17.06.1998 - Müttaki Müslüman Olmak, İslamın Güzel Oluşu

17.06.1998 - Müttaki Müslüman Olmak, İslamın Güzel Oluşu
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.
el-Hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîne hakka hamdihî ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîne't-tayyibîne't-tâhirîn.
Emma ba'd:
Aziz ve muhterem kardeşlerim!
"Şu kâinat tesadüfler yığını değildir, bu kâinatı yaratan bir yüce varlık var; bizim Rabbimiz O, biz O'na kulluk ediyoruz." diyoruz.
Ne kadar mantıklı, ne kadar güzel!
"Bu şu şahıstır. İşte heykeli yapılan şu Buda'dır."
Değil!
Buda'dan önceki insanlar ne idi?
Buda tarihin bir zamanında ortaya çıkmış. Hz. İsa'dan önceki zamandaki, milattan önceki insanlar, Sümerler, Etiler; onlar ne idi?
Onlar Hz. İsa'yı bilemezdi ki. Ama Peygamber Efendimiz diyor ki;
"İslâm, Hz. Âdem'den beridir, o zamandan beri..."
en-Nebiyyûne'llezîne eslemû.
Tâ eski zamanlardan beri İslâm dini üzere yaşamış peygamberler diyor. Yeni bir din ihdas etmiyor ki "Muhammed'in dini" demiyor ki.
Fe'ttebi'û millete İbrahîme hanîfâ.
İbrahim'in dosdoğru olan, hakka meyyal, bâtıldan uzak, sapasağlam samimi dinine tâbi olduğunu söylüyor.
Mâ kâne İbrahîmü yehûdiyyen ve lâ nasrâniyyen velâkin kâne hanîfen müslimâ.
"İbrahim müslümandı." diyor Allah.
İslâm dini Peygamber Efendimiz'le ortaya konulmuş bir din değil. Onu açıkça söylüyor.
Ne kadar güzel! Bunu anlayan insan hayran olur. İbrahim aleyhisselam'ın hak peygamber olduğunu, onun da müslüman olduğunu söylüyor. Musa aleyhisselam'ın da müslüman olduğunu, İsa aleyhisselam'ın da müslüman olduğunu söylüyor. O kadar güzel ki dinimiz! Bakmayın garibanların boynu bükük olduğuna.
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.
Mücevher çamura düşse kıymeti düşer mi?
Düşmez. Pırlanta yüzük yine pırlantadır, isterse çamura düşsün.
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.
Biz şu anda şaşaalı, devletlü, saltanatlu, izzetlu, kıymetlu değilizz. Ama bir zamanlar öyle idik. Bir zamanlar Kanuni devrinde muhteşemdik. Şu anda "Şu müslümanlar mı?" diyorlar.
O zamanda Kanuni devrinde herkes bize bakıyordu; İstanbul moda merkeziydi, Romanya İstanbul'u takip ediyordu; giyim kuşam oraya tesir ediyordu. Şu anda diyorlar ki; "İşte müslümanlar Hindistan'da, Pakistan'da muhtaç durumda."
Onların fakir olmasına kim sebep oldu?
Siz sebep oldunuz. Siz hücum ettiniz, siz sömürdünüz, siz yaktınız yıktınız. Harpleri darpleri yapan sizsiniz. Hâlâ biz kendi ülkemizde ayağa kalkmaya çalıştıkça bizi çelmeleyen, bizi yere yıkan yine Batı... Bosna'da, Hersek'de yine öyle…
Rusya'nın Kafkaslar'da ne işi var?
Kafkas halkları geçtiğimiz yüzyılda Rusları oraya sokmamak için senelerce mücadele verdiler.
Rus'un Kafkasya'da işi ne? Orası onların toprağı değil ki Orta Asya'da işi ne? Sibirya'da işi ne? Onların toprağı değil. Fransız'ın Gine'de, Kaledonya'da işi ne?
Onların toprağı değil. Her tarafı işgal ettiler. Afrika'yı paylaştılar, Amerika'yı paylaştılar, Okyanusya'yı paylaştılar…
Şu anda müslümanlar biraz mağdursa, mazlumsa; yere düşmüş bir cevher gibidir. Şimdi; "Şunların hâline baksana!" diyorlar.
Güney Amerika hristiyan olduğu halde, hem de koyu hıristiyan, katolik olduğu halde işte buyur; Brezilya, Arjantin, Peru, Şili; ne kadar geri. Bir aldatmaca muhakeme ile işte sanki Müslümanlık ilericiliğe karşıymış gibi göstermek istiyorlar. Öyle değil! Doğru inançtayız elhamdülillah. Bunu gençler bilsin.
Ve zaten dünyanın her bilinçli insanı, ilim adamı İslâm'a geliyor. Bunun en açık misallerinden biri, bugün de en açık misali ne?
Fransız filozofu, feylesofu Roger Graudy. Feylesof. Adam filozof sıfatını kazanmış. Filozofer.
Filozof adını nasıl kazanıyor insan?
Onu on beş, yirmi dolar vererek çarşıdan pazardan elbise alır gibi almak mümkün değil. O bir ömür boyu yapılan çalışmalarla, yazılan yazılarla ortaya çıkıyor. Adam filozof. "Asrın filozofu" diyorlar. "Komunizmin bütün fikriyatı kaybolsa bu adam eline kalemi alır, yeniden yazar." diyorlar. Derya gibi adam.
Derya gibi adam, ne oluyor sonra?
Müslüman oluyor.
Bu neyi gösteriyor?
İslâm'ın hak din olduğunu gösteriyor. Profesör Moris Bükey, Morice Bucaille. Fransız İlimler Akademesi'nden unvan almış bir insan, müslüman oluyor. Amerikalı filanca senatör, adını hatırımda tutatamadım, müslüman oluyor.
Bunlar bir şeyi gösteriyor:
"İslâm'ın bilime sahip olduğunu, bilimsel yanda olduğunu, akıl mantık yanında olduğunu gösteriyor. Aklını, mantığını kullanabilenlerin her ülkeden İslâm'a geldiğini gösteriyor."
Burada da konuştuğumuz bazı kimseler; "sizin dininiz doğru" diyorlar. Bir kısmı demiyor, neden?
Başka teşkilatlara girmiş, teşkilat taassubu içinde vesaire vesaire... Hepsinin sebebi var.
Biz elhamdülillah, mü'min olarak doğru yoldayız, cennet yolundayız. Allah mü'minlere, müttakilere cenneti hazırlamış. Biz mü'miniz. Ama mü'minlerin müttaki olanlarına cennet var. Dikkat edilirse;
Ve cennetin arduhe's-semavâti ve'l-ardu uiddet li'l-müttakîn.
Müttaki sıfatı önemli.
Müttaki ne demek?
"Haramlardan, günahlardan, Allah'ın rızasına aykırı işleri yapmaktan, cehenneme düşmekten sakınan kul" demek.
Sakınacak, ayağını denk alacak, ihtiyatlı olacak, düşünceli olacak. Allah'ın rızasını kaybetmemeye çalışacak. Müttakilik önemli. Elhamdülillah hepimiz mü'miniz.
Tabi bazı insanlar bazı yerlerde imanını kaybediyor.
Müttaki olmak lazım.
Uiddet li'l-müttakîn. "Cennet müttakilere hazırlanmıştır."
Mü'min olacağız, müttaki müslüman olacağız.
Peki, müttaki müslüman olmazsak ne olur?
Ben müttaki müslüman olamadım. Sakınmazsan sakınan, çekinen, korunan, cehenneme düşmekten uzak duran bir insan olmazsan ne olur?
Cehenneme düşersin. Uçurumun kenarında yürürken etrafa, havaya bakarsan, ağzını açarsan uçuruma yuvarlanırsın. Önüne bak demedim mi sana? Dikkat et demedim mi? "Yol tehlikeli" demedim mi? Paldür küldür uçurumun aşağısında bulursun kendini, fokur fokur kaynayan kazanın] içinde bulursun.
Neden? Nasıl oldu bu iş?
Ayağına dikkat etmedin, bastığın yola dikkat etmedin, yol ince idi, yolun inceliğini öğrenmedin. Müttaki olmazsa müttaki olmadığı kadar cezasını çeker. Müttaki olmadığının cezasını çeker.
"Ey kullarım, ben size peygamber göndermedim mi? Ben size kitap indirmedin mi? Ben size cehennemin olduğunu, bazı insanların şöyle şöyle yaparlarsa cehenneme gireceğini daha önceden söylemedim mi?" der, Allahu Teâlâ hazretleri.
Polis bir adamı çeviriyor; "Gel bakalım, ver ehliyeti, ruhsatnameyi."
"Ne oldu?"
"Bu yol tek yönlü yol, sen buradan buraya ters girdin. Görmedin mi levhayı? Buraya girilmez levhası vardı, wrong way yazıyordu. Sen niye bu yola girdin? Yanlış yol. Ver bakalım cezayı!" der.
Neden?
Nizam konulmuş, önceden belirtilmiş, levha da konulmuş, yazı da yazılmış.
Yaparsam ne olur?
Yaparsan kaza olur, önce sen zarar görürsün. İslâm'ın bütün emirleri insanların lehinedir, menfaatinedir, hepsi güzeldir. İslâm'ın emirlerinin hepsinin faydası vardır, yasaklarının hepsi yerli yerincedir, ibadetlerin hepsi güzeldir, hepsi harikadır, tadına doyum olmaz. İslâm'ın tüm emirleri güzeldir.
Allahu Teâlâ hazretleri bizi imandan ayırmasın. Bizden doğan çocuklarımızı, evlatlarımızı imandan ayırmasın. İmandan sonra küfre ayaklarını kaydırmasın. Doğru yolda giderken eğri yola saptırmasın. Uçuruma yuvarlatmasın. Sevdiği kullar zümresindeyken o zümreden ayrılıp da sevmediği kulların zümresine geçenlerden eylemesin. Hayatı rızasına uygun yaşayıp huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip etsin.
Allah bize yardım eylesin, huzuruna sevdiği razı olduğu kul olarak varmayı nasip eylesin, cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.
Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente'l-alîmü'l-hakîm.
Sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün ale'l-mürselîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. el-Fâtiha.
17.09.1995 -
Adaletli Olmayanın Yanında
00.02.2000 -
Kabir Adabı, Kapı
