17.05.1986 - İslamda İlmin Önemi

17.05.1986 - İslamda İlmin Önemi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Aziz ve muhterem Müslümanlar;
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ikramı, eltâfı cümlenizin üzerine olsun. Allahu Teâlâ hazretleri saadet-i dâreyne cümlenizi nâil eylesin. Bizi müslüman yaratan, müslüman yaşatan, İslâm'ın şuuruna erdiren, bugünlere yetiştiren Allahu Teâlâ hazretlerine verdiği sonsuz nimetlerden, saymaktan âciz olduğumuz izzetlerden dolayı âcizane hamd-ü senâ eyleriz.
İslâm'da ilim, İslâm ve ilim; bunların arasındaki bağlantı ve birbirlerinde ne miktar bulunduğu meselesi üzerinde size bilgi vereceğim. Bu ilim denilen şerefli varlığın İslâm'daki yeri, mevkii, ehemmiyeti üzerinde bazı bilgiler vermek sûretinde konuşmam cereyan edecek.
İslâm'ın ilme bakış tarzını ve İslâm dini nazarında ilmin değerini iyi anlamak ve anlatmak için İslâm'ı öbür dinlerden ayıran bazı özellikleri mutlaka önceden söylemem lazım.
"Dünyada pek çok din var, İslâm'da onlardan birisi…"
"Hayır! İslâm tek ve yegâne din; hiç de ötekilere benzemez!"
İslâm'la ilmin münasebetini anlamak için mutlaka İslâm'ın yapısı hakkında bilgi sahibi olmamız lazım. İslâm'ın zihniyetini, özelliklerini belirtmek lazım. Önce şunu çok katî olarak üstüne bastıra bastıra ifade etmemiz lazım gelir ki; İslâm'ın asıl gayesi ve hedefi kullara Allah-u Teâlâ hazretlerini tanıtmak ve kulluk vazifelerini öğretmektir. Bundan büyük şerefli iş olmaz. İslâm'ın asıl işi budur.
İnsanlar Hz. Âdem atamız aleyhisselam'dan zamanımıza kadar ve zamanımızda, yirminci yüzyılın ilmine rağmen Allah diye mâbud diye gayrullaha taptılar, yanlış yollara saptılar. İslâm her zaman ve her mekânda, o zamandan bu zamana kadar Allah'ı, kulların nasıl bilmesi gerekiyorsa o tarzda bilmeyi ve kulların Rablerine nasıl kulluk etmesi gerektiğini öğretmeyi esas almıştır.
Hz. Âdem aleyhisselam'ın öğrettiği de İslâm'dır. Hz. İbrahim aleyhisselam'ın öğrettiği de İslâm'dır. Hz. Musa aleyhisselam'ın öğrettiği de İslâm'dır. Hz. İsa aleyhisselam'ın öğrettiği de İslâm'dır. Hz. Muhammed aleyhi's-salât-u ve's-selâm hazretlerinin de öğrettiği İslâm'dır.
Ama İslâm, Peygamber Efendimiz tarafından en eksiksiz, en tam, en bozulmadan, tahrifâta uğramadan insanlığa ulaştırılmıştır. İlmin vasıtaları geliştiği için, ilim vasatı sağlam kurulduğu için, sağlam temeller üzerine kurulduğu için Allah indinde yegâne din olan İslâm'ı en güzel anlatan Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleridir.
Asıl iş ve gaye, hayatın gayesi, dünyanın yaradılışının hikmeti; Allah'ı bilmek olduğu için İslâm'da her şey bu gayeye uygunluğu nispetinde, paralelliği nispetinde değer kazanır veya değerden pat diye düşer. Değer ona göre ölçülür.
"İlim kıymetli mi kıymetsiz mi?"
Lüzumsuz dalkavukluğa lüzum yok!
İlim; Allah'ın varlığına hizmet ediyorsa, kullara Allah'ı göstermeye yardımcı oluyorsa faydalıdır.
İslâm'ın diğer özelliği; "insanoğlunun yaratıldığı zamandan bugüne kadar sahip olduğu kültür birikimleri içinde, müesseseler arasında bir de din denilen müessese vardır, İslâm odur."
Hayır!
"Sosyal pek çok müessesenin arasında İslâm'da bir müessesedir."
Hayır! İslâm her şeydir.
İslâm hayattır. İslâm hayatın içinde bulunan her faaliyet ile ilgilidir. Savaşla ilgilidir, sulhla ilgilidir. Fertle ilgilidir, cemiyetle ilgilidir. Bedenle ilgilidir, ruhla ilgilidir. Maddeyle ilgilidir, mâneviyatla ilgilidir. Dünya ile ilgilidir, âhiretle ilgilidir…
İslâm'ı hiçbir yerden ayıramazsınız. Hava gibi, ışık gibi İslâm her yerdedir.
İlim denilen bir sosyal müesseseden İslâm uzak olur mu? Ayrı olur mu? İlim hakkında hüküm vermeden durur mu? İlimle İslâm ilgisiz olur mu?.. Mümkün değil!Çünkü İslâm hayattır. Hayatta ne varsa o da olacak. Hayat ve ba'de'l-hayattır!
İslâm'ın üçüncü özelliği;
"Dinler insanlara mâneviyatını takviye etmeyi, güzel ahlâkı öğretir. Âhiret saadetini kazanmasını sağlar. Uhrevî bir iştir."
Hayır! İslâm aynı zamanda dünya işine de önem verir. Dünyanın her şeyiyle de ilgilenir.
Bizim dinimizin fıkıh kitaplarımızda yazılan bütün ahkâm-ı şer'iyeyi toplasanız, hülasâsını çıkartsanız, esansını meydana getirseniz, kaymağını ortaya koysanız çok ana hedeflerle üç beş kelimeyle söylemek gerekse dünyaya yönelik hedefleri şunlardır:
1. İslâm, hayatı korumayı hedef alır. Öldürmek onun için haramdır. İnsanın kendi vücudunu hor kullanması onun için yasaktır. Sıhhatine zarar vereceği içkiyi, afyonu vesaireyi suistimali yapması ondan yasaktır. Hayat İslâm'ın tutup kaldırmaya çalıştığı koruyup kollamaya çalıştığı bir şeydir. Dünyaya aittir.
2. Hayatın devamının gereği olan nesli korumak. Nesli korumak, insan neslinin devamını sağlamak İslâm'ın hedeflerinden biridir. Onun için evlilik ibadettir. Onun için evlat yetiştirmek cihad gibidir. Onun için cennet annenin ayağı altındadır. Hep bildiğiniz şeyler. Nesli korumak İslâm'ın ana hedeflerindendir. Nesli dejenere etmemek, nesli kesmemek, nesli yok etmemek, nesle mâni olmamak; bilakis nesli bir nadide çiçek gibi yetiştirmek geliştirmek.
3. Hayret edilecek bir şeydir, belki ilk duyanlar hayret edecek: İslâm malın korunmasını da hedef almıştır. Hayret edersiniz. Efendimiz buyuruyor ki; "Bir kimse dağ başında eşkiyâ tarafından çevrilse, 'Ver paranı, malını!' deseler; bu da 'Vermiyorum.' dese, mücadele etseler, öldürülse malı için, malını korumak için öldürülen o kişi şehiddir." Böyle buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Bir insan "Bu mal benimdir." diye kendi elindeki kendi malı mülkü tahrip edemez. İslâm, yakasına yapışır: "Bu malı niye tahrip ettin?" İslâm'da zarar yoktur, mukabele bi'l-zarar yoktur.
"Falanca kimse bana zarar verdi. Ben ona kızıyorum. O benim harmanımı yaktı. Bende onun harmanını yakarım."
Yakamazsın! Mala zarar veremezsin. Gidersin hâkime kadıya sorarsın. Talep edersin cezasını. Ama sen kendin yapamazsın.
4. İslâm ruhun ve imanın korumasını hedef almıştır. Ruhun gıdalanması için. Ruhun yaşaması için, kalbin hayatının gelişmesi için elbette tedbirleri vardır.
5. Nihayet İslâm aklın korunmasını ana hedef almıştır. Aklın korunması! Onun için içki yasaktır.
Niye?
Aklı alıp götürüyor. Muvâkaten de olsa aklı alıp götürdüğünden içki yasak. Afyon yasaktır. Esrar yasaktır. Marihuana yasaktır. Haşhaş yasaktır. Ne derseniz aklınızı ne götürüyorsa o yasaktır.
O halde İslâm aynı zamanda dünya dinidir. Yalnız âhiret dini değil, aynı zamanda dünya dinidir. Elbette ilimle ilgilenecek. Elbette hayatın gelişmesi için yükselmesi için insanlığın telakkisi için kurulmuş olan ilim müessesesiyle elbet ilgilenecek İslâm. İslâm'ın elbette içinde. Elbette bütün gücüyle desteklediği, alkışladığı bir şey.
"İslâm akla büyük önem vermiştir" dedim. Bugün pek çok kimse akılcıdır. Aklı sevdiğinden, aklın birtakım faziletlerini gördüğünden felsefeyi sever, filozofları sever, biraz akıllı uslu konuşuyor gibi görünen insanları sever. Ama İslâm aklı methetmiştir ama o kadar da yüz vermemiştir. Ölçüsünü çizmiştir, istikametini göstermiştir.
Bir akıl ki yüzbinlerce insanın öldürülmesinde şeytanî çalışıyor, kıymeti var mı?
Hayır!
Bir akıl ki bütün suçlarını örtüp saklamaya çalışıyor, kıymeti var mı? Hayır!
Aklında âlet olarak kıymeti var. Kullanış istikametine göre değeri veya zararı var.
İlmimiz ile rızasını kazanmayı, ömrümüzde salih ameller işleyip Allah-u Teâlâ hazretlerinin kullarına faydalı olmayı nasip eylesin. Cennetini, cemâlini kazanmayı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin bildiğimiz bilmediğimiz her türlü hayırlarına erdirsin. Dünya ve ahiretin her türlü şerlerinden korusun.
Bi-hürmeti esrâr-ı sûreti'l Fâtiha.
17.05.1986 -
İslamda İlim
17.05.1986 -
Hadisler, İslam İlmi
