13.01.1995 - Yunus Emre, Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek

13.01.1995 - Yunus Emre, Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Cumanız mübarek olsun. Allah cümlenize nice mübarek günlere mesut ve bahtiyar olarak ulaşmayı nasip eylesin.
Sevgili kardeşlerim!
Yunus'u çok seviyorum, siz de seviyorsunuzdur. Onun için sohbetlerimde ondan bir şeyler anlatıyorum. Hatta içimden geçiyor ki Yunus'un Divânı'nı elime alsam, şiirlerini karşıma koysam her gün bir şiirinden vaaz versem. Yunus çok hoşuma gidiyor. Çok hoşuma giden bir şiiri var. Diyor ki;
Dürüş, kazan, ye, yedir,
Bir gönül ele getir.
Bin Kâbe'den yeğrektir,
Bir gönül imâreti.
Ne demek?
Bazı kelimeleri eski Türkçe olduğu için bilinemeyebilir.
Dürüş, kazan, ye, yedir.
Kazanmak ve yemeyi, yedirmeyi biliyoruz.
Dürüşmek: Gayret etmek demek.
Dürüş, kazan, ye, yedir.
Yunus Emre şiirinde; "Ey insan! Sen dürüş; gayret et, tembel olma, çalış, dükkânından, ziraatından, sanatından bir şeyler kazan." Bir üretim ortaya koyuyorsun, bir emek sarfediyorsun, bir iş üretiyorsun, hizmet yapıyorsun. Amelelik bile olsa oradan bir kazanç olacak.
Dürüş, kazan; kendin kazan, ye. Hem kendin ye, kimseye muhtaç olma, tilki gibi arslanın avının artıklarını yalayacağına arslan gibi kendin avcı ol, kendin ye. Başkasına da yedir.
Dürüş, kazan, ye, yedir.
Bir gönül ele getir.
Muhterem kardeşlerim!
Yedirmekten de maksat nedir?
Gönül kazanmaktır. Yunus Emre; "Bir gönül kazan. Bir gönül ele getir, birisinin hayır duasını al." diyor ki çok önemlidir.
Sonra ne buyurmuş?
Arkasından büyük bir söz söylemiş:
Bin Kâbe'den yeğrektir,
Bir gönül imâreti.
"Yeğ" kelimesini biliyoruz; "Bu bundan yeğdir, daha iyidir…" mânasına.
Yeğrek: Daha iyi demek.
Bin Kâbe'den yeğrektir,
Bir gönül imâreti.
Bir gönlü imar etmek bin tane Kâbe'den daha iyidir.
Kâbe tamir edilse insan bir sevap kazanacak, sevabı var. Ama bir gönül tamir edilse; kırık, yıkık, mahzun bir gönül, üzgün, yoksul bir insanın gönlü tamir edilse, gönlü yapılsa, hoşnut edilse, sevindirilse, 'Allah razı olsun.' diye duası alınsa ne olur?
Bin Kâbe'den daha iyidir, diyor.
Bu söz size biraz iddialı geldi, düşünceye daldınız gibi geliyor bana
Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz sevgi dolu gözlerle o güzelim Kâbe-i Müşerrefe'ye baktı da dedi ki;
"Ey Kâbe! Ne kadar mübarek bir yersin, ne kadar güzelsin, ne kadar heybetlisin, ne kadar kıymetlisin! Ama vallahi, Allah'a yemin olsun ki mü'minin gönlü Allah'ın indinde senden daha kıymetlidir."
Kâbe'yi ne kadar seviyoruz, Hacer-i Esved'i öpmek için nasıl izdiham oluyor, Kâbe'nin etrafında melekler gibi nasıl dönüyoruz, tavaf ediyoruz, Kâbe'yi ziyaretten nasıl mutluluk duyuyoruz… Anlayın.
Muhterem kardeşlerim!
Böyle bir benzetme niçin yapılıyor?
Bilinenden bilinmeyen anlaşılsın diye.
Bir şeyin güzelliğini anlatmak için ne yaparız?
Bildiğimiz bir güzelle mukayese ederiz. Mukayese, karşılaştırma bir şeyin kıymetinin ortaya çıkmasına sebep olur.
Kâbe kıymetli mi?
Elbette, çok kıymetli, çok mübarek, çok güzel... Mübarek olduğunu Kur'ân-ı Kerîm bildiriyor. Ama bu güzel, kıymetli şeyin güzelliğini ortaya koyduktan sonra dinimiz oradan bir başka mukayeseyle bir başka güzel hüküm çıkartıyor. Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinde mü'minin gönlünü yapmak, Kâbe'yi tamir etmekten de daha güzel.
Sevgili kardeşlerim!
Biz bu sefer aksini söyleyelim. Meseleyi bir de aksiyle, tersi ihtimali düşünerek ortaya koyalım.
Gönül yıkmak nedir?
Gönül yıkmak da Kâbe'yi yıkmak gibi korkunç bir şeydir. Gönül yıkmak da Kâbe'yi yıkmak gibidir. O halde içinizde kim vardır, ister namaz kılsın, ister kılmasın… Hani eksikli, kusurlu müslüman oluyor ama elini kalbine koyuyor, "Elhamdülillah müslümanım!" diyor...
Aziz kardeşlerim!
Ama ben tahmin etmiyorum ki hiçbiriniz eline kazmayı alıp da Kâbe'ye vurmak istemez! Hiçbiriniz Kur'ân-ı Kerîm'in yere konulmasına bile razı olmaz; yerde bir âyet olsa onu öpüp başımıza koyarız, dinî konulara bizim milletimizde böyle bir hürmet, böyle bir sevgi vardır.
Kâbe'yi hiç yıkmayız da, kazma kürek Kâbe'ye saldırmayız da niye birbirimizin kalbini kırarız?
Bu sorunun cevabı verilmez!
Ama bir şey yapılır.
Ne yapılır?
"Bundan sonra tevbe yâ Rabbi! Kimsenin kalbini kırmayacağım, gönül yapmaya çalışacağım; böylece kulların gönlünü yaparak senin rızanı kazanmaya çalışacağım yâ Rabbi!.." denilir.
Allahu Teâlâ hazretleri sizleri vebizleri sevdiği işleri yapmaya muvaffak eylesin. Eğer üzerimizde, üzerinizde Allah'ın sevmediği haller, sıfatlar, durumlar varsa Allah cümlemizi bunlardan kurtarsın; sevdiği haller ile hallendirsin, sevdiği sıfatlarla sıfatlandırsın, sevdiği güzel amelleri işlemeye muvaffak eylesin. Sevdiği yollarda yürütsün, sevdiği kullarla dost eylesin, sevdiği kul eylesin. Sevdiği, razı olduğu bir kul olarak huzuruna varmayı, cennetiyle cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin.
Amin.
Es-Selâmualeyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
19.12.1997 -
Günahkar Kişinin Ahiretteki
13.01.1995 -
Hastayı Ziyaret, Aç
