İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

16.07.1999 - Peygambere İtaat Etmenin Önemi, Sahih Kaynaklar, İslamı Çarpıtanlara Dikkat

16.07.1999 - Peygambere İtaat Etmenin Önemi, Sahih Kaynaklar, İslamı Çarpıtanlara Dikkat
Günün Sohbeti

16.07.1999 - Peygambere İtaat Etmenin Önemi, Sahih Kaynaklar, İslamı Çarpıtanlara Dikkat

01.06.2026
13 dk 37 sn

Es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh

Aziz ve sevgili Akradyo dinleyicileri,

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, dünyada, âhirette üzerinize olsun. Allah hepinizden razı olsun. Hepinizi razı etsin. İki cihanın saadetine erdirsin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden bir tanesi...

Men etâ'anî fe-kad etâ'allâhe ve men asânî fe-kad asallâhe ve men yutı'i'l-emîra fe-kad etâ'anî ve men ya'si'l-emîra fe-kad asânî ve inneme'l-imâmü cünnetün yukâtilü min verâihî ve yüttekâ bihî fe-in emera bi-takvallâhi ve adele kâne lehû bi-zâlike ecrün ve in kâle bi-ğayrihî kâne aleyhi minhü.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten; büyük hadis alimlerinin sağlam kitaplarına geçmiş, Buhârî'nin, Müslim'in, Neseî'nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerîf. Başka kaynaklarda da var, İbn Mâce'de de var. Hadîs-i şerîfin muhtelif rivayetleri birbirlerinden biraz farklı olabilir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Men etâ'anî fe-kad etâ'allâh. "Kim bana itaat ederse, muhakkak ki o Allah'a itaat etmiş demektir."

Çünkü Allah'a itaatin yolu odur. Allah'a itaatin yolunu, yönünü, yöntemini Cenâb-ı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri göstermiş, öğretmiş. O bizim en büyük rehberimiz, serverimiz, önderimizdir.

Resûlullah'a uymak, Allah'a uymak demektir. Zaten Resûlullah'a, Allah'a uymak için uyuyoruz. Bir kimse Allah'a uymak, Allah'ın emrini tutmak istiyorsa, çaresi Peygamber Efendimiz'e uymaktır. Çünkü en güzel kulluğu yapmış olan, Allah'ın en sevgili, en başarılı, en alim kulu... Kur'an'ı en iyi anlayan, Allah'ın en sevdiği kul... Allah'ın en sevdiği işleri, amelleri işleyen kul; Peygamber Efendimiz... Onun için ona itaat etmek, onun emrini tutmak, hadisini dinlemek, tavsiyesine uymak, Allah'a itaat etmek demektir; bu, buna eşittir.

Çünkü Resûlullah Efendimiz kendiliğinden ortaya çıkmadı. Onu Allah peygamber olarak, elçi olarak gönderdi; kendiliğinden konuşmuyor:

Ve mâ yentıku ani'l-hevâ in hüve illâ vahyün yûhâ. "Söyledikleri, öğrettikleri Allah'ın emirleridir."

Peygamberler zaten kendilerine itaat edilsin diye gönderilmiştir. Yoksa uzaktan bakılsın da âsî olunsun, sözü dinlenilmesin diye değil. Peygamberlere uyulması lazım! Peygamber Efendimiz âhir zaman peygamberidir. Peygamber Efendimiz'e uyulacak; hadîs-i şerîfine uyan, itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.

Ve men asânî. "Kim bana âsî olursa, sözümü dinlemezse." Fe-kad asallâh. "O, Allah'a isyan etmiş demektir."

"Ben Resûlullah'ın sözünü, hâlini pek beğenmedim."

Allah böyle diyen insanı cezalandırır. Böyle insan zaten Resûlullah'ın itaatinden çıkmıştır. Onu beğenmeyen insan, çok yanlış bir noktaya düşmüş, ayağı kaymış demektir. Hatta dinden çıkmış olabilir. Bu düşüncesinin derecesine göre çok büyük günah işlemiş ya da irtidat etmiş olur.

Resûlullah'a âsî gelmek, sözünü dinlememek olmaz. Ama maalesef bilmeyerek bugün pek çok kimse Resûlullah Efendimiz'in sünnetine uymuyor, yolundan gitmiyor, tavsiyelerini tutmuyor. Bu, çok kötü bir durumdur. Kendi kendimizi bilelim, hatalarımızı düzeltelim.

Bugün Ümmet-i Muhammed'in en büyük kusuru, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sünnetine uymamasıdır. Amerikalı'yı dinler, Avrupalı'yı taklit eder, Batılı bir filozofun sözünü mal bulmuş Mağribî gibi kapar, bürosunun duvarına yazar, efe gibi ortada dolaşır ama yanlış! Doğru olan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in emrini tutmak, yolundan gitmektir. Allah'ın sevdiği kul odur. Yoksa kâfir, müşrik, günahkâr, nefsinin esiri, zalim, fâsık, fâcir insanlar değil.

Resûlullah'a itaat edeceğiz; bu çok önemli bir şey! Onun için beni dinleyen sevgili kardeşlerim, sayın dinleyicilerim, sevdiğim, saydığım iyi niyetli kimseler Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenecek, âyetlere ittibâ edecekler. Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini öğrenecek, ona uyacak, ittibâ edecek, tutacaklar.

"Efendim, hadîs-i şerîfleri herkes başka türlü yorumluyor. Acaba hadîs-i şerîfler sahih mi, değil mi? Bazı insanlar da çıkmış, hadis diye birtakım sözler uydurmuş. Bize söylenilen uydurma bir söz mü, yoksa Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfi mi?"

Bunlar mutlaka araştırılacak. Bunların araştırılmasını biz istiyoruz. Çünkü kötü niyetli birisi çıkar, "Resûlullah böyle söyledi der." de insanı günaha davet ederse, kanmaması için böyle bir düşünce mutlaka her müslümanın en öndeki düşüncesi olmalı, tamam.

Ama alimlerimiz, büyük müctehidlerimiz, "Bu hadîs-i şerîf sahihtir, sağlamdır." demiş, sağlam kitaplar yazmış. Uzun incelemelerden sonra, bir bir hadis rivayet eden râvîlerin cerh ve ta'dilini, incelemesini yapmış. "Bu hadis sağlamdır." demiş, ona uymak lazım.

Böyle kitaplar var, elhamdülillah. Diyanet'in neşrettiği Sahîh-i Buhârî böyle bir eser. Hem de açıklamalı, profesörler açıklamalar yapmış, insan onu okumalı.

Benim beğendiğim, Sıhah-ı Sitte denilen mübarek hadis kitaplarını Türkçe'ye tercüme etmiş alim kardeşler var. Kimisi hayatta kimisi vefat etti -Allah rahmet eylesin-, hayırlı işler yaptılar. Ebû Dâvud'u, Tirmizî'yi, İbn Mâce'yi tercüme ettiler. Müslim'i [Ahmet] Davutoğlu hocamızın açıklaması ve başka açıklamalar var. Binaenaleyh, bu açıklamalı hadîs-i şerîfleri okumalı ve onlara itaat etmeli!

"Hocam niye bu kadar bunun üzerinde duruyorsun?"

Çünkü televizyon kanallarında, radyolarda, gazetelerde din namına ileri geri konuşan ve dini, İslâmî bilgisi olmayan, ilâhiyatçı olmayan, Arapça bilgisi olmayan kimseler ortaya çıkıyor veyahut ortaya çıkartılıyor ya da uydurma bir lakap kendisine yapıştırılıyor: İşte bu, İslâmcı yazar... İslâmcı yazar ama İslâmcılığı İslâm'ı yaşatmak için mi, yıkmak için mi; yapmak için mi, yıkmak için mi... İslâm'la uğraşıyor, yazıyor, çiziyor ama yalan yanlış şeyler söylüyor; demek ki yıkmakla vazifeli, İslâm'la ilgili ama yıkıcı şeyler söylüyor.

Bütün bu ihtilafların cevapları hadislerde vardır. Hepsi çıkıyor, hepsini görüyoruz. O hadisleri bilse kimse, yalan yanlış ileri sürülen saçmalıklara kulak asmaz, yanlışlığını hemen bilir. Millet, hadîs-i şerîfleri bilmediği için etkileniyor.

Din düşmanlarının bir kurnazlığı da, "Hadîs-i şerîflerin bazıları hadis değil, birileri hadis diye uydurmuş." demeleri; okuduklarına, duyduklarına; "Bakalım bu sahih hadis mi, mevzu hadis mi?" diye itiraz etmeleridir. Mevzu hadise kimsenin itibarı olmasın, itibar etmesin; onu biz söylüyoruz, en müttakî din alimleri, müctehidler söylüyor. Ama sahih hadise ittibâ etmemek olur mu? Sahih hadise ittibâ etmeyi, saygı duymayı törpülemek yani hadisi gözden düşürmek istiyorlar. Hatta bunu açıkça söyleyenler de var;

"Efendim, yirminci yüzyıldayız, hadisi bırakalım."

Neden?

Beyefendinin keyfine göre hareket etmesini hadîs-i şerîf tahdit ediyor, engelliyor, "Öyle yapma, o günahtır." diyor, ondan. O da o günah olan işi yapmaya başlamış, onu tutturmuş, hadîs-i şerîf, "O günahtır." dediği için... Oradan foyası meydana çıkıyor.

"Efendim, hadîs-i şerîfleri nazar-ı dikkate almayalım." diyor.

Hadîs-i şerîfi nazar-ı dikkate almayan bir insan, İslâm'ı anlayamaz; zekâtı anlayamaz, namazı kılamaz. Çünkü teferruat hadisten öğrenilmiştir. Namaz kılma emri Kur'an'da vardır, teferruat hadistedir. Zekât verme emri Kur'an'da vardır, teferruat hadîs-i şerîflerdedir. Bir insan hadisi kaldırdığı, saymadığı zaman din tahrip olur, öğrenilemez, uygulanamaz, yaşanamaz. Zaten onlar da istiyorlar ki din yaşanmasın; sadece kişiler laf olarak, ağızda -hani sembolik olarak diyorlar ya- "Ben müslümanım, elhamdülillah müslümanım." desin.

O da güzel tabii. İnsanın kendisini müslüman sanması ve sayması, Müslümanlığa bağlı hissetmesi fena değil, güzel ama yetmez! Müslüman olacak, Müslümanlığa uyacak, Allah'a ve Resûlullah'a itaat edecek. İtaat etmedikten, günah işledikten sonra cezasını çekeceği için günahları bilmesi lazım.

Bu sebeplerden, hadîs-i şerîfleri küçük düşürmeye çalışanlar, dini tahrif etmek isteyenlerdir. Ama düşüremezler, erbabı bilir; Avrupalı da olsa, Amerikalı da olsa, Resûlullah'tan rivayet edilmiş bir söz onun için önem ifade eder. "İslâm'ın hükmü budur." diye bilir.

Bizim memlekette bazıları, "boşver" diyor ama onun demesi kendisini helâk eder. Bir kıymet ifade etmez. Binaenaleyh Allah'a ve Resûlullah'a itaat edeceğiz, Kur'an okuyacağız, hadîs-i şerîfleri çok iyi takip edeceğiz.

Niye biz size hep hadis sohbeti yapıyoruz?

İslâm'ın güzelliği ve teferruatı, incelikleri, hikmetleri hadîs-i şerîfleri okuyunca anlaşılır, diye. Hadîs-i şerîfleri, sağlam hadis kitaplarını okuyacağız. Çürük, kimin tarafından yazıldığı belli olmayan kitapları okumayacağız.

Hadîs-i şerîfin çürüğü olmaz da adam çürük adamdır; bir kitap yazmıştır, millet onu bir şey sanıp okuyor. Bana böyle bir kitap getirdiler, yazarını söylemeyeyim ama cahillik ummanı. Bir sayfada 20-30 tane hata yapmış. Âyet olmayan bir cümleciği "âyet" diye zikrediyor. Âyeti bile, Kur'an'ı bile bilmiyor. Kitabını çöpe atmak, yakmak lazım! İçinde biraz Allah, Peygamber sözü geçiyor, çiğnenmesin diye yakmak veya gömmek; okutmamak lazım!

Adam da ortada efe gibi dolaşıyor. Halbuki hiçbir şey bilmiyor; çok cahil, zır cahil... O kitapları okumamak; büyük alimlerin, büyük müctehidlerin, çok değerli kimselerin yazdığı kitapları okumak lazım.

Üniversitede derslerimiz sırasında talebelerimizi iyi yetiştirmek için ve üstüne bastıra bastıra her zaman söylediğimiz şey: Değerli insanların, salahiyetli kişilerin, uzmanların yazdığı kitapları okuyun. Kıyıdan köşeden, haberi oradan buradan toplayıp derleme kitap yazmış insanlar mutlaka hata yaparlar; onları okumayın, asıl kaynağını alın, asıl kaynakları okuyun. Asıl büyük alimlerin eserlerini okuduğu zaman yanılma olmaz. Yanıltmaların da, yanıltmak isteyen kimselerin de bir tesiri olmaz.

Allah bizi haramlardan, günahlardan korusun. Kendisine itaatle ömrünü süren, günlerini geçiren itaatli kullarından eylesin. İsyandan korusun. Tevfîkini refîk eylesin. Sevdiği amelleri işlemeye muvaffak eylesin. Ümmet-i Muhammed'e faydalı eylesin ki bu devirde Ümmet-i Muhammed'in, müslümanların ciddi çalışmalarına çok ihtiyacı var. Böyle ihtiyacın çok olduğu bir devirde müslümanların gevşek durması çok fena oluyor. Son derece ciddiyetle, işin vehametini anlayıp ele almak ve İslâm için çalışmak lazım.

Allah hepimizi gayretli, çalışkan, himmetli müslümanlar eylesin. Çok sevap kazanmayı nasip eylesin. İki cihanda izzet, itibar, kıymet sahibi, mesut, bahtiyar eylesin aziz ve sevgili dinleyiciler.

Es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA