02.06.1995 - Zamanı Boş Geçirmemek

02.06.1995 - Zamanı Boş Geçirmemek
Es-selâmü aleyküm ve rahmetu'llàhi ve berekâtühû!
Muhterem kardeşlerim! Zamanın kıymetini bilmek ve zamanı iyi değerlendirmek çok önemli. Onun için aman zamanınızı bir hazine gibi bilin, bir sermaye gibi bilin. Bakın geçen senenizi nasıl geçirdiyseniz geçirdiniz, bu yeni seneyi güzel geçirmeye gayret edin, boşa geçirmeyin; bir.
Boşun bir adı bizim İslâm edebiyatında, dini kitaplarımızda mâlâyânî'dir. Mâlâyânî ne demek? Bir anlamı olmayan demek, anlamsız, boş. Mâlâyânî söz, mâlâyânî iş.
"Neden bu işi yapıyorsun?"
"Hiç..."
"Faydası ne?"
"Sıfır..."
"Niye bu sözü konuşuyorsun?"
"Hiç..."
"Faydası ne?"
"Sıfır..."
"Bu günü nasıl geçirdin?"
"Hiç..."
"Niye yaptın?"
"Sıfır..."
İşte mâlâyânî. Boşa, mâlâyânîyle geçirmemek; bir. Ayrıca harama, gühana harcamamak daha önemli; iki. Yâni harama dalmaktansa, boşa geçirmek biraz daha ehven, hiç olmazsa boşa geçiyor. Öbür tarafta haram ve günah başkalarına zararlı, kendisine zararlı, ceza çekmeye sebep olacak. Binâenaleyh, harama ve günaha harcamamaya çok daha fazla dikkat edeceğiz. Boşa harcamamaya da çok dikkat edeceğiz; iki.
Muhterem kardeşlerim onun için biz Başarının Prensipleri diye bir küçük kitap yazdık, lütfen o kitabı okuyun! Buna benzer tabii kitaplar var İngilizce yazılmış, Almanca yazılmış, batı dillerinde böyle, kütüphaneleri severseniz, kitapları okursanız, karıştırırsanız göreceksiniz çok güzel kitaplar vardır. Tabii İngilizce biliyorsanız onları okuyabilirsiniz. Çalışmanın prensiplerini öğrenmelisiniz, çalışmalısınız. Çalışmadan olmaz. Çalışmayana hayırlı sonuçlar gelmez ve sevaplar verilmez. Çalışmayana öylece ceza da gelir.
Kur'an-ı Kerim'de buyruluyor ki:
Ve en leyse li'l-insâni illâ mâ saà "İnsanoğlu neye sa'y u gayret ettiyse, çalıştıysa onun karşılığını görecek, başka bir şey değil." (Necm: 39) Yâni ahiret için de böyle.
Felyevme lâ tuzlemü nefsün şey'en ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn. Bu da Yâsîn Sûresi'nin dördüncü sayfasının sonundaki ayet-i kerime. Hepiniz belki ezbere biliyorsunuz. Felyevme "Bu mahşer gününde, ahiret gününde, lâ tuzlemü nefsün şey'en hiç bir kişi haksız bir muameleye uğramayacak, zulme uğramayacak. Hakkı verilmeme durumu yok, hakkını alamama durumu yok. Hiç kimse zulme, haksızlığa uğramayacak. Allah haksızlık etmeyecek. Ve lâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn Ey insanlar, o zaman işlediklerinizden gayri bir karşılık görmeyeceksiniz." Yâni, neyi işlemişseniz onun karşılığını göreceksiniz, işlediğinizin dışında bir karşılık görmeyeceksiniz. Genel hüküm olarak, hayır işlemişseniz, hayırla karşılaşacaksınız; şer işlemişseniz, şerle karşılaşacaksınız. Bir de:
Femen ya'mel miskàle zerretin hayran yerehû, ve men ya'mel miskàle zerretin şerren yerehû. Güneş bir koridora vurduğu zaman, görüyorsunuz zerreler uçuşuyor güneşin şuâında, hüzmeleri arasında. İşte ona zerre derler. "O zerre kadar hayrı olan, o hayrın karşılığını görecek. O zerre gibi hafif, küçük bir şey kadar bile şerri olan, şer işlemiş olan, onun da cezasını çekecek." (Zilzâl: 7-8) buyruluyor.
Yâni genel bir değerlendirme var. İyilik yapan iyilik bulacak ama, bu genel değerlendirmede inceden inceye, zerre kadar hayırlar, zerre kadar şerler ölçülüp, onun birikimi olan amel terazisindeki sonuç neyse, ona göre onun karşılığını görecek insanlar. O zerre gözünüzün önünden gitmesin muhterem kardeşlerim! Hani damlaya damlaya göl olduğu gibi, bu zerreler birleşiyor birleşiyor büyük sevaplar oluyor. Zerre zerre küçük şerler de birleşiyor birleşiyor, ahirette insanın cehenneme girmesine sebep oluyor.
Onun için, bir anınızı boş geçirmemeye, bir zerre hayrı küçümsememeye, bir zerre şerri de önemsemeyip aldırmamaya kapılmayın, o duruma düşmeyin ve ciddî olun! Ahiretteki hesabı unutmayın! Ahiretteki o hesaba göre zamanınızı iyi değerlendirin! Zamanımız bizim sermayemiz.
09.05.1997 -
Hicri Takvimin Geçmişi
00.00.2000 -
Yeni Hilal Duası
