İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

23.11.1995 - Kuran ve Hadis, Takva Ehli Olmak, Muttaki Kul

23.11.1995 - Kuran ve Hadis, Takva Ehli Olmak, Muttaki Kul
Günün Sohbeti

23.11.1995 - Kuran ve Hadis, Takva Ehli Olmak, Muttaki Kul

05.05.2023
13 dk 6 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdülillahi rabbi'l-âlemin. Alâ külli halin ve fi külli hin.Hamden kesiran tayyiben mübareken fîh.Hamden kema yenbegı li celâli vechihi veli azimi sultanih.Hamden lâ ahire li kailihi illa rıda.Vesselatü vesselamü alâ seyyidina Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahu bi ihsanin ila yevmiddin.

Emma bad

Aziz ve muhterem kardeşlerim,

Allah'ın bizden istedikleri nelerdir, yasakladıkları nelerdir, biz nasıl insan olmalıyız, hayatı nasıl geçirmeliyiz; Kur'ân-ı Kerîm'den ve Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden öğreneceğiz.

O halde siz tasavvufu öğrenmek istediğiniz zaman tasavvufun, iki büyük kaynağı var.  Bir[inci] kaynağı Kur'ân-ı Kerîm. Kur'ân-ı Kerîm'i okuyacaksınız, anlamaya çalışacaksınız. İyi anlatanlardan anlatmasını rica edeceksiniz. Başka konuşmaları bir tarafa bırakalım kardeşim, şu Allah'ın kelamını anlamaya çalışalım diyeceksiniz. Gazetelerle, televizyonlarla, sohbetlerle vaktimiz geçiyor, günlerle, pasta, börek çörek yapıp yemekle vaktimiz geçiyor.

Allah ne diyor?

Onu iyice öğrenmemiz lâzım.

[Birinci kaynağı] Kur'ân-ı Kerîm, ikincisi de Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfleri.  İki kaynağı bu.

Bunların dışında tasavvufun bir kaynağı varsa [iş karışır.] Tasavvuf bir havuz gibiyse, buraya sular bir Kur'ân-ı Kerîm'den geliyor güldür güldür, tertemiz, pırıl pırıl, bir de Peygamber Efendimiz'in mübarek hadîs-i şerîflerinden geliyor. O da Allah'ın kelamı. O da, Allah Peygamber Efendimiz'e öğretmiş, böyle söyle demiş, o da Allah'tan. Hadîs-i şerîflerin de kaynağı Allah, Kur'ân-ı Kerîm'i de indiren, resûlüne bildiren Allah. Bu iki kaynaktan bu mübarek havuza, bu mâneviyat havuzuna pırıl pırıl, billur gibi sular gelirken başka kaynaklardan başka sular gelirse pislenir, mikroplanır. Bunlar temiz, ötekiler işi karıştırır.

"[tasavvuf] Şamanizm'den, Hinduizm'den, Hıristiyanlık'tan, Yahudilik'ten ve   Neoplatonizm'den etkilenmiş." [denirse] işte o havuza pis sular karışmaya, o zaman su pislenmeye başladı [demektir]. Bundan başka hiçbir yerden, havuza su kaçırtmamaya dikkat etmek lâzım. Aman bu havuz çok mühim diye etrafını iyi tutmak lâzım, çoluk çocuk elini sokmasın, oynamasın, bu tertemiz bir şey diye [dikkat etmek lazım.] Kur'ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîf, tasavvufun iki kaynağı budur. Onun için bunları öğrenmeye, onları anlamaya, anlatmaya çalışacağız.

"Peki bunları öğrendiğimiz zaman nelerle karşılaşacağız, siz biraz okumuş bir kimse olarak söyleyemez misiniz?" derseniz, tabii söyleriz.

Mesela en mühim işlerden birisi, takvâdır. Kur'ân-ı Kerîm'in bize öğrettiği, tasavvufun en mühim konularından birisi takvâdır.

Takvâ ne demek?

Müttakî kul olmak, ne demek?

Takvâ ehli olmak, ne demek?

Takvâ ehli kul olmak demek; sakınarak, çekinerek, düşünerek, taşınarak güzel iş yapmak duygusuna sahip olmak demek. Yani hiç düşünmeden, hiç çalışmadan, hiç ilgilenmeden gelişigüzel yaşamak değil; aman Allah beni sevsin, aman Allah'ın gazabına uğramayayım, aman Allah'ın sevmediği bir duruma düşmeyeyim diye korkmak lâzım. Bu korku, bu takvâ duygusu olmayınca insan, o zaman eğlenceyle, gafletle, günahla vaktini geçiriyor.

En mühim duygulardan birisi takvâ duygusu. Allah'tan korkacak, Allah'ın sevgisini kaybederim, cenneti kaybederim, Allah'ın gazabına uğrarım, cehenneme düşerim diye korkacak bir insan. Mesela Kur'ân-ı Kerîm'de en çok öğretilen, tavsiye edilen, sizin de pek çok ayetlerde duyduğunuz bir husus takvâ. Bu da işte tasavvufun en mühim konusudur. Hatta tasavvufa kısaca deniliyor ki; takvâ yoludur.

Tasavvuf ne yoludur; takvâ yoludur. O yolda yürürsen en iyi mutasavvıf olursun.

En iyi mutasavvıflar kimlerdir?

En takvâlı insanlardır.

Onun için takvâyı öğrenmek ve takvâyı uygulamak lâzım. Yani daima düşüneceksiniz, korkacaksınız. Allah'tan daima korkacaksınız. Acaba Allah sevmez mi? Acaba bu sözü söyleyince Rabbim bana darılır mı? Acaba Allah bana gazap eder mi diye devamlı bir korku üzere olacaksınız. “Alâ hazerin” deniliyor, yani korku üzere, ihtiyatlı, tedbirli, dikkatli, yani titiz ve itinalı müslüman olmak demek.

İnnemâ yetekabbelullâhu mine'l-müttakîn. buyuruluyor.

İbadetlerin kabul olmasının sebebi de takvâdır. Sen namazı takvâ ile kılarsan, kabul olur. Sen zekâtı, sadakayı takvâ ile verirsen kabul olur.

Hz. Âdem'in iki oğlu varmış, ikisi de kurban kesmiş;

Karrabâ kurbânen.

"İkisi kurban kestiler." Birisinden kabul olmuş, birisinden kabul olmamış. İki evlat, ikisi kurban kesmişler; birisinden kabul olmuş, birisinden kabul olmamış. Sebebi Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle bildiriliyor;

İnnemâ yetekabbelullâhu mine'l-müttakîn.

"Allah ancak takvâlı kullarınkini kabul eder, ötekisininkini kabul etmez." Art niyeti varsa, takvâlı değilse, kalbi karışıksa, bozuksa, niyetinde eksiklik, kusur varsa kabul etmez.

İşte onun için tasavvufa bir bakıma da diyorlar ki, takvâ yoludur. Tasavvuf, takvâ yoludur; sakınarak, günahlara düşmemeye dikkat ederek, sevaplı işleri ihmal etmemeye, kaçırmamaya dikkat ederek yaşama yoludur diyorlar. Bunu öğreneceğiz!

Başka?

İhlâs.

İhlâs ne demek?

İnsanın kalbinin tertemiz olması, niyetinin pırıl pırıl güzel olması demek.

Bir insanın niyeti kötüyse, art niyeti, başka maksadı varsa, o başka maksadını yerine getirmek için entrika çeviriyor da o arada güzel bir şey yapıyorsa, acaba Allah o arada o güzel şeye de o arada bir sevap verir mi?

Vermez.

Neden?

Allah ihlâslı insanın ibadetini kabul ediyor, ibadeti veya bir işi yapmakta ihlâs yoksa kabul etmiyor. O halde kalbimizi ihlâslı, tertemiz yapacağız. Kalbimizde art niyet, kötü maksatlar varsa olmaz.

Onun için deniliyor ki; insanın kalbini temizlemesi lâzım. Tabii bu kalbin temizlenmesi böyle içeriye hortumu sokup da şarıl şarıl, şarıl şarıl suyla yıkamakla olacak bir şey değil. Zaten oraya hortum sokamayız. İçini istediğin kadar deterjanla, bir şeyle yıkasan bile olmaz. Yani kalp dediğimiz şey zaten bu yürek dediğimiz et parçası değil ki. Kalp dediğimiz şey, gönül. Gönlü temiz olacak. Bunun neresine hortumu sokacağım, neresini temizleyeceğim.

İnsanın gönlünün temiz olması ne demek?

Tertemiz duyguları var, kötü duygular yok, herkese karşı iyi niyet besliyor. Hah, işte kalbi o zaman temiz, içinde başkasına karşı kötülük yok. İşte buna ihlâs diyoruz. Bu lâzım.

Onun için tasavvuf büyükleri, tabii bir insanı eline alıyor terbiye edecek; bu benim talebem,bu benim müridim, bu benim evladım diye bir insanı ele alıyor, onu bir eğitimden geçiriyor.

Bu eğitime ne diyoruz?

Tasavvufî eğitim diyoruz. Çünkü her şeyin bir eğitimi var.

Mesela usta çırağını yanına alır, yetiştirir. “Evladım çekici şöyle tut, bak öyle vurma, öyle yaparsan kırarsın, böyle yaparsan çivi yamulur; şöyle tut, bak şöyle yap” bilmem ne filan... Her mesleğin ustası çırağına böyle bir usulle, o mesleğin muntazam yapılmasını öğretir. Tabii hocaefendi mürşid şeyh efendi, müridi terbiye edecek.

Mürid ne demek?

İstekli insan demek. İstiyor.

Neyi istiyor?

Ben Allah'ın sevgili kulu olmak istiyorum, diyor. Tamam, ben seni Allah'ın sevgili kulu yapma yoluna götüreyim, sana Allah'ın sevgili kulu olmayı öğreteyim diyor, onu ele alıyor.

Şimdi onu ele aldığı zaman; onun içindeki kusurlar nedir bildiğinden, ilk önce onun nefsini terbiye etmeye, nefsini yenmesini öğretmeye çalışıyor. Kendi kendisini, kendi arzusunu yenecek. Çünkü ne kadar itsen bu dışarıdan olmaz. Çünkü anne baba çocuğunu iyi yetiştirmek istediği zaman dövüyor. Namaza kalk, namazı kıl, okula git, bilmem ne yap, dersine çalış! Dövmekle olmuyor. Biraz büyüdü mü çocuk bu sefer karşı gelmeye başlıyor, evden kaçıyor. Dövmekle olmuyor. İnsanın kendi içinden olacak. Tabii onun metotları var. Yani istekli olan müridin; arzu edilen, istenilen noktaya gitmesi için, bir eğitim geçirmesi lâzım. Buna da tasavvufta, tasavvufun eğitimi diyoruz.

Şimdi millet tasavvuf deyince bir ürküyor! Oradan, çok ürkmüyor çünkü tasavvuf büyüklerinin, hakikaten büyük insanlar olduğunu kültür tarihinden okumuş.

Mevlânâ da mutasavvıf.

Ha, o zaman eh fena değil galiba tasavvuf.

Yunus Emre de mutasavvıf filan...

Ama tarikat deyince, sanki tasavvuf tarikatten ayrı bir şeymiş gibi;

Tarikat mı tarikatçı mı Allah'a ısmarladık... Ben orada yokum. Haydi bakalım kaçıyor, ortalıkta görünmüyor.

Halbuki;Mevlana da tarikatçı,Yunus Emre de tarikatçı, Eşrefoğlu Rumi de tarikatçı,Hacı Bayram-ı Veli de tarikatçı,Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri de tarikatçı

Tarikat ne demek?

Yol.

Tarîk ne demek?

Yol.

Hicaz'a gidenler bilir, birisi ötekisine açıl, geçeceğim demek istediği zaman tarik tarik tarik diyor. Yol ver, yol ver, geçeceğim demek istiyor. Tarikat, yol demek.

Neyin yolu?

İnsanın, nefsini terbiye etmesinin yolu. İnsanın, Allah'ın sevgili kulu olmasının yolu demek. Ne var bunda! Metot demek yani. Sen tasavvufu istiyorsun, ama tarikatı istemiyorsun.Yani gayeyi istiyorsun, gayeye götüren yolu istemiyorsun. İşi beğeniyorsun, metodu kabul etmiyorsun. Olmaz! Bir metotla, öyle veya böyle bir metotla yapacak.

Et-turuku ilallah bi-adedi enfâsi'l-halâik. "Allah'a giden yollar; kulların, mahlûkatın sayısınca değil, mahlûkatın nefesleri sayısınca." Hani bir insan, çok nefes alıp veriyor ya hayatı boyunca... Allah'a götüren yollar çoktur. İşin asıl garip tarafı; yollar o kadar çokken Allah'ı bulamamaktır. İşin en acı tarafı o. Bütün yollar Allah'a gidiyor da kul Allah'a gidemiyorsa o zaman çok yazık!

Neden?

Kaçıyor, yoldan kaçıyor, yola girmiyor, yolu istemiyor.

Yola girmeyen adama ne derler?

Adam olmuyor, yola girmiyor derler. İşte biliyoruz Türkçemizde. O metodu uygulayacak.

Nasıl bir metot bu?

Adamına göre değişen, mürid ile mürşid arasındaki,müridin kabiliyetine göre yapılan bir eğitim. Şunu şöyle yap, bunu böyle yapma...

Çünkü, bu işin zaten sahteliğe tahammülü yoktur. Ya samimi olacak... İmtihan ederler. Samimi olmazsa, samimi olmadığı zaman da sonuç olmaz. O bakımdan bunun metodunu uygulamak lâzım.

Allah hepinizden razı olsun.

es-Selamu aleyküm ve rahmetullah ve berekatuhu.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA