13.03.1998 - 40 Gün Boyunca Cemaatle Namaz Kılmak

13.03.1998 - 40 Gün Boyunca Cemaatle Namaz Kılmak
Es-Selâmüaleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
Allah dünya ve âhiretin bildiğimiz bilmediğimiz, aklımıza gelen gelmeyen her türlü hayırlarına cümlenizi erdirsin. İki cihanda aziz, mutlu, bahtiyar olun.
Bir müjdeli hadîs-i şerîf daha okumak istiyorum. Tirmizî rivayet etmiş ve "sahihtir" buyurmuş. Enes radıyallahu anh'ten. Peygamber Efendimiz bu üçüncü hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki;
Men sallâerba'îneyevmen fî cemaatin yudrikutekbirete'l-ûlâkütibelehûberâetâni: berâetünmine'n-nâri ve berâetünmine'n-nifâki.
Sadaka Resûlullah fîmâkâl ev kemâkâl.
Bu müjdelerle dolu hadis kitabı sayfasının bir müjdeli hadîs-i şerîfi daha nasibinizle karşınızda... Bunları duymak da bir nasip meselesi çünkü herkes duymuyor. Duymayınca heves etmiyor, heves etmeyince yapmıyor, yapmayınca da o mükâfatları kazanamıyor. Ama siz duyuyorsunuz, bu bir nasip, güzel bir şey.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki bu hadîs-i şerîfinde;
Men sallâerba'îneyevmen fî cemâatin. "Kim 40 gün cemaatle namaz kılarsa. " Yudrikutekbirete'l-ûlâ. "İmamın namaza durduğu zaman Allahu Ekber diye ilk başlangıç tekbirine yetişecek şekilde..."
Yarısında, sonunda yetişmek tarzında değil, camiye biraz erken gelip de farz namazının ilk tekbirinde imamla beraber hazır bulunmak, yetişmek şartıyla 40 gün insan cemaate devam ederse...
Kütibe lehû berâetâni. "Ona, böyle bir kimseye iki tane berat yazılır."
Mânevî berat... Nurdan harflerle yazılmış bir sayfa düşünün. Nurdan bir sayfa düşünün, gözünüzün önüne gelsin; sizin namızına nurdan ilâhî bir berat yazılmış.
Allah'tan böyle bir kula iki tane berat yazılır. Berâet yani berâetân, iki tane berat.
Berâetünmine'n-nâri. "Birisi, cehennemden uzak olacağına dair berat yazılır."
"Bu şahıs cehenneme girmeyecektir." diye cehennemden beraat ettiğine dair bir berat, bu bir.
Ve berâetünmine'n-nifâki. "Bir de münafık insan olma, münafıklık sıfatından berat yazılır."
"Bu adam münafık değildir; halis muhlis, has, hakiki, som altın gibi güzel müslümandır." mânasına bir tasdikli şehadetnâme gibi bir beraat kazanır.
Tabii cemaatle namaza gitmek erkekler içindir. Hanımın evde namaz kılması daha sevaptır. Erkeğin camide namaz kılması müekked bir sünnettir. Cemaate devam etmek çok önemlidir. Peygamber Efendimiz çok tavsiye buyurmuştur. Namazın camide kılınması lazım. Müslümanların camide olması lazım.
40 gün her namaza devam ediyor ve imama yetişiyor. Geç kalmıyor, yani evvelce hazırlanıyor, camiye vakitlice gidiyor ve imam farza duracağı zaman Allahu Ekber dediği zaman kişi camide hazır bulunuyor.
En güzeli, namaz vakti gelmeden namaz vaktini gözlemektir.
"İkindinin vakti yaklaşıyor, aman ben ikindiye hazırlanayım."
"Akşamın vakti yaklaşıyor, aman ben akşama hazırlanayım."
"Yatsı namazı olmak üzere, aman sofradan çabuk kalkayım, ağzımı çalkalayayım, abdestimi alayım, camiye yetişeyim." diye namaz vaktini önceden düşünüp ezan okunmadan camiye gitmek çok sevaptır. Ezan okunmadan camiye gitmenin büyük sevabı, mükâfatı vardır. Ezan okunduktan sonra giden insana göre bu, çok daha büyük mükâfat kazanıyor. Bunu yapmaya çalışmak lazım. İnsan ezan okunmazdan önce camiye gitme kararını almaya çalışmalı. Abdestini almalı, hazırlığını yapmalı, ezan okunmadan camide bulunmalı, oraya varmış olmalı.
Tabii iş güç sahibi insan olabilir, dükkânı olabilir, bir yerden bir yere seyahat ediyor olabilir. Bunun için de en güzel şey, dervişlik şartlarından da birisi, kardeşlerimize de söylüyoruz; devamlı abdestli gezmek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hep abdestli gezermiş. İhtiyaç oldukça abdest almak bir âdet ama her zaman abdestli gezmek Peygamber Efendimiz'in âdeti. Onun için iyi bir müslüman Peygamber Efendimiz'in âdetini yapmaya çalışmalı. Devamlı abdestli olursa minarede ezan okunduğu zaman "Nerede abdest bozacağım, nerede abdest alacağım?" diye telaşa düşmez. Onu yapacağım, bitireceğim derken de cemaati kaçırmaz. Hazır olduğu için hemen içeri girer, cemaate uyar. Bakın bu hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ilk tekbire yetişmeyi şart koşuyor. Demek ki abdestli olmak iyidir. Camiye erkenden gitmek iyidir.
Bir de tabii, [MehmedZahid] Hocamız rahmetullahi aleyh zamanında, ben hatırlıyorum; ezan okunurdu, Hocamız sünneti evinde kılardı. Yani caminin imamı olduğu halde camiye gidip sünneti kılmazdı, evinde kılardı. Ev de sevap kazansın, ev de ibadethâne olsun diye. Peygamber Efendimiz "Evlerinizi kabristan, mezar gibi yapmayın, ibadetle canlandırın." buyuruyor. Onun için bazı sünnet namazlarını evde kılmak iyidir. Peygamber Efendimiz'in bu tavsiyelerine uygun olarak Hocamız sünneti evde kılardı; sonra tatlı tatlı, sevimli bir şekilde kapısından çıkardı. Müezzin onu camekândan görürdü. Hocamız camiye gelirken kamet getirmeye başlardı ama bu epeyce bir vakit alırdı. Hocamız acele etmezdi. Hocamız dört mezhebe göre abdestini koruyacak tedbirini alırdı. Mesela hanımına cübbesini tutturmazdı. Çünkü Şâfiîlerin şartına göre hanımının eli değerse eline veya ensesine, abdesti bozulacak. O şart da yerine gelsin diye ona cübbesini tutturmazdı. Böyle güzel hazırlıklı namazı kılardı, beklerdi.
Bu beklemek neden?
Ezanı duyan, işi gücü olan insan gelsin, abdestini alsın, rahatlıkla farza yetişebilsin diye.
İmamın acele etmemesi lazım
Bu beklemek de iyi oluyor. İnsan kalkıyor, ezanı duyunca abdestini alıyor, camiye geliyor, sünneti kılıyor, farzı kılmaya da epeyce bir bekliyor. O arada da hemen Kur'ân-ı Kerîm alıp ezberini kuvvetlendiriyor. Bir miktar Kur'an okuyor, tesbih çekiyor. Yani sevap kazanıyor. Camide farz namazı kılınacak diye beklerken camide bekleyen insan namazdaymış gibi sevap kazanmaya başlar. Hani bir taksiye bindiğiniz zaman nasıl taksimetresi, fiyat aleti çalışmaya başlıyor da ne kadar borçlandığınızı, ne kadar ödemeniz gerektiğini saat ilerleyerek böyle yazıyorsa, onun gibi camiye giren, camide duran insan sevabı kazanıyor. Beklemek iyi.
Ben bazı yerlerde, bazı semtlerde de oturdum. Ezanı okuduktan hemen sonra hızlı bir şekilde sünnet kılınıyor, hemen farza duruluyor. Ezanı duyup camiye gelen insan son rekâta ya yetişiyor veyahut cemaati kaçırmış oluyor. Yani o kadar acele iyi olmuyor imamlar için. İmamlar ezan okunduktan sonra şöyle demeli, "Bu ezanı duyan bir insan kalktı evinden, geldi, abdest aldı; benim arkamda namaza yetişebilir mi bu arada?" diye biraz serbest tutması iyi olur ki mübarek cemaat, kardeşler sevapları kaçırmasınlar, sevap kazansınlar.
Erkeklerin camiye gitmesi iyi ama kadınların evde kılması daha iyi. Kadın evinin bir köşesini mescit edinirse, orada namaz kılarsa iyi olur. Öyle olmasa bile, işte kimisinin evi büyük olur, kimisinin küçük olur... Allah hepinize geniş evler ihsan etsin, kendinizin güzel evleri olsun diye temenni ederim bu arada...
Erkeğin camide namaz kılması lazım ama sünneti evinde kılsın. İlk tekbire yetişmesi lazım. Özellikle yatsı ve sabah namazlarına münafıklar gelemezlermiş. Peygamber Efendimiz öyle buyuruyor. Lâ yestatıûne hümâ. "Bu yatsı ve sabah namazlarına münafıklar gelmeye üşenirler, güç yetiremezler, gelemezler." buyuruyor.
O zaman müslüman münafık olmaması gerektiğine göre ne yapması lazım bu hadîs-i şerîfi duyunca?
Yatsı ve sabah namazlarında mutlaka camide olmaya çalışması lazım.
Memur da gelebilir, patron da gelebilir, iş sahibi, iş adamı da gelebilir, tezgâhtar da gelebilir, öğrenci de gelebilir. Çünkü yatsı ve sabah namazlarının vakitlerinde durum müsait oluyor. Hiç olmazsa o zamanları kaçırmamalı. Tabii ötekileri de kaçırmamak iyi.
Şimdi bu hadîs-i şerîfe göre ilk Allahu Ekber demeyi kaçırmamak şartıyla bir insan 40 gün -5 kere 40: 200 vakit peş peşe namaz. 40 gün yani 1 ay 10 gün ediyor.- camide cemaatle namaz kılmaya muvaffak olursa bir insan, iki tane şahadetnâme alacak, iki tane berat kazanmış olacak. Birisi, "Sen cehennemlik değilsin, cehenneme girmeyeceksin, bu senin kurtuluş belgendir." diye cehennemden kurtuluş belgesi. Bir tanesi de münafıklıktan kurtuluş belgesi. "‘Sen münafık bir kul değilsin, has bir müslümansın, iyi bir müslümansın, al bu senin medâr-ı iftihârındır.' gibi, böyle bir şehadetnâme gibi bir şey verilir." diyor Peygamber Efendimiz. Mânevî bir şey tabii bu, ne kadar güzel...
Demek ki aziz ve muhterem kardeşlerim, cemaate devam etmeye çalışmalıyız. Yani cemaati kaçırmamaya çalışmalıyız.
Allah bizim toplumsal kusurlarımızı düzeltmemizi nasip etsin. Topluma karşı görevlerimizi güzel yapmamızı nasip etsin. Kişisel, ferdî, şahsî kusurlarımızı düzeltmemizi nasip etsin. İnsân-ı kâmil olmamızı nasip etsin. Sevdiği huylarla huylandırsın. Sevdiği yollarda yürütsün. Sevdiği amelleri işletsin. Rızasını kazandırsın. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varıp cennetiyle, cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin.
Gönül dolusu, kucak dolusu sevgiler, selamlar, hürmetler, dualar, temenniler...
Es-Selâmüaleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh...
20.03.1998 -
Cennet Ehlinin de
20.01.1995 -
Hayra Teşvik, Cennet
