Allahu Teâlâ hazretleri ikazları tutmadığınız için ondan sonra sizi artık ikaz etmez. Burnunuzun doğrusunda gidip sonunda pişman olursunuz.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi dinde doğru yol üzerinde, sırât-ı müstakîmde, sebîl-i reşatta, hak yolda eylesin. İtikadımızda bozukluğa düşmekten korusun ve dinî anlayışlarımızda yanlış bâtıl fırkaların, sapık cahil insanların, dini bilmediği halde biliyormuş gibi halkın önüne çıkan sahtekârların şerlerinden korusun.

Her şeyin aslını, özünü, hâlisini, hakikisini nasip eylesin. Ömrümüzü rızasına uygun, şeksiz şüphesiz Kur'ân-ı Kerîm'in yolunda ve şeksiz şüphesiz Peygamber Efendimizin izinde geçirmeyi cümlemize nasip eylesin. Öyle bir ömür geçirmek nasip etsin ki; sonunda geriye dönüp baktığımız zaman, âhir ömrümüzde pişman olmayalım, memnun olalım, mutlu olalım.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi hayatımızdaki güzel niyetlerimizle, yaptığımız karınca kararınca âmâl-i sâliha ve hayrât ü hasenât ile rahmetine nail eylesin. Cennetiyle, cemaliyle cümlemizi, cümlenizi müşerref eylesin. Allahu Teâlâ hazretleri iki cihanda gönüllerinizin muratlarını ihsan eylesin sevgili ve değerli Akra dinleyicilerim.

Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA