İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

29.03.1996 - Peygamberimizin Merhameti, Eşe, Çocuğa Merhamet Nasıl Olmalı

29.03.1996 - Peygamberimizin Merhameti, Eşe, Çocuğa Merhamet Nasıl Olmalı
Günün Sohbeti

29.03.1996 - Peygamberimizin Merhameti, Eşe, Çocuğa Merhamet Nasıl Olmalı

07.10.2021
10 dk 52 sn

es Selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh.

Aziz ve sevgili dinleyiciler.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in âdet-i seniyyeleri ve şemâil-i şerîfeleri; yani siması, görünüşü, yüzünün, elinin, vücudunun özellikleri, yaşamındaki kendisine mahsus birtakım âdetleri vs. olacak. Gümüşhaneli Hocamız kitabının sonunda bir güzel, geniş bölüm olarak o konudaki hadisleri özel olarak toplamış ve Râmûzü'l-ehâdîs'in sonuna eklemiş.

Niçin?

Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz biz müslümanlar için model insan, örnek insan; numune. Allah'ın en sevgili kulu, peygamberlerin de serveri. Eşref-i mahlûkâtın en şereflisi, en yükseği. Resûl-i Ekrem; yani keremli Peygamber ve Allah onu bize İslâm'ı öğretsin, kendi emirlerini tebliğ etsin diye göndermiş olduğu için onun yaşam tarzı, sözleri ve hareketleri hatta sükûtu, susması bile bir mâna ifade ediyor.

Onun sözleri, hareketleri bizim için bir örnek oluyor ve bizim hareketlerimizin nasıl yapılması gerektiğine bir kaynak oluyor. O bakımdan Hocamız büyük bir hadis alimi olarak büyük bir titizlikle o konudaki hadisleri toplamış. Çok büyük bir şemâil bölümü olmuş. Bu kadar şemâil toplayan kitap kolay bulunmaz. Gümüşhaneli Hocamız hepsini toplamaya gayret etmiş. Nur içinde yatsın, Allah makamâtını daha iyi, yüksek eylesin. Kabrinde nurunu, sürurunu daha ziyade eylesin.

Enes radıyallahu anh'ten Tayâlisî'nin rivayet ettiğine göre;

Kâne rahimen bi'l-ıyâl.

Kâne fiilinin faili Peygamber Efendimiz.

"Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz aile fertlerine karşı çok merhametliydi, rahimdi, merhametli idi."

Iyâl, Geçimini teminle mükellef olduğu insanların teşkil ettiği gruba derler. Biz Türkçe'de "aile" diyoruz. Ailenin içine insanın eşi girer, çocukları girer, annesi babası girebilir, ayrıca geçimini temin ettiği başka kimseler de -hani evinde yaşlı teyzesi, halası, dayısı olur vs.- giriyor. Bir insanın böyle baktığı, kollayıp gözettiği insanlar ıyâli oluyor. Evlad ü ıyâl deniliyor; eşi, çocukları ve diğer aile fertleri oluyor.

Peygamber Efendimiz onlara karşı çok merhametli idi. Rahîm sıfatı "merhametli" demek, ama mübalağa sîgasıdır. Çok merhametli demek. Arapça'da mübalağa sîgaları vardır. Bir şeyin çok olması durumunda o şeyle ilgili sıfatı değişik bir kalıpta değişik bir şekilde söylemeye mübalağa sîgası derler.

Rahîm, Allahu Teâlâ hazretlerinin isimlerinden birisi. Esmâ-i Hüsnâ'nın bir kısmı sadece Allahu Teâlâ hazretlerine mahsustur, bazıları da insanlar için de kullanılagelmiştir dilin içinde. Rahîm kelimesi Allah'ın sıfatlarındandır;

Bismillâhirrahmânirrahîm. Rahîm sıfatını Besmelede dahi, Fâtiha'da dahi görüyoruz.

İnsanlar için de kullanılır; çok müşfik, merhametli olan kimselere rahîm sıfatı kullanılmıştır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hakkında da Tevbe sûresinin sonunda Allahu Teâlâ hazretleri çok merhametli olduğunu ifade etmek üzere;

Raûfurrahîm. Raûf; çok yumuşak kalpli, şefkatli demek. Rahîm de merhametli demek. Çok merhametli olduğunu burada da âyet-i kerîme zaten beyan ediyor.

Enes radıyallahu anh Peygamber Efendimiz'in ashabından mübarek bir kişi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i izleme imkânı buluyor. Yanında bulunan bir kimse. Onun için onun ailevî durumunu bize böyle anlatıyor.

Kâne rahîmen bi'l-ıyâl. "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz aile fertlerinin hepsine karşı çok merhametli idi."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bizler için bir örnek insan, model insan. Kendisi taklit edilecek, kendisine uyulacak, kendisinin her yaptığı şey uygulanacak kadar güzel bir numûne-i imtisal. Peygamber Efendimiz kendisine uyulacak bir numune. O halde bizim de Peygamber-i Zîşânımız'ın bu sıfatını çok düşünmemiz ve ailemizde bu durumda olmamız lazım. Aile reisi, aileyi yöneten bir kimse için bu, sıfat olmalı.

Peygamber Efendimiz aile fertlerine karşı çok merhametli idi. Biz de merhametli olacağız. Hanımımıza karşı, çoluk çocuğumuza karşı merhametli olacağız.

Merhametin tezahürü ne, insan merhametli olunca ne yapar?

Bazen merhametli olduğu için onu tehlikelerden koruma hususunda kaşını da çatar; "Hayır, onu yapma!" diye… Mesela çocuğu sobanın yanına yaklaşırsa "Çekil bakayım oradan!.." diye seslenebilir.

Bu da neden?

Merhametten. Onun için aile reisi olan bir kimse bir kere âyet-i kerîmede kendisine verilen vazifeyi hiç unutmayacak.

Kû enfüseküm ve ehlîküm nârâ. "Ey müslümanlar! Kendinizi ve aile fertlerinizi cehennem ateşine düşmekten, cehennemlik olmaktan, cehennemde cayır cayır yanmaktan koruyun!" buyruluyor. En büyük merhamet bu.

Bir aile reisi çocuklarını seviyor, kucağına alıyor, öpüp kokluyor, yıkayıp saçını tarıyor, güzel elbiseler giydiriyor, kimsenin ona yan bakmasına razı olamıyor, parklara götürüyor, salıncaklara bindiriyor, sallandırıyor, istediği şeyi alıyor; elma şekeri, kâğıt helvası, çeşit çeşit şeyler…

Tamam, bunlar sevgi ama bu çocuğun âhireti ne olacak? Bu çocuk âhirette cehennemlik olacaksa acaba aile reisi o çocuğa acımış mı demek, o çocuğu korumuş mu demek?

Hayır, korumamış demek. O çocuğu cennetlik olacak şekilde yetiştirmemiş ise o çocuğu korumamış.

Neden?

Bu dünya hayatı 80, 90, hadi diyelim100 yıl, hadi biraz daha yükseltelim. 120 yıl, 130 yıl… Bu kadar yaş yaşayan insan çok az. Hadi diyelim 150 yıl yaşadı, ondan sonra ölüm! Ama âhiret hayatı sonsuz. Yani yılların, rakamların bitmeyeceği sonsuz bir saadet cennette. İnsan cennetlik olduğu zaman bu sonsuz saadeti kazanıyor. Ebedî cehenneme de atıldığı zaman ebedî azaba uğramış oluyor. Şimdi insan çocuğunu seviyorsa, hanımını seviyorsa eğer merhametli ise;

"Ben seni çok seviyorum, -anneler gününde- sen çok yoruldun diye eve şu hediyeyi aldım, şu elbiseyi, şu mücevheri, şu kolyeyi, şu yüzüğü, şu bileziği aldım…"

Güzel, sen onu seviyorsun, merhametli gibi görünüyorsun ama onu sen cehennem ateşinden koruyamadıktan sonra asıl merhameti yapmıyorsun da küçük merhametlerle uğraşıyorsun demektir. Onun için her şeyden önce biz de Peygamber Efendimiz gibi ailemize merhametli olmak bahis konusu olduğuna göre önce onları cennetlik yapmaya gayret edeceğiz. Cennete gidecek şekilde yetiştirmeye gayret edeceğiz.

Dünyada da acıyacağız, merhamet edeceğiz. İyi yetişmesine gayret edeceğiz. Yüksek bir şahsiyet olmasını isteyeceğiz, eğitimine önem vereceğiz.

Dünyada da onun iyi olmasına gayret edeceğiz.

Ne diyelim?

Bedevîlerden birisi gelmiş de;

"Siz böyle çocukları kucağınıza alıp öper, sever misiniz? Vallahi biz hiç sevmeyiz!.." demiş.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz;

"Allah senin kalbine merhameti koymadıysa; merhametsizsen, bu kadar katı kalpliysen ben ne yapayım?!.. Çocuk sevilmez mi?" buyurmuş.

İnsanın evladı gerçekten ne kadar sevimli oluyor, yumurcaklar ne kadar tatlı oluyorlar; sevilir tabi. Allah merhameti vermediyse ne yapsın? Bazıları çocuğunu düşman gibi görüyor. Hayata geldiğinden memnun değil. "Nereden çıktın geldin?.." der gibi ve doğduğu andan itibaren "Keşke ölse de kurtulsam!" der gibi bir tavır. Bu İslâmî bir tavır değil. Müslümanlar böyle yapmaz. Çocuğu Allah'ın kendisine bir nimeti olarak bilir.

"Bunun rızkı nereden gelecek Hocam?"

Bunun rızkını, bereketini Allah veriyor. Allah rızkını gönderiyor ve ummadığı yerden insanları rızıklandırıyor. O bakımdan rızık endişesi ile çocuk yapmaktan, çocuk edinmekten kaçınmak da doğru değil.

Allahu Teâlâ hazretleri bizlere, çoluk çocuğumuza merhamet eylesin. Bizleri bütün insanlara karşı merhametli eylesin. Öyle böyle biraz latifeci, tatlı, sevimli, herkesin yüzünü güldüren, gönlünü hoş eden bir aile ferdi eylesin ve ahlâkımızı Kur'ân-ı Kerîm eylesin. Kur'ân-ı Kerîm'in âyetlerini okuyup, oralardan çıkartılacak dersleri alıp, onu hayatımıza uygulayıp ahlâkımızı ona göre düzeltmeyi nasip eylesin. Böylece rızasını kazanan kullardan eylesin. Olgun, velî, mahbub, makbul, zarif, ârif, kâmil kullardan olmayı nasip etsin. Huzuruna da sevdiği, razı olduğu kulları olarak yüzü ak, alnı açık varıp cennetiyle, cemaliyle müşerref olmayı cümlemize, cümlenize; sevdiklerinize, yakınlarınıza, dostlarınıza temenni ettiklerinize nasip eylesin.

es Selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA