15.11.1996 - Kuran-ı Kerimi Allahtan Korkan Bir Kişiden Dinlemek, Recep Ayında Kuran Okuyun

15.11.1996 - Kuran-ı Kerimi Allahtan Korkan Bir Kişiden Dinlemek, Recep Ayında Kuran Okuyun
es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
Lâ yusme'u'l-Kur'ânu min raculin eşhâ minhu mimmen yahşallâhe azze ve celle.
Abdullah b. Mübarek Efendimiz, çok sevdiğim bir alim. Hem sûfî, hem alim, hem kahraman, çok müstesna bir kimse. Ebû Hureyre radıyallahu anh'ten rivayet olarak alınmış bu hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
"Kur'ân-ı Kerîm en lezzetle, zevkle, güzel şekilde onu Allah'tan korkan, Azîz ve Celîl olan Allah'tan korkan havf u haşy sahibi bir insanın okumasından, dinlendiği zaman dinlenir. En zevkli dinleme o zaman olur. Kur'an en tatlı, lezzetli olarak Azîz ve Celîl olan Allah'tan korkan haşyet duyan bir adamın okumasından dinlenir."
Bu hadîs-i şerîfin üstüne biraz konuşmak istiyorum. Bir ricam ve tavsiyem: Kur'ân-ı Kerîm'i lütfen şimdikinden daha fazla okuyun. Kur'ân-ı Kerîm okumamız, Kur'ân-ı Kerîm'i ezbere almamız, Kur'ân-ı Kerîm'in mânasını bilmemiz, Arapça öğrenmemiz, Kur'ân-ı Kerîm'in bize emri nedir, yasaklar nelerdir, neleri tavsiye buyuyor, neleri anlatıyor, Allah'ın bize hitabı nedir, onu öğrenmemiz lazım. Kur'ân-ı Kerîm'e daha fazla eğilelim. Kur'ân-ı Kerîm'i okuyacağız.
Kur'ân-ı Kerîm düz okunmaz; nesir, bir makale, düzyazı okunur gibi okunmaz. Onun okunmasının bir usûlü var.
Nasıl okunur?
Bir hazin melodi, bir musiki, nağme ile okunur ama bu nağme kendine mahsus bir nağmedir. Ciddidir, şarkı gibi türkü gibi değildir.
Ve rettili'l-Kur'âne tertilen.
Kur'ân-ı Kerîm ahenkli, tatlı okunur ama şarkı gibi değil. Lahn-i Arab üzerine okunacak. Çarşıda, pazarda, gazinoda vesairede duyulan musiki makamları gibi olmayacak.
En güzel nasıl olur?
Bunun okunmasında güzellik musikiden kaynaklanmıyor, okuyan insanın duygularından kaynaklanıyor. Eğer okuyan insan Allah'tan korkan havf u haşyet sahibi bir insansa, Kur'ân-ı Kerîm'in Allah kelamı olduğunu bilir, son derece ciddi bir şekilde, mânasını anlayan bir insan da gözyaşları içinde okur veya dinler. İşte öyle olması lazım. Duygusal bir hava içinde hissede hissede, tada tada, duya duya Kur'ân-ı Kerîm'in okunması lazım.
Kur'ân-ı Kerîm'in, o kelamın sahibi Allahu Teâlâ hazretleri olduğundan; Allah'a karşı olan saygısı, korkusu, havf u haşyeti kendisini kaplayacak. "Ben sıradan bir söz okumuyorum, Allah'ın kelamını okuyorum." diye ona göre ciddiyetini takınacak. Oturuşu ciddî olacak, diz çökecek.
Bizim hafızlarımızı göz önüne getirin. Büyük, yaşlı mübarek aksakallı hafızları, mübarek zatları düşünün. Allah ömür versin, hayatta olan büyük hafız efendileri düşünün. Mihrapta diz çökmüşler, bir çocuğun babasının, hocasının önünde oturduğu gibi gayet ciddî bir şekilde sallanmadan, eûzu besmele çekişleri, okuyuşları… Her şeyde bir sonsuz saygı, hürmet, Allah korkusu, edeb dediğimiz şeyler var. Böyle okununca Kur'ân-ı Kerîm, okuyan duygulu olarak okur, dinleyen de duygulu olarak onu dinler, algılar. O zaman Kur'ân-ı Kerîm'in tesiri çok olur.
