24.07.2000 - Başkaları İçin Hayır İşlemek, Başkalarına Benzemek, İlim, Alim

24.07.2000 - Başkaları İçin Hayır İşlemek, Başkalarına Benzemek, İlim, Alim
Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyîdinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve mentebiahû bi-ihsânin ecmaîne’t-tayyibîne’t-tâhirîn.
Emmâ ba’d.
Fe-kâle Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem:
لَيْسَ مِنْ يَوْمٍ إِلَّا وَهُوَ يُنَادِي: يَا بْنَ آدَمَ، أَنَا خَلْقٌ جَدِيدٌ، وَأَنَا فِيمَا تَعْمَلُ فِيَّ عَلَيْكَ شَهِيدٌ. فَاعْمَلْ فِيَّ خَيْرًا أَشْهَدْ لَكَ بِهِ، لَوْ مَضَيْتُ لَمْ تَرَنِي؛ وَيَقُولُ اللَّيْلُ مِثْلُ ذٰلِكَ
Leyse min yevmin illâ ve hüve yünâdî yebne âdeme ene halkun cedîdün ve enâ fî mâ ta’melü fiyye aleyke şehîdün fa’mel fiyye hayra eşhedleke bihî lev madaytü lem yerenî ve yekûlü’l-leylü mislü zâlike.
Mâkıl b. Yesâr radyallahu anh’ten Ebû Nuaym rivayet eylemiş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurmuşlar:
Leyse min yevmin “Günlerden hiçbir gün yoktur ki." İllâ ve hüve yünâdî "Hiçbir gün yoktur ki şu sözleri söylemesin." Her gün insanoğluna bu sözleri söyler. Her gün, her gece söyler.
Yeni bir gün başladığı zaman insana ne dermiş?
Yebne âdeme. “Ey âdemoğlu!” Ene halkun cedîdün “Ben yeni bir yaratığım." Ve enâ fî mâ ta’melü fiyye aleyke şehîdün. "Ve senin benim esnamda yaptığın amellere senin hakkında ben şahit olacağım!” Bugün içinde neler yaptıysan ben onlara zaman olarak gün olarak şahitlik edeceğim.
Fa’mel fiyye hayran. “Benim esnamda, benim içimde, bu günde hayır işle!” Eşhedleke bihî. “Ben de sana hayır işlediğine dair hayırlı şahit olayım. Hayrın şahidi olayım.” Lev madaytü lem yereni. “Bir gidersem bir daha beni görmezsin, artık görmeyeceksin! Onun için hayır işle, bu vakti boşa geçirme!” der. Ve yekûlü’l-leylü mislü zâlike. “Gece de olunca insanoğluna böyle seslenir." Ertesi sabah olunca yeni bir gündüz, yine böyle seslenir. Akşam olunca yeni akşam yine böyle seslenir.
Âdemoğluna nasihat edip seslenip dururlar.
“Ey âdemoğlu! Biz yeni bir yaratığız. Aman bizim içimizde hayır işle de biz sana şahitlik edeceğiz. Hayra şahadet edelim!” der dururlar.
Günler ve geceler böylece geçer.
İnsanoğlu gecede gündüzde hayır işlerse onlar âhirete şahit olacaklar. Diyecekler ki;
“Benim içimde namaz kıldı, benim içimde oruç tuttu, benim içimde şu hayrı işledi…” vesaire...
لَيْسَ مِنَّا مَنْ تَشَبَّهَ بِغَيْرِنَا. لَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَلَا بِالنَّصَارَى. فَإِنَّ تَسْلِيمَ الْيَهُودِ الْإِشَارَةُ بِالْأَصَابِعِ، وَتَسْلِيمَ النَّصَارَى الْإِشَارَةُ بِالْأَكُفِّ.
Leyse minnâ men teşebbehe bi-gayrinâ lâ teşebbehû bi’l-yeh’ûdi ve lâ bi’n-nasârâ fe-inne teslîme’l-yehûdi’l-işâretü bi’l-esâbii ve teslîme’n-nasârâ el-işâretü bi’l-eküffi.
Tirmizî rivayet etmiş ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlar:
Leyse minnâ men teşebbehe bi-gayrinâ. “Bizden başkasına benzeyenler bizden değildir!” Lâ teşebbehû bi’l-yehûdi ve lâ bi’n-nasârâ. “Yahudilere ve nasranîlere benzemeye çalışmayınız. Onlara benzemeye, onları taklide kalkışmayınız.”
Çünkü bizden başkasına benzemeye kalkışan bizden değildir. Düşer, bizden olma sıfatından aşağı düşer.
Fe inne teslîme’l-yehûdi’l-işâretü bi’l-esâbii. “Yahudilerin selamlaması parmaklarla işarettir. Siz öyle yapmayınız.”
Yahudiler parmaklarıyla nasıl işaret ederdi bilmiyorum ama yahudiler parmakla işaret ederlermiş.
Biz nasıl işaret ederiz?
Es-selâmu aleyküm ve rahmetullah.
Sonra;
Ve teslîme’n-nasârâ. “Hristiyanların işareti de avuç içleriyledir.”
Herhalde avucun ayasıyla.
“Onlar gibi yapmayın!” diyor.
Peygamber Efendimiz ibadetlerde bile onlara benzemeyi uygun görmemiştir. Kaldı ki yaşantıda, fikriyatta, zevkte her başka şeylerde uymak... Onlara gelinceye kadar bundan daha büyük vebal olur.
Üçüncü hadîs-i şerîf;
لَيْسَ مِنِّي إِلَّا عَالِمٌ أَوْ مُتَعَلِّمٌ
Leyse minnî illâ âlimün ev müteallimün.
Abdullah ibn-i Ömer radyallahu anhümâ’dan rivayet olmuş. Efendimiz buyuruyor ki;
Leyse minnî. “Benden değildir.” İllâ âlimün ev müteallimün. “Alimden ve müteallimden başkası benden başkası olan benden değildir!”
“Alim ise bendendir. Ben onu kabul ederim, bağrıma basarım, benimserim. Müteallim ise; öğrenciyse bağrıma basarım, kabul ederim. Alim değilse müteallim değilse o benden değildir! Benim yanıma sokulmasın, benim zümremden değildir. Benim sevdiğim taifeden değildir!” mânasına.
Allahu Teâlâ hazretleri bizi ilimle ilgili, Resûlullah’ın benimsediği, bağrına bastığı, sevdiği, şefaat ettiği kullardan eylesin.
El-Fatiha.
17.11.1995 -
Resulullahın Mertebesine En
17.11.1995 -
Cennette Resulullaha En
