09.05.1997 - Takvimlerin Geçmişi

09.05.1997 - Takvimlerin Geçmişi
Bizim ülkemizde iki hatta üç takvim var. Bu takvimlerden birisi asırlardır âlem-i İslâm'da kullanılan kamerî takvimdir. Diğeri şemsî takvim, şu anda kullandığımız, Batı'dan uyarlanmış olan takvim oluyor. O, Hz. İsa ile ilgili olduğu için milâdî takvim diye adlandırılıyor. Fakat bizim bütün dînî ibadetlerimiz hicrî-kamerî takvime göre düzenlenmiştir.
Ramazan ayı çok mühim bir ibadet ayıdır ve hicrî-kamerî takvimle ilgilidir, miladî takvimde onu yerleştirmek mümkün olmuyor. Hicrî takvim cihan durdukça, müslümanlar yaşadıkça yaşayacaktır, hayırlı ve mübarek olsun.
Bu hicrî takvimin biraz açıklamasını yapmak istiyorum: Araplar hicrî-kamerî ayları, Muharrem, Safer, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cumadelûlâ, Cumadelâhire, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkâde, Zilhicce diye isimlendirmişlerdir. Birinci ay Muharrem, son ay, 12. ay Zilhicce'dir. Hz. İbrahim aleyhisselam oğlu İsmail'i getirip de Hacer validemizle birlikte, şimdi Mekke-i Mükerreme'nin olduğu ama o zaman boş bir saha olan, ekin bitmez, taşlık, kumluk bir vadi olan yere iskân ettiği zamandan beri bu kamerî takvimin ayları kullanılmıştır. Sonra cahiliye devrinde bu ayların kullanılmasında bir takım tehirler, geciktirmeler, öne almalar ve seneyi 12 ay değil de 13 ay yapmak gibi keyfî uygulamalar olmuştur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Veda Haccı'nda bu hususa temas ederek, nesi' denilen aylarla oynamanın, onların zamanını değiştirmenin, öne arkaya almanın doğru olmadığını beyan buyurmuştur. Bu konuda âyet de vardır. Ayların 12 olduğunu, 12 ayın bir sene teşkil ettiğini âyet-i kerîme de beyan ediyor:
Bismillâhirrahmânirrahîm. İnne iddete'ş-şühûri indallâhi isnâ aşere şehren fî kitâbillâhi yevme haleka's-semâvâti ve'l-arda minhâ erbe'atün hurumun.
Âyet-i kerîmede geçtiği için şer'î bakımdan büyük bir açıklıkla, kesinlikle ifade edilmiş olduğuna göre 12 ay bir senedir ve senenin dört ayı haram aylardır; çok mübarek, muhterem ve hürmetine riayet edilmesi gereken aylardır. Bu dört haram ayın üç tanesi peş peşedir: Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem. Eski senenin son iki ayı ve yeni başlayan senenin birinci ayı. Bu aylar hac aylarıdır, hac mevsimidir. Bu aylarda ceng ü cidâl, kavga, yol kesme vesaire gibi şeylerden Araplar son derece sakınırlardı, yapmazlardı. Aralarında kan davası olsa, husumet olsa bile hasmını görmezlikten gelirlerdi. Bu dört haram aydan bir tanesi Receb ayıdır. Ramazan ayından iki önceki aydır. Mübarek üç ayların -Receb, Şaban, Ramazan- ilkidir.
Şimdi haccın yapıldığı Zilhicce ayı bitti ve yeni yılın Muharrem ayı başlamış oldu. Yeni yılı bütün âlem-i İslâm'a, müslümanlara kutlu, mutlu olsun diye temenni ediyoruz.
30.05.1995 -
Hicretin Sebepleri
09.05.1997 -
Hicri Takvimin Geçmişi