Medîne-i Münevvere'ye Peygamber Efendimiz, Mus'ab hazretlerini göndermişti. Mus'ab b. Umeyr radıyallahu anh'ı; genç ve son derece yakışıklı çok güzel bir insandı. Medine'ye vazifeli olarak gönderdi. Kendisi Medîne-i Münevvere'ye hicret etmeden önce. Onlar geldiler, İslâm'ı yaşamaya ve anlatmaya başladılar Medine ahalisine. Medine ahalisinden iki tane kabilenin reisi bunların çalışmalarından rahatsız olunca;
"Gidelim bunları, -bunlar nereden gelmiş; Mekke'den gelmiş-, bu şehirden kovalım. Rahatımızı bozmasın, düzenimizi dağıtmasın." dediler.
O niyetle Mus'ab hazretlerinin bulunduğu toplantıya geldiler. Mus'ab hazretlerine dediler ki;
"Burada durmayın, istemiyoruz sizi, dönün gidin geldiğiniz yere!"
Kovma gibi sert bir şey. Yoksa bizi dinlemezseniz şöyle olur, böyle olur diye de tehditli konuştular. Çünkü kabile reisi, hatırlı ve güçlü kuvvetli, kavmi kabilesi olan insanlar. Mus'ab hazretleri gayet sakin bir şekilde karşıladı onları.
Allah şefaatine erdirsin. Efendimiz'in çok sevdiği bir kimseydi. Bir ailenin bir tek oğluydu, çok zengin bir ailenin oğluydu ama İslâm'a girdikten sonra yaşayışı göz yaşartıcıdır. Onlara;
"Tamam, ben bir Kur'ân-ı Kerîm okuyayım siz dinleyin, dinledikten sonra kararınızı verin. Eğer siz gene ısrar ediyorsanız, yine bizim gitmemizi istiyorsanız o zaman gideriz." dedi ve eûzu besmeleyi çekerek Kur'ân-ı Kerîm okudu, gönülleri fethetti.
Duyan bir insanın, mü'min-i kâmil bir insanın havf u haşyet sahibi bir insanın…
Haşyet ne demek?
Korkmak demek. Hâşe, yahşâ, haşyeten Arapça'da "korkmak", huşû ve korku içinde olmak demek. Havf da korkmak, ürpermek demek, korkudan öyle okunduğu zaman o zaten Allah kelamının kendisinin tesiri var, bir de edeple okunduğu zaman son derece tatlı olur. Demek ki böyle okuyacağız. Kur'ân-ı Kerîm'i en ciddî hafız üstatlardan, büyüklerden dinleyeceğiz, o edebi çocuklarımıza öğreteceğiz.
"Evladım otur bakayım, aferin, başına takkeni giy, diz çök bakalım ellerini dizine koy, sallanmadan, gülmeden eûzu besmeleyi çek, oku bakalım." diye çocuğumuza Kur'ân-ı Kerîm'i öğretmemiz lazım, o zaman çok tatlı olur.
Kur'ân-ı Kerîm okunacak, dinlenecek. Okunması sevap, dinlenmesi sevap ama asıl amaç, asıl iş Kur'ân-ı Kerîm'in ahkâmını öğrenip onun ahkâmına uymak.
Allahu Teâlâ hazretleri Kur'an'la ilgimizi, bağlılığımızı, sevgimizi şu mübarek ayda artırsın. Receb ayında, üç aylarda Kur'ân-ı Kerîm aşkımızı, şevkimizi, sevgimizi coştursun. Kur'ân-ı Kerîm'e bağlılığımızı ve Kur'ân-ı Kerîm üzerindeki çalışmamızı ailece, aile boyu diyelim yeni tabirle; bey, hanım ve mübarek çocuklar herkes Kur'ân-ı Kerîm'e bir sarılsın. Birbirlerine okusun, dinlesin. Bu çok mühim bir şeydir.
Bakalım Fâtiha'yı doğru okuyorlar mı? Bakalım okusun, Kur'ân-ı Kerîm'den açsın bir yeri doğru okuyor mu? Düzeltilecek yerler var mı, yok mu?
Receb ayında hasenât kat kat mükâfatlandırılıyor. Hasenâtın çeşitleri çoktur. Hasenâtın birisi Kur'ân-ı Kerîm okumaktır. Kur'ân-ı Kerîm'i güzel güzel okuyalım.
Üç aylarınız mübarek olsun. Allah nice mübarek günlere, aylara, yıllara ibadetlere sizleri sıhhat, afiyetle sevdiklerinizle, çoluk çocuğunuzla eriştirsin. Cennetiyle Cemâli'yle müşerref eylesin. Hem bu dünyada hem âhirette aziz ve bahtiyar olun.
es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
15.12.1995 -
Allah ve Peygamberimizin
